Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonrası yaşanan tutukluluk ve psikolojik baskı altında gerçekleşen hisse devrinin iptali talebine ilişkin ihtiyati tedbir itirazını inceliyor.
Özet: Davacı, ölümlü trafik kazası sonrası panik ve tutuklanma endişesi içindeyken, kardeşinin bu durumunu istismar ederek noter huzurunda ve kendisine ödeme yapılmaksızın 250.000 TL değerindeki şirket hisselerini usulsüzce devraldığını, yine aynı süreçte iradesi sakatlanarak ve usulüne uygun yapılmayan genel kurul kararıyla şirket yönetimini ele geçirdiğini iddia ederek, söz konusu hisse devri ve genel kurul kararının hükümsüzlüğünü veya iptalini, kardeşinin şirket müdürlük yetkilerinin durdurulmasını ve uğradığı zararların tazminini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbire İtiraz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketi ... tarihinde kardeşi ....ile eşit hissedar olacak şekilde beraber kurduğunu ve █████/2025 tarihine kadar tek yetkili müdür olarak şirketi yönettiğini, kardeşinin bu tarihe kadar hiçbir yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin █████/2025 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığını ve panikle olay yerinden ayrıldığını, devamında kardeşi ile teslim olmaya karar verdiğini ancak teslim olacağı zaman kardeşi .. in kendisine teslim olduğunda tutuklanacağını ve işleri kimsenin yönetemeyeceğini, herhangi bir karar alınması gerekirse de hissesinin bulunması nedeniyle karar alınamayacağını söyleyerek kendisine şirket hisselerini devretmesini istediğini, müvekkilinin de kendisine vekaletname verebileceğini söylediğini, bu sırada müvekkilinin kaza sonucu ölen kişiyi, içeriye gireceği için eşini ve çocuklarını düşünmekten başka hiçbir şey düşünmediğini, Serik 1. Noterliği'nde yakalaması bulunması sebebi ile ... tarafından "noter normalde bu işlemi yapmaz, ben noteri ayarladım hızlı olmamız lazım'' diyerek çok hızlı bir şekilde 250.000 TL bedelli hisse devir sözleşmesi ve ortaklar kurulu kararı (müvekkilinin o psikoloji ile bu defterdeki karara imza atıp atmadığını hatırlamamaktadır) kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline imzalattırıldığını, müvekkilinin içinde bulunduğu durumun çaresizliği nedeniyle hiçbir bedel almadan iradesi de sakatlanmak suretiyle şirket hisselerini kardeşi ...e devrettiğini, bu sırada kendisine ait cep telefonunu ...e bırakarak karakola teslim olduğunu, müvekkilinin █████/2025 tarihinde tutuklandığını ve müvekkili hakkında yakalama kararı bulunmasına rağmen Serik 1. Noterliği'nde hiçbir şekilde işlem yapılmadan müvekkilinin polise teslim edilmesi gerekirken .... tarafından bu işlemin bir şekilde yaptırıldığını, müvekkilinin █████/2025 tarihinde tahliye olduğunu ve tahliye olduktan sonra müvekkilinin şirket hisselerini geri almayı ve şirketi tekrar yönetmek istediğini beyan ettiğini, ancak kardeşinden hiç beklemediği şekilde tepki alarak "gel alabiliyorsan al diyerek" müvekkilinin tehdit edilmeye başlandığını, müvekkilinin cezaevindeyken kendisine █████/2025 tarihinde 250.000 TL şirketin 50 adet payının ödenmesi açıklaması ile para gönderildiğini öğrendiğini, müvekkilinin hesap hareketlerini incelediğinde kendisi cezevindeyken bu paranın da telefonun ...de bulunması sebebi ile yıllardır müvekkilinin kullanımında olan telefondan ... in hesabına usulsüz şekilde erişilerek yine aynı gün 250.000 TL paranın .... isimli kişiye aktarıldığını, bu kişinin sonradan parayı yine ...in tanıdığı ver arkadaşı olduğu için ...e verdiğini, genel kurul kararı incelendiğinde herhangi bir çağrı yapılmadığı gibi gerçeğe aykırı toplantı yapıldığının açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin o gün tutuklanmasına rağmen şirket merkezinde genel kurul yapıldığı yazmakta ise de böyle bir toplantının hiçbir şekilde yapılmadığını, ayrıca genel kurul kararının usulüne uygun davetle olmadığını, şirket merkezine dahi hiç gidilmediğini belirterek, açılacak olan dava sonuçlanana kadar Mahkememiz'in ... D.İş sayılı dosyası ile verilen tedbir kararının devamına, TTK'nın 449. maddesi uyarınca █████/2025 tarihli 01 sayılı genel kurul kararının uygulanmasının (icrasının yürütmesinin) geri bırakılmasına, ... in müdürlük hak ve yetkilerinin durdurulmasına, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil ve ilanına, Serik 1. Noterliği'nin █████/2025 tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile yapılan 250.000 TL bedelli hisse devrinin ve █████/2025 tarihli .... sayılı genel kurul kararının hükümsüzlüğüne, aksi kanaat var ise iptaline, aksi kanaat var ise; gabin nedeniyle Serik 1.Noterliği'nin █████/2025 tarihli .... yevmiye numaralı işlemi ile yapılan 250.000 TL bedelli hisse devrinin ve █████/2025 tarihli ... sayılı genel kurul kararındaki edimler arasındaki