Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı internet altyapı borcuna itirazın iptali davasında Ba-Bs bildirimleri ve yazışmalarla borcun tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı tarafın ticari nitelikteki internet altyapı ve teknik hizmetler karşılığı düzenlenen faturalara dayalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebine karşılık, davalı hizmetlerin eksik veya hiç yerine getirilmediğini iddia ederek borcu reddetmiş olup, yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda, her ne kadar taraflar yasal defterlerini ibraz etmemiş olsa da, takip konusu faturaların davalı tarafından Maliyeye bildirilen BA-BS beyannamelerinde yer aldığı ve davalının önceki yazışmalarda borcu inkar etmeyip sadece ödeme sürecini ertelediği veya eksik ödeme olacağını belirttiği tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile davacı arasındaki ticari ilişki sonucu vermiş olduğu internet altyapı ve kurulum ve diğer teknik hizmetleri nedeniyle düzenlenen faturalardan doğan borç davalı tarafından davacıya ödemediğinden davacı tarafından davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf aleyhine açmış olduğumuz takipte takibe konu 12.02.2024 tarih ve 37.503TL tutarlı , 29.02.2024 tarih ve 54.870TL tutarlı , 14.03.2024 tarih ve 10.142TL tutarlı , 30.03.2024 tarih ve 39.582TL tutarlı , 30.04.2024 tarih ve 20.718TL tutarlı faturalara dayalı borcunu ödemediği gibi alacaklardan kurtulmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak takibe ve borca itiraz ettiğini, davalı tarafın itirazları haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı taraf davacıdan takip konusu faturalar kapsamında borcunu ödememiş olup borca itiraz dilekçesinde borcunun bulunmadığına ilişkin soyut itirazları haksız olduğundan davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasına davalı borçlunun tüm itirazlarının iptaline takibin devamına” takibe haksız itiraz nedeniyle takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle işbu davanın açılması mecburiyeti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin tüm hakları ayrı ayrı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı /borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasında vaki tüm itirazlarının iptaline , icra takibinin devamına”, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere davalı itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; taraflar arasında var olan ticari ilişki hususundaki anlatımalar doğru olsa da, davacının davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddialar gerçek dışı olduğunu, davalı firma, bilişim sistemlerinin kurulumu alanında hizmet veren bir firma olduğunu, bu hizmetinin ifası sırasında zaman zaman dışarıdan taşeron olarak hizmet veren kurum - kuruluş ve şahıslar ile gerçekleştirdiğini, davacı yan da bu kişilerden biri olduğunu, davacı yan, kendisi tarafından görevi gereği yerine getirilmesi gereken işlemleri gerçekleştirmemiş olan işlemleri açısından davalı firma aleyhine faturalara düzenlemiş, davalı tarafça bu faturalara kabul edilmediğinden kendisine ödeme yapılmadığını, davacı yan bunun üzerine haksız ve kötü niyetli olarak ilamsız icra takibi başlatmış, davalı firma tarafından bu takibe yasal süre içerisinde itiraz edilmiş takip durduğunu, davacı tarafça talep edilen haklar açısında zaman aşımı iddiamızı tekrar ederek, akabinde huzurdaki davanın usulden ve esastan reddini, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının alacağının sabit görülmesi halinde ise takas mahsup talebi doğrultusunda karar verilmesini, neticesinde davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 144.815,00-TL borcun ödenmesi amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
SMMM bilirkişisinin █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava
konusu olaylar yönünden davacı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, Davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu
olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, Alacak konusu e-arşiv faturaların tebliğ edildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, bu
faturalara yapılmış itiraz veya iade faturasına dosya kapsamında rastlanılmadığı,
Davacı tarafından davalıya keşide edilen takip konusu faturaların davalı Ba-Bs
bildirimlerinde yer aldığı, söz konusu bildirimlerin GİB tarafından hazırlandığı, Tarafların arasındaki yazışmalarda davalı tarafın borç inkârında bulunmadığı, ödeme sürecini
ertelediği, kesinti ve eksik ödeme olacağı hususunda bilgi verdiğini,
Davacının icra takibinde 144.815.- TL alacak talebinde bulunduğu, Tarafların inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası
-Bilirkişi raporu.
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Uyuşmazlığın bilişim sistemleri kurma hizmeti iddiası(internet alt yapı ve kurulum ve diğer teknik hizmetler) kapsamında fatura ve açık cari hesap ilişkisine dayalı alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının faturaya itiraz ettiğini, borcun olmadığını savunduğuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 144.815,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 25.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 26.08.2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, eldeki davanın ise İİK’nin 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı da cevap dilekçesinde davacının zaman zaman taşeron olarak hizmet verdiğini açıkça kabul etmiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin varlığı sabittir.
