Kara taşımacılığından kaynaklanan ihracat eşyasının teslim gecikmesi, operasyonel hatalar ve kontrol zafiyetleri sonucu oluşan maddi zararların tazmini istemiyle açılan belirsiz alacak davası.
Özet: Davacı şirket, uluslararası taşımacılık operasyonunda meydana gelen ciddi gecikmeler, malın aylarca tasarrufa kapalı kalması, operasyonel hatalar ve kontrol zafiyetleri nedeniyle ticari faaliyetlerinin zarar görmesi ve önemli maddi kayıplara uğraması gerekçesiyle, taşıma organizatörünü ve fiili taşıyıcıyı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutarak tazminat talebinde bulunmuş; davalı taraf ise yetkisizlik, husumet yokluğu itirazları ve davanın belirsiz alacak davası niteliği taşımadığı savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Davalının taşıma/lojistik organizasyonu borcunu gereği gibi ifa etmemesi, operasyonel hata ve kontrol zafiyetleri nedeniyle ihracata konu eşyanın teslim sürecinin sekteye uğraması, sevkiyatın uzun süre fiilen tasarrufa kapalı kalması, teslimin ciddi biçimde gecikmesi, eşyada hasar bulunması ihtimali ve buna bağlı olarak davacı şirketin müşteri kaybı, kâr mahrumiyeti, ciro/kârlılık düşüşü, kur farkı, KDV iade kaybı/gecikme zararı ile sair maddi zararlarının tazmini istemidir.İşbu dava, davalılar tarafından yürütülen taşıma ve lojistik organizasyonu sürecinde yapılan açık ve ağır operasyonel hata sonucu, ihracata konu emtianın aylarca tasarrufa kapalı kalması, sevkiyat sürecinin akamete uğraması ve davacı şirketin ticari faaliyetlerinin ciddi şekilde zarar görmesi nedeniyle açılmıştır. Somut olayda, taşıma zincirinin en temel kontrol mekanizmalarının işletilmemesi sonucunda sevkiyat güvenliği sağlanamamış; davacının uluslararası ticari ilişkileri zedelenmiş ve önemli ölçüde maddi zarar doğmuştur. Davalılar, biri sözleşmesel organizatör, diğeri fiili icracı olarak aynı zararın doğumunda rol almış olup, bu nedenle doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı şirket ihracat faaliyeti yürüten bir tacirdir. Davalı ...Şti., taşıma organizasyonunu üstlenen sözleşmesel taraf olup; davalı ...A.Ş. ise taşıma sürecinin fiili icrasında yer alan ve operasyonun sahadaki yürütülmesinden sorumlu şirkettir. Davacı ile taşıma ilişkisi sözleşmesel olarak M9 üzerinden kurulmuş olmakla birlikte, taşıma sürecinin fiili icrası kapsamında yükleme, saha yönetimi, mühürleme ve sevk işlemlerinin...A.Ş. tarafından yürütüldüğü, dosya kapsamındaki gümrük tutanakları, saha kayıtları ve diğer delillerden açıkça anlaşılmaktadır. Bu haliyle ... A.Ş., taşıma zinciri içerisinde fiili taşıyıcı/alt taşıyıcı konumunda olup, taşıma faaliyetinin icrası sırasında meydana gelen zarardan doğrudan sorumludur. Öte yandan, taşıma organizasyonunu üstlenen davalı ... Şti. de, sürecin sağlıklı şekilde kurulması ve yürütülmesini sağlama yükümlülüğü kapsamında sözleşmesel sorumluluk altındadır. Bu nedenle işbu dava, taşıma sürecindeki kusurun yol açtığı tüm maddi zararların tazminini konu almaktadır.İşbu davanın HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak kabulüne,Davalılar ...A.Ş. ve...Ltd. Şti.’nin, kusurlu taşıma/lojistik organizasyonu ve borca aykırı davranışları nedeniyle doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, şimdilik 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına,Şimdilik hükmedilecek alacağa, davalıya zarar kalemlerinin yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren ticari avans faizi uygulanmasına,Alacağın tam ve kesin miktarı, tahkikat, celp edilecek kayıtlar ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir hale geldiğinde HMK m.107/2 uyarınca talep artırımında bulunabilmemiz için tarafımıza usulüne uygun süre verilmesine,İlgili Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturma dosyasının; ilgili gümrük ve gümrük muhafaza birimlerinden ... sayılı yazı ve ekleri ile tüm tespit ve işlem evrakının; davalı ...A.Ş.’den ... kayıtları, kamera görüntüleri, kantar fişleri, mühürleme ve teslim kayıtlarının celbine,Dosyada, lojistik/uluslararası taşıma alanında uzman bilirkişi ile SMMM/finans bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmasına; gerek görülmesi halinde ayrıca adli belge inceleme bilirkişisi görevlendirilmesine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına,karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Dava yetkisiz yer mahkemesinde açılmıştır. yetkiye itiraz etmekteyiz.davanın aktif ve pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. davacı tarafça sunulan deliller de müvekkil ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığını açıkça ortaya koymaktadır.Bu nedenle; HMK m.31 uyarınca Sayın Mahkemenizce davacıdan, talebinin hukuki niteliğini, hangi zarar kalemlerine dayandığını ve her bir talep kaleminin dayanağını açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklaması, zarar kalemlerinin somutlaştırılması ve her zarar kalemi için ayrı ayrı dava değerinin belirtilmesinin istenmesini talep ederiz. Verilecek kesin süre içinde açıklama yapılmaması halinde; davanın REDDİNE karar verilmesi gerekmektedir. Açıklama yapıldığında yapılan açıklamalara göre savunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu da ayrıca bildiririz. Davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün değildir.husumet itirazımıza halel gelmemesi kaydıyla; eşyalar üzerinde hiçbir adli veya idari el koyma kararı bulunmadığı gibi, davacının hasar ve zarar iddiasının dakabulü mümkün değildir.husumete dair itirazlarımız baki olmakla birlikte; davacının 9 ay boyunca hareketsiz kalması kendi ağır kusuru olup asla kabul etmemekle birlikte aksi kabulde dahi illiyet bağı kesilmiştir. asla kabul etmemekle birlikte; davacının talep ettiği zarar kalemleri hukuki dayanaktan yoksun ve fahiştir: her halükârda kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığı veya son derece sınırlı olduğu açıktırdavacının hasar, gecikme ve zarar iddialarına ilişkin olarak, süresinde ve usulüne uygun herhangi bir bildirim bulunmamaktadır.