İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında ödenen ürünlerin teslim edilmemesi ve proforma faturanın hukuki niteliği üzerine uyuşmazlık.
Özet: Davacı, davalıya proforma fatura karşılığı ödediği ancak teslim edilmeyen ürün bedelinin iadesi için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı ise proforma faturanın yalnızca teklif niteliğinde olduğunu, taraflar arasında kesin bir anlaşma veya borç doğurucu bir sözleşme bulunmadığını, kendisine atfedilen borcun mevcut olmadığını, davacının taleplerinin haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu ve şirketin zorlu bir dönemden geçtiği sırada kötü niyetli bir planın parçası olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı firmadan ---- alımı için anlaştığını, ürünlerin bedelinin -----tutarlı proforma fatura ile müvekkilinden talep edildiğini ve bu tutarın---- tarihinde davalı firmanın hesabına ---- ödendiğini, ücreti ödenen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle ödenen tutarın █████/2024 tarihli mail ile talep edildiğini, iadenin gerçekleşmediğini, teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin iadesi için----Esas sayılı dosyası ile davalı firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, -------tutarında asıl alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda Bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (USD) (faiz oranındaki artışa ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla), icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte, fazlaya ilişkin talep ve alacak hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla , TBK/m.99 ve İİK/m.58/3 gereği fiili ödeme/tahsil günündeki ---- efektif satış kuru karşılığı üzerinden tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, davalı firma tarafından ----- tarihinde takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, davalının borca itiraz ettiğini ancak itiraza ilişkin herhangi bir gerekçe veya dayanak sunulmadığını, kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, davalı borçlunun ---- esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve dayanaksız itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine asıl alacağın (12.196,00 USD) %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin demir çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibine dayanak yapılan faturanın proforma fatura olduğunu, yalnızca teklif niteliğini taşıdığını, müvekkilinin davacı tarafa iş bu faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen taleplerin gerçeği yansıtmadığını, haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir fatura göndermesinin söz konusu olmadığını, taraflar arasında bir sözleşme veya kesin mutabakat bulunmadığını, proforma faturalarının tek başına borç doğurucu niteliğinin bulunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının bu yükü yerine getirmediğini, icra takibine dayanak yapılan faturaların davacının iddia ettiği gibi tesliminin gerçekleşmediğini, mal veya hizmet satış faturaları olmadığını, teklif amaçlı düzenlenen proforma fatura olduğunu, faturaların hiç birinin taraflar arasında akdedilen bir sözleşmeye veya kabul edilmiş bir teamüle dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında proforma faturada yer alan bedel ve şartları kabul eden herhangi bir yazılı sözleşme veya mutabakat bulunmadığını, senetle ispat kuralı gereği davacının iddiasını ispat edemediğini, dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafından ileri sürülen alacak miktarının senetle ispat zorunluluğunun çok üzerinde olduğunu, bu tür bir alacağın varlığının ancak kesin delillerle ispatlanabileceğini, davacının ------ belgesin sunduğunu ancak bu belgenin tek başına icra takibine konu edilen alacağın varlığını ispat etmeye elverişli olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu proforma faturanın düzenleyicisi olarak gözüken------- müvekkili şirket aleyhine kötü niyetle açtığı davasının bulunduğunu, belgenin delil olarak hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, belge düzenleyen ------Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine dava açıldığını, müvekkile karşı doğrudan husumetli konumunda olduğunu, bu nedenle ------ tarafından düzenlenen proforma faturanın usulüne uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin bulunduğu zorlu süreç sebebiyle herhangi bir ticari ilişkiye girmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yetkilisinin vefat ettiği, şirket içi organizasyonun çöktüğü bir dönemde dışarıya herhangi bir mal ve hizmet satmasının mümkün olmadığını, ------ Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket binasında çekilen kamera görüntülerinin incelenerek müvekkiline ait belgelerin yok edildiğini, sistemli bir şekilde kayıt dışına itildiğini ve şirketin bilerek zarara uğratıldığının tespit edildiğini, olaylara ilişkin kamera kayıtlarının---- tarihlerini kapsaması ve müteveffa şirket yetkilisi ------ tarihinde vefat ettiğini, yaşanan sürecin tamamen planlandığını ve organize şekilde yürütüldüğünü açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirket tarafından herhangi bir ticari ilişkinin yürütülmesinin mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:---- Müdürlüğü, ---Müdürlüğü, ---- Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde özetlendiği şekilde davacı ---- yasal defterlerinin tarafıma incelenmek üzere ibraz edilmesi davacı vekilinden yazılı olarak talep edilmiş, ancak davacı vekili davalı şirketin ------ tutulması zorunlu yasal defterlerinin bulunmadığı beyan etmiştir. Bu sebeple davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.Davalı-----tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, haricen defter ve belgelerini de Sayın Mahkemeye sunmadığı anlaşıldığından davalı şirketi ticarin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.
B- Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı/alacaklının ------------ dosyasındaki --- tutarlı asıl alacak talebi yönünden dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı -----takip konusu -----tutarlı “Sipariş bedeli iadesi” raporun 4.b.1. bölümünde detaylı olarak incelenmiş olup, -----belgesi içeriğinde davacının ---- tarihinde davalı ------banka hesabına ------ açıklaması ile ---- tutarında ödeme gerçekleştirdiği görülmüştür.Raporun 4.b.2. bölümünde incelenen --- başlıklı belgede, davalı ---- şirketi adına ------ bedelli ihracat siparişi açıklamalı proforma fatura düzenlendiği, davacının davalı banka hesabına döviz transferini gerçekleştirirken ---- tarihli proforma faturayı bankaya sunduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle davacının alacak talebinde bulunduğu ihracat sipariş bedelinin iadesine ilişkin gerek incelenen ------- belgesi gerekse proforma fatura ve taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından davacının proforma faturada yazılı 12.196,00 USD bedelinin davalı tarafa ödediği, bu durumda ispat yükünün yer değiştireceği davalının ödemeyi almadığını ve/veya mal teslimini davacı tarafa tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu hususlar çerçevesinde; davacı/alacaklının----- sayılı dosyasındaki ----- tutarlı asıl alacak talebi yönünden davacı lehine ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
C- FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, talepte bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 4/a m. kapsamında bankalarca USD mevduata uygulanan azami faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki----- alımı hususunda sözleşme kapsamında davalı firmanın hesabına ---- ödeme yapan davacının satım konusunun davacıya teslim edilmemesi nedeniyle bedel iadesine ilişkin başlattığı ----Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine ---- tarihinde "fatura" alacak sebebine dayalı olarak --- alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Mahkememizce ----- tarihli celsede "Davacının ---menşeili şirket olduğu, ----- yazı cevabı dikkate alındığında ------ arasında her iki devlet vatandaşlarının birbirinin ülkesinde açtığı davalarda teminat akçesinden muafiyete dair herhangi bir antlaşma ya da sözleşme bulunmadığı, Türk vatandaşlarının teminattan muafiyetine dair bir fiili mütekabiliyet de söz konusu olmadığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduğu kanaatine varıldığından davacı vekiline dava değeri olan ------- %15'i oranında 72.135,61 TL teminat akçesini mahkememiz veznesine yatırması için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ğ ve 115/2 uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiş, davacının teminat bedelini kesin süreden sonra ancak ------ tarihli bir sonraki celseden önce mahkeme veznesine yatırdığı görülmüştür. Her ne kadar teminat bedeli kesin süreden sonra yatırılmış ise de celse gününden önce yatırılarak yargılamada gecikmeye sebep olunmaması nedeniyle (yerleşik yargı içtihatları uyarınca) kesin sürenin amacının hasıl olduğu anlaşılmış, dava şartının usulünce yerine getirildiği kanaatine varılmıştır.Yine aynı şekilde bilirkişi ücretinin de kesin süreden sonra yatırılmış ise de celse gününden önce yatırılarak yargılamada gecikmeye sebep olunmaması nedeniyle --------- kesin sürenin amacının hasıl olduğu anlaşılmış, dosya bilirkişi incelemesine verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki----- alımı hususunda sözleşme kapsamında davalı firmanın hesabına ----- ödeme yapan davacının satım konusunun davacıya teslim edilmemesi nedeniyle bedel iadesine ilişkin başlattığı ----------Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde takibe konu alacağın bulunduğu (davacının davalıya fatura bedeli ödemesi yaptığı hususunun sabit olduğu), alacağın satım sözleşmesinden kaynaklı olarak satım konusunun teslim edilmemesi nedeniyle satım bedelinin iadesine ilişkin olması nedeniyle davalının satım konusunu teslim ettiğini ve borcunu ifa ettiğini ispatlamakla mükellef olduğu, davalının bu hususta bir savunma ve delil beyan ve ibraz etmediği, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, dava konusu alacağın itiraz anında belirli olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun itiraz tarihindeki kur üzerinden (1 USD = 39,7780 TL) icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Kabul edilen alacağın (12.196,00 USD) yüzde 20'sine karşılık gelen 2.439,20 USD'nin itiraz tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 97.026,50 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (12.196,00 USD'nin dava tarihindeki karşılığı 480.904,13 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 32.850,56 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 8.212,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.637,91 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 8.915,55 TL dava açma masrafı ve 7.575,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 16.490,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (12.196,00 USD'nin dava tarihindeki karşılığı 480.904,13 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 76.944,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!