Sigorta dolandırıcılığı iddialarıyla reddedilen trafik kazası hasar tazminatı davasının Yargıtay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle bozulması kararı.
Özet: Bu alacak davasında, davacı aracının davalı aracının çarpması sonucu oluşan hasar bedelini talep ederken, davalı sigorta şirketi, kazanın kurgu olduğunu, aracın önceden hasarlı olduğunu ve davacının sigorta şirketini dolandırmaya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine Yargıtay, davacı hakkındaki ceza davası ve dolandırıcılık iddiaları ışığında, kaza ile hasar arasındaki uyumun ve değiştirilmek istenen parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığının detaylı bir bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2008
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davalı ... Tic A.Ş'ye ait ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarparak, hasar meydana getirdiğini, olayın █████/2008 tarihinde meydana geldiğini, olayda davalı aracın kusurlu olduğunu, tespit tutanağının tutulduğunu, alkol raporunun alındığını, davacı aracının ağır hasarlandığını, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinden hasar tespiti yaptırdıklarını ve KDV hariç 9.906,00 Euro ve 2.650,00 TL'lik hasar bedelinin tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine bildirildiğini, hasar dosyasının açıldığını, ancak hasar başvurusunun reddedildiğini, bu nedenle harca esas miktar olan 19.901,00 TL'nin muacceliyet tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana geldiğinin doğru olduğunu, ancak davada Kartal mahkemelerinin yetkili olduğunu, çünkü davalı şirketin adresinin Küçükyalı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davanın esası yönünden de davanın reddi gerektiğini, kaza anında aracın kiralanarak kullanılan bir araç olması nedeni ile aracı kiralayan şahsın kullanımından kaynaklandığından dolayı, davanın aracı kiralayan şahsa da ihbar edilmesi gerektiğini, davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi vekili yazılı cevabında yeni unvanlarının ... Sigorta A.Ş olduğunu, kazanın meydana geldiği hususunun doğru olduğunu, ancak olayda haksız kazanç peşinde olan davacının davasının dinlenemeyeceğini, yaptıkları istihbarat çalışmasında, aracın kiralanan bir araç olduğunu, kaza süsü verildiğini, bu şekilde sigorta şirketinin dolandırıldığını, kasti olarak kazaların meydana getirildiğini, aracında ... Firması tarafından kiraya verilen bir aracın kazaya sebep olduğunu, ekspertiz çağrılmadığını, kaza yeri ve oluş biçiminin inandırıcı olmadığını, davacının hasarlı aracını evinin önüne çektiğini beyan etmesine rağmen çekilen yerde böyle bir aracın görülmediğini, aracın ... e ait olduğunu ve bu şirket sahiplerinin ... ve ... olup tamirci olduklarını ve sigorta şirketin dolandırmak suçundan haklarında ceza davası açıldığını, kazada yaralanan olmamasının da kazanın düzmece olduğunu düşürdüğünü, kaza tutanağını düzenleyen polislerinde yanıltıldığını, ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinde davacının da içinde bulunduğu şekilde, tamiri yapan şirket sahiplerinin de sigorta şirketini dolandırmaktan yargılandıklarını, bu nedenle ceza dosyası neticesinin beklenmesini ve davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Birleştirilen davada; davacı ..., davalıları ... Tic. ve San. A.Ş ve ... Sigorta A.Ş olan ve aynı olay nedeni ile...plakalı aracın hasar gördüğünü açıklayıp, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyanın diğer davalısının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
... 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin davacısı ..., davalıları ... ve ... A.