Öncelikle yetki, aktif ve pasif husumet yokluğu ve belirsiz alacak davası açılamayacağına dair ilk itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, işbu davanın, HMK m. 61 uyarınca ilgili Sigorta Şirketine, diğer davalı ... Şti.’nin taşıma zincirine dahil ettiği alt taşıyıcılara ve ilgili taraflara ve özellikle taşıma organizasyonunu kuran ve yöneten yurt dışı yerleşik ... firmasına ihbarına,Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.CEVAP; Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Davacı dava dilekçesinde zarara sebebiyet veren tüm fiillerin ...'da gerçekleştiği iddiası ile davayı yetkisiz olan İstanbul Mahkemelerinde açmıştır. Genel yetki kurallarına ilişkin düzenlemeler HMK md.5 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nda taşıma işleri başlığı altında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme mevcuttur. TTK madde 890/2 de " (2) Fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.". İlgili maddeye göre iş bu davada müvekkil ...Şirketi asıl taşıyıcı konumundadır. Bu nedenledir ki müvekkil şirketin yerleşim yeri adresi"..." olduğundan davada yetkili mahkeme ... Mahkemeleridir. Husumet yönünden iş bu davada davalı taraflı tarafların hatalı gösterilmesinden dolayı itiraz ederiz. Dava konusu taşıma işi için müvekkil şirket davacı .... LTD. ŞTİ. ile bir sözleşme yapmış ardından fiili taşıma için ...Tic. A.Ş. İle anlaşmıştır. Sürecin devamında ... A.Ş. fiili taşıma için diğer davalı olan ... A.Ş.'yi belirlenmiş ve bu belirleme müvekkil şirketin bilgisi dışında gerçekleşmiştir. Davacı tarafça iş bu davada husumet yanlış kişiye yöneltilmiş olup, müvekkilin dava konusu uyuşmazlıkla herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen iddialar bakımından taraf sıfatı bulunmayan müvekkile dava açılması esas ve yasaya aykırıdır. Dava konusu ilişkinin gerçek muhatapları ve hukuki sorumluluğu bulunan ... Tic. A.Ş. ve ...A.Ş. olup davada husumet itirazımız. Davacının dava dilekçesinde yer alan arabuluculuk sürecine ilişkin beyanda bulunması yasa ihlalidir açıkça itiraz ederiz. dava dilekçesinde uğranıldığı ileri sürülen zararlara ilişkin herhangi bir sorumluluğumuz yoktur bu yöndeki beyanlara itiraz ederiz.-iddiaları, talepleri ve miktarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.-iddiaları, talepleri ve miktarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- açılan belirsiz alacak davasında harca esas değerilerin ayrı ayrı belirtilmemesi gerekçesi ile itiraz ederiz.Tüm bu yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurulduğunda, müvekkil şirket ...Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu sebebiyle eğer Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise iş bu dava konusu zarar yönünden hiçbir şekilde kusur sorumluluğu bulunmamakta olup davanın reddine karar verilmesini..."savunmuştur.(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekiline soruşturma dosya numarasını bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine karar verilmiştir. .. Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak taraflarının taraf olarak yer aldığı soruşturma dosyalarına dair bilgilerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davalıların kusurlu taşıma ve lojistik organizasyonu ve borca aykırı davranışlar sergiledikleri iddiasıyla davacı nezdinde maddi zarar doğduğundan bahisle davalılardan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. Maddesinde; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yerleşim yerinin ... tarihli ve ... sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 890. Maddesinde ise; Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin de yetkili olduğu; fiilî taşıyıcıya karşı açılacak davanın, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak davanın fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.Davalı ... tarafından cevap dilekçesiyle birlikte yetki itirazında bulunulduğu; ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğü; davalı ... tarafından cevap dilekçesiyle birlikte yetki itirazında bulunulduğu; .. Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasında taşımacılıktan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu ve uyuşmazlığın da taşımacılık ilişkisinden kaynaklandığı; davacının yerleşim yerinin ... olduğu, davalı ...'in yerleşim yerinin ... olduğu, bu suretle adli yargı çevresi olarak işbu ticari uyuşmazlık bakımından ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...'in yerleşim yerinin ise ... olduğu; malın teslimi için öngörülen yerin ise... olduğu; davacı tarafça işbu davanın yetkisiz olan mahkememizde ikame edildiği; yetkili mahkemeyi seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, her iki davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu görüldüğünden; davalı ...'in asıl taşıyıcı olduğu göz önünde bulundurularak, mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, 2-HMK 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin İHTARINA,4-HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili mahkemece karara bağlanmasına,Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı ... Lojistik ve davalı ... Lojistik vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır