Danıştay kararı, kullanım süresi geçen veya bozulmuş ürünlerin maliyet bedelleri ve ilişkili katma değer vergisinin kurumlar vergisi matrahından indirilebilir gider olup olmadığına dair emsal teşkil etmektedir.
Özet: Davacı şirketin kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen ürünlerinin maliyet bedellerinin kurum kazancının belirlenmesinde indirim olarak dikkate alınması talebiyle verdiği ihtirazi kayıtlı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi bu ürünlerin maliyet bedellerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilmesinden kaynaklanan kurumlar vergisi tahakkukunu hukuka aykırı bularak kaldırmış, ancak aynı ürünlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabulünü hukuka uygun görmüş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiş, bunun üzerine her iki taraf da kararın aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istemiyle Danıştaya temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin kullanım süresi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinin kurum kazancının belirlenmesinde indirim olarak dikkate alınması gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verdiği 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin fazlaya ilişkin kısmının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2020 yılında satışa sunduğu ürünlerin, son kullanılma tarihleri geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen kısmının 9.044.786,63-TL olduğu, bu tutarın toplam üretilen ürünler içirisindeki payının da İstanbul Ticaret Odası tarafından meşrubatlara ilişkin yayınlanan %3'lük raf ömrü firesinin altında kaldığı ve bu tutara davalı idarenin herhangi bir itirazının da bulunmadığı anlaşıldığından, davacının ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek son kullanma tarihi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlere ilişkin maliyetlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı ancak son kullanma tarihi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerektiğinden tahakkukun bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kurumlar vergisinin ürünlerin maliyet bedellerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilmesinden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, yüklenilen katma değer vergilerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilmesinden kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ürünlere ilişkin yüklenilen katma değer vergileri hakkında bir talep ileri sürmedikleri, taleplerinin kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha ilave edilen tutarın indirilecek gider olarak kabulünden ibaret olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, son kullanma tarihi geçtiği için imha edilen ürünlerin zayi mal niteliğinde olduğu dolayısıyla vergi matrahının tespitinde zarar olarak indirilemeyeceği, idarelerince yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin kullanım süresi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinin kurum kazancının belirlenmesinde indirim olarak dikkate alınması gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verdiği 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin fazlaya ilişkin kısmının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Mahkemece kullanım süresi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmasına ilişkin değerlendirme yapıldıktan sonra söz konusu ürünlere ilişkin yüklenilen katma değer vergilerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alındığına ilişkin değerlendirmede bulunularak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, dava konusu ihtirazi kayda ilişkin olarak idareye sunulan █████/2021 tarihli dilekçede belirtilen "KDV ve maliyet bedeli toplamı 9.044.786,63-TL" ifadesinden belirtilen tutarın; katma değer vergisi matrahını ve aynı zamanda maliyet bedelini ifade ettiği başka bir anlatımla katma değer vergisini içermediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim temyiz dilekçesindeki, "dava dilekçesinde ürünlere ilişkin yüklenilen katma değer vergileri hakkında bir talepte bulunmadığı" yönündeki ifade ulaşılan bu sonucu doğrulamaktadır.
Dolayısıyla dava konusu, kullanım süresi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmasından ibarettir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Son kullanılma tarihleri geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedeline ilişkin olup, yüklenilen katma değer vergilerinin dava konusu edilmediği uyuşmazlık hakkında katma değer vergisi yönünden hüküm kurulması yargılama usulüne uygun düşmediğinden yazılı gerekçeyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen bu husus gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!