Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, iflas eden şirketin avukatları tarafından muvazaalı olarak oluşturulduğu iddia edilen sıra cetvelindeki alacak kayıtlarının terkinine dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacılar, müflis bir şirketin iflas masası tarafından düzenlenen sıra cetvelinde yer alan davalılara ait toplam 6.632.000,00 TL tutarındaki alacakların, davalı avukatların şirketin iflas durumunu bilmelerine rağmen kasıtlı ve muvazaalı yollarla diğer alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla oluşturulduğunu iddia ederek bu alacakların kaydının terkinini talep etmekte; davalılar ise, alacaklarının vekaletname ve avukatlık sözleşmelerine dayalı olarak gerçek ve samimi olduğunu, üstlendikleri çok sayıda dava ve danışmanlık hizmeti karşılığı tespit edilen vekalet ücretlerinin olağan olduğunu, ayrıca davacıların bir kısmının davasının zamanaşımına uğradığını veya dava şartı eksikliği bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... 4- ... - ... 5- ... - ... ... 6- ... - ... ... 7- ... - ... ... 8- ... - ... ... 9- ... - ... ... 10- ... - ... ... 11- ... - ... 12- ... - ... ... 13- ... - ... ... 14- ... - ... 15- ... - ... ... 16- ... - ... ... 17- ... - ... ... 18- ... - ... ... 19- ... - ... 20- ... - ... ... 21- ... - ... ... 22- ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... -...DAVALILAR .... 2- ... - ... 3- ... - ...VEKİLİ : Av. ... - Anıttepe Mahallesi Turgut Reis Caddesi No:█████ ... Çankaya/ ANKARADAVA : Sıra Cetveline İtiraz / Kayıt Terkin DAVA TARİHİ : █████/2013KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "Sıra Cetveline İtiraz" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri için kayıt kabul davası açıldığını, kayıt kabul davalarının bekletici mesele yapılarak müvekkillerinin alacaklarının tespiti ve kayıt kabulüne karar verilmesinden sonra gerekli yargılamanın yapılarak davalıların müflis şirketten bu miktarda alacağının olmasının hakkaniyete uygun olmadığı gibi söz konusu alacakların muvazaalı olduklarının tespiti ile kayıtlarının terkini için işbu davanın açıldığını, davalılardan ... ve ...'in müflis şirketin avukatlığını yaptıklarını ve şirketin iflasını en iyi bilecek kişilerden olması hasebi ile kendileri için bu miktar alacak göstermelerinin hem hukuka hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, 21.05.2013 tarihinde tebliğ ettikleri sıra cetveline göre; davalılar ... ve ... için başvuru no:54-53 ile 3. Sıra kayıt ve kabulüne karar verilen 3.000.000,00.TL'den 6.000.000,00.TL'lik alacağın kaynağı belli olmadığını, avukatlık ücretinden kaynaklı öncelikli alacaklardan olduğunun düşünüldüğünü, davalılar ... ve ...'in vekili oldukları şirketin borca batık olduğunu ve iflasın eşiğinde olup hakkında iflas davası açılıp iflasını en iyi bilecek durumda olmaları nedeni ile iflas idaresince kayıt ve kabul edilen bu alacakların gerçek olmadığı muvazaalı olarak müflis şirketin borçlularından mal kaçırmak için kasıtlı olarak oluşturulduğunun açık olduğunu, yine davalılardan ...'ın davacı müvekkillerinden bir kısmının vekili olarak müflis şirketten daire ve dükkan alımına vekil olarak aracılık etmişken kendilerinin alacaklarının kayıtları kabul edilmezken ...'ın 9.041.000,00.TL alacak yazdırdığını ve bunun 632.000,00.TL'lik kısmının kabul edilip geri kalan kısmının kabul edilmemesinin manidar olduğunu belirterek ; Müflis .... 17.05.2013 tarihinde yayınladığı ve taraflarına 21.05.2013 tarihinde tebliğ edilen .... esas sayılı dosyasına ilişkin olarak İİK 206. ve 207. Maddeleri gereğince düzenlediği sıra cetvelinde muvazaalı olarak davalılardan ... için 3. Sırada 54. Başvuru no ile kayıt ve kabulüne karar verilen 3.000.000,00.TL'lik; davalı ... için 3. Sırada S3. Başvuru no ile kayıt ve kabulüne karar verilen 3.000.000,00.TL'lik; davalı ... için 4. Sırada 30. Başvuru no ile kısmen kayıt ve kabulüne karar verilen 632.000,00.TL'lik olmak üzere toplam 6.632.000,00.TL gerçek olmayan muvazaalı alacağın kaydının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bir kısım davacılar yönünden davanın süresinde olmadığını, bir kısım davacıların dava şartı bulunmadığını, ... ve ...'un masaya başvuruda bulunmadıklarını, bir kısım davacıların davasının görülmesi için masaya karşı açtıkları kayıt kabul davalarının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davaların birlikte görülmesinde hukuki menfaat bulunmadığını, müvekkillerinin alacaklarının terkini için .... sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, müvekkilinin alacağının gerçek ve samimi olduğunu, vekaletname ve avukatlık sözleşmeleri gereğince müflis şirketten alacaklı olduğunu, ekli listede yer alan davaların taraflarınca takip