İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, ticari kredi erken kapama komisyonundan kaynaklı alacak davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini gerçekleştirdi.
Özet: Bir ticari şirket tarafından finansman şirketine karşı, kullandığı krediyi erken kapatırken sözleşmede belirtilen %2den az olmamak üzere belirlenen erken kapama komisyonunun haksız yere %6 olarak tahsil edildiği ve fahiş olduğu iddiasıyla açılan alacak davasında, ilk derece mahkemesi, tarafların tacir olması, finansman şirketinin bankalarca ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin tebliğ hükümlerine tabi olmaması ve sözleşmenin erken kapama ücretine dair hükümlerinin (%2den az olmamak üzere 3 katına kadar artırılabileceği) uygunluğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Kredi erken kapama komisyonundan kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin karşı taraftan ... nolu ticari kredi kullandığını, davacı tarafından bu kredi için 31.12.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken taksitler ödendikten sonra bu tarihte kalan tüm kredi borcunun erken kapatılmak istendiğini, bunun üzerine davalı tarafından davacıya maille kullandığı kredi ile ilgili erken kapama tutarının bildirildiğini, bildirilen tutar içinde %6 erken kapama cezası da olduğunu, cezanın ödenmediği takdirde erken kapatma yapılamayacağı ve rehinin kaldırılmayacağı bildirilerek bakiye borç tutarına ilaveten %6 erken kapatma cezası eklenerek toplam 552.090,47 TL tahsil edilerek kredinin kapatıldığını, kredi sözleşmesinin 1. sayfasında tediye edilen tutarın %2'sinin alınacağının yazılı olmasına rağmen %6 uygulanmasının haksız olduğunu, bu krediden dolayı davacının %2 den hariç ek 16.320.TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, alınan bu erken kapatma ücretinin de imzalanan sözleşmeye, emsal uygulamalara, yasal mevzuata ve yargısal içtihatlara aykırı ve fahiş olduğunu iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, %6 erken kapama cezasından 500,00 TL nin, tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacı şirket ile davalı arasında █████/2019 tarihinde ... talep numaralı taksitli ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini, ilgili kredi sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, işlem tüketici kredisi işlemi olmayıp, her iki tarafın da tacir olduğu ticari bir sözleşme olduğunu, davacı şirketin vergi levhasını da ibraz ederek, ticari iş ve işlemlerinde kullanmak maksadı ile araç aldığını, ilgili kredi sözleşmesi karşı yan ile müzakere edilerek imza altına alındığını, davalı şirketin banka olmayıp, finansman şirketi olduğunu, bankalar gibi mevduat hesapları bulunmadığını, davalı şirketin de, müşterilerine vermiş olduğu krediyi belirli faiz oranı ve vadeler ile borçlandığını, bu nedenle, müşterinin krediyi erken kapatmasının davalı şirketin finansman planlamasına olumsuz etki yaptığını, davacı yandan alınmış olan erken kapama ücretinin de, taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olarak alınmış olduğunu, yasa ve sözleşmeye aykırı herhangi bir yön bulunmadığını, davaya konu kredi yönünden sistemin hesapladığı erken kapama ücretinin 36,718.61 TL iken 9,179.65 TL tutarında indirim yapıldığını hesap özetinde açıkça görüldüğünü, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin ''Erken Ödeme'' başlıklı maddesinde hesaplama yönteminin açıkça belirtildiğini, sözleşmenin ilk sayfasında da tediye edilen tutarın %2'sinden az olmamak üzere (erken ödeme gününe göre hesaplanacak tutar) şeklinde yine açıkça ifade edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalı ... A.Ş. Tarafından davacı .... Şti arasında akdettiği Taksitli Kredi Sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 36 ay vadeli 577.300,00 TL tutarında taksitli kredi kullandırıldığı, davacı şirket tarafından 31.12.2019 vadeli 5.taksidin ödenmesinden sonra erken ödeme yapılmak suretiyle kredinin kapatılması sırasında 27.538,96 TL tutarında erken kapama komisyonu/ masrafı tahsil edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin erken ödeme başlıklı maddesinde davacı şirketin erken kapama durumunda tediye edilen tutarın %2'sinden az olmamak üzere erken ödeme/ kapama ücreti ödeyeceği, davalı şirketin bu oranı 3 katına kadar yükseltebileceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği yönünde düzenleme bulunduğu, davalı şirketin talebinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği gibi davalı şirketin Bankalarca Ticari Müşterilerinden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerine de tabi olmadığı, dolayısıyla serbestçe kararlaştırılabileceği değerlendirilmekle..