Ticari satım kaynaklı alacak davasında, iade edilmeyen endüstriyel gaz tüpleri bedellerinin tahsili talebi mahkemece inceleniyor.
Özet: Davacı şirket, ticari ilişkiden kaynaklanan ve davalı tarafından iade edilmeyen 28 adet endüstriyel gaz tüpünün 154.407,12 TL tutarındaki bedeli ile haksız el koyma nedeniyle oluşan ve bilirkişi incelemesi sonrası artırılacak şimdilik 100 TL yoksun kalınan kârın, ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; faturaya süresinde itiraz edilmeyerek borcun kabul edildiğini iddia eden davacıya karşılık, davalı taraf ise yoksun kalınan kâr talebinin belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini, tüplerin uhdesinde bulunduğunun, borcun esasının ve fatura tebliğinin ispatlanamadığını, sunulan delillerin yetersizliğini, temerrüde düşmediğini ve talep edilen faiz oranlarını reddederek davanın usulden veya esastan reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin endüstriyel gaz satış ve dağıtım alanında faaliyet gösterdiği, bu faaliyet çerçevesinde müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki geliştiği ve davalının müvekkili şirketten birtakım endüstriyel gaz alımı yaptığı, gazların teslimi için mülkiyeti müvekkile ait ve müvekkile iadesi gereken tüpler davalı tarafından teslim alındığı, müvekkil şirket tarafından yapılan kontroller akabinde davalının müvekkil şirkete teslim etmesi gereken 28 adet tüpü teslim etmediğinin tespit edildiği, yapılan teslim akabinde tüplerin iadesinin şifahen davalıdan talep edildiği, ancak müvekkilinin tüm çabalarına rağmen tüplerin teslim edilmediği, aksine "tüplerin müvekkil şirketin sorumluluğundan çıktığı" hususunda geri dönüş yapıldığı, geçen süreçte müvekkil şirkete ait tüplerin tesliminin sağlanmayacağı anlaşıldığından, 154.407,72-TL tutarındaki tüp bedellerinin ödenmesi maksadıyla müvekkil şirket tarafından fatura tanzim edildiği, faturalara davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemekle davalı tarafından TTK m.21/3 uyarınca kabul edilmiş sayılan meblağ, geçen sürede ödenmemiş olduğundan, ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüp bedellerinin ödenmesi talep edildiği, ihtarnamenin 19.03.2025 tarihinde tebliğine rağmen tüp bedelleri müvekkil şirkete ödenmediği, arabuluculuk sürecine başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin "anlaşmama" olarak sonuçlandığı, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, tüp bedellerine dair 154.407.12-TL'nin ve Sayın Mahkemece belirlenecek bilirkişice hesap edilecek ve HMK m.107 uyarınca artırıma tabi tutulacak (şimdilik 100,00-t) yoksun kalınan kârın, davalıdan ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 19.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini Sayın Mahkeme'den vekâleten talep edildiği, müvekkil şirketin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, tüp bedellerine ilişkin 154.407,12-TL'nin ihtarname tebliğ tarihi 19.03.2025 tarihinden itibaren işleyen ticari ile davalıdan tahsiline, davalının müvekkil şirkete ait tüplere haksız yere el koyması nedeniyle, HMK m.107 uyarınca (mahkemece atanan bilirkişi tarafından hesap edilecek rapor akabinde) artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL yoksun kalınan den itibaren işleyen ticari faizi ile yapılan masrafların davacıya tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacının davasını yoksun kalınan kar talepleri için belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini beyan ettiği, ancak ortada gerçekten tüplerin teslim edilmemesinden kaynaklanacak şekilde yoksun kalınan bir kar varsa bunun davacı tarafından bilinmemesi mümkün olmadığı, nitekim yerleşik yargı kararları da bu nevi yoksun kalınan kara ilişkin alacak taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini açıkça içtihat ettiği, öncelikle huzurdaki davanın mahrum kalınan kar alacak talepleri yönünden reddine, bunun mümkün olmaması halinde kısmi dava olarak görülmesine karar verilmesinin talep edildiği, davacı yanın hangi hukuki gerekçe ile söz konusu tüplerin iadesini talep ettiğini izah etmediği, davacının 28 adet tüpün kendisine teslim edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, ancak bu iddialarını hiçbir suretle delillendirmiş olmadığı, söz konusu tüplerin müvekkil uhdesinde bulunduğunun dahi başlı başına tartışma konusu olduğu, bunlara ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dava dilekçesine ek olarak sunulan yazışmanın da delil olarak kullanılamayacağını, müvekkil