T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, mirasçıların şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan, hisse devri ve ödenmeyen kar payı alacakları talepli tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Mirasçılar, vefat eden yakınlarının bir anonim şirketteki hisselerinin kendileri adına tescilini ve geçmişe dönük ödenmeyen kar paylarının tahsilini talep etmektedir; zira iddialarına göre, murisin daha önce yaptığı ileri sürülen hisse devirleri, devir bedellerinin ödenmemesi, noter senedi gibi zorunlu usulü işlemlerin eksikliği ve pay defterine işlenmemesi nedenleriyle geçersizdir. Bu durumda murisin hisselerini hiç devretmemiş sayılması ve kar paylarının mirasçılara ödenmesi gerekmektedir. Davalı şirket ise murisin hisselerini yıllar önce devrettiğini, şirketle ilişiğini kestiğini ve tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : .....
ÜYE : .....
ÜYE : .....
KATİP : .....
DAVACILAR : 1- .....
2- .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın ...'ün ve müvekkillerinin mirasçısı olduğu ...'ün davalı şirket nezdindeki ortaklığının usulüne uygun olarak sicilde ilan edilmemesi ve kar payı ödemesi yapılmamasından kaynaklanan zararın karşılanması olduğunu, ekte sunulan veraset ilamından anlaşılacağı üzere, müvekkillerinin █████/2020 tarihinde vefat eden ...'ün annesi ve kardeşi olduğu, mirası reddetmeyen tek mirasçıları konumunda olduklarını,
...-..., 25 Aralık 2000 tarihli 5203 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kuruluş bildiriminde davalı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin kurucularından olduğunu, aynı tarihli gazetedeki ilana göre Yönetim Kurulu üyeliğine de seçildiği, aynı şekilde, 16 Ocak 2001 tarihli gazetede ilan edilen Ortaklar Kurulu Toplantısında ...'ün ..... seçilmesine oy birliği ile karar verildiği, 28 Şubat 2001 tarihli gazetede yayımlanan ilanda, şirketin sermayesinin 105.000.000.000 (yüzbeşmilyarTL) olduğunu, ...'ün 17.500.000.000 TL değerinde 700 payı olduğunun ilan edildiğini,
29 Aralık 2003 tarihli sicil gazetesindeki ilan incelendiğinde, Yönetim Kurulu Toplantısında alınan karar uyarınca ...'ün 50 payını ...'a devretmesine karar verildiğini, ancak devredilen payların bedellerinin, ...'e ödenmediği, pay devrinin de gerçekleşmediğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu hususun, sayın mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda ortaya çıkacağını,
3 Ocak 2006 tarihli gazete ilanında, sermaye artırımı yapıldığının ve bu artırımdan evvel hisse devri gerçekleştirildiğinin ilan olunduğunu, ...'ün 3400 paya isabet eden hisseleri 85.000 YTL karşılığında ...'ye devrettiği ilan edilmiş olmasına karşın bu genel kurul toplantısında ...'ün hazır bulunmadığını, bu pay devrine ilişkin olarak ...'e hiçbir ödeme yapılmadığı, pay devri prosedürünün işletilmediği noterden hisse devri sözleşmesi yapılmadığı ve dolayısıyla bu pay devrinin hiç gerçekleşmediğini,
21.07.2014 tarihli sicil gazetesinde, 900 hisseye tekabül eden 900.000 TL'lik payın ...'e ait olduğunun tespit edildiği, bu tarihe kadar taahhüt edilen tüm sermayenin ödendiği de tescil ve ilan edildiğini,
31 Mayıs 2016 tarihli gazetede, 26.05.2016 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararlarına yer verilmiş, yalnızca ...'in hazır olduğu toplantıda "Şirketimiz, hissedarları arasında yapılan hisse devri neticesinde 18.05.2016 tarihi itibariyle şirketimiz tek pay sahipli Anonim Şirkete dönüşmüş olup, tek pay sahibi ... olarak ilan edilmesine TTK 338. Maddesi gereği oybirliğiyle karar verilmiştir." şeklindeki kararın tescil edildiğini,
Ancak, daha evvel açıklandığı üzere son sicil gazetesi ilanında dahi 900 hissesi olduğu bilinen ...'ün hisselerini hiç devretmemiş olması, buna ilişkin şirket pay defterine herhangi bir kayıt işlenmemiş olması, hisse devir bedellerinin ödeneceği hisse devri sözleşmesinde kararlaştırılmış olsa dahi devir bedellerinin ödenmemesi, noterden düzenlenmesi gereken hisse devir sözleşmesinin mevcut olmaması ve her pay devrini sicile tescil ile ilan etme alışkanlığı mevcut olan şirketin kabul anlamına gelmemekle beraber devredildiğini iddia ettiği paylar için bu işlemleri gerçekleştirmemiş olması payların devredilmediği sonucunu doğurduğunu, pay devrinde pay bedelinin ödenmemesi halinde pay devri hiç gerçekleşmemiş sayılmakta olduğunu, bu sebeple, payların devredildiğine ilişkin noter senedi düzenlenmiş olsa dahi bu noter senedinin, pay bedeli ödendiğine dair bir karine oluşturmayacağından bahisle,
