Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kömür satışından kaynaklanan ödenmeyen fatura bedeli için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında teslimat ispatının eksikliği nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden incelemeye gönderdi.
Özet: Bu hukuki evrak, ödenmemiş kömür faturasıyla ilgili itirazın iptali davasını inceleyen bir bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesini sunmakta olup, ilk derece mahkemesinin davacının kısmen kabul edilen alacak talebine yönelik kararının, teslimat ispatı konusundaki eksiklikler nedeniyle daha önce aynı bölge adliye mahkemesi tarafından bozulup yeniden incelenmek üzere geri gönderildiğini; sonrasında ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davacının ticari defterlerinde faturanın kayıtlı ve ödenmemiş olduğunun tespit edildiği, davalının vergi bildirimlerinde bu alımı göstermediği ve davalı tarafın kendi defterleri yerine başka bir şirketin defterlerini ibraz ettiği aşamaları detaylandırmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:█████/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkan Vekilinin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; kömür ithalatçısı olan davacı şirketin 04.12.2017 tarih ve ... seri numaralı 9.110,89-USD bedelli fatura mündericatı kömürü davalıya satıp teslim etmiş ise de kömür bedelini ödemeyen davalı tarafın söz konusu faturayı da davacıya iade ettiğini, davacı şirketin bu alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalının tümüyle takibi akamete uğratmaya yönelik olan itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalının takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... alınan 22.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre takibe konu fatura ve sevk tarihlerinde serbest piyasa rayicine göre 1 ton kömürün 125,4238 USD olduğu tespit edildiği, takip ve fatura tarihi itibari ile 34280kg lık kömürün teslim edildiği kabul edildiğinden davacının KDV dahil usd olarak 34.280 * 125,4238= 4.299,52 usd ve KDV 733,91 usd =5033,43 usd fatura bedeli olarak talep edebileceği, 5033,43 USD nin ise fatura tarihindeki TL olarak karşılığı; yani 04.12.2017 deki karşılığı; usd efektif satış bedeli 3,9320 TL olup =19.791,44 TL olduğu, takip tarihi itibari ile davacı alacağını USD olarak talep etmiş ise de yabancı para cinsinden anlaşma olduğu ispatlanamadığı, kaldı ki davalıya gönderilen ödeme emrinin TL üzerinden düzenlendiği anlaşıldığı, ödeme emri de iptal edilmediği gerekçesiyle davacının alacağını TL cinsinden talep edebileceği kabul edildiği, alacak likit olduğundan davalı icra takibine itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan tutarın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizin █████/2021 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının davalı şirket hakkında 9.110,89 USD karşılığı 34.541,21 TL asıl alacak üzerinden icra takibi █████/2018 tarihinde başlattığı, yetki itirazı üzerine Antalya 14. İcra Müdürlüğünde çıkartılan ödeme emrinde 34.541,21 TL asıl alacak ibaresine yer verildiği, USD'ye yönelik talebine yer verilmediği, bu ödeme emrinin davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili aracılığıyla █████/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Teslimi ispat davalı alacaklıya ait olup, teslim ispat edildiği takdirde varsa ödemenin ispatı da davalı üzerindedir.
