İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali, tescil ve tazminat davasında usulsüz devirlerin incelenmesi.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılında bir kooperatif hissesi devralarak daireye ait tüm finansal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine ve on yılı aşkın süredir bu taşınmazı elektrik, su abonelikleri ve sigortalarını yaparak tasarrufunda tutmasına rağmen tapusunu alamadığını, tapu kayıtlarında taşınmazın hatalı olarak üçüncü şahıslar adına tescilli görünmesi ve önceki yargılamalarda bu yolsuz tescil ile sonrasındaki danışıklı devirlerin düzeltilememesi yüzünden büyük mağduriyet yaşadığını, bu sebeple tapu iptali ve tescili taleplerinin reddedildiğini iddia etmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ E. ████████ K.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DAVA DOSYASI;
ASIL DAVANIN KONUSU :Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı), Tazminat
(Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.06.2025 gün ve ████████ E. ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA :Davacı vekili, Müvekkili davalı kooperatiften, tapunun, ....(...) -... pafta,.... ada,... parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte”....” isimli ortağın hissesini (...-Blok,... kat-.. no'lu daire)10.08.2002 tarihinde devralmış ve bu durum aynı tarih itibarı ile karar defterine işlenmiştir. Bu daireye ilişkin yükümlülüklerini tarihleri itibarı ile müvekkilinin yerine getirdiğini, elektrik ve su aboneleri aldığını, sigortalarını yaptırdığını ve tasarruf etmeye başladıklarını, ve halende ödemelerine devam ettiklerini, ancak tapusunu alamadığını, bu hususta ilgili kooperatife 09,01.2007 tarihinde Salihli 3. Noterliği 12665 yevmiye no'lu ihtarname ile ve 14.05.2007 tarihinde aynı noter 5344 yevmiye no'lu ihtarname İle ihtar keşide ettiğini, ancak netice alınamadığını, daha sonra şifahi görüşmelerde tapuların verileceğinin kendisine söylendiğini, ancak bu tarihe kadar gerçekleşmediğini, bu arada taşınmazda tasarrufuna filen devem eden ve kiraya veren müvekkilinin iyi niyetli olarak hiçbir şeyden şüphelenmediğini, Ancak İzmir 5. Asliye Hukuk mahkemesi ████████ E.sayılı dosyaya ilişkin davadan haberdar edilince karışıklığın büyük olduğunun ortaya çıktığını, bu kayıtlarda müvekkiline alt taşınmaz tapu kaydının, davanın davacısı ...'da olduğunun anlaşıldığını, Müvekkilinin mağduriyetinin bu noktada olduğunu, bu dava dosyasında müvekkili adına tapu yanlış olarak başka bir daire kaydı görülmekle davaya dahil edilmiş bulunulmadığını ve bu durumun mahkeme kayıtlarına geçtiğini, bu kararın 06,12.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu aşamadan sonra tapu kayıtlarının düzeltilerek davaya konu taşınmazın müvekkili adına tescil ettirilmesi gerekirken bunun yapılmadığının ortaya çıktığını, müvekkili adına tapu kaydı olmadığını öğrendiklerini, dava konusu taşınmazın bu tarihe kadar müvekkili dışında hiç kimsenin tasarrufunda olmadığını, ve hiç kimsede hak iddiasında bulunmadığını, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E.████████ K. Sayılı dosya 06.12.2011 tarihinde kesinleşmiş olmakla müvekkilinin uğradığı mağduriyetin ortaya çıktığını, daha sonra müvekkilince davalılardan kooperatif aleyhinde “tapu iptali ve tescili"davası açılmakla dava İzmir 8.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E.sayılı dosya üzerinden görüldüğünü, burada da “tapu kaydının” “...” adına kayıtlı olduğunu ve üzerinde fazlaca miktarda takyidat olduğunu mahkemeye gelen cevabi yazıda belirtilmiş olmakla, dahili davalı taleplerinin reddolunduğunu, bu davada da bu nedenle “husumet yokluğu”"nedeni ile reddedilmiş bulunduğunu ve 14.09.2013 tarihinde kesinleşme işlemi yapıldığını, ... isimli davalının bu taşınmazı, ...'dan devraldığını, ... İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E.sayılı davanın davacısı olmakla, davasını “.... Şti'ye ve .... Şti aleyhinde açtığını, ancak kendi dairesinin (.... no'lu bağımsız bölümün)“....”adına kayıtlı olduğu ortaya çıkınca davalarına dahil edildiğini, ...'ın ...'a ait olması gereken ... no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerinde görünen kişi olduğunu, kava konusu olan taşınmazın ... no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının ise ... üzerinde görüldüğünü, ancak dava devam ederken bu kişiler anlaşltığını, ...'ın, istediği dairenin yani (Kooperatif ...-Blok,...Kat-... no'lu dairenin tapusunu devralmış karşılığında ,Müvekkiline ait olması gereken dava konusu dairenin tapusunu ....'ın gösterdiği kişiye aynı tarihte davanın diğer davalısı ...'a devrettiğini, ...'ın da muhtemelen ... ...'ın akrabası olduğunu veya danışıklı olarak birlikte hareket eden olduğunu, Tapu işlemlerinde bildirilen ve ....'