Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif üyeliğinden istifa sonrası aidat borcu davasında yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davacı kooperatifin, birliğinden ayrılan eski üyesine karşı, istifa sonrası döneme ait ödenmemiş aidat ve işlemiş faiz borçlarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davalının 2013te noter vasıtasıyla istifa ettiğini ve kanunen bu tarihten sonra aidat yükümlülüğü olmadığını belirterek davayı reddetmesi üzerine, davacı kooperatifin bilirkişi raporunun yetersizliği, kendi faaliyetlerinin devamı ve istifanın ortaklar arası eşitliği bozduğu yönündeki itirazları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddiyle ilk karar kesinleşmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20.10.2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/2 4E., ████████ K.
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 11.06.2026
YAZIM TARİHİ : 11.06.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının Kasım 2017 tarihi ile Nisan 2019 tarihi arasında 9.000 TL aidat borcu ile 4.871,30 TL işlemiş faiz borcu olduğunu, bu borcu ödememesi üzerine davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası ile 30.06.2019 tarihinde 13.871,30 TL miktarlı takip yapıldığını, davalının iş bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve 9.020 TL'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin, kooperatife 26.10.2004 tarihinde üye olduğunu, davacının yönetiminde yaşanan düzensizlikler ve kooperatifin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle Etimesgut Noterliği'nin 30.09.2013 tarih ve 32433 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istifa ettiğini, istifa tarihine kadar muaccel olan tüm borçlarını ödediğini, istifaden sonra aidat tahakkuk ettirmenin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkili adına bir taşınmazın bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacının kötüniyetli olduğunu iddia ederek %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davalının davacı kooperatif üyesi iken Etimesgut Noterliğinin █████/2013 tarih 32433 yevmiye numaralı, █████/2013 tarihinde davacı kooperatife tebliğ edilen ihtarı ile kooperaif üyeliğinden istifa ettiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca davalının istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından sorumlu olduğu, istifa tarihinden sonra kooperatif aidat borçlarından sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafça da Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E,████████ K sayılı ilamında davaya konu edilen dönem dışında kalan 2017 Kasım-2019 Nisan kooperatif aidat borçlarının takip konusu yapıldığı, tasfiye giderlerinin takip konusu yapılmadığı gözetildiğinde davacının takibe konu borçlardan sorumluğu bulunmadığı bilirkişi raporu, Yargıtay 23 H.D nin █████████ E,█████████ K sayılı ilamı, icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacının davasının reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Eldeki dosyada alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bilirkişinin kooperatif kayıtları üzerinde hiç bir inceleme yapmadan sadece iddia ve savunmalar üzerinden son derece eksik ve yetersiz bir şekilde rapor düzenlendiği, raporda davalının ne zaman kooperatife üye olduğu, ne zaman istifa ettiği, üyelik sürecinde kooperatife ne kadar ödeme yaptığı, kooperatiften daire edinmemiş ise yatırdığı aidatların akıbetinin ne olduğu, davalının daha önce yaptığı ödemeleri kooperatiften talep edip etmediği hususlarında hiç bir değerlendirme bulunmadığı, müvekkilinin son genel kurulu 16.04.2019 tarihinde yapmış olup tasfiye aşamasına geçmediği halde üyelerini bir an önce konut sahibi yapmak için ürettiği kendi payına düşen taşınmazları devrettiği ancak henüz konutunu edinememiş üyeler olduğundan bu üyelerin mağduriyetini gidermek için faaliyetlerine devam ettiği, müvekkili, Kooperatifler Kanunu 81. madde uyarınca tasfiye halinde olmayıp faaliyetlerine devam ettiğinden bu hükümlerin uygulanmasının söz konusu olmadığı, müvekkilinin unvanında "Tasfiye Halinde" olduğu belirtilmekte ise de, tasfiye kararı mahkemece iptal edilmiş olup kesinleşmiş mahkeme kararının Ticaret Siciline işlenme sürecinin devam ettiği, kooperatifin tasfiyesinden önce dava konusu taşınmaz davalı adına tescil edildiğinden istifanın geçerli olabilmesi için davalının kooperatiften edindiği taşınmazı iade etmesi gerektiği, müvekkilinin, mağdur olan ortakların mağduriyetinin giderilmesi için eşitlik ilkesi çerçevesinde tüm ortakların ödemeleri ile karşılamak durumunda olduğu, davalının istifasının kabulünün eşitlik ilkesine aykırı olarak davalı lehine ve diğer ortaklar aleyhine sonuç doğuran bir mahiyet taşıdığının da kuşkusuz olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle itirazın iptali davasında takip talebindeki taleple bağlı inceleme yapılması zorunluluğu karşısında ve davacı kooperatif tarafından istifadan sonraki döneme ait aidat borcunun talep edilmiş olmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!