Sabit ücret ve primle çalışan doktorun kıdem, fazla mesai ve tatil alacaklarının hesaplanması uyuşmazlığında bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Sabit ücret ve primle çalışan davacı işçinin kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin alacakları taleplerini içeren davada, Yargıtayın özellikle primli çalışan işçilerin fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesaplanma yöntemine dair bozma kararına uyularak verilen kısmi kabul kararının hem işçi vekili tarafından ücretin yanlış tespiti, prim alacağının hesaplanmaması, çalışma süreleri ve bilirkişi raporundaki hatalar nedeniyle; hem de davalı vekili tarafından tanık delillerinin geçerliliği, hesaplama hataları ve usule ilişkin itirazlarla yeniden temyiz edildiği, alacakların tespiti ve hesaplanmasına ilişkin çetrefilli bir hukuki süreci ifade etmektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2011/Nisan ile 10.02.2017 tarihleri arasında sorumlu doktor olarak çalıştığını, çalışmalarına bağlı olarak ödenmeyen kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ücret, prim hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2023 tarihli kararı ile; davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ancak bu tutarın kendisine ödenmiş olduğu, davacının 2012-2015 yıllarında Mart - Kasım ayları arasında 08.00-23.00 saatleri arasında günde 2 saat yemek ve mola süresi düşüldüğünde 13 saat çalıştığı, haftada 7 gün 38,5 saat fazla çalışma yaptığı, yaz sezonlarındaki ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışmış olduğu, sevk edilen hasta sayısının belirsiz olduğu, sevklerin yatarak mı ayakta mı olduğu ve hasta başına ne kadar prim tahakkuk edildiğinin kayıtlardan anlaşılamadığı görülmekle miktarı ve ödenip ödenmediği tam ve kesin olarak belirlenemeyen prim alacak talebinin reddolunduğu, davacının ücreti dışında ayrıca bir işyeri hekimliği ücreti alacağı bulunduğuna dair kesin ve inandırıcı bir delile rastlanmadığı, davacının hak kazandığı yıllık izinlerini kullanmış olduğu anlaşılmakla yıllık izin alacağı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 27.11.2023 tarihli kararı ile; hesaba esas alınan hizmet süresi ile ücretin dosyadaki delil durumuna göre yerinde olduğu, davacının prim alacağı iddiasının ispatlanamadığı, davacının hak etmiş olduğu kıdem tazminatının mahkemece aldırılan ek bilirkişi raporunda 9 yıl 10... günlük çalışma süresine göre brüt ve net olarak hesaplandığı, kıdem tazminatı hesabında kıdem tazminatı tavanının gözetildiği, ibraname ile ödenen kıdem tazminatı miktarının net olarak hesaplanan kıdem tazminatı tutarını karşıladığı, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat ve alacakların dosyadaki delil durumuna göre değerlendirilmek sureti ile karar verildiği gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut uyuşmazlıkta sabit ücrete ek olarak satış primi ile çalışan davacının fazla çalışma alacağının hesabında; sabit ücret dikkate alınarak bu ücret üzerinden %150 zamlı saat ücretinin belirlenmesi ile ayrıca ödenen prim miktarı da dikkate alınarak %50'lik zamlı kısım da belirlendikten sonra bu hesaplamanın toplam sonucuna göre davacının fazla çalışma ücreti tespit edilmesi gerektiği, ayrıca hafta tatili alacağı yönünden de hesaplama yapılırken sabit ücret+prim alacağı toplamı olan temel ücretin 1,5 katı üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uygun değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücretinin bordrolarda göründüğü gibi 6.000,00 TL değil 3.000,00 Euro olduğunu, b. Davacının prim alacağına dair hiçbir hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, prim alacağının bulunduğunu, c. Bilirkişi raporunda hizmet süresinin hatalı olarak dikkate alındığını ve hesaplamaların hatalı yapıldığını, d. Davacının 7/24 çalışma usulüyle çalıştığını, fazla çalışmaya esas dönemin ve yıllık ücretli izin alacağının da yanlış ve eksik hesaplandığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının eksik hesaplandığını, e. Davacının işyeri hekimliğinden kaynaklı ücret alacağının bulunduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Yazılı delillerin mevcudiyeti karşısında tanık delillerine itibar edilemeyeceğini, b. Bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, ödemelere ilişkin kayıt ve belgelerin dosya getirilmeden karar verildiğini,c. Davacı tarafça ikinci defa ıslah dilekçesi verilemeyeceğini,d. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu,e. Davalı lehine eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.