Kat Mülkiyeti Kanununa, yönetim planına ve mimari projeye aykırı izinsiz değişikliklerin eski hale getirilmesi istemli müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davası.
Özet: Dubleks villa sahibi davacının, Kat Mülkiyeti Kanunu, yönetim planı ve mimari projeye aykırı olarak site ortak alanları ile diğer bağımsız bölümlerde yapılan müdahale ve değişikliklerin eski hale getirilmesini talep ettiği davada, yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay tarafından mimari proje ve eksikliklerin bağımsız bölümlere aidiyetine dair yetersiz inceleme nedeniyle bozulmuş; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonrası mahkeme davanın tekrar kabulüne karar vermiş ve bu karar davalılarca temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... İşletmeleri A.Ş. vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ... ve yetki belgesine istinaden davalı ...Ş. vekili Avukat ..., davalı ...Ş. vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 140 parselde bulunan taşınmazda A blok 4 nolu dubleks villa nitelikli bağımsız bölüm maliki olduğunu, A blok 1, 2 ve 3 nolu dubleks nitelikli bağımsız bölümlere davalı ...Ş. maliki olduğunu, davalı ... ve ... şirketinin zilyedinde bulunduğunu, davalılarca site ön cephesinde bulunan taş bahçe duvarının kısmen yıkıldığını, yüksekliğinin azaltıldığını, daha önce site girişinde bulunan uzaktan kumandalı ve yatay yönde hareket eden demir kapının değiştirildiğini, bekçi kulubesinin kaldırıldığını, yerine portatif PVC fiber bekçi kulübesi konulduğunu, sitenin batı sınırının köşesine bakkal olarak kullanılan bina yapıldığını, site girişine ... yazılı levha konulduğunu, site girişinin ve ön cephede bulunan bir kısım bahçenin tabii halde toprak ve üzerinde bir çok ağaç varken ağaçların kesilerek kilit parke taşı ile kaplandığını, A blok 1,2 ve 3 nolu villalar arasında ve site içinde bahçenin doğal yapısı bozularak kilit parke taş kaplamalı yürüme yolları inşa edildiğini, jeneratör odası ihdas edildiğini, daha önce sitenin doğu sınrıında bulunan demir korkuluğun kaldırıldığını, A4 ve A5 nolu villalar arasında bulunan duvar üzerindeki demir korkuluğun kaldırıldığını, havuzun batısına rastlayan alanda sundurma tarzı yapı inşa edildiğini, A blok 1, 2 ve 3 nolu villarının iş yeri olarak kullanıldığını ve villaların çatı arası pencere ebatlarının değiştirilmiş olduğunu, davalılar tarafından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun), yönetim planına ve mimari projeye aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı açılan davanın esasa girilmeksizin husumet yönünden reddine karar verilmesini, zira taşınmazın diğer davalıların kullanımında olduğunun açık olduğunu, satış konusunda da herhangi bir muvazaa bulunmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, taraflarınca ortak alana tecavüz bulunmadığını, kiracılarının çevre düzenlemesi yaptırdığını ve bu faydayı tüm maliklerin kullanımına açtığını, tasdikli projeye aykırı bir durum olmadığını, davacının iş bu davayı tek başına açamayacağından taraf ehliyeti olmadan açılan davanın usulden ve esastan reddedilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.01.2015 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, Mahkemenin gerekçeli kararına esas teşkil edilen bilirkişi raporlarında vaziyet planına ve yönetim planı hükümlerine göre inceleme yapıldığı mimari projenin ise mahallinde uygulanıp uygulanmadığı yönünde bir açıklık mevcut olmayıp esas olanın mimari projenin mahallinde uygulanarak projeye aykırılıkların neler olduğunun vaziyet planı ve yönetim planı hükümleri ile birlikte tespit edilmesi olup mahkemece bu yönde inceleme yapıldığının dosyaya yansımaması, taraf vekillerinin eski hale iade yapıldığı yönündeki iddialarının mahallinde değerlendirilmemesi, Mahkemenin hüküm fıkrasında eski hale iadesi için yapılması gerekenler sayılmış ise de hangi eksikliklerin hangi bağımsız bölümlere ait olduğu ve bunların ne şekilde eski hale getirileceğinin hüküm fıkrasında açıkça belirtilmeden hüküm kurulması ve ayrıca bu işlerin giderilmesi için uygun süre de verilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın satış vaadi sözleşmesi ile diğer davalı ...'e satıldığını ve 13.04.2006 tarihinde de aynı kişiye teslim edildiğini, halen bu kişinin kullanımında olduğunu, bu nedenle banka açısından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verildiğini, ortak alandaki değişikliklerin eski hale getirilmesine ilişkin yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamı ile tespit edilen eksikliklerin giderilmediğini, taşınmaz üzerindeki tüm yapıların plana uygun olup olmadığının incelenmesi ve özellikle davacı yanın taşınmazının da incelenmesi gerekirken bu hususta inceleme yapılmadığını, eski hale iadesi talep edilen eksiklerin hangilerinin esasen var olup olmadığının bir ispatının dosya içerisinde yer almadığını, site yönetim planına aykırı olduğu ve ticari olarak kiralanamayacağı gerekçesine dayanılarak açılmış davada davacının kendisine ait olan taşınmazı yargılama sırasında ticari olarak kullanılmak üzere kiraya verdiğini, bu nedenle davanın usulen konusuz kaldığını, yapılan tadilatların faydalı olduğuun ve davacının taşınmazına da değer kattığını, plana aykırı olduğu iddiası ile yapılara açılan pencerelerin eski hale iadesi kararının plana aykırılığın idari mercilerin yetki ve sorumluluğu altında olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay ilamında belirtilen eksikler giderilmeksizin karar verildiğini, bozma ilamında sitede bulunan diğer tüm yapıların incelenmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın davacının taşınmazı da dahil diğer taşınmazların hiçbirinin incelenmediğini, faydalı imalat olduğu sabit olan binalar arası yolların yapılmasının dahi dava edilmiş olmasıyla davacının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, yapılan yürüyüş yolları ve jenaratörün faydalı yenilik kapsamında değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından eski hale iadesi talep edilen taş malzemeli site çevre duvarının, uzaktan kumandalı yatay yönde hareket eden demir doğramalı site giriş kapısının, bekçi kulübesinin ve demir korkulukların vaziyet planında yer almadığı ve tüm bağımsız bölüm maliklerinin rızasının alınması suretiyle ortak alanda yapılması mümkün olan imalatlar olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece bağımsız bölüm maliklerinin yerine geçerek karar verilemeyeceği gözetilmeksizin tüm bağımsız bölüm malikleri açısından fayda sağladığı ve güvenlik açısından yapılması gerekli olduğu gerekçesiyle davacının iddiaları doğrultusunda onarılmalarına veya yeniden inşalarına karar verilmiştir.
3. Bu kapsamda, yapılacak keşif sonrası alınacak uzman bilirkişi raporu ile dava konusu yere ait mimari projenin mahallinde uygulanarak, projeye aykırılıkların neler olduğunun vaziyet planı ve yönetim planı hükümleri ile birlikte tespit edilmesi ve bu kapsamda tespit edilen aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme yetersiz bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
Temyiz eden davalı ...Ş. ve ... Bankası A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!