Davanın kabulüne, müvekkillerinin mirasçısı olduğu ...'ten müvekkillerine intikal eden şirket hisselerine ait pay adedinin belirlenerek müvekkilleri adına sicile tesciline,
Davalı şirketin kar zarar bilançoları incelenmek suretiyle kuruluştan dava tarihine dek ...'e ödenmeyen kar paylarının karar tarihine en yakın tarihteki, gerçek değerlerinin işletilerek ödenmesi aksi halde şirketin feshine hükmolunmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davacı ...'ün 2008 yılında, davacıların murisi ...'ün ise 2016 yılında Hisselerini devrederek müvekkili şirketle ilişkilerini sonlandırdığını ve dava tarihine kadar kar payı ödenmesine veya diğer taleplerine ilişkin herhangi bir talep, icra takibi ya da dava yoluna başvurulmadığını, bu nedenle davacı taleplerinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte tüm taleplerin zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacıların ...'ün ..... 'a 16.12.2003 tarihinde yapmış olduğu, 50 adet pay devrinin geçersiz olduğunu, payların bedellerinin ...'e ödenmediğini iddia ettiğini, davacı yanın iddialarının aksine söz konusu pay devri için gerekli tüm şekil şartlarını sağlandığını, bu hisse devrinin ███████ sayılı Yönetim kurulu kararı ile yapılmış olup, .... Noterliğinin 19.12.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile onaylanıp pay defterine kaydedildiğini,
Davacıların yine 3 Ocak 2006 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanındaki pay devrinin geçersiz olduğunu iddia etmişlerse de bu iddialarını maddi ve hukuki gerekçelerle örtüşmemekte olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olduğu, söz konusu pay devrinin 16.12.2005 tarihli ve ... numaralı yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirildiğini, ...'ün tüm payını ...'ye devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bahsi geçen yönetim Kurulu kararında ...'ün ıslak imzasının olduğunu, işbu pay devri ile de diğer pay devirlerinde olduğu gibi pay defterine kaydedilmiş olup ... ve davacılar tarafından davanın açıldığı 2023 yılına kadar geçersizliği öne sürülmemiş ya da iptali talep edilmemiş olduğunu,
Ayrıca genel kurul toplantısının yapıldığı 16.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 381.Maddesi “Aşağıda yazılı kimseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabileceklerini, buna göre,
Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden pay sahipleri,
İdare meclisi,
Kararların infazı idare meclisi azalarıyla murakıpların şahsi mesuliyetlerini mucip olduğu takdirde bunların her biri, iptal davasının açılması keyfiyetiyle duruşmanın yapılacağı gün idare heyeti tarafından usulen ilan olunur.” Hükmünün amir olduğunu,
16.12.2005 tarihli Genel Kurul Toplantısında pay devrine ilişkin bir hüküm bulunan Genel Kurul kararında; davacıların murisi ... ve Genel Kurul toplantısında hazır bulunan davacı ... tarafından Genel Kurul kararlarının iptali talebiyle karar tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılmadığını, söz konusu üç aylık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, huzurdaki davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini,
Davacı tarafın, ...'ün önceki tarihlerde olduğu gibi 2016 yılında da hisselerini hiç devretmemiş olduğu iddiasının yersiz olduğu, zira yönetim kurulu karar defterinde bulunan 18.05.2016 Tarihli ███████ numaralı 21520 noter yevmiye numaralı hisse devrine ilişkin kararın oybirliği ile alındığı, ...'ün bu toplantıda hazır bulunduğu, hem yönetim kurulu üyesi olarak hem de hisse payını devreden taraf olarak ıslak imzası bulunduğu, bu kararın pay defterine işleneceğinin kararlaştırılmış olduğu ve imzalandığı, böylelikle ... 900 adet payını 18.05.2016 tarihinde ...'e devretmiş olduğu ve bu hususun pay defterine işlendiğini,
Genel kurula toplantı için çağrı yapılmış ve bu çağrının tebliği tutanağında hisse devrinin yapılacağı gündem maddesi olarak belirlendiği, bu çağrı tebliğ tutanağında da ...'ün imzasının bulunduğu, yani genel kurul gündeminin ...'ün de bulunduğu ortaklarca belirlendiği, çağrının ardından 23.05.2016 tarihinde Genel Kurulun toplandığı, toplantı tutanağının 6. maddesinde görüldüğü üzere bu pay devrine atıfta bulunularak yönetim kurulu pay devri kararının oy birliği ile tasdiklendiği, Akabinde bahse konu pay devirlerinin pay defterine işlediği, aynı toplantıda yönetim kurulu üyesi olarak ... in seçildiği, pay devirleri sonucunda şirketin tek paylı anonim şirkete dönüştüğünü,
Resmi yazışmalar, resmi defterler ve noter kâğıtları incelendiği zaman bu pay devrene ilişkin tüm işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığı ve T. T. Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin görüleceğini,
Müvekkili-... şirketinde payların nama yazılı paylar olduğu belirtilmiş ise de, basılmış bir pay senedi olmadığını, yani payların senede bağlanmadığı (çıplak) paylar olduğunu, senede bağlanmamış pay senetleri; TTK'da düzenlenmemiş olduğundan TBK Md. 183 vd. alacağın temliki hükümlerine göre devir şartını yazılı yapılmış olmasına bağlandığı, ...'nın pay devrini onaylaması için hazırlanan belgelerde bulunan hisse devir sözleşmelerinde ve yönetim kurulu kararlarında yazılı olarak payın devredileceği, devredenler tarafından imzalanmış ve onaylanmış olduğu, söz konusu hisse devirlerinin geçerliliği, davacıların iddia ettiği, gibi noterde yapılmış hisse devir sözleşmesine bağlı olmadığını,
Davacı yanın pay devir bedellerinin ödenmediği yönündeki iddiasının hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla bu ihtimalde dahi pay bedellerinin ödenmemiş olması pay devrinin geçersizliği, butlanı ya da yok hükmünde olması sonucunu doğurmadığı, Ayrıca önemli bir husus olarak ... denetimine haiz olan müvekkil şirket, sermayenin 9610 ve daha fazlasının devri ... onayına tabi olduğu,
Davacının pay devrinin yapıldığı yönetim kurulu kararının, Genel Kurul kararının, pay devrinin ve akabinde tek paylı anonim şirkete dönüşmesiyle ilgili tescil işleminin yok hükmünde ve batıl olduğu sonucuna doğurmayacağını, yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere söz konusu kararlar ve işlemlerin tüm usul şartlarına uyularak yapıldığını,
Davacı ... ve abisi ...'ün şirketin kurucu ortaklarından olduklarını yönetim kurulu üyeliği yaptıklarını ve kuruluştan itibaren şirketin yüksek miktarda kar elde etmesine rağmen kâr payı dağıtılmadığının öne sürüldüğünü, oysa şirket 25 Aralık 2000 tarihinde kurularak tescil ve ilan edildiğini, şirketin kuruluşunda bulunmamış olan davacı ...'ün şirkette ilk pay sahipliğinin 06.09.2003 tarihinde olduğunu, o zaman için şirketin toplam pay adedi 4200 iken 50 pay adet aldığını ve bu payını 10.10.2008 tarihinde devrettiğini, tüm taleplerin reddedilmesi gerektiğini,
...'ün varislerinin bugüne kadar hiç kar yapı almadıklarını iddia etmişlerse de, ... Elek. Ürt. Tic. A.Ş.'nin 2004 yılı sonu itibariyle elde etmiş olduğu karın 15.12.2005 tarihli Genel Kurulda görüşülerek sermayeye ilave edilmesi konusunda mutabık kalındığını, şirketin 01.01.2005 tarihinden ...'ün hisselerini devrettiği 18.05.2016 tarihine kadar sürekli borç içinde olduğu, hiç kar elde etmediği, yatırım yapmak için şirketin kredi kullandığı, hala kredi borçlarını ödemeye çalıştığı, hal böyle iken kar payı dağıtmasının beklenemeyeceği,
Davacının ve abisinin bu zamana kadar böyle bir talebi yokken uzun yıllar sonra bu talepte bulunmasının ve kar payı ödenmemesi halinde şirketin feshini talep etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının iyi niyetli davranmadığı, öte yandan işbu davanın ikame edildiğinde davacı tarafın müvekkili şirkette pay sahibi olmadığını, bu sebeple TTK m. 531'e göre mahkemeden şirketin feshini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacılardan ... tarafından ... mirasçısı sıfatıyla, ... tarafından kendi adına ve yine ... mirasçısı sıfatıyla açılan davada,
Şirket kayıtlarına göre, eski hissedarlardan ...'ün dava tarihi itibariyle pay sahibi olup olmadığı ve buna göre davacılara miras yoluyla intikal edecek pay bulunup bulunmadığı, var ise pay adedinin belirlenmesine,
... ...'e ödenmesi gereken kar payı bulunup bulunmadığı var ise miktarı belirlenerek davacılara ödenmesine, aynı şekilde davacılardan ...'e şirkette pay sahibi olduğu döneme ilişkin ödenmesi gereken kar payı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı belirlenerek davacıya ödenmesine,
Zorunluluk var iken kar payının dağıtılmadığı iddiasının doğru olması halinde bunun şirketin feshine haklı kılıp kılmayacağı belirlenmesine ilişkindir.