şirketi temsile yetkili kişilerle yazışıldığının dahi belli olmadığı gerekçesiyle işbu ekran görüntüsüne itiraz edildiği, iadesi talep edilen tüplerin, delil olarak sunulan fatura içeriğine konu olup olmadığı dahi belli olmadığı, öncelikle bedeli talep edilen tüpler ile sunulan fatura ve teslim formalarına konu içeriklerin uyuşuyor olması gerektiği, söz konu faturalara konu mal teslimlerin gerçekleştiğine dair delil olarak sunulan teslim formlarının da teslim almaya yetkili kişilerce imzalanıp imzalanmadığı da başlı başına bir incelemeye muhtaç olduğu, söz konusu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edildiğine dair de herhangi bir delil bulunmadığı, yukarıda da izah edilen dava konusu alacağın esası ispat edilebilmiş olmadığı gibi söz konusu alacağın istenebilir durumda olduğunun ispata muhtaç olduğu, müvekkilinin söz konusu alacak talepleri yönünden temerrüde düşmediği, davacı yanca talep edilen faiz başlangıç tarihine ve faiz oranlarına da itiraz edildiği, yukarıda arz ve izah edilen ile Sayın Mahkemenizce resen tespit edilecek sebeplerle, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 28 adet tüpün iade edilmediğinden bahisle bedelinin ve yoksun kalınan karın tazmin talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmıştır.Dava dilekçesinde davacı şirketin endüstriyel gaz satış ve dağıtım alanında faaliyet gösterdiği, bu faaliyet çerçevesinde müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki geliştiği ve davalının müvekkili şirketten birtakım endüstriyel gaz alımı yaptığı, gazların teslimi için mülkiyeti müvekkile ait ve müvekkile iadesi gereken tüpler davalı tarafından teslim alındığı, müvekkil şirket tarafından yapılan kontroller akabinde davalının müvekkil şirkete teslim etmesi gereken 28 adet tüpü teslim etmediğinin tespit edildiği, yapılan teslim akabinde tüplerin iadesinin şifahen davalıdan talep edildiği, ancak müvekkilinin tüm çabalarına rağmen tüplerin teslim edilmediğinden bahisle tüp bedellerine dair 154.407.12-TL'nin ve mahkemece belirlenecek bilirkişi tarafından hesap edilecek yoksun kalınan kârın tazmini talep edilmiştir. Cevap dilekçesinde davacının 28 adet tüpün kendisine teslim edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, ancak bu iddialarını hiçbir suretle delillendirmiş olmadığı, söz konusu tüplerin müvekkil uhdesinde bulunduğunun dahi başlı başına tartışma konusu olduğu, bunlara ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ayrıca ,davacının davasını yoksun kalınan kar talepleri için belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini beyan ettiği, ancak ortada gerçekten tüplerin teslim edilmemesinden kaynaklanacak şekilde yoksun kalınan bir kar varsa bunun davacı tarafından bilinmemesi mümkün olmadığından bahisle davanın reddi talep edilmiştir.Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde mali inceleme yapılmıştır.Bilirkişi Raporu Davacının 2025 dönemine ait ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2025 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun ‘Tasdik Zamanı’ başlıklı 221. maddesine uygun olarak süresinde yaptırıldığı, davacının anılan dönemlerde e-defter mükellefi olduğu, 2025 dönemi Ocak ayı ------- onaylı yevmiye ve defteri kebir açılış ile dava tarihi itibariyle Haziran ayı beratlarının süresinde alındığı, ayrıca ticari defterlerin açılış onaylarının Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak zamanında yapıldığı, davacının defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.Davalının 2025 dönemine ait ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; davalının anılan dönemlerde e-defter mükellefi olduğu, 2025 dönemi Ocak ayı ---- onaylı yevmiye ve defteri kebir açılış ile dava tarihi itibariyle Mart ayı beratlarının süresinde alındığı, ayrıca ticari defterlerin açılış onaylarının Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak zamanında yapıldığı, davalının defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davacının incelenen 2025 dönemi ticari defter kayıtlarına göre davalı adına hesap hareketlerinin 120.01.01350 Alıcılar hesabında takip edildiği, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan 154.407,12 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Davalının incelenen 2025 dönemi ticari defter kayıtlarına göre davacı adına hesap hareketlerinin 320.01.247 Satıcılar hesabında takip edildiği, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıya 154.407,14 TL borçlu gözüktüğü görülmüştür.
Tarafların Ticari Defter Kayıtlarının Karşılaştırılması Tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında, davacı şirket kayıtlarına göre davalıdan 154.407,12 TL alacaklı, davalı şirket kayıtlarına göre ise davacıya 154.407,14 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir. Buna göre taraf kayıtları arasındaki toplam mutabakat farkı: (154.407,14-154.407,12) TL = 0,02 TL’dir. Yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki bakiyeye ilişkin farkın; davacının ticari defterlerinde ilgili cari hesabın dönem başında 0,02 TL alacak bakiyesi ile devredilmesinden, davalının ise aynı hesabı 0,00 TL bakiye ile açılış kaydına aktarmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, taraf kayıtları arasındaki mutabakatı bozan farklılığın söz konusu açılış bakiyesi uyumsuzluğundan ileri geldiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafından --------- seri numaralı fatura ile iade edilen tüpler (İade edilen 10 adet 50 LT + 1 adet 45 LT tüpün, ilk faturadaki 9 adet 50 LT AZOT, 1 adet 50 LT OKSİJEN ve 1 adet ----olduğu kabul edilmiştir.) Dosya kapsamında incelenen ------ seri numaralı satış faturalarında davacı tarafından davalıya toplam 39 adet çeşitli hacim ve gaz türlerinde çelik tüp teslim edildiği tespit edilmiştir. Söz konusu tüpler; ------ propan olmak üzere yedi farklı grupta sınıflandırılmıştır. Bu teslimatlar incelendiğinde, toplam içerisinde en yüksek payı 50 TL’lik çelik tüplerin (azot, oksijen ve argon içerikli) oluşturduğu görülmektedir. Tüp Bedelleri Talebi Yönünden; Tarafların ticari defter kayıtları, satış ve iade faturalarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından teslim edilen 39 adet tüpün 11 adedi iade edilmiş, davalı nezdinde toplam 28 adet çelik tüpün fiilen kaldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede; incelenen faturalar, ticari defter kayıtları ve hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının söz konusu işlemlerden doğan tüp bedellerine ilişkin 154.407,14 TL tutarındaki alacağının muhasebe verilerine uygun, hesaplanabilir ve belgelerle desteklenen bir alacak niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Mahrum Kalınan Kar Talebi Yönünden; Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının davalıya teslim ettiği ancak iade alamadığı gaz tüplerine ilişkin olarak mahrum kalınan kâr talebinin bulunduğu bu kapsamda davacı şirketin ticari defter ve kayıtları esas alınarak iade edilmeyen tüplerle ilgili son bir yıllık fiilî satış verileri incelenmiştir.
