İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi borçlarına yönelik itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine bir bankanın, borçlu şirket ve müteselsil kefilleri aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunu inceleyen bu evrakta, davacı banka, kredilerin ödenmemesi üzerine hesabı kat ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu savunurken, davalılar usulüne uygun temerrüde düşürülmediklerini, muacceliyet koşullarının oluşmadığını ve faiz itirazlarının haklı olduğunu iddia etmektedirler.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:31.01.2022NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar DAVA:İtirazın iptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya 100.000,00 TL limitli kredi açıldığını, sözleşme kapsamında davalıya ticari kredi kartı verildiğini, ticari kredili mevduat hesabı açıldığını ve ticari kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, şirket ortağı ve yetkilisi olan ... için eş rızası aranmadığını, ... için ise eş rızası alındığını, davalı şirketin kullandığı kredi ve kredi kartı borçlarını ödememesi üzerine müvekkilince keşide edilen 16.03.2020 tarihli noter ihtarı ile hesabın kat edildiğini, ihtarın borçlulara tebliğ edilmesi ile alacağın muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, sözleşme kapsamında davalı şirkete ticari kredili mevduat hesabı ve ... nolu 50.000,00 TL bedelli 12 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığını, ticari kredi kartından yapılan harcamaların ödenmediğini, sözleşmede kart borcunun ödenmesinde gecikme olması halinde uygulanacak faiz oranının düzenlendiğini, ayrıca talep edilen yıllık %18,60 faiz oranının TCMB'nin belirlenen temerrüt faiz oranı olduğunu, ekstrelerde de faiz oranların gösterildiğini, aylık % 1,55 olarak belirlenen faiz oranının yıllık 18,60'a tekabül ettiğini, ihtara kadar işlemiş akdi faiz talep edildiğini ileri sürerek, borçluların haksız itirazının iptali ile takibin devamına, kefillerin kefalet limitiyle sorumlu tutulmasına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerinin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini, müvekkiline gönderilen Beşiktaş ... Noterliğinin 16.03.2020 tarihli ihtarında hesabın 16.03.2020 tarihinde muaccel edildiğinin bildirildiğini ve takibin buna dayanıldığını, ancak BDDK'nın düzenlemesi gereği 180 gün dolmadan yasal takibe başlanamayacağını, bankaca hesabın kurul kararından bir gün önce muaccel edilmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, BDDK kararının önceden belli olup yürürlük tarihinin 17.03.2020 olarak belirtilmişken bankanın bu durumu bilerek hesabı 16.03.2020 tarihinde muaccel ettiğini, gönderilen ihtarda hangi taksitlerin ödenmediğinin açıkça belirtilmememesi nedeniyle muacceliyet şartlarının gerçekleşmediğini, kat ihtarnamesinin ekinde hesap özetinin bulunmaması nedeniyle İİK'nın 68/b maddesinde belirtilen belgelerden biri haline gelmeyen hesap özetine dayalı alacağın muaccel olamadığını, muaccel olmayan bir alacakta davacının sadece gecikmiş taksitleri talep edebileceğini, kefillerin 100.000,00 TL limitle sorumlu olduklarını, faize ilişkin itirazın haklı olduğunu, sözleşmenin kurulması aşamasında alınan tek yanlı kararla faiz oranının belirlenmesinin hatalı olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, tanzim olunan bilirkişi raporu, icra dosya kapsamı ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalılardan ... Şti. arasında █████/2019 tarihinde imzalanan 100.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi gereğince ticari kredi kartı, ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kullandırıldığı, diğer davalılar ... ve ...'ın ise █████/2019 tarihinde genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile 100.000,00-TL için müştereken ve müteselsilen kefil olarak sözleşme imzalamış olduklarından bankaya karşı asıl kredi borçlarından ve kendi temerrütlerinden sorumlu olduğu, davalı şirketin davacı bankadan kullandığı nakdi kredilerin taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı bankanın tüm kredi hesaplarını █████/2020 tarihi itibariyle kat ederek asıl borçlu ve müteselsil kefil davalılara ihtarname keşide ederek borçların ödenmesinin ihtar edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirkete kullandırılan krediler nedeniyle oluşan borçların ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı şirket ve genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan davalılar aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı noktasında toplandığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ...-... numaralı ticari kredili mevduattan kaynaklanan 54.530,83-TL asıl alacak, 4.570,59-TL işlemiş faiz, 207,08-TL BSMV, 1.250,75-TL masraf olmak üzere toplam 60.559,25-TL (takip talebindeki birinci sıradaki banka alacağı), ...-...-... numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanan 37.638,03-TL asıl alacak, 6.401,98-TL işlemiş faiz, 320,10-TL BSMV, 2.021,85-TL masraf olmak üzere toplam 46.391,96-TL (takip talebindeki ikinci sıradaki banka alacağı), ...-... numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan 20.996,68-TL asıl alacak, 1.750,07-TL işlemiş faiz, 87,07-TL BSMV, 491,15-TL masraf olmak üzere toplam 23.324,97-TL (takip talebindeki üçüncü sıradaki banka alacağı)olmak üzere genel toplam 113.165,54-TL asıl alacak, 12.722,64-TL işlemiş temerrüt faizi, 614,25-TL BSMV, 3.763,75-TL masraf olmak üzere toplam 130.266,18-TL borcu bulunduğu, davalılar ... ve ...'ın genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladıklarından dolayı kefalet limitleri ile sınırlı olarak borçtan sorumlu oldukları, bu bağlamda 37.638,03-TL'lik taksitli ticari krediden kaynaklı borç ve KMH ve kredi kartlarından kaynaklı 62.361,97-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL yönünden borçlu oldukları anlaşılmakla, davacının davasının aşağıdaki şekilde kabulüne, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İİK 67/2. Maddesi uyarınca hükmedilen asıl alacak tutarı olan 113.165,54-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 22.633,10-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun tahsilde mükerrer olmamak şartıyla ve davalılar ... ile ...'ın 20.000,00-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak şartıyla, tüm davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davalı şirketçe İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile ...-... numaralı ticari kredili mevduattan kaynaklanan 54.530,83 TL asıl alacak, 4.570,59 TL işlemiş faiz, 207,08-TL BSMV, 1.250,75 TL masraf olmak üzere toplam 60.559,25 TL üzerinden, ...-...-... numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanan 37.638,03 TL asıl alacak, 6.401,98 TL işlemiş faiz 320,10 TL BSMV 2.021,85 TL masraf olmak üzere toplam 46.391,96 TL üzerinden, ...- ... numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan 20.996,68 TL asıl alacak, 1.750,07 TL işlemiş faiz 87,07 TL BSMV 491,15 TL masraf olmak üzere toplam 23.324,97 TL üzerinden olmak üzere toplam 113.165,54 TL asıl alacak 12.722,64 TL işlemiş temerrüt faizi 614,25 TL BSMV, 3.763,75 TL masraf olmak üzere toplam 130.266,18 TL üzerinden davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren taksitli ticari krediye yıllık %38,40 oranında temerrüt faizi, KMH ve kredi kartı yönünden ise TCMB'nin kredi kartları için ilan edilen değişken oranlarda temerrüt faizinin her bir takip talebindeki asıl alacağa uygulanarak devamına, davalılar ... ve ...'ın kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere 100.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmalarına, bu davalılar yönünden taksitli ticari krediden kaynaklanan 37.638,03 TL ile KMH ve kredi kartlarından kaynaklanan 62.361,97 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına takip tarihinden itibaren taksitli ticari krediden kaynaklı alacak yönünden %38,40 oranında KMH ve kredi kartlarından kaynaklı borç için ise TCMB'nin kredi kartları için ilan ettiği değişen oranlarda temerrüt faiziinin uygulanmasına, 113.165,54 TL'nin %20'si oranında 22.633,10 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline, davalılar ... ile ...'ın bunun 20.000,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ödeme emrine karşı yapılan itirazda belirtildiği üzere, müvekkillerin davacıya bu kadar borcu bulunmadığını, davacı tarafından usulüne uygun temerrüt şartları gerçekleştirilmediğini, hesabın Beşiktaş... Noterliğinin 16.03.2020 tarihli ihtarı ile 16.03.2020 tarihinde muaccel edildiğini, oysa BDDK tarafından alınan karar ile muacceliyetten itibaren 180 gün geçmedikçe takibe başlanamayacağını, BDDK kararının ihtar öncesinde belli olup yürürlük tarihinin 17.03.2020 olarak belirtilmesine rağmen bir gün önce 16.03.2020 tarihinde alacağın muaccel edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kat ihtarnamesi ekinde hesap özeti bulunmaması nedeniyle ihtarın İİK'nın 68/b maddesinde belirtilen belgelerden olmadığını, muaccel olmayan bir alacakta sadece gecikmiş taksitlerin talep edilebileceğini, Bilirkişinin sadece davacı banka kayıtlarını incelediğini, itirazda bunun belirtildiğini, bilirkişinin temerrüt şartları oluşmuş gibi faiz hesabı yaptığını, oysa müvekkillerinin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemesi nedeniyle takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini, buna rağmen ek rapor alınmadan karar verildiğini, Raporda tespit edilen faiz oranına ilişkin yapılan itirazın dikkate alınmadan karar verildiğini, kök rapora itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere genel kredi sözleşmesine atıf yaparak temerrüt faiz oranının tespiti için sözleşmenin ilgili maddesinde bir açıklık bulunması gerektiğini, oysa maddede faiz oranın davacının takdirine bırakıldığını, sözleşmede rakamsal bir faiz tespit edilmediğini, belirlenen faizin fahiş olduğunu, sözleşme gereğince kredi kullandıran davacıya bu şekilde bir serbestlik tanınmasının ve davacının yetkisini kötüye kullanmasının TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 20. İcra Müdürlüğünü... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından borçlular aleyhine 60.634,24 TL ticari kredili mevduat, 47.009,74 TL taksitli ticari kredi ve 23.447,94 TL ticari kredi kartı olmak üzere toplam 131.091,92 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların süresinde borç ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup, dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında 16.07.2019 tarihinde 100.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerin bu sözleşmeyi aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, şirket ortağı ve yetkilisi olmayan davalı ... için eş rızasının alındığı ve buna göre TBK'nın 583/1 maddesine göre davalı gerçek kişilerin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu görülmektedir. Davacı banka sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçların ödenmemesi üzerine 16.03.2020 tarihinde hesabı kat ederek davalılara Kadıköy ..Noterliğinden kat ihtarnamesi göndermiştir. Kat ihtarı borçlu şirketin sözleşmedeki adresine gönderilmiş ama tebliğ edilememiştir. İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlunun sözleşmedeki adresine gönderilen ihtarın geri gelmesine rağmen borçlu şirketin temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır. Kat ihtarının kefil ...'a 19.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve kefilin ihtarda belirtilen süre sonunda temerrüde düştüğü, diğer kefile ise tebliği edilemediği ve temürüddünün takip ile başladığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda, temerrüt tarihine kadar akdi faizi, bu tarihten itibaren temerrüt faizinin uygulanarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Banka tarafından keşide edilen 16.03.2020 tarihli ihtarla hesap kat edilmiştir. BDDK'nın sözü edilen kararı ise 17.03.2020 tarihinden itibaren geçerlidir. Davacıların borçlu olduğu kredi borcunu ödememeleri üzerine bankaca, kredi borcunun tahsili için hesabın kat edilmesi sözleşmeye uygundur. Bu itibarla borcun tahsili için yapılan işlemlerin dürüstlük kuralına aykırılığından söz edilemez. Davacılar bankanın tahsilini istediği borcu ödediklerini savunmamışlardır. Bu itibarla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, dava konusu sözleşmenin özelliklerine uygundur. Zira kullandırılan kredi ile geri ödemeler ve tahsil edilen miktarların hangi alacaklara sayıldığı banka kayıtları ile anlaşılabilecektir. Bankanın gönderdiği ihtarda her bir kredi yönünden ne kadar miktarda alacak bulunduğu ayrı ayrı gösterilerek borcun 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Bu itibarla gönderilen ihtarın İİK'nın 68/b maddesine uygun düzenlendiği ve ihtarla ödenmeyen kredi borçlarının tümünün muaccel olduğu anlaşılmıştır.Dava ticari kredi sözleşmesine ilişkin olup TTK'nın 8.maddesine göre faiz oranının serbestçe kararlaştırılması mümkündür. Davalı şirket tacir olup, banka ile yapılan genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen kredi kartının akdi ve temerrüt faizinin TCMB tarafından belirlendiği ve bu miktarların istendiği; diğer kredi borçlarının ise sözleşmenin 10. maddesine göre bilirkişi tarafından belirlendiği, temerrüt halinde sözleşmenin aynı maddesine göre uygulanacak temerrüt faizinin bilirkişi tarafından sözleşmeye uygun şekilde belirlendiği, davalı vekilinin 27.11.2021 tarihli itiraz dilekçesinde de faiz oranına yönelik açık bir itirazı bulunmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranının kabul edilmesinde usul ve taralar arasındaki sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı, kefillerin sorumluluğun sözleşmeye uygun şekilde temerrüt tarihlerine dikkate edilerek sözleşmedeki limitle belirlendiği, anlaşılmakla davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 6.673,86 TL nispi istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.