orantısızlığın giderilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak ileride belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin davalı ... den alınarak █████/2025 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"...davacı, genel kurul kararının iptali istemli davada mahkememizin ...D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbirin devamına yönelik ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkememizin ....D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde; talep edenin işbu dosyamız davacısı olduğu, karşı tarafların ise işbu dosyamız davalıları olduğu tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması nedeniyle, dava konusu taşınır ve taşınmazların el değiştirmesinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından, dosyası içerisinde bulunan ifade tutanağı, yakalama tutanağı, dekont ve tapu kayıtları ile yaklaşık ispatın oluşması nedenleri ile Mahkememizin ....D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen karar uyarınca teminat yatırıldığı ve Mahkememizde dava açıldığı anlaşılmakla ihtiyati tedbirin devamına" karar verilmiştir.
DAVALILARIN İTİRAZLARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili, davacı tarafın soyut ve mesnetsiz iddiaları neticesinde müvekkili şirketin malvarlığı ve yönetimi üzerinde ihtiyati tedbir kararı tesis edildiğini, ancak bu kararın, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini ve piyasadaki ticari itibarını ağır şekilde zedelediğini, taraflar arasındaki hukuki ilişki resmi belgeye dayalı olup, bu tür iddiaların ileri sürülebilmesi ve ispat edilebilmesi için en azından yazılı delil ile desteklenmesi gerektiğini, bu haliyle yaklaşık ispat şartının hiçbir şekilde gerçekleşmediğinin açık olduğunu, diğer taraftan, davacı taraf bizzat kendi beyanlarında müvekkili şirketin malvarlığı değerinin yaklaşık 70.000.000 TL olduğunu ifade etmiş olmasına rağmen, bu denli yüksek bir malvarlığı üzerine son derece düşük bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasının ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle müvekkili şirketin malvarlığının ivedilikle ve somut verilerle tespit edilmesi gerektiğini, gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçek malvarlığı değerinin ortaya konulması gerektiğini, akabinde ölçülülük ilkesi gözetilerek, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu edilen değer ile sınırlı olacak şekilde ve bu değer üzerinde devamına karar verilmesi gerektiğini, yaklaşık ispat şartı oluşmadan, ölçülülük ilkesi gözetilmeden ve müvekkili şirketin ticari varlığını ortadan kaldıracak nitelikte tesis edilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"...Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması nedeniyle, dava konusu taşınır ve taşınmazların el değiştirmesinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından, dosyası içerisinde bulunan ifade tutanağı, yakalama tutanağı, dekont ve tapu kayıtları ile yaklaşık ispatın oluşması nedenleri ile dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temliki önler mahiyette şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ve aynı nedenlerle itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davayı açmaktaki asıl amacının kendi kusur ve usulsüzlüklerini örtbas etmek olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir irade sakatlığı, çaresizlik veya gabin gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının kendi hür iradesiyle noterde hisse devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, davacının iddialarının tamamı soyut nitelikte olup, dosyaya sunulmuş hiçbir somut delil bulunmadığını, davacının tek dayanağının ifade vermeye gittiği gün şirket hisse devrini yapmış olması olduğunu, ancak bu durumun müvekkili .. in , davacının karıştığı kaza ile hiçbir ilgisi bulunmadığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, yıllarca şirket müdürlüğü yapmış, ticari hayatın gerekliğini bilen davacının şirket yönetimini devretmek amacıyla sadece vekalet vermek yerine hisselerini devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, somut olayda bu şartın kesinlikle sağlanmadığını, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun otomotiv alım satımı olup, araçlara tedbir konulmasının şirketi işleyemez hale getirdiğini, şirket mal varlığının huzurdaki davanın konusu olmadığını, müvekkili şirketin hali hazırda bankalara ve 3. kişilere olan ticari borçlarının vadeleri gelmiş ve gelmeye devam etmekte olduğunu, somut olayda verilen ihtiyati tedbirin hukuki koruma sağlama amacını aşarak açıkça bir baskı ve silah aracı haline geldiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin █████/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalıların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!