Bu çerçevede; her bir ürün cinsi itibarıyla ortalama maliyet, ortalama satış bedeli ve bu veriler üzerinden tüp başına düşen birim kâr hesaplanmıştır. Hesaplamalarda, davacının kendi muhasebe kayıtlarında yer alan gerçekleşmiş satışlar dikkate alınmıştır. Devamında, söz konusu tüplerin davacı şirket bünyesinde bulunmaya devam etmesi halinde bir yıl içerisinde kaç kez satışa konu edilebileceği, başka bir ifadeyle tüp devir hızı tespit edilmiştir. Tüp devir hızı belirlenirken, davacının geçmiş dönem satış sıklığı, ürünlerin kullanım ve dolum süreleri ile fiilî ticari uygulamaları dikkate alınmıştır. Bu kapsamda, her ürün için makul ve gerçekleşmiş satış verileriyle uyumlu yıllık devir sayıları esas alınmıştır. Belirlenen tüp başına kâr tutarı ile yıllık tüp devir hızı birlikte değerlendirilerek, iade edilmeyen her bir tüp için yıllık bazda elde edilmesi mümkün olan kâr tutarı hesaplanmıştır. Raporda sunulan özet tabloda; ürün cinsleri itibarıyla birim maliyet, satış bedeli, birim kâr, yıllık devir hızı ve bu verilere göre hesaplanan 1 adet tüp için yıllık mahrum kalınan kâr tutarları gösterilmiştir. Rapordaki tabloda detayları gösterildiği üzere davacının davalıya teslim ettiği ancak iade alamadığı tüplerle ilgili dava tarihi itibariyle mahrum kalınan kâr kaybı hesaplanmıştır. Bu hesaplama yapılırken, her bir tüp bakımından teslim tarihi, dava tarihi, tüplerin davalı nezdinde kaldığı fiilî süre ve davacının ticari faaliyetleri çerçevesinde elde edebileceği yıllık kâr birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle; davacının ticari defter ve kayıtları esas alınarak, ürün cinsleri itibarıyla tüp başına yıllık ortalama kâr tutarları belirlenmiştir. Bu tutarlar, davacının son bir yıllık gerçekleşmiş satış verileri üzerinden hesaplanan ortalama maliyet ve ortalama satış bedellerine dayanmaktadır. Devamında, her bir tüp için teslim tarihi ile dava tarihi arasındaki süre gün ve yıl bazında hesaplanmış; tabloda yer aldığı üzere bu süreler “Geçen Süre (Gün)” ve “Geçen Süre (Yıl)” başlıkları altında açıkça gösterilmiştir. Belirlenen tüp başına yıllık kâr tutarları, ilgili tüpün davalı nezdinde kaldığı yıl cinsinden süre ile çarpılmak suretiyle, her bir tüp için toplam mahrum kalınan kâr kaybı hesaplanmıştır. Birden fazla adet teslim edilen ürünlerde ise, hesaplanan tutar ilgili adet sayısı ile çarpılarak toplam kâr kaybı bulunmuştur. Tabloda yer alan “Teslim Formu Tarihi – Numara” bilgileri ile de hesaplamaya konu tüplerin fiilî teslimine ilişkin belge bağlantısı kurulmuştur. Yapılan hesaplamalar kapsamında; davacının davalıya teslim ettiği ancak iade alamadığı tüplerin, davacının ticari faaliyetleri dışında kalması nedeniyle kâr kaybı oluştuğu iddiası mali veriler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alan gerçekleşmiş satış ve maliyet verileri esas alınarak, davacının olağan ticari faaliyet akışı içerisinde her bir tüp için elde edebileceği ortalama yıllık kâr tutarları belirlenmiş; söz konusu tutarlar, tüplerin davalı nezdinde kaldığı süre ile orantılanmak suretiyle kâr kaybı hesaplamaları yapılmıştır. Bu çerçevede yapılan hesaplamalar sonucunda, raporda tabloda yer alan veriler esas alınarak toplam 173.275,31 TL tutarında bir kâr kaybı tutarına ulaşıldığı kanaati belirtilmiştir.
Denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 28 adet tüpün iade edilmediğinden bahisle bedelinin ve yoksun kalınan karın tazmin talebine ilişkindir. Tarafların ticari defter kayıtları, satış ve iade faturalarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından teslim edilen 39 adet tüpün 11 adedi iade edildiği, davalı nezdinde toplam 28 adet çelik tüpün fiilen kaldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede; incelenen faturalar, ticari defter kayıtları ve hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının söz konusu işlemlerden doğan tüp bedellerine ilişkin 154.407,14 TL tutarındaki alacağının muhasebe verilerine uygun, hesaplanabilir ve belgelerle desteklenen bir alacak niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Mahrum Kalınan Kar Talebi Yönünden, yapılan hesaplamalar sonucunda, tabloda yer alan veriler esas alınarak toplam 173.275,31 TL tutarında bir kâr kaybı tutarına ulaşıldığı anlaşılmakla davacının davasını ispat ettiği değerlendirilmiş ve davanın kabulü ile 154.407,12 TL nin 27.03.2025(davalı temerrüt tarihi) tarihinden ----- dava tarihi 03.06.2025 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-------- tarihinden ------dava tarihi -------- tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 22.383,98 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.638,60 TL peşin harcın ve 2.975,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 17.361,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 3.254,00 TL dava açma masrafı ve 15.090,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 17.728,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (173.275,31 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.429,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!