İlk Derece Mahkemesince altında ... isim ve imzası bulunan sevk irsaliyesi içeriğinde belirtilen 34.280 kg kömürün nakliye faturasının ... Otomotiv... Ltd. Şti. kayıtlarında olduğu, süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediği gerekçesiyle teslimin ispatlandığı yanılgılı değerlendirmesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesince altında ... isim ve imzası bulunan sevk irsaliyesi aslı, dosya arasına celp edilerek davalının o tarihteki çalışanlarına ilişkin listenin SGK'dan getirtilip böyle bir çalışanın olup olmadığının tespiti için gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle teslimin ispatlanması hususu değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin bu aşamada istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince esastan kabulüne dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "...Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödeme yapılmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu BA formlarının incelenmesinde dava konusu faturanın mal alım olarak davalı tarafından bildirilmediği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı vekili tarafından davalı şirketin değil, dava dışı ... Otomotiv şirketinin ticari defterlerinin ibraz edildiği, davadışı şirketin ticari defterlerinde, dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı ancak davacının davalıya gönderdiği dava konusu faturanın konusunu oluşturan kömürün 34.280 KG lık kısmının davalıya teslim edilmesine ilişkin nakliye faturasının dava dışı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, süresi içerisinde değil 7 günlük itiraz süresi dolduktan sonra faturanın iade kaydının dava dışı şirketin ticari defterlerine işlendiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili dava dışı şirketin ticari defterlerinin sehven sunulduğunu beyan etmiştir. Bunun üzerine davalı şirketin ticari defterleri incelenmesinde; davalı konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, sevk irsaliyelerinin ve nakliye faturalarının da kayıtlı olmadığı, tarafların 2016 yılında ticari ilişkilerinin bulunduğu ancak 2017 yılında davalı defterlerine göre bir ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ... Esas sayılı kararında belirtildiği üzere davalının o tarihteki çalışanlarına ilişkin liste istenilmiş olup, davalı çalışanları arasında ... isimli bir çalışanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacıdan sevk irsaliyesinin aslı talep edilmiş olup, davacı vekili sunmuş olduğu dilekçesinde ilgili firma ile yapmış oldukları şifai görüşmede sevk irsaliyesinin aslının bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacının davalıya mal teslim ettiği ispatlanamadığından ispatlanamayan davanın reddine, koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip ve dava konusu fatura içeriği kömürün davacı şirketin İzmir/Aliağa tesisinden iki kamyon halinde gönderilerek, Antalya Manavgat'ta davalıya teslim edildiği hususunun fatura, kantar fişleri, irsaliyeler, araç takip sistemi kayıtları, nakliye firmasının davalı ile aynı adreste aynı yönetim altında faaliyet gösteren dava dışı şirkete kestiği nakliye faturası ile sabit olduğunu, buna rağmen teslim olgusunun, salt irsaliyede imzası bulunan kişinin davalının çalışanı olup olmadığına, dolayısıyla SGK kayıtlarına bağlanmasının ülke gerçeğine ve hayatın olağan akışına uymadığı gibi davalının haksız kazanç teminine de vesile olunduğunu, çünkü tasvibi mümkün değilse de, kayıt dışı işçi çalıştırmanın yaygın bir uygulama olduğunu, dolayısıyla bir yandan kayıt dışı işçi çalıştırmanın mali avantajlarından istifade eden davalı şirketin öte yandan da kayıt dışı çalıştırdığı işçisine teslim edilen emtia hususunda irsaliyedeki imza sahibini tanımadığını, böyle bir çalışanı olmadığını söyleyerek iki yönden de haksız kazanç sağladığını, malın imza karşılığı teslim edilmesi elbette gerekli ise de, somut maddi olayda buna zaten uyulduğunu ve sürücülerin malı götürdükleri adreste kendilerini karşılayan davalı çalışanlarına irsaliyelere attırdıkları imzaları karşılığında kömürü teslim ettiklerini, ancak ... günü saat ...'de ...'dan yola çıkıp 25 saatlik bir yolculuğu takiben ertesi günü davalının adresine ulaşan sürücülerin evvelce de mal