Ş olan ve aynı olay nedeni ile açılan tazminat davasının mahkemesinin verdiği ... E ...K. nolu dosyasında, mahkemesince bu davanın mahkememiz dosyası ile birleşmesine karar verildiği ve yargılamanın birlikte görüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile,"..Davacı ... ve bir kısım sanıkların ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ve ...K sayılı ilamı ile, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belge sahtecilik suçlarından yargılamaları yapılmış ve ...hakkında beraat hükmü verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin...E ve ... K sayılı ilamı ile; "sanık ...'in 28.03.2008 tarihinde karıştığı trafik kazası ile ilgili olarak katılan sigorta şirketince yapılan araştırmada sanığın kullandığı aracın önceden hasarlı olup, kazaya karışan diğer aracın sigortasından faydalanabilmek amacıyla düzmece trafik kazası yapıldığının iddia olunması karşısında, hasar dosyalarının bilirkişi marifeti ile incelenerek trafik kazaları ile hasar arasında uyum bulunup bulunmadığı, değiştirilmek istenen oto parçalarının kaza ile uyumlu olup olmadığı hususlarının belirlenmesinden sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirdiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece; alınan heyet raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda kazanın davacı tarafın iddiası ve kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde meydana gelmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi, TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. TBK'nın 74.maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.... sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır (Hukuk Genel Kurulu - ... E,... K.) Bu nedenle; öncelikle Yargıtay 15.Ceza Dairesi'nin bozma ilamı sonucunda ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek maddi olgunun belirlenmesi, ondan sonra hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm verilmiş olması bozmayı gerektirir.." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş ve esas defterinin ... sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce yasaya uygun inceleme ve araştırma yapılmış, taraf delilleri toplanmış, tetkikinden;
Huzurdaki davanın, davacının maliki olduğu, ... plakalı aracın davalı şirketin maliki olduğu...plakalı aracın çarpması sonucunda hasarından dolayı açılan araç hasar bedeline ilişkin tazminat davası olduğu ve yine birleşen dosyada da davacısı ...Ltd Şti nin ... plakalı aracın davacı şirkete mülkiyeti ait olan ... plakalı araca çarpması neticesinde oluşan 8.000,00 TL lik hasar bedelinin tazmine yönelik tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez, ... 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının tetkikinden, tespit isteyenin esas dosyanın davacısı olan ...olduğu, karşı tarafın ... Tic A.Ş olduğu, tespite konu aracın ... aracın olduğu ve tespitin yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez, ... 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasının tetkikinden; tespit isteyenin ..Şti, davalının ... olduğu ve hasarlı aracın ... plakalı olduğu ve aracın hasarının tespit edildiği görülmüştür.
... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; müştekilerin dava dışı kişiler olduğu, suçun suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak olduğu, şüphelinin ... olduğu, 2006 tarihli bir suç olduğu, diğer şüphelilerin ..., ...ve ... olduğu ve çok sayıda müştekinin bulunduğu ve şüpheliler içerisinde, davacımız ...'in bulunduğu suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak ve sigorta bedelini almak için dolandırıcılık olarak nitelendirildiği ve iddianamenin içeriğinden ... Sigortanın dolandırılması olarak nitelendirildiği ,davacımız Turan'ın durumunun iddianamede █████/2007 ktarihli kasko sigorta poliçesine dayanarak hasar ödemesi için ...'a başvurduğu, hasar dosyasının açıldığı, 16.321 TL ödemenin yapıldığı hususunun belirtildiği görülmüştür
Davacı cevaba cevaplarında her iki davalının da cevaba cevaplarını kabul etmediğini belirtmiş ve olayın gerçek olup, tutanağın polis tarafından tutulduğunu, aksinin aynı kuvvette bir tutanak ile ispatı gerektiğini savunmuş ise de, bu savunmaya itibar edilmemiş,
Dosyadaki trafik kayıtlarının tetkikinden, esas davadaki davacı aracının trafik kaydına göre, davacı adına olduğu, kazanın █████/2008 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketine ait olan ... plakalı araç ile çarpışma neticesinde kazanın olduğu davacı aracının ... ve davalı aracının ... plakalı olduğu, trafik kaza tutanağının tutulduğu, çarpmanın etkisi ile davacı aracının hakimiyetini kaybettiği ve ... plakalı araca çarptığı ve bu dosyanın da birleşen dosya davacısı şirkete ait olduğu ve trafik tutanağına göre sürücü ...'ın idaresindeki aracın kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür.
Gerek esas dosyanın, gerekse birleşen dosyanın davacılarının araçları yönünden tespit raporlarının alındığı, ancak her iki dosyada da ekspertiz raporlarının bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce █████/2014 T ... Esas ... K sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş verilen bu karar Yargıtay 17 HD'nin █████/2017 T ...E ... K sayılı kararı ile "ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek maddi olgunun belirlenmesi, ondan sonra hüküm verilmesi gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmiş ve dosyanın kesinleştiği mahkememize bildirilmiştir. Yapılan incelemede ... 5. Ağır Ceza Mahkemesini ... esas...sayılı kararı ile sanık ...hakkında Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın 19.02.2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamından önce dosyamızda alınan █████/2010 tarihli raporlarında; gerek esas davanın gerek ise birleşen davada, davacı araçlarında meydana gelen hasarlarını, olayın oluş biçimine göre olmasının mümkün olmadığını, kazanın oluş şekli itibariyle böyle bir hasarın oluşamayacağı hususunda raporlarını, gerekçesi gayet detaylandırarak vermişlerdir. Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı taraf raporu kabul etmiş ve davanın reddi gerektiğini savunmuş, ancak davacı vekili rapora itiraz etmekle, bu kez bilirkişi heyetine İ.T.Ü Karayolu ve Trafik Müh. Em. Öğretim Üyesi ... da eklenmiş ve bilirkişi heyeti █████/2011 tarihli raporlarında; kazanın davacılarca iddia edildiği ve tespit tutanağında bildirildiği gibi gerçekleştiğinin kabulü halinde, her iki dosyadaki davacılara ait araçlardaki hasarlarla ilgili olarak davalı ... in maliki olduğu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş nce sigortalanmış ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın tam kusurlu, diğer aracın sürücüleri olan ... ve ...'ın ise kusursuz sayılması gerektiğini; ancak davacı ...in maliki olduğu ... plakalı araçtaki hasar ile birleşen dosyada davacı olan ... Şti ne ait ... plakalı araçtaki hasarın trafik kazası tespit tutanağında ifade edilen ve davacıların da ifade ettiği şekilde meydana gelmesinin mümkün görülmediğini rapor etmişlerdir. Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş , davacı vekilinin itirazına uğramış ve dosyamız Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve █████/2014 tarihli raporda; gerek esas gerek ise birleşen dosyada, sürücünün ...'ın % 100 kusurlu olduğunu, diğer sürücülerin kusursuz olduğu ... ve ... plakalı davacı araçlarının hasarlarının kaza tutanaklarına göre, bu şekilde ortaya çıkmasının mümkün görülmediği yolunda raporlarını vermişlerdir.
Bozma ilamından önce alınan gerek esas gerek ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporları aynı yolda birleştiğinden, gerek esas gerek ise birleşen dosyadaki davacı aracının hasarlarının olayın oluş biçimine göre meydana gelmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, alınan her iki raporda da hiçbir çelişki bulunmadığından, her iki rapor birbirini tam doğrular nitelikte bulunduğundan ve ... 5. Ağır Ceza Mahkemesini .. esas ... sayılı kararı ile sanık ...hakkında Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın 19.02.2026 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, dosyamız tümü ile beraber değerlendirildiğinde, gerek esas gerek ise birleşen davada, olayın oluş biçimine göre gerek esas gerek ise birleşen dosya davacısının araçlarındaki hasarların meydana gelmesinin mümkün görülmediği, bu hasarların bu kaza nedeni ile meydana gelemeyeceği, bu kaza nedeni ile bu hasarların oluşmasının mümkün görülemeyeceği anlaşılmakla, esas ve birleşen dosya ispatlanamadığından ve dosyamızda alınan █████/2011 tarihli raporda da her iki dosyada ki kazanın oluşmasının bu hasarın oluşması mümkün görülmediğinden dolayı, açılan davaların reddi gerektiğinden, dosyamızda alınan her üç rapor birbirini tam anlamı ile doğruladığından ve aralarında hiçbir çelişki doğuran husus bulunmadığından dolayı açılan gerek esas, gerek ise birleşen davanın reddi yolunda karar vermek gerekmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından gerek esas gerek ise birleşen davalar ispat edilemediğinden REDDİNE,
2-Esas Dava Yönünden;
a-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732,00 TL'nin peşin alınan 268,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 463,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-Davalılar vekilleri için AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 19.901,00 TL vakalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3-Birleşen Dava Yönünden;
a-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732,00 TL'nin peşin alınan 108,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 624,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı vekili için AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Asıl ve Birleşen davada davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı ...ve Davalı ... vekillerinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda; 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. Maddesi gereğince 1086 Sayılı Kanunun Temyize ilişkin hükümlerini yürürlükte olduğu dikkate alınarak 1086 Sayılı HUMK'un 427, 432/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde mahkememize veya aynı derecedeki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!