ın davalı olduğu İzmir 5.Asliye Hukuk mahkemesi ████████ E.sayılı dosyadaki adreslerinin aynı adres olduğunu, yine tapu işlemlerinde “satış” gibi gösterilerek hareket edildiğini, en başından beri yolsuz olarak tescil edilen taşınmaz neticesinde de yapılan bu danışıklı işlemlerinde tek mağdurunun müvekkili olduğunu, müvekkilinin şartlara uygun olarak devralmış olduğu taşınmazın tapu kaydının da müvekkili adına olması gerektiğini, bu nedenlerle ....(...),.... pafta, .... ada, .... parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte (...-Blok,.... kat-.... no'lu daire) tapu kaydı üzerine 3. kişilere kötü niyetli devrinin önlenmesi ve telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açmaması ve yeni nizalar çıkmaması bakımından takdiren teminatsız olarak ihtiyaten tedbir konulmasına, Müvekkili lehine kooperif ortaklığının tespiti ile davaya konu tapu kaydının iptali ile müvekkili adına “takyidatsız olarak" kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin kardeşinin tapu kaydına güvenerek .... adlı firmadan iyiniyetle ve yatırım amacaıyla konu satın aldığını, Müvekkilinin kardeşi .... 'ır İngiltere'de ikamet etmekte iken, yatırım amacıyla İzmir'de ... Şti.'nden davaya konu binadan 8 nolu tapuyu satın aldığını, bu devir yapıldıktan sonra arsa sahibi ve eski malik olan ...'ın aslında 9 nolu daire devir edilmesi gerekirken kendisinde kalması gereken 8 nolu dairenin müvekkiline satıldığı gerekçesi ile İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı davasını açtığını, Daireyi satan ....'ın bu dava açılınca müvekkilinin kardeşi ...'na.... nolu daire ile ... nolu daireyi değiştirerek sorunu çözeceğini söylediğini, Müvekkilinin kardeşinin de zaten yatırım için aldığı daire nedeniyle davayla uğraşmak istemediği için bu değişikliği kabul ettiğini, Tarafların bu nedenle İzmir 21. Noterliğinin 11.02.2011 tarihli ve 05127 yevmiye nolu muvafakatnamesini düzenlediklerini, Bu muvafakatname ile ....ın onayı ve yönlendirmesi ile taraflar sulh olarak müvekkili adına olan ... nolu dairenin tapusu ...'a devredildiğini ve .... nolu dairenin tapusunun da müvekkilinin kardeşi ....'a devredilmesi gerekirken ....'ın İngiltere'de olması nedeniyle tapunun ....'nın onayı ile kardeşi müvekkil ...'a devredildiğini, tapunun ...'a devrinin tek nedeninin ....'nın yurtdışında olması olduğunu, davacının bu davayı hangi sıfatla açtığı, davaya konu gayrimenkulün mülkiyetini nasıl hakkettiği konusunun belli olmadığını, davacının müvekkilinden önce mülkiyet hakkını kazandığıyla ilgili herhangi bir iddiası ve delili bulunmadığını, davalı tarafın müvekkilinin maliki olduğu gayrimenkule hiçbir zaman malik olmadığı gibi kooperatif üyeliğinden doğan tapu talep hakkının muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkili ile davacı arasında yada müvekkilinin gayrimenkulü devir aldığı halefi olan eski malik arasında işbu davayı açmayı ve tapu iptalini gerektirecek herhangi bir hukuki ilişki illiyet bağı bulunmamakta olup bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davalı kooperatif ile .... ve arsa sahipleri arasındaki hukuki ilişkide davacı adına tapu iptalini gerektiren bir resmi sözleşme bulunmadığını, ilgisiz kooperatife bedel ödemek gayrimenkul mülkiyetini kendiliğinden hakketmeyi gerektirmeyeceğini, davacının sözleşmelerde taraf olmayan iyiniyetli müvekkiline karşı tapu iptali ve tescil davası değil şartları varsa inşaat firması ve kooperatife tazminat ve alacak davası açması gerektiğini, müvekkili inşaat firması ve arsa sahibi ... tarafından kandırıldığını, bu güne kadar müvekkiline firma yetkilisi tarafından kira ödenmiş olup, işbu dava ile başka birinin kiracı olarak .... nolu dairede ikamet ettiğinden haberdar olunduğunu, müvekkili ... ve kardeşi ....'ın iyiniyetle sorun çözmek için tapu değiş tokuşu yaptıklarını, bu davanın haksız olarak müvekkiline açıldığını, müvekkili ve kardeşinin sorun çözmek dışında bir amaçlarının bulunmadığını, tüm emlak vergisi işlemleri, resmi banka işlemleri müvekkili tarafından yapılmış olup davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kendine ait olduğunu iddia ettiği yerle ilgili tek kuruş emlak vergisi ödemediğini, herhangi bir resmi işlem yapmadığını, bu nedenlerle davanın reddine ... ile ... Şti.'ne HMK'nın 61-64. maddeleri gereğince davanın ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, dava konusu edilen taşınmaza müvekkilinin malik olmadığından davanın bu sebeple husumet yokluğundan reddinin gerektiği, kooperatif ihyasına dair İzmir 1. ATM'nin █████████ esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin gerektiği, Mahkemenizin dosyasında kooperatife yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadıklarını, Kooperatif tasfiye edilinceye kadar tebligat adresi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtlarında açık olarak bulunmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35/4. maddesinde " Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." hükmü bulunduğunu, olayda ise açık Yasa hükmü gereği yerine getirilmeyerek, yapı kooperatifi iş ve işlemlerinden sorumlu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtları dikkate