edildiğini ve kiminin sonuçlandırıldığını kimisinin de iflas nedeni ile görevlerinin sona erdiğini, kayıt terkin davalarında ispat külfetinin davalıda olduğunu, bununla beraber vekaletname ve ücret sözleşmeleri ile temel borç ilişkisinin ortaya konduğunu, takip edilen davalar ve özellikle danışmanlık konusu işlerin miktarları incelendiğinde tespit edilen vekalet ücretinin normal olduğunun görüleceğini, her ne kadar davacı taraf, bedelin hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmekte ise de iflas masasına alacak başvurusunda bulunan kişilerin alacağının 125.000.000,00.TL'nin üzerinde olmasının dikkatten kaçmaması gerektiğini, bu rakamın şirketin yapmış olduğu işlerin kapsamını oluşturduğunu, müvekkillerinin alacağının gerek kambiyo evrakı gerekse ortaklar kurulu karar defterinde somutlaştırıldığını, temel borç ilişkisinin ortaya konulmasından ayrı olarak alacağın miktarı da somutlaştırılmış bulunduğundan ve alacak tespit edildiğinden mevcut borcun ödendiğini ispat külfetinin davacıda olduğunu, İflas İdaresi tarafından şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucu oluşturulan bilirkişi raporunda da alacağın mevcudiyetinin tespit edildiğini, sözleşme ve kararlar alındığında henüz ortada olmayan iflasa dair hiçbir dava olmadığından muvazaa iddiasının yersiz olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Uyuşmazlık; müflis...'nin sıra cetveline kayıt edilen, davalılara ait alacakların muvazaalı olup olmadığı, davalıların alacaklarının sıra cetvelinden terkinin gerekip gerekmediği, bir kısım davacıların dava açma haklarının bulunup bulunmadığı, bir kısım davacıların davasının süresinde olup olmadığı konularında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. .... sayılı dosyası6.Davalılar ile müflis .... arasında imzalanan avukatlık sözleşmeleri7. Bilirkişi rapor ve ek raporlarıV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8.Dava, sıra cetveline itiraz ile bir kısım alacakların sıra cetvelinden terkini istemine ilişkindir. 9. Mahkememizin ... sayılı dosyasında, davacılar ...., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olup; mahkememizce bu davacılar yönünden tefrik kararı verilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. 10. Öncelikle, sıra cetveline itiraz davasının süresi içinde açılıp açılmadığı hususunun irdelenmesi gerekmiştir. 11. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinin birinci fıkrası hükmü "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir." şeklinde olup madde de yazılı süre hak düşürücü süredir.12. Yukarıda anılan Kanun'un 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü, İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.13. Hak düşürücü süre hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir Hak düşürücü süreler hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte düşmektedir. Artık o hakkın istenmesi, dava ve takip edilmesi mümkün değildir.Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur (...).14. Hak düşürücü süreler itiraz niteliği taşırlar. Taraflar hak düşürücü süreyi davanın her aşamasında hatta kararın bozulmasından sonra da ileri sürülebilirler. Ayrıca hak düşürücü sürelerin incelenmesi tarafların iradelerine bırakılmamıştır. Hâkim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması, araştırma ve inceleme konusu yapılması gerekmektedir (....).15. Somut olay yapılan açıklamalar sonucu ele alındığında, İflas Dairesine yazılan yazı ve gelen dayanaklara göre; sıra cetvelinin 17.05.2013 tarihinde ilan olunduğu, davacıların İİK m. 223 hükmü uyarınca tebliğe elverişli adres gösterip gerekli masrafı avans olarak yatırmamış oldukları, ilandan itibaren onbeş günlük yasal hak düşürücü süre içinde mahkememizde dava açılmadığı anlaşılmaktadır. 16. Yine belirtilen zaman dilimi içinde hak düşürücü sürenin işlemesine engel olan yasal herhangi bir düzenleme mevcut olmadığından, hak düşürücü süre içinde dava açılmamasının hukuki sonuçları da usulen ortaya çıkacaktır.17. Sonuç olarak; davacılar tarafından davanın, 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla; açılan davanın hak düşürücü süreye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.VI-HÜKÜM 1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden hak düşürücü süre nedeni ile DAVANIN REDDİNE, Karar ve İlam Harcı2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,Vekalet Ücreti5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 3 ve 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalılar yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ...ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ... E-İmzaÜye ... E-İmzaÜye ... E-İmzaKatip ... E-İmzaNOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"