Haksız feshedilen kepçe operatörünün kıdem, ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve bayram alacaklarına ilişkin işveren sorumluluğu ve şirketler arası organik bağın incelendiği temyiz davası.
Özet: Davacı kepçe operatörü, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği ve ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmediği iddiasıyla iki davalı şirkete karşı dava açmış; ilk derece mahkemesi, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu tespit ederek davacının taleplerini kısmen kabul etmiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmış olup davalılar, şirketler arası organik bağın olmadığı ve davacının tazminatlara hak kazanmadığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmişlerdir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler bünyesinde, 21.04.2017-31.10.2018 tarihleri arasında kepçe operatörü olarak aylık 3.500,00 TL net ücretle çalıştığını, çalışmış olduğu bu süre zarfında üç öğün yemek ve konaklama ihtiyacının davalı tarafça karşılandığını, ücretlerin düzenli ödenmediğini, eksik ve gecikmeli olarak ödendiğini, hâlen ödenmemiş ücret alacağı bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin fesih ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiğini, ihbar tazminatı ödemesi yapılmadığını, davacının sabah 07.30-08.00'de işbaşı yaptığı, çalışma saatlerinde bir düzenlilik olmadığını, ortalama 21.00-22.00 saatlerine kadar, yasal sınırların ötesinde sürelerle çalıştıklarını, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı hâlde karşılığının kendisine ödenmediğini, öte yandan çalıştığı süre itibarıyla kıdem tazminatı hakkı da doğmuş olup buna ilişkin bir ödeme de yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının 21.04.20 17... .10.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarından sorumlulukları bulunmadığını, diğer davalı ... (... Şirketi) ile müvekkili Şirket arasında organik bağ bulunmadığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde 3.500,00 TL ücretle çalışmakta olduğunu iddia etse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, asgari ücretle çalıştığını; ücret alacağı bulunmadığını, davacı iş sözleşmesini haklı bir neden bulunmaksızın feshettiğinden ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, haftalık izinlerini kullanmış olup hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, davacı yanca talep edilen alacaklara fesih tarihinden itibaren değil kural olarak ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalılar vekilleri, davacının 21.04.2017-31.10.2018 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmekle birlikte, davalılar vekilince davacının 21.04.2017-24.10.20 17... .10.2017-31.10.2018 tarihlerinde çalıştığı, Şirketlerin ayrı olduğu ve davalı Şirketler arasında organik bağ olmadığının iddia olunduğu, dosya kapsamında davalı her iki Şirketin ticaret sicilindeki adreslerinin aynı olduğu, ... Kurumu işyeri tescilinde asıl işverenin ... Şirketi olduğu ve aracı olarak ... Şirketi olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının hizmet süresinin 21.04.2017-31.10.2018 tarih aralığında 1 yıl 6 ay 14 gün olduğu, tazminata esas giydirilmiş aylık ücretinin 6.079,83 TL olduğu, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği, denetime açık, yeterli ve isabetli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiği; davalı tarafça işyeri kayıt ve belgelerinin dosyaya sunulmadığı, tanık beyanlarının hükme esas alınabileceği, raporda tanık beyanlarından hareketle yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilemediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; her iki davalı arasında organik bağ bulunmadığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını ve temyiz dilekçesinde yer alan diğer sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sorumlulukları, fesih ve davacının dava konusu tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları esas alınarak davacının haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında günlük 11 saat çalıştığı, bu süreden 1,5 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde günlük net çalışma süresinin 9,5 saat olduğu, 6 günlük toplam çalışma süresinden yasal çalışma süresi olan 45 saatin mahsubu ile haftalık 12 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma şekli ve düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından tanık beyanları ile sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davacı tanıkları, çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu, işin yoğunlaştığı dönemlerde zaman zaman 1-2 saat fazla çalışma yapıldığını beyan etmilerdir. Bu beyanlar saat 18.00'den sonraki çalışmayı ispat etmeye ve hesaplamaya esas alınmaya elverişli somut nitelik taşımadığından, davacının haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulüyle fazla çalışma alacağının yeniden hesaplanması dosya kapsamına uygun düşecektir.
3. Ücret alacağının hesabı yönünden; 22.06.2017 tarihinde ... Şirketi tarafından 2.633,31 TL tutarındaki banka kaydında yer alan ödeme hesaplama çizelgesine yansıtılmadığı gibi 25.08.2017 tarihindeki 2.633,31 TL ödeme Ağustos ayına ilişkin olduğu hâlde 2017 yılı Ağustos ayı ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle 2017/Ağustos, 2018/Eylül ve Ekim ayları için hesaplama yapılması da dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Şu hâlde yalnızca 2018 yılı Eylül ve Ekim ayları için hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!