alınmayarak, eksik işlem yapıldığını, ilgili Kanun maddesine aykırı hareket edildiğini, bu nedenle davanın usul ve yasaya aykırı olup reddini talep ettiklerini, davacının kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, Kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde; Kooperatifin 06.07.2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurul toplantısı gündeminin 6.maddesinde; "Tapuların tamamı üyelere verildikten sonra inşaatların bitirilmesi nedeniyle müteahhit firma ile ibralaşma yetkisi koop yönetimine oybirliği ile verildi" kararı alındığını, bu kararın alındığı genel kurul toplantısının gündemi bütün ortaklara bildirilmesine rağmen davacının bu toplantıya katılmadığı gibi Kararın alındığı 06.07.2003 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da herhangi bir itirazda bulunup, dava da açmadığının Davalı kooperatif ile.... Şti arasında yapılan 01.09.1995 tarihli sözleşmenin 3 ve 4. Maddeleri uyarınca “kooperatife düşecek olan bağımsız bölümlerin tapudan ferağını, tescilini .... Şti sağlayacaktır.” Hükmü bulunduğunu, .... Şti dava konusu edilen dairenin tapudan davalı kooperatif adına tescilini sağlamadığı gibi 01.02.2011 tarihli 05127 yevmiye nolu noterden düzenlenen muvafakatname ile bu dairenin diğer davalı ...'a devrini sağladığını, bu yapılan işlemeden müvekkilinin bilgisi olmadığı gibi yapılan işleme müvekkilinin muvafakat da etmediğini, bu nedenle davacının dairesini alamamasında müvekkiline yüklenebilecek bir ihmal yada kusur söz konusu olmadığını, davalı kooperatifin diğer tüm üyeleri de adlarına dairelerini alırken bizzat kendileri bu işlemleri takip ettiklerini ve tapudan devir ve tescillerini de bizzat kendilerinin gerçekleştirdiğini, davalı kooperatifin hiçbir üyesine yönelik olarak tapudan devir ve tescil işlemi yapmadığını, bu hususun hem kooperatif kayıtlarıyla hem de tapu kayıtlarıyla ... olduğunu, bu nedenle davacının kendilerine daire verilmediği yönündeki beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, Davacı Üyeliğinin devir safahatı davalı kooperatif kayıtlarına göre; kooperatifin ilk üyesi .... olup bu kişi üyeliğini ...'a devir ettiğini, .... üyeliğini ....a o da 03.08.2002 tarihinde üyeliğini davacı ...'e devir ettiğini, Bu devre konu olan daire davalı kooperatifin adına tescil olmadığı gibi fiilen de kooperatif uhdesinde bulunmadığını, esasen ilk devri yapan ve .... Şti nin de yetkilisi olan .... bu daireyi sonraki devir alanlara vermediğini, kendi uhdesinde tuttuğunu, en son da kendi aralarında alacak-verecek meselesi olan ....'e devir ettiğini, tasarruf yetkisi Davalı kooperatifin elinde olmayan bir daireden dolayı davalı kooperatifin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı tarafın davası haksız olup reddini talep ettiklerini, Davacı ... 10.08.2002 tarihinde kooperatife üye olduktan sonra olağan ve olağanüstü olmak üzere 9 tane genel kurul yapılmasına, bu toplantılara çağrılmasına rağmen, sadece 3 tane genel kurula katıldığını, ancak hiçbirinde hak ve alacağının varlığı hususunda şerh düşmediğini, davacının toplantıya katılması, alınan kapanış kararına itirazını tutanağa düşmesi gerekmesine rağmen, ana sözleşmenin 37. maddesinin gereklerini yerine getirmediğini, Kooperatif Tasfiye kurulu Ana sözleşmenin 40. maddesi gereği kapanış işlemlerini yaptığını, Kooperatifin herhangi bir malı, alacağı ve borcu bulunmadığı tespit edildiğinden usul ve Yasa gereğince kapanış kararı alınmış ve uygulandığını, davacının, bu toplantıya davet edilmesine rağmen katılmadığı gibi aradan geçen uzun süreye rağmen dava da açmadığını, bu nedenlerle de davacı davasında haksız olup açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN;
DAVA : Davacı vekili, Müvekkilinin davalı kooperatiften tapunun, ...(...) .... pafta,.... ada,... parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte "....” isimli ortağın hissesini (....-Blok,... kat-...no'lu daire)10.08.2002 tarihinde devraldığını ve bu durum aynı tarih itibarı ile karar defterine işlendiğini, bu daireye ilişkin yükümlülüklerini tarihleri itibarı ile müvekkilinin yerine getirdiğini, elektrik ve su aboneleri aldığını, sigortalarını yaptırdığını ve tasarruf etmeye başladığını, halende ödemelerine devam ettiğini, kooperatife ait tüm ödemelerden ve borçlardan müvekkilinin payına düşeni ödediğini, müvekkilinin tasarrufta bulunulan taşınmaza ilişkin son zamana kadar hiçbir sorunla karşılaşmaması neticesinde hiçbir şeyden şüphe duymadığını, ancak tapu alımıyla ilgili sorularına karşılık bulamadığını, bu hususta kendisine ne yazılı ne de sözlü bir bilgi de verilmediğini, müvekkilinin hep tapusunu alacağı ümidiyle beklediğini, müvekkilinin arz ettiği davayı açıldıktan sonra bile, kooperatif yetkilisi “...