Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ödenmeyen personel taşımacılığı hizmet bedellerine dair icra takibine yapılan haksız itirazın iptali davası ve icra inkar tazminatı talebi.
Özet: Davacı şirket, davalıya 2024 başından Eylül 2025e kadar sunduğu personel taşıma ve servis hizmetleri karşılığında düzenli olarak faturalandırılmış 444.168,00 TL tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli yapılan itirazının iptaliyle icra takibinin devamına ve alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ..., personel taşımacılığı her türlü servis organizasyonu hizmetleri ile iştigal etmekte olup, bu çerçevede davalıya düzenli olarak 2024 başından - 2025 Eylül ayına kadar servis hizmeti verildiğini, verilen servis hizmeti bedelleri ilgili ayların sonunda faturalandırılmış, davalı tarafça işbu dava konusu alacağın dayanağı faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, müvekkilinin, davalı şirkete verdiği hizmet dolayısıyla cari hesap detayında görüleceği üzere davalıdan 444.168,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından kesilen faturalar her iki tarafın ticari defterlerine kaydedilmiş ve BA - BS formları da düzenlenmiş olduğunu, ancak davalının, asli borcu olan bu hizmetlerin karşılığı bedelleri belirlenen vadelerde eksiksiz olarak ödeme borcunu yerine getirmemiş ve anılan borcu tüm ihtar ve hatırlatmalara rağmen ödememekte ısrarcı olduğunu, davalının tüm taleplere rağmen müvekkiline olan borcu ödenmediğinden Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış ve davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, itiraz üzerine yapılan arabuluculuk başvusuru üzerine Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmesinde davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, olay nedeniyle davalıya verilen hizmet bedelinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ancak davalı tarafından işbu icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli şekilde, hiçbir hukuki ve rasyonel gerekçe olmaksızın, sırf takibi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan uzaklaşmak amacı ile salt matbu ve mücerret nitelikte, hiçbir somut ve hukuki vasfı olmayan beyanlara dayalı itiraz edilip takip durdurulduğundan ve davalının dava konusu maddi vakıada taşıdıkları kusur ve sorumluluğu bertaraf edecek veya aksini kanıtlayacak tek bir gerekçesi dahi bulunmadığından yasal süresi içerisinde haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla mahkememiz nezdinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin, servis taşımacılığı sektöründe faaliyet göstermekte olup, bu faaliyetler, ticari teamüller doğrultusunda düzenli vw sistematik olarak kayıt altına alınarak yasal yükümlülükler doğrultusunda yürütüldüğünü, davalının da bu kapsamda 2024 başından itibaren müvekkili şirketten düzenli olarak servis hizmeti almış, bu hizmetlere karşılık ilgili ayların sonlarında; ... sayılı 61.920,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 60.480,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 43.200,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 61.920,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 40.320,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 60.480,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 53.280,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 60.480,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 57.600,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 60.480,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 62.640,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 82.368,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 74.880,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 43.056,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 63.648,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 74.880,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 63.648,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 78.624,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 76.752,00 TL bedelli fatura, ... sayılı 63.648,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, cari hesap ekstresinde detayları görüldüğü üzere ilgili fatura bedelleri ..... ayı itibariyle davalı tarafça ödenmemeye başlanmış, █████/2025 tarihli son fatura ile hizmetin sona erdirilmiş olduğunu, müvekkili tarafından 2024 yılı içerisinde verilen hizmete istinaden 683.280,00 TL fatura tanzim edilmiş, davalı tarafından 2024 yılında toplam 561.600,00 TL ödeme yapılarak müvekkilinin kalan 121.680,00 TL cari alacağının sonraki yıla devretmiş olduğunu, 2025 yılında devam eden hizmete istinaden müvekkili şirket tarafından davalı tarafa toplamda 621.504,00 TL fatura tanzim edilmiş, bu karşılık davalı tarafından toplamda 299.016,00 TL tutarında ödeme yapılmış, 2024/6 ayı faturasından itibaren davalı tarafından faturaların ödenmemesi akabinde █████/2025 tarihinde hizmetin sona erdirilmiş olduğunu, davalı tarafça söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dava açılmadan önce ara bulucuya başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini beyan ederek, davanın kabulü ile; Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına konu alacağa yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin devamına, Haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan olan alacağa karşılık hiç bir rehin, ipotek tesis edilmemiş ve alacak teminat altına alınmamış olup muhtemel dava süresi ve alacak miktarı dikkate alınarak öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat halinde uygun bir teminat karşılığında alacağın temini için dava değeri kadar ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı yanca müvekkilinin davacı şirkete bakiye 444.168,00-TL borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, kaldı ki taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin de kurulmadığını, bu sebeple, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin (rapor) borcun varlığını kanıtladığı iddia olunamayacağını, davalı şirketin, iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme vesaire sunulmadığını, bu kapsamda davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borç kanıtlanamadığı olmakla icra takibine süresi içerisinde yaptıkları haklı itiraz neticesinde dayanaksız icra takibinin durdurulduğunu, işbu aşamadan sonra davacı yanca huzurdaki itirazın iptali davası ikame edilmişse de davacı yanca ikame edilen davanın açıkladıkları sebeplerle haksız ve yersiz olmakla reddinin gerektiğini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olduğunu, alacaklı alacağını ispatla yükümlü olduğunu, genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacak olduğunu, zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlandığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılması nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan, aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, neticede haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... tarihli gönderme kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklısı olduğu meblağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 444.168,00-TL toplam alacak yönünden ..... tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari ekstrenin gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde borcun tamamına ve talep edilen harç, masraf, faiz ve vekâlet ücreti de dâhil tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesaba dayalı fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının faturaya konu hizmeti ifa edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan ....... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Taraflara ait 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, e Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklenerek onaylandığı ve envanter defterinin açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, Davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde; davacı şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 444.168,00 TL tutarında alacaklı göründüğü, Davalıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde; davalı şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davacı şirkete takip tarihi itibarıyla 444.168,00 TL tutarında borçlu göründüğü, Davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, faturalara TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediği, ayrıca davacının kabulü dışında davalı tarafından düzenlenmiş herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden ileri sürülmüş bir çekinceye ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, Netice itibariyle; davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 444.168,00 TL olabileceği kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Cari hesaba konu faturaya konu hizmetin ifası ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Tarafların defterleri incelenmiş düzenlenen █████/2026 tarihli raporda tarafların şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, taraf şirketlerin yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan █████/2025 tarihinde faturalardan kaynaklı davacının 444.168,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, rapordaki mail tespitler ile belgeler, davalının defterlerinde bu faturaların kayıtlı olması hizmetlerin ifasının da kabulü anlamına geldiği de dikkate alınarak davacının davasının ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 444.168,00-TL asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 88.833,60- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 30.341,12-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 5.364,44-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 24.976,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 5.364,44-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 6.067,34-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.110,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-Davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 71.066,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!