Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebi ve teminat değerlendirmesi hakkındaki ilk derece mahkemesi kararının incelenmesi.
Özet: Menfi tespit davasında davacı, kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinin haksız olduğunu, senedin sahte olduğunu ve borcu olmadığını iddia ederek, takibin durdurulması veya en azından icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatsız veya uygun teminatla ihtiyati tedbir talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise İİK 72/3 uyarınca takibin durdurulmasına değil, sadece %20 nakdi teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde kısmi ve koşullu tedbir kararı vermiş, davacı da bu karara karşı sahtecilik iddiasını güçlendirerek itiraz etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:█████/2026
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; ​Mahkeme tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından alacaklıya ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalının icra dosyasından kötüniyetli bir şekilde paralarını tahsil etme yoluna gideceğini, Finike Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve haksız yere taşınmaz satışı için dava ikame edildiğini, bu şekilde mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu icra takibinin gerçekte olmayan haksız başlatıldığını beyanla müvekkilinin davalı şahsa borcu olmadığının tespiti ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız veyahut mağduriyetlerine yol açmayacak uygun görülecek teminat karşılığında; İİK'nın 72. maddesi gereğince ilgili icra dosyasının alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkili bakımından dava konusu bono sebebiyle haciz tehditi altında talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan bononun suç mahsulü olduğu dikkate alındığında İİK'nın 72/2. maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 72/3.maddesindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere, düzenlemenin borçluya verilen bir hak olduğu, borçlunun icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde istemde bulunabileceği, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olduğu anlaşılmaktadır (Antalya BAM 11. HD ████████ esas sayılı emsal ilam). Bu nedenle tedbir talebinin teminat mükabilinde icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden kabulüne; dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
A-Dava tarihi itibarı ile kapak hesabına göre dava konusu miktarın %20'sine tekabül eden 744.774,88 TL nakdi teminat yatırılması ya da banka teminat mektubunun gösterilmesi halinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından icra veznesine girecek paranın İ.İ.K.'nun 72/3 maddesi uyarınca dava sonuna kadar davalıya ödenmemesi yönünden İHTİYATİ TEDBİR konulmasına, teminat yatırıldığında bu konuda icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
B-Teminat yatırıldığında ve talep olunduğunda ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
C-6100 s. HMK.nun 393/1. maddesi gereğince, kararın verildiği tarihten itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde, tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
D-6100 s. HMK.nun 397/1 maddesi gereğince, tedbir isteyen tarafından tedbire ilişkin bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede esas davasını açıp, ayrıca bu davanın açıldığına dair ilgili belgeleri mahkememize ibraz etmediği takