Danıştay, komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlendiği iddiasıyla salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Bir şirketin komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği iddiasıyla 2018 dönemleri için uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından reddedilmiş; Danıştay ise temyiz incelemesinde, davacı şirketin önceki kararların hukuka uygunluğunu bozacak nitelikte bir hukuki hata bulunmadığına hükmederek istinaf kararını onarken, lehine olan kararı bozmak için temyiz başvurusunda bulunan davalı idarenin başvurusunu hukuki yarar yokluğundan incelemeksizin reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... Evde İnternet ve Çağrı Merkezi Hizmetleri Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket adına, komisyon karşılığı kısmen sahte fatura düzenlediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2018 yılının Şubat ila Kasım dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, kısmen gerçek bir emtia teslimine ve hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğini ortaya koyacak mahiyette olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, dava konusu vergi ve cezalara dayanak vergi tekniği raporunda atıf yapılan, haklarında daha önce tanzim edilen... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda sahte belge düzenlemedikleri sonuç ve kanaatine varıldığı, olağan dışı banka hareketlerinin olmadığı, düzenlenen faturalar içeriği hizmet ile iştigal ettikleri faaliyet alanında tutarlılık bulunduğu, demirbaşlarının mevcut ve yoklamalarda adreste yer aldıkları, ticari ilişki kurdukları ... Çağrı Hizmetleri Anonim Şirketi nezdinde sahte belge düzenlediği iddiasıyla rapor tanzim edilmesinin taraflarını bağlamayacağı, tüm bu tespitler değerlendirilmeksizin gerekçeye dayandırılmaksızın verilen kararın hukuka aykırı düştüğü ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idare temyiz isteminin incelenmeksizin, davacı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinin (a) bendine █████/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır." hükmü eklenmiş olup yapılan bu düzenleme ile Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılarak yeniden vaka incelemesi yapılamayacağı kurala bağlanmıştır.Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca hukuki denetimle sınırlı olarak incelenen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Yargı yerlerince verilen kararlardan, ancak davanın tarafları aleyhine sonuç doğuran hüküm fıkralarına karşı yasal başvuru yolları kullanılabileceğinden, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasının istenilmesinde hukuki yararı bulunmayan davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacı temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır. İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir. İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır. Kararın, davacı şirket adına, kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu done alınarak yapılan tarhiyata ilişkin kısmına yöneltilen davacı temyiz istemi hakkında, tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.