getirdikleri bu adreste malı teslim alanları zaten tanıyor olmaları sebebiyle kimlik, SSK kaydı vs. belge sormalarını beklemenin hayatın olağan akışına da uymayacağını, bu nedenle davalının teslim hususundaki inkarı karşısında kömürü getirip davalıya teslim eden kamyon sürücülerini, salt maddi nitelikteki teslim olgusu ile ilgili ve sınırlı olmak üzere tanık olarak dinlenilmeleri yönündeki ısrarlı beyan ve taleplerinin nazara alınmamasının dosya kapsamına ve somut maddi olayın özelliklerine uygun düşmediğini, bilirkişi raporlarında, dava konusu fatura içeriği kömürün iki sevk irsaliyesi ile ... ve ... plakalı araçlarla taşındığı, irsaliyelerde teslim imzalarının bulunduğu, hatta nakliye firmasının bu taşımaya ilişkin olarak kestiği taşıma faturasının dahi ... ... San. Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında bulunduğu hususları ile tespit edildiğini, ayrıca dosyada mübrez ... Araç Takip Sistemi görüntüsünde ... plaka no.lu aracın 05.12.2017 günü ...'da yani nakliye faturasının dava dışı ... Otomotiv şirketi tarafından kayda alındığı belirtilen 07.12.2017 tarihinden iki gün önce davalının adresine ulaştığını, bu nedenle fatura, imzalı sevk irsaliyeleri, nakliye faturası, teknik olarak dışarıdan müdahale ve tahrif olanağı bulunmayan araç kayıt sistemi kayıtları gibi birbirini izleyen ve teyit eden tüm bu hususların delil başlangıcı sayılarak maddi nitelikteki teslim olgusu ile ilgili ve sınırlı olarak kamyon sürücüsü tanıklarının dinlenmemiş olmasının önemli bir noksanlık ve bozma sebebi olduğunu, davaya cevap vermeyen defter ibrazından kaçınan, sunduğu defterlerin de noksan ve gayrı muntazam olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olan davalının işlemlerinin ve defter kayıtlarının güvenilmezliğinin ayrıca; davalı vekilinin 28.06.2019 havale tarihli dilekçesindeki, davalı şirket ile dava dışı şirketin ticari defterlerinin aynı mali müşavir tarafından tutulduğu, bir şirketin aldığı mala ilişkin ödemenin kimi zaman diğer şirket tarafından yapıldığı, bazı tutarların her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu yolunda ikrar niteliğindeki ki beyanları ile de tartışmasız hale geldiğini, teslim aldığı kömürün faturasını defterine kaydetmeyen, nakliye faturasını aynı adreste aynı yönetim altında faaliyet gösteren benzer unvanlı dava dışı şirketine kestiren davalının usule, yasaya, ticari teamüle ve etik kurallarına aykırı olan tüm bu usulsüz işlemleri kendi defterleri yerine sehven dava dışı şirketinin muhasebe kayıtlarının bulunduğu flash belleği incelemeye sunması ile tesadüfen ortaya çıkmış olan ve bizatihi davalı vekilinin davalı şirket ile dava dışı şirketin iş ve işlemlerinin birlikte yürütüldüğüne, "bir şirketin aldığı mala ilişkin ödemenin kimi zaman diğer şirket tarafından yapıldığı, bazı tutarların her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu" şeklindeki ikrarı da nazara alınarak, çalışanların kayıt dışı olabileceğine dair beyan ve iddiaları saklı kalmak kaydıyla; davalı ... ... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. ile aynı adreste, aynı yönetim altında faaliyet gösteren ... ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı dava dışı şirketin çalışanlarını gösterir listenin de SGK'dan celbi gerekirken ve bu husus 15.11.2021 tarihli dilekçede talep ettikleri halde İlk Derece Mahkemesince bu taleplerinden de sarfı nazar edilerek dava dışı şirketin çalışanlarını gösteren listenin celp edilmemiş olmamasının da ayrı ve açık bir noksanlık ve bozma sebebi oluşturduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmiş olmasına, dava konusu faturanın ve nakliye faturalarının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, tarafların 2016 yılında ticari ilişkilerinin bulunduğu ancak 2017 yılında davalı defterlerine göre bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, davalı yanın sevk irsaliyesinin düzenlendiği tarihteki çalışanlarına ilişkin listede sevk irsaliyesinde ismi bulunan Ali B. isimli bir çalışanın bulunmadığının anlaşılmasına, davacı yanca sevk irsaliyelerinin de aslının sunulmamış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davacının, davalıya mal teslim ettiğini ispatlayamamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!