Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında davalının yetki itirazının öncelikle değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan bir davanın gerekçeli kararının başlangıç kısmını içermektedir. Davacı banka, dava dışı bir borçluya kullandırılan kredi için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine duran takibin devamı ile itirazın iptalini talep etmektedir. Davalı taraf ise yetkisizlik, zamanaşımı, faiz oranlarının hukuka aykırılığı ve kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarının sağlanmadığı gibi savunmalarla davanın reddini istemiştir. Belge, tarafların iddialarını, savunmalarını ve uyuşmazlık noktalarını detaylandırarak, mahkemenin davalının yetki itirazını davanın esasına geçmeden önce incelemesi gerektiğine vurgu yapmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesi Kaynaklı DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2024Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir; I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalının müşterek borçlu ve müteselkil kefil sıfadtıyla imzalamış olduğu 25.03.2024 tarihli ve 10.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı ... aleyhine nakit krediler kullandırıldığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine ihtarnameler keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine .... .... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın alacaklarının zamanaşımına uğradığını, işbu davanın yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın borçlu olduğu iddia edilen müvekkilinin yerlerim yerinde veya davacının yerleşim yerinde açılmadığını, yetkili mahkemenin... olduğunu, davaya konu sözleşmeden dolayı alacaklı olduğunun ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı tarafın, dava konusu takip üzerine belirlediği faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle açılan davaya konu ticari kredi sözleşmesinin geçerlilik koşullarının oluşmadığını beyanla, davanın yetkisizlik sebebiyle reddine, aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Taraflar arasında .... ve teminat sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Uyuşmazlık, takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. Genel Kredi Sözleşmesi, 6. ....sayılı dosyası7.Arabuluculuk son tutanağıV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 9. Davalı vekilli süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde; alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı bankanın yerleşim yerinin Levent/İstanbul olduğunu, işbu davada yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur. 10. İlk itirazlar HMK m. 116 hükmünde düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme uyarınca; kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği itirazı ilk itiraz olarak kabul edilmiştir. İlk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunludur. İlk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir. İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenerek karara bağlanır (HMK m. 117).11. Davalı yanca yapılan yetki itirazının davanın esasından önce incelenmesi gerektiği anlaşılmakla bu yönde değerlendirme yapılması gerekmektedir. 12. Bilindiği üzere yetkiye ilişkin hükümler 6100 sayılı HMK m. 5-19 “Yetki” başlıklı ikinci kısmında düzenlenmiş olup, çok genel bir açıklamayla bunlar; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi, sözleşmenin ifa olunacağı yer mahkemesi, gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi ve diğer yetki belirlemeleridir.13. Davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında, başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. 14. Böylece, kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (HMK m. 5) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz. Onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açılabilir.15. Bu noktada, somut uyuşmazlığın çözümü için alacaklının kendi ikamet yerinde dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. 16. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren ve kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesinde; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesi bulunmaktadır.17. Sözleşmenin ifa edileceği yerin taraflarca açık veya zımni olarak belirlenmediği durumlarda, şayet borç bir para borcu ise, sözleşmenin ifa edileceği yer 6098 Sayılı TBK.89 maddesine göre belirlenecektir.18. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89. maddesinde; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir'' şeklinde düzenlemeyi içermektedir. 19. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin "X-Hükümler" başlıklı maddesinin "Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk" alt başlıklı maddesinde; bu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda, Türkiye Cumhuriyeti Kanunları uygulanacağı ve anlaşmazlıkları çözümlemeye İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağı hususu düzenlenmiştir. Yine aynı maddede "Ancak yukarıda anılan yerdeki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılınması, genel mahkemelerin yetkisini bertaraf etmez. Banka tarafından Müşteri'nin veya müteselsil Kefil/Kefiller'in ikametgahının veya mal varlığının bulunduğu veya Kredi'nin nakledildiği şube İkametgahındaki mahkeme ve icra dairelerine başvurulmasına ve adli kovuşturma yapılmasına engel değildir. Banka Müşteri'nin Türkiye sınırları içinde veya dışında mal varlığının bulunduğu ve bulunabileceği her yerde kanuni yollara başvurabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 20. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nde ... yetkili olacağının düzenlendiği; yine aynı yetki sözleşmesi uyarınca belirlenen yetkili mahkemelerden birinde davanın açılmamış olduğu, ayrıca 6098 sayılı TBK m. 89 hükmünde, para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilebileceğinin düzenlendiği, davacı bankanın yerleşim yerinin Levent/İstanbul olduğu, buna göre ifa yerinin İstanbul adresi olduğunun kabulü gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiştir. 21. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davacı bankanın adresinin, Levent İstanbul olduğu, bu halde uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde, uyuşmazlık halinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca yetki sözleşmesi niteliğindeki sözleşme hükmünde, yetkili olarak gösterilen mahkemelerden birinde de davanın açılmamış olduğu, bu bakımdan davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili ... gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. VI. HÜKÜM 1-Dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Yetkili mahkemenin ... olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan ... GÖNDERİLMESİNE4-İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, 5-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025....BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"