Taraflarca delil olarak dayanılan davalı şirkete ait Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin dava ile ilgili nüshaları, ...'ün bir kısım hisselerini dava dışı ...'a devrine ilişkin █████/2003 tarihli devir sözleşmesi, dava konusu ile ilgili şirket yönetim kurulu karar örnekleri, Ticaret Sicil Gazetesinin ilgili nüshaları, davacıların murisi ...'ün imzasını içeren beyannameler ve diğer deliller dosyaya sunulmuş ve yazılan müzekkereler ile temin edilmiştir.
Davacı tarafça hukukçu öğretim üyesi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli uzman görüşü dosyaya sunulmuş, sunulan uzman görüşünde davanın kabulü koşullarının bulunmadığı ifade edilmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra nitelikli hesaplamalar bilirkişisi ...'dan █████/2023 tarihli rapor ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde █████/2024 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Davacılar vekilinin rapora yönelik itirazları sonrasında bu kez, yine nitelikli hesap bilirkişisi ... ve Mali Müşavir ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulundan şirkete ait kayıtlar da yerinde incelenmek suretiyle █████/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
Uzman görüşü ve bilirkişi raporu ile son aldırılan bilirkişi kurulu raporu içerikleri birbirini doğrular niteliktedir.
Davacıların murisi ..., █████/2000 tarihinde kuruluşu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen davalı şirketin kurucu ortağı olup, bilirkişi kurulu raporlarıyla da gerekçeli ve denetime elverişli olarak belirlendiği üzere hisse devir ve alımları suretiyle sürdürdüğü şirket hissedarlığının en son yönetim kurulunun █████/2016 tarih ve ███████ kararı ile kendisinin de imzasını içerecek şekilde ...'e devrettiği, sonrasında şirketin tek hissedarının dava dışı ... olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
Yine ...'ün şirket ortaklığının █████/2003 ve █████/2008 tarihleri arasını kapsadığı,
█████/2023 olan dava tarihi itibariyle gerek ...'in gerekse murisleri ...'ün şirket hissedarlık sıfatlarının bulunmadığı, birbirini teyit eden bilirkişi kurulu raporları ile hissedar olduğu döneme ilişkin gerek ... ... gerekse davacı ...'e şirketin hissedar olunan dönemde kar elde edemediği gibi zararda olması nedeniyle anılan kişilere dağıtılacak bir kar payı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İddia, savunma, █████/2023 tarihli hukukçu öğretim üyesi tarafından verilen uzman bilirkişi raporu, nitelikli hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli rapor ile itirazları karşılar şekilde tanzim edilen █████/20241 tarihli ek rapor, nitelikli hesap bilirkişisi ... ve Mali Müşavir ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulundan şirkete ait kayıtlar da yerinde incelenmek suretiyle önceki rapor ve ek rapor da değerlendirilmek suretiyle düzenlenen █████/2025 tarihli rapor, dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde,
Davacıların murisi ...'ün ve davacılardan ...'ün dava tarihi itibariyle şirkette hisse sahibi bulunmamaları nedeniyle, şirketin feshini talep etme hakları bulunmamakla bu istemlerinin ve yine gerek murisin gerekse davacılardan ...'in davalı şirkette hissedar oldukları dönemde şirketin zarar ettiği ve dağıtılacak bir kar payı bulunmadığı anlaşılmakla, kar payı istemlerinin ve yine ... ...'ün dava tarihi itibariyle mirasçılarının talep edebileceği şekilde şirkette hisse sahibi bulunduğu kanıtlanamamakla bu yöne ilişkin davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 100,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk için ödenen 3.200,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacılar Vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... 'nun yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Başkan .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Katip .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!