“ tarafından sorunun halledileceğinin ifade edildiğini, ancak ilerleyen aşamalarda kooperatif ortağı olan müvekkilinin haklarını korumaktan ziyade yaptıkları usul ve yasaya uygun olmayan, iyi niyetten uzak işlemlerini savunur durumda oldukları görüldüğünü, müvekkilinin kooperatif ortaklığının tespiti, tapu iptali ve tescil davası Mahkememizin ████████ Esas sayısı ile açıldığını ve davanın devam ettiğini, davalıların kooperatif ve tescili talep edilen taşınmazın kaydı üzerinde görünen ... isimli kişi olduğunu, bu dava devam etmekte iken mahkemece kooperatif evrak ve kayıtlarının davalı kooperatifçe teslim edilmemesi üzerine, bilirkişi incelemesi için bilirkişiye gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi verildiğini, ancak bilirkişi incelemelerini yapamadığını, davanın devam ederken kooperatifin sicilden terkin edildiğinin bilirkişi tarafından beyan edildiğini, bunun üzerine kooperatifin ihyası için dava açmak üzere müvekkiline süre verildiğini ve İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E.sayılı dosya ile dava açıldığını ve kooperatifin ihyasına karar verildiğini, ancak henüz kararın kesinleşmediğini, Müvekkilinin İzmir 2.Asliye Ticaret mahkemesi ████████ Esas sayılı davayı açıncaya kadar, müvekkilinin tasarrufunda bulunan taşınmazda, hiç kimsenin hak iddiasında bulunmadığını, taşınmazda bulunan kiracı tarafından müvekkiline kira ödenmekte iken, tapu kaydı üzerinde görünen “...” tarafından davada bulunulan beyanda aynı taşınmazdan hesaplarına kira yatırıldığının beyan ediliğini, aynı taşınmazda iki ayrı kişiye kira bedeli ödemesi gibi hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunu, taşınmazın ,kötü niyetli bir şekilde el değiştirdiğinin gösterge olduğunu, ... isimli kişiye kira bedelini kimin yatırdığı soru işareti olduğunu, taşınmazla ilgili olarak İzmir 5. Asliye Hukuk mahkemesi ████████ E.sayılı dosyaya İlişkin olarak davaya konu müvekkiline ait kooperatif dairesi davaya konu edildiğini, müvekkiline ait dairenin tapu kaydı (....Blok ....no'lu daire) üzerinde görünen ...'ın bu dairenin kendisine ait olmadığını, kendisine ait olan aynı taşınmazda .... Blok ....kat ... numaralı dairenin tapusunun iptali ile kendi adına tescilini dava ettiğini, .... no'lu bağımsız bölümün “... “ adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin ilk olarak davalılardan kooperatif aleyhinde “tapu iptali ve tescili” davası açılmakla dava İzmir 8.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E.sayılı dosya üzerinden görüldüğünü, “tapu kaydının” “...” adına devredildiğini ve onun üzerine kayıtlı olduğunu ve üzerinde fazlaca miktarda takyidat olduğunun mahkemeye gelen cevabi yazıda belirtildiğini, dahili davalı taleblerinin reddolduğunu, bu davanında bu nedenle “husumet yokluğu” nedeni ile reddedildiğini, 11.09.2013 tarihinde kesinleşme işlemi yapıldığını, ....'ın kooperatif üyelerine ait tahsis edilen dairelerle ilgisi olmadığını, kendisinin arsa sahiplerinden olmakla, sözleşme gereği kendisine verilen daireyi almakla hak ve yükümlülük sahibi olduğunu, diğer adı geçen .... ve devam eden tescil davalarının davalısı ...'ın ise kooperatife ait bölüm ve dairelerle hiçbir ilgisinin olmadığını, kötü niyetli devirlerin kooperatif tasfiye kurulunun beyanlarında görüldüğünü, ... isimli davalının bu taşınmazı, ...'dan devraldığını, ... İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı davanın davacısı olduğunu, davasının “.... şti'ye ve ...şti “aleyhinde açtığını, kendi dairesinin (...)no'lu bağımsız bölümün)“... ”adına kayıtlı olduğu ortaya çıkınca davalarına dahil edildiğini, ...., ...'a ait olması gereken ... no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerinde görünen kişi olduğunu, kendi davasının konusu olan taşınmaz (...)no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı ise ... üzerinde görüldüğünü, Ancak İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. Sayılı dava devam ederken bu kişiler anlaşmış ..., istediği dairenin yani (Kooperatif ...-Blok,....Kat-....no'lu dairenin tapusunu devralmış karşılığında, müvekkiline ait olması gereken dava konusu dairenin tapusunu “....”'ın gösterdiği kişiye aynı tarihte “...”a devrettiğini, ...'da muhtemelen “... ..”ın akrabası olduğunu veya danışıklı olarak birlikte hareket ettiklerini, tapu işlemlerinde bildirilen ve .... 'ın davalı olduğu İzmir 2.Asliye Hukuk mahkemesi ████████ E.sayılı dosyadaki adresleri aynı adres olduğunu, tapu işlemlerinde “satış” gibi gösterilerek hareket edildiğini, en başından beri yolsuz olarak tescil edildiği öne sürelen taşınmaz neticesinde de yapılan bu danışıklı işlemlerinde tek mağduru müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin şartlara uygun olarak devralmış olduğu taşınmazın tapu kaydının da müvekkil adına olması gerektiğini, sorumlu olan kooperatif ,Tasfiye kurulunun İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı davada 30.01.2017 tarihinde sundukları beyanlarının, tapu tescil işlemlerindeki yetkilerini şirkete devrettiğini ancak denetimini yapmadığını ,müvekkiline ait taşınmazın nasıl kötü niyetle el değiştirdiğini bildiklerini ikrar etmekle mağduriyetin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin kendisine hiçbir bilgi verilmeyen taşınmaz hakkında akıbeti bu yolla öğrendiğini, kooperatif ortaklığının tespiti, tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ve İzmir 2.Asliye Ticaret mahkemesi ████████ E.sayılı dava dosyası ile dava halen devam ettiğini, davanın açılmasından sonra ,bilirkişi incelemesi için bilirkişiye yetki verilmesinden sonra davalı kooperatifin kötü niyetli olarak davadan haberdar olmalarına rağmen tasfiye edildiği öğrenilmesi neticesinde mahkemenin verdiği yetkiye dayanılarak İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/ 1322 E.sayılı dava ile kooperatifin ihyası davası açıldığını ve karar verildiğinive henüz kesinleşmediğini, bu davada ,davalı kooperatifçe verilen beyanlarda müvekkilinin kooperatif ortağı olduğu açıkça beyan edildiğini, dava devam ederken dahi müvekkiline genel kurul toplantı davetiyesi gönderildiğini, müvekkilinin toplantıda durum, dava ve sorun beyan edilince ,tutanağa dahi geçirilmeden apar topar toplantı sona erdirildiğini, kooperatif tasfiye kurulu hakkında müvekkilince İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, açılan kooperatif üyeliğinin tespiti ,tapu İptali ve tescil davasında tapu iptali ve tescil talebinin reddi halinde tazminat hakkının kaybolmaması için önem arzetmekte olduğunu, davanın açılması zarureti doğduğunu, müvekkilinin lehine davalı kooperatiften , keşifte belirlenecek değer esas alınmasını, değer esas alıdığında eksik harcı tamamlamak üzere müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesini, müvekkiline teslim edilmesi gereken dairenin tapu kaydına tescilinin sağlanamamasını, mülkiyet hakkının kaybolması ihtimali nazarında müvekkiline teslim edilmesi gereken bağımsız bölüme karşı gelecek şekilde değerin tazminine ve tahsiline karar verilmesini, davalı kooperatifin ihyasına İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E.sayılı dosya ile İzmir 2. Asliye Ticaret mahkemesinin ████████ E.sayılı dosyaya ilişkin olarak kooperatifin ihyasına karar verildiğini, bu hususta yeniden ihya kararı almak zarureti doğması halinde taraflarına davaya ilişkin ihya davası açmak üzere tensip kararı ile yetki ve süre verilmesini, davanın ve konusu dikkate alındığında izmir Mahkememizin ████████ e sayılı dava ve sonucu ile bağlantılı olması nedeni ile arz ettikleri dava ile tensip kararı bekletici mesele sayılmasını veya birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, kooperatifin ihyasına dair İzmir 1.ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin gerektiği, Mahkemenizin dosyasında kooperatife yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadıklarını, davanın usul ve yasaya aykırı olup reddini talep ettiklerini, davacının kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, 06.07.2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurul toplantısını davacının katılmadığı gibi Kararın alındığı 06.07.2003 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da herhangi bir itirazda bulunup, dava da açmadığı, davalı kooperatif ile....Şti arasında yapılan 01.09.1995 tarihli sözleşmenin 3 ve 4. Maddeleri uyarınca “kooperatife düşecek olan bağımsız bölümlerin tapudan ferağını, tescilini ... Şti sağlayacaktır.” Hükmü bulunduğunu, .... Şti dava konusu edilen dairenin tapudan davalı kooperatif adına tescilini sağlamadığı gibi 01.02.2011 tarihli 05127 yevmiye nolu noterden düzenlenen muvafakatname ile bu dairenin diğer davalı ...'a devrini sağladığını, bu yapılan işlemeden müvekkilinin bilgisi olmadığı gibi yapılan işleme müvekkilinin muvafakat da etmediğini, bu nedenle davacının dairesini alamamasında müvekkiline yüklenebilecek bir ihmal yada kusur söz konusu olmadığını, davalı kooperatifin diğer tüm üyeleri de adlarına dairelerini alırken bizzat kendileri bu işlemleri takip ettiklerini ve tapudan devir ve tescillerini de bizzat kendilerinin gerçekleştirdiğini, davalı kooperatifin hiçbir üyesine yönelik olarak tapudan devir ve tescil işlemi yapmadığını, bu hususun hem kooperatif kayıtlarıyla hem de tapu kayıtlarıyla ... olduğunu, bu nedenle davacının kendilerine daire verilmediği yönündeki beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, konu daire davalı kooperatifin adına tescil olmadığı gibi fiilen de kooperatif uhdesinde bulunmadığını, esasen ilk devri yapan ve .... Şti nin de yetkilisi olan .... bu daireyi sonraki devir alanlara vermediğini, kendi uhdesinde tuttuğunu, en son da kendi aralarında alacak-verecek meselesi olan .... 'e devir ettiğini, tasarruf yetkisi Davalı kooperatifin elinde olmayan bir daireden dolayı davalı kooperatifin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı tarafın davası haksız olup reddini talep ettiklerini, Davacı ... 10.08.2002 tarihinde kooperatife üye olduktan sonra olağan ve olağanüstü olmak üzere 9 tane genel kurul yapılmasına, bu toplantılara çağrılmasına rağmen, sadece 3 tane genel kurula katıldığını, ancak hiçbirinde hak ve alacağının varlığı hususunda şerh düşmediğini, davacının toplantıya katılması, alınan kapanış kararına itirazını tutanağa düşmesi gerekmesine rağmen, ana sözleşmenin 37. maddesinin gereklerini yerine getirmediğini, Kooperatif Tasfiye kurulu Ana sözleşmenin 40. maddesi gereği kapanış işlemlerini yaptığını, Kooperatifin herhangi bir malı, alacağı ve borcu bulunmadığı tespit edildiğinden usul ve Yasa gereğince kapanış kararı alınmış ve uygulandığını, davacının, bu toplantıya davet edilmesine rağmen katılmadığı gibi aradan geçen uzun süreye rağmen dava da açmadığını, bu nedenlerle de davacı davasında haksız olup açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; davalı ...'ın ...'den devraldığı .... numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmazın fiili kullanımıyla ilgili gerekli araştırmayı yapmamış olduğu cevap dilekçesinde de ikrar edilmiş olup, İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında ilgili davanın davacısı ... vekilinin █████/2010 tarihli talep dilekçesinde .... nolu bağımsız bölümün fiili maliki olduğu belirtilerek davaya dosyamız davacısı ...'in dahili davalı olarak dahil edildiği, davalı ... bu davada taraf değil ise de kardeşi olan .... ile birlikte hareket ettiği ve kardeşinin de davalı olduğu bu dosyaya sunulan beyanlardan haberdar olmadığının söylenemeyeceği, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı ...'den █████/2011 tarihinde devraldığı, dolayısıyla taşınmazı devraldığı tarih itibariyle taşınmazın fiili kullanıcısının davacı ... olduğunu bilebilecek durumda olduğu gibi dosyaya sunulan cevap dilekçesinde de taşınmazın fiili kullanıcısını bilmediklerini, taşınmazın kira gelirinin kendilerine inşaat şirketi yetkilisi ....'ın göndermiş olması nedeniyle taşınmazın fiili kullanım durumunun araştırılmadığını ikrar ettiği, buna göre gerek ... tarafından açılan ████████ Esas sayılı dava sırasında taşınmazın davacı ...'in kullanımında olduğunun bilinebileceği gerekse taşınmazın devri öncesinde de kooperatif kayıtlarında fiili kullanımının tespit edilebileceği, yine taşınmazın devralınması sonrası dönemde de taşınmazın kiracısıyla hiç iletişime geçilmeksizin doğrudan 3.kişi konumunda olan müteahhit şirket yetkilisi tarafından kira ödemeleri alındığı halde fiilen kullanımın araştırılmamasının olağan hayat akışına uygun olmadığı ve davalının iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, nitekim Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasının da bu yönde olduğu gözetilerek davalının, davacının oluşan maddi zararından sorumlu olduğu kabulüyle, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın deprem sonucu yıkılmasıyla davacının taşınmazın yıkıldığı tarihteki arsa payına isabet eden bedeli tazminat olarak talep ettiği, mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde yıkım tarihi itibariyle arsa payı değeri üzerinden davacının maddi zararının tespit edilerek 932.314,00-TL üzerinden davanın her iki davalı yönünden kabulüne, taşınmazın dava tarihindeki değerine isabet eden kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye kısım yönünden ise █████/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, birleşen dava yönünden ise ████████ Esas sayılı asıl dava dosyasında davacının tespit edilen maddi zararı hüküm altına alındığından birleşen dosyaya konu uyuşmazlıkla ilgili yeniden inceleme yapılmasının gerekmediği ve davanın konusuz kaldığı gözetilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, davalı ...'in kardeşi ....'in İngiltere de ikamet ederken İzmir'e tatile geldiği ve davacının üyesi olduğu diğer davalı kooperatifin ana müteahidi ....'tan ... nolu daireyi 2006 yılında satın aldığı, bu şekilde davalının kardeşine ... nolu dairenin satılmasından sonra arsa sahibi ...tarafından... nolu dairenin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre kendisine ait olduğu iddiasıyla İzmir 5. ASHM 'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden diğer davalı kooperatif ve mütahit şirket aleyhine dava açılmış olmakla birlikte arsa sahibi ile harici yapılan anlaşma ile arsa sahibi ... adına kayıtlı ... nolu dairenin verilmesi karşılığından ... nolu dairenin ise davacı ... 'e verilmesi yönünde anlaşarak sulh olunduğu ve bu şekilde İzmir 21. Noterliği'nin 11.02.2011 tarihli ve 05127 yevmiye nolu muvafakatnamesi düzenlenmekle birlikte davalı adına kayırlı .... nolu dairenin .... 'e, ... adına kayıtlı ... nolu dairenin ise davalının kardeşi ....'in onayı ile davalı ...'e devir edildiği, davalı ile kardeşi arasındaki inançlı işlemde herhangi bir hukuki ihtilafın olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde .... nolu dairenin müteahide kalacı yönünde husus kararlaştırıldığı,.... ın geç teslim sebebiyle .... nolu taşınmazdan kaynaklı kira ödemesi yaptığı, delil listesinde bunun bildirildiği, davacının ise üye olarak hiç bir işlem yapmayarak uzun süre beklediği, kooperatif tasfiye olmakla birlikte davacının ne bir tapu talebinde bulunduğu ne de emlak vergisi ya da benzeri bir vergi ödediği, uzun süre bekledikten sonra kötü niyetli iş bu davayı açarak tescil talebinde bulunduğu, taşınmazın İzmir depreminde yıkıldığı bu nedenle davacının tapu iptal tescil talebinin esasen konusuz kaldığı, bilirkişi heyetince davaya tazminat davası olarak devam edilmesi gerektiğine yönelik rapor verilmesi üzerine davacının talebini bu yönde değiştirdiği fakat sunulan dilekçenin davalıya tebliğ edilmediği, bununla birlikte dava tarihi itibariyle taşınmazın arsa ve yapı değerinden oluşan toplam tutarı üzerinden harç ikmali yapılmış ise de mahkemece harcı ikmal edilmeden yıkım tarihi itibariyle arsa değeri üzerinden davacı yan lehine verilen tazminat miktarının eksik harç alınması sebebiyle dava şartı noksanlığından usul ve yasaya aykırı karar verildiği, harcın ikmaline yönelik süre verilmediği gibi istem konusu edilen tazminat yönünden faiz talebi olmamasına karşılık davacı lehine faize de hükmedildiği, tüm belirtilen hususların hem esas hem de usul yönünden yasaya aykırı olduğu gibi mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde hüküm kurulduğu asıl dava yönünden davacı talebinin tapu iptal tescil istemine ilişkin olmakla bu talebin değiştirildiğine ilişkin usule uygun ıslah yapılmadığı gibi davalı yan yönünden tebliğ işlemi de yapılmadığı dolayısıyla savunma hakkının da kısıtlandığı, harca esas değerin hatalı tespit edildiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla temerrüt şartı olmadan faize hükmedilemeyeceği, bütün bunlar yanında müvekkilinin iyi niyetli hamil olup tapu siciline güven ilkesi gereği daireyi aldığı, kooperatif kayıtlarının inceleme yükümlülüğünün olmadığı dolayısıyla tapu iptal ve tazminat talebi yönünden müvekkilinin sorumlu olmadığı, asıl kötü niyetli olanın davacı ve diğer davalı kooperatif olması sebebiyle davanın müvekkili yönünden reddedilmesi gerekirken aksi yöndeki kabulü usul ve yasaya aykırı olduğu hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, asıl dava yönünden kooperatif ortaklığından kaynaklı tapu iptal ve tescil, birleşen dava yönünden ise tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, █████/2002 tarihinde dava dışı .... isimli şahıstan devir alınan üyelik ile davalı kooperatife üye olan davacının hissenin karşılık geldiği ... nolu bağımsız bölümün adına tescil edilmediği, dava dışı ... tarafından İzmir 5. ASHM'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden açılan davaya müdahil olmakla adına tahsisli taşınmazın üçüncü kişi adına tescilli olduğunun öğrenildiği, söz konusu taşınmazın İzmir 5. ASHM'nin davacısı ve davalısının mahkeme dosya konusu hakkında aralarında mutabakata varılması ile ... adına tescil edildiği belirtilerek asıl dava dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil ile birleşen dosya üzerinden tazminat istemli açılan iş bu davada mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu dayanak alınmak suretiyle konu .... nolu bağımsız bölümün davacı adına tahsisli olduğu, basit bir araştırma ile bunun bilinebilecek olduğundan bu hali ile davalı ...'in de diğer davalı kooperatif ile birlikte sorumlu olduğu, yargılama sırasında taşınmazın yıkılması sebebiyle davacı yandan alınan beyan kapsamında yargılamaya tazminat davası olarak devam edilerek taşınmazın deprem tarihi itibariyle arsa değeri karşılığının asıl dava üzerinden davacı lehine hükme bağlandığı, birleşen dava yönünden ise asıl davada tazminat hükme bağlandığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında kooperatif kayıtları ile gayrimenkul satış vaadi ve tapu kayıtlarının inceleme neticesinde; konu.... nolu bağımsız bölümün de yer aldığı binanın inşası konusunda arsa maliki ... ile davalı Kooperatif ve dava dışı ...Şti. Arasında imzalanan █████/1995 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı,. Söz konusu sözleşmeye göre taşınmazın .... nolu bağımsız bölümünün arsa maliki ...'e, .. nolu bağımsız bölümünün ise şirket veya kooperatife ait olacağının kararlaştırıldığı, konu.... nolu bağımsız bölüme yönelik kooperatif ortaklığının ....'a oradan ....'a ve son olarak da ... tarafından █████/2002'de davacıya yapıldığı, sözü geçen taşınmazdaki kat irtifakı tesisi sırasında ise ... nolu bağımsız bölümün █████/1999 tarihinde ... adına tescil edildiği, yine kat irtifakı tesisi sonrası ... nolu bağımsız bölümün ....Şti. Yetkilisi ve aynı zamanda davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı olan .... tarafından█████/2006 tarihinde ....'a satıldığı görülmüş ayrıca davalı kooperatif yönetim kurulu karar defterinin █████/2002 tarihli yönetim kurulu kararında davacı ...'in üyeliğinin kabul edildiği, karar metninde açıkça ... blok ....kat no:... denilmek suretiyle ... nolu bağımsız bölümün davacının üyeliğine isabet ettiğinin belirtildiği, davacının daireyi teslim alarak fiilen kullanmaya başladığı, apartman aidatı, elektrik ve su abonelikleri ile zorunlu deprem sigortalarının yaptırıldığı da anlaşılmıştır.
İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, ... tarafından ... nolu bağımsız bölümün kendine ait olmasına rağmen .... adına tescilli olması sebebiyle.... Şti ve ... Şti (dahili davalı olarak ... ile .... da mevcut) aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında ..., .. ve ... aralarında protokol imzalanması suretiyle .... nolu bağımsız bölümün satışını ...'a ve inceleme konusu dosya konusu ... nolu bağımsız bölümün ise tarafların muvafakatiyle davalı ...'a devredildiği ve böylece davadan feragat edilmesi sebebiyle ████████ karar sayılı ilam ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmekle birlikte hüküm ... tarafından temyiz edilmiş ise de adı geçenin dosyada taraf olmadığından ve aleyhine hüküm kurulmadığından temyiz dilekçesinin reddi ile kararın █████/2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İzmir 8. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise; davacı ... tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında mahkemece █████████ karar sayılı ilam ile tapu kaydının ... adına kayıtlı olması sebebiyle husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmekle birlikte hükmün bu şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Öncelikle şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar mahkemece kurulan hüküm ihbar edilen tapu müdürlüğü tarafından istinaf edilmiş ise de adı geçene dava ihbar edilmekle birlikte yargılamaya dahil olmuş ise de feri müdahillik talebi olmadığı gibi müdahale harcının da yatırılmadığı göz önüne alındığında ve adı geçen yönünden aleyhe bir hüküm de kurulmadığından ihbar olunan Tapu Müdürlüğünün kararı istinaf etme hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin kabulüne olanak olmamakla Tapu Müdürlüğünce sunulan istinaf istemi yönünden bu aşamada ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
Medenî yargılama hukukuna hâkim temel ilklerden olan, tasarruf ilkesinin de bir görünümünü oluşturan taleple bağlılık ilkesi, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği anlamına gelmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesinde düzenlene bu ilke gereğince, Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, dava konusunu (müddeabihi) davacı belirler. Mahkeme ancak davacı tarafından belirlenen konuda karar verebilir. Davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Mahkemece talepten daha azına karar verilebilir ise de dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler, (Yargıtay HGK, █████/202 tarih ve 2017/(19)11-1644 E. - █████████K. ). Esasen istem sonucu, dava konusunu belirleyen tek ve asıl ögedir. İstem sonucu mahkemeden istenilen şey olup davanın mevzuunu teşkil eder ve mahkemenin davayı kabul etmesi halinde kararında neyi hüküm altına alacağı hususunun açıkça beyan edilmesi keyfiyeti olarak anlaşılmaktadır. Dava konusunun ne olduğu istem sonucu ile belirlenir. (Yargıtay HGK, █████/2017 tarih ve 2015/7-917 E. - ████████K.). Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacı yanca asıl dosya üzerinden tapu iptal tescil davası, birleşen dosya üzerinden ise tazminat davası açılmakla birlikte mahkemece konu bağımsız bölümün olduğu taşınmazın █████/2020 tarihli deprem sebebiyle yıkılması sebebiyle █████/2023 tarihli duruşmada davacı yana "asıl davaya tapu iptal tescil mi yoksa arsa değeri üzerinden tazminat talebi mi" olarak devam edileceği şeklindeki soru üzerine sunulan █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile arsa payına karşılık gelen parasal değer üzerinden devam edileceği bildirilmiş ve asıl dava dosyası üzerinden uyuşmazlık bu yönde hükme bağlanmış ise de dava dilekçesinde tazminat talebi yönünde terditli bir istemin bulunmadığı gibi terditli istem olmasa da taşınmazın bahse konu depremde yıkılması yanında arsa payının da davalı üzerine tescil edilmediğinin anlaşılmasına göre somut olayda 6100 sayılı HMK'nın 125 maddesindeki koşullar oluşmadığından davacının başlangıçtaki talebinin değiştirilmesinde imkan bulunmadığı ve böylece asıl dava dosyası üzerinden talep konusu edilen tapu iptal ve tescil isteminin yeni gelişen durum karşısında asıl dava konusuz kaldığından bu yönde bir karar verilmesi bunun sonucuna bağlı olarak birleşen dosyanın konusuz kalmadığından ileri sürülen tazminat talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlara aykırı olacak ve taleple bağlılık ilkesine ters düşecek şekilde bir karar verildiği anlaşılmakla yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık oluşturan ve resen gözetilmesi gereken bu husus nedeniyle anılan adı geçen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne karar verilmiştir.
Kabule göre, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Harçlar Yasası'nın 30 ve 32. maddeleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlatması için usulüne uygun olarak süre tanınması, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp, yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesi gereken tazminat talebine ilişkin olarak az yukarı da belirtildiği üzere dava konusu ... nolu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmaz yargılama sırasında 30.10.2020 tarihli İzmir depremi ile birlikte büyük ölçüde hasar gördüğü ve sonrasında yıkılarak tapu sicilinden terkin edilmiş olduğu göz önüne alındığında yargılama sırasında yeni bir vakıa ortaya çıktığından aksi iddia edilmekle birlikte birleşen dosya üzerinden talep konusu edilen tazminatın ek rapordaki gibi deprem tarihi itibariyle arsa değer karşılığı üzerinden değerlendirilmesi gerekmekle birlikte harcın da bu değer üzerinden ikmal edilmesi gerekmesine karşılık hatalı olacak şekilde dava tarihindeki değeri üzerinden harç ikmali yapılmış olması eksiklik oluşturacağından belirtilen şekilde ve birleşen dosya yönünden olacak biçimde yeniden yapılacak yargılamada bu yönden eksikliğin de ikmal edilmesi gerekir.
Yine kabule göre ise dava dışı ... tarafındanİzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası açılmakla yukarıda belirtilen şekilde feragat ile sonuçlanmasına bağlı olarak davacı yanca bu sefer davalı kooperatif aleyhine İzmir 8. ATM'nin (kapatılan) ████████ esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davası açılmakla birlikte davanın husumet yokluğundan reddedilip iş bu davanın açılmasından evvel kararın kesinleştiği göz önüne alındığında davalı kooperatif yönünden esas dosya üzerinden açılan iş bu davada söz konusu mahkeme dosyası dosya arasına ikmal edilerek derdestlik talebi yönünden de bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4- 6 maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4-6 maddeleri uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2025 gün ve ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!