Dosyada mübrez 12.02.2024 tarihli 37.503,00 TL, 29.02.2024 tarihli 4.870,00 TL, 14.03.2024 tarihli 10.142,00 TL, 30.03.2024 tarihli 39.582,00 TL ve 30.04.2024 tarihli 20.718,00 TL bedelli e-arşiv faturalarının davacı tarafından davalı adına düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 05.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda, her ne kadar tarafların ticari defter ve dayanak belgelerini incelemeye ibraz etmemeleri nedeniyle defter incelemesi yapılamamış ise de, takip konusu faturaların davalı şirket tarafından vergi idaresine sunulan BA-BS bildirimlerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere BA-BS bildirimleri mükellefler tarafından vergi idaresine verilen resmi mali beyanlar olup, bu bildirimlerde bir faturaya yer verilmiş olması, o faturanın ticari kayıt ve muhasebe sistemine işlendiğini ve ticari ilişki kapsamında dikkate alındığını gösteren güçlü delil niteliğindedir. Davalı tarafından söz konusu faturaların muhasebe kayıtlarına sehven işlendiği, hatalı bildirildiği veya sonradan düzeltildiği yönünde herhangi bir delil sunulmamıştır. Diğer taraftan dosya kapsamında takip konusu faturalara ilişkin olarak davalı tarafından süresinde yapılmış yazılı bir itiraz, ihtarname, iade faturası veya faturaların kabul edilmediğini gösterir herhangi bir belge de bulunmamaktadır. Tacirler arasındaki ticari ilişkilerde faturanın tebliğinden sonra makul süre içerisinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edildiğine yönelik güçlü bir karine oluşturur. Davalı taraf bu karinenin aksini ortaya koyabilecek herhangi bir yazılı delil ibraz edememiştir.
Dosya kapsamındaki elektronik yazışmalar incelendiğinde, davalının takip konusu borcun varlığını tamamen reddetmediği, yalnızca ödeme zamanına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu, ayrıca bazı eksiklikler nedeniyle kesinti yapılacağından söz ettiği görülmektedir. Davalının bu beyanları borcun varlığını tümüyle inkâr eden bir içerik taşımamakta, aksine temel borç ilişkisinin mevcut olduğunu ortaya koymaktadır.
Davalı taraf savunmasında davacının hizmeti eksik yerine getirdiğini ileri sürmüş ise de, HMK’nin 190. maddesi gereğince dayandığı vakıayı ispat yükü kendisine aittir. Eksik ifa iddiasını destekleyen teknik rapor, teslim tutanağı, servis kayıtları, yazılı ihtar, eksik olduğu ileri sürülen modem sayısını gösteren belge, bedel hesaplaması veya mahsup cetveli dosyaya sunulmamıştır. Mahkememizin 10.06.2026 tarihli ara kararında da belirtildiği üzere, davalının eksik modem veya eksik hizmet savunmasını somutlaştıran herhangi bir delil mevcut değildir. Soyut nitelikte kalan bu savunmalara hukuki sonuç bağlanması mümkün görülmemiştir.
Tarafların ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemiş olmaları nedeniyle defter kayıtları üzerinden değerlendirme yapılamamış ise de, bu husus tek başına davanın reddini gerektirmemektedir. Zira dosya kapsamında bulunan BA-BS kayıtları, takip konusu faturalar, taraf beyanları ve elektronik yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığının ayrıca ispatlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalının resmi mali kayıtlarına yansıdığı, faturalara süresinde itiraz edilmediği, iade faturası düzenlenmediği, taraflar arasındaki yazışmaların borcun varlığını doğruladığı, davalının ileri sürdüğü eksik ifa ve mahsup savunmalarını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının takip konusu 144.815,00 TL alacağını ispat ettiği, davalının itirazlarının ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
İcra inkâr tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; takip konusu alacak belirli miktarlı faturalara dayanmakta olup takip tarihi itibarıyla hesaplanabilir ve belirlenebilir niteliktedir. Alacağın varlığı ve miktarı objektif ölçütlerle tespit edilebildiğinden likit alacak niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşıldığından İİK’nin 67/2. maddesinde düzenlenen koşullar oluşmuştur. Bu kapsamda davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 144.815,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranındaki 28.963,00 TL icra inkâr tazminatının hüküm kısmında sehven reddine olarak yazılmış ise de hükmün tashihi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın İPTALİNE, takibin 144.815,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 28.963,00-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 9.892,31-TL harcın, peşin alınan 1.749,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.143,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 1.749,00-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.665,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Tashih Şerhi
Mahkememizin; █████/2026 tarih, ... sayılı kararın hüküm kısmında davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı hesabı kısmında her ne kadar;
"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 28.963,00-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde yazılmış ise de; sehven icra inkar tazminatı talebinin reddine yazıldığı anlaşılmakla maddi hesap hatası yapıldığından;
"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 28.963,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde tashihine; 6100 Sayılı Yasanın 304. maddesi uyarınca karar verildiği şerh olunur.
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!