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalıdan 30 ay vadeli kredi kullandığını, beşinci taksitin ödenmesinden sonra erken ödeme yapmak suretiyle kredinin kapatılması sırasında erken kapama komisyonu masrafının tahsil edildiğini, davalının yapmış olduğu tahsilat ve oranının taraflar arasındaki imzalanan sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği ve tebliğ hükümlerine tabi olmadığı belirtilerek davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın erken kapama masrafı adı altında tahsil ettiği tutarın fahiş derecede yüksek olduğunu, aksine sözleşme hükümlerine de aykırı olduğunu, günün koşullarına göre erken kapama masrafının %2'den üç katına çıkarılabiliyor hükmü uygulanmışsa da bu hükmün uygulanmasını gerektirir koşulun bulunmadığını, davalının herhangi bir haklı gerekçe göstermediğini ,ayrıca davalının faiz vs kaybınında olmadığını, müvekkilinin ilk beş taksiti ödemesi ile davalının faiz getirisinin 4/1'den zaten ödediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itiraz dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, TCMB tebliğinde en fazla %2 oranında ücret alınacağının belirtildiğini, davalı şirketin bir finans kuruluşu olduğunu, söz konusu tebliğe tabi olmadığı yönündeki değerlendirmeninde hukuka uygun olmadığını, rapora itirazlarının kabul edilerek banka ve finans şirketlerinin kredilere ilişkin erken kapama komisyon oranlarına dahi emsal oranların araştırılması ve bu oranlar ile somut davada davalı tarafça uygulanan kesinti oranlarının araştırılması, karşılaştırılması ve haklı olup olmadığının değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma ile düzenlenen raporun hükme esas alınarak davanın ret kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari kredinin erken kapatılması aşamasında fazla alındığı iddia edilen erken kapama komisyonunun tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taksitli ticari kredi sözleşmesinin varlığı, davacı tarafça ticari kredinin erken kapatıldığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalının erken kapama ücretini fazla tahsil edip etmediği, mahkemece bu konuda gerekli incelemenin yapılıp yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı ve davalı şirket arasında taksitli ticari kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşme tarihinin 31.07.2019 olup kredi tutarının 577.300,00 TL, akdi faiz oranının %1.89 olduğu, taksit sayısının 36 olarak belirlendiği, ilk ödeme tarihinin 02.09.2019, son ödeme tarihinin ise 01.08.2022 olduğu, kredi sözleşmesinde satıcının ... AŞ ...Konya temsilciliği , kredi kullananın ise davacı şirket olup sözleşmenin 1.sayfasında erken ödeme/kapama ücretinin tediye edilen tutarın %2'den az olmamak üzere erken ödeme gününe göre hesaplanacak tutar olarak açıklandığı, kredi sözleşmesinin 3.sayfasında erken ödeme başlığı ile; "Kredi Kullanan, krediyi vadesinden önce kapatmak istediği takdirde, erken ödemenin finansman planlamasına yapacağı olumsuz etki nedeni ile bu işlemin Koçfinans'ın onayı ile gerçekleşeceğini, erken ödeme ve/veya erken kapama halinde herhangi bir indirim söz konusu olmayacağını, tediye edilen tutarın %2'sinden az olmamak üzere, kalan vade dikkate alınarak, belirtilen oranın yıl üzerinden kalan vade ile çarpımı suretiyle hesaplanacak erken ödeme/kapama ücretini ödeyeceğini, ...'ın günün koşullarına göre bu oranı üç katına kadar yükseltebileceğini, kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlenmesinin mevcut olduğu, davacının kredi borcunu 27.01.2020 tarihinde 552.090,47 TL ödeyerek kapatmış olduğu, banka tarafından 27.01.2020 tarihi itibariyle erken kapama tutarının 552.090,47 TL olduğunun bildirildiği, davacı şirketin davalı şirketten birden fazla kredi kullanmış olduğu, davacı şirketin davalı tarafça %2 oranında kapatma bedeli alınması gerekir iken %6 oranında uygulanarak fazla bedel alındığını , %2 hariç ek olarak 16.320,00 TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, %6 erken kapama cezasının tahsilini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 03.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş. tarafından davacı .... Şti. ile arasında akdettiği Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 36 ay vadeli 577.300,00 TL tutarında taksitli kredi kullandırıldığı, davacı şirket tarafından 31.12.2019 vadeli 5. taksitin ödenmesinden sonra erken ödeme yapılmak suretiyle kredinin kapatılması sırasında 27.538,96 TL tutarında (net) erken kapama komisyonu/masrafı tahsil edildiği, taraflar arasında akdedilen Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesinin Erken Ödeme başlıklı maddesinde davacı şirketin, erken kapama durumunda tediye edilen tutarın %2 'sinden az olmamak üzere erken ödeme /kapama ücreti ödeyeceğini, davalı şirketin bu oranı 3 katına kadar yükseltebileceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği yönünde düzenleme bulunduğu, taraflar arasında akdedilen Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesinin 3. sayfasında Erken Ödeme başlığı altında açık bir şekilde erken ödeme komisyon tutarının %2 'den az olmayacağının ve davalı şirketin bu oranı 3 katına kadar yükseltebileceği hususunun davacı şirket tarafından kabul, beyan ve taahhüt edilmesi, davalı şirketin gelecekte tahsil etmeyi umduğu faiz gelirlerinden mahrum kalması nedeniyle bu kaybını bir nebze karşılayabilecek ölçüde erken ödeme ücreti almasının doğal olduğu, komisyona esas oranın (%5) sözleşme hükümleriyle uyumlu olması, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin son dönemde verdiği birçok kararında yer alan, sözleşmede oranın belirlenmemesi veya masraf komisyon listesinin ibraz edilmemesi durumunda diğer bankalardan araştırma yapılarak kamisyon oranının belirlenmesi gerektiği yönündeki hükümlerin varlığı, hususları göz önüne alındığında sözleşme ile belirlenmiş erken kapama oranları (%2-%6 arası) karşısında, davalı şirketçe ve %5 oranında ve net 27.538,96 TL tutarında erken kapama komisyonu alınmasının yasa, sözleşme ve Yargıtay kararlarına bir aykırılık içermediği, ancak bahse konu söz konusu sözleşme hükmünün TBK ile düzenlenen Genel İşlem Şartları kapsamında değerlendirilmesi hususunun hukuki değerlendirmeye ihtiyaç göstermesi nedeniyle bu hususun mahkemenin takdirlerinde bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, başka bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporunda bankalarca ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin tarih itibariyle uygulanamayacağının belirtildiğini, tarih itibariyle uygulanabilse dahi anılan tebliğin kapsam itibariyle müvekkili şirket yönünden uygulanamayacağını, tebliğin hem kapsam hem tanımlar başlıklı maddelerinde bankaların anılan kapsama girdiğinin çok net bir şekilde belirtildiğini, müvekkilinin ise 6361 sayılı Kanuna göre faaliyetlerini yürüten bir finansman şirketi olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen taksitli ticari kredi sözleşmesi ve sözleşme hükümleri konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 02.04.2020 tarihli cevabı yazısında yer alan şirket kayıtlarına göre davalı şirketin kuruluşu - çalışma konusu, BDKK tarafından yapılan düzenlemeler, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek amacıyla kurulduğu, şirketin bu amaçla finansman mevzuatına uygun olmak koşulu ile her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirebileceği veya kredi limiti tahsis edebileceği, yaptığı işlemin bir parçası olarak müşterilerine ilave finansman sağlayabilecektir.Erken ifa ve erken kapama ücretinin değerlendirilmesi gerekecektir. Borçlu kural olarak borçlanılan edimini muaccel olmadan da ifa edebilir. TBK'nın 96. maddesinde erken ifa düzenlenmiştir. Maddede, sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastetmedikleri anlaşılmadıkça borçlunun edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebileceği, ancak kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borlunun erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamayacağı belirtilmiştir. Madde metninden anlaşıldığı üzere, ifa zamanı kural olarak borçlu lehine düzenlenmiştir. Borçlu, erken ifada bulunabilir. Erken ifada bulunan borçlu, alacaklıdan bir indirim yapılmasını isteyemez. Ancak sözleşmede erken ödeme hâlinde indirim yapılacağı kararlaştırılmışsa veya bu yönde bir adet varsa, borçtan bir miktar indirim yapılabilir. Bankacılık uygulamalarında kredinin erken kapatılmasının bankanın kabulüne bağlı olduğu ve bankanın mahrum kalacağı faiz gelirine karşılık belli bir erken kapama ücreti karşılığında kredinin erken kapatılabileceği yönünde hükümler konulmaktadır. Erken kapama ücreti ile kredi veren bankanın zararının tazmin edilmesi sağlanmaktadır. Somut olayda davalı banka olmayıp finans kuruluşudur. Kuruluş amacı kapsamında davacıya mal alımı için kredi tahsis etmiştir. Taraflar arasındaki imzalanan kredi sözleşmesinin gerek 1. sayfasında ve gerekse 3. sayfasında erken ödemeye dair düzenleme mevcuttur. 3. sayfadaki erken ödemenin yer aldığı düzenlemenin son cümlesinde, ... günün koşullarına göre bu oranı üç katına kadar yükseltebileceği belirtilmiştir. Davalı şirket bu hüküm kapsamında erken ödemeye ilişkin tahsilat yapmıştır. Davalı bankacılık işlemi yapmamaktadır. Bir finans şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Davalı şirketin tabi olduğu yasal düzenlemeler kapsamında gerçekleştirilen kredi sözleşmesi ile belirlenen oranda erken ödeme tahsilatı yapmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalının banka olarak faaliyet göstermemesi nedeniyle TCMB'nin tebliğ hükümlerinin uygulanamayacağı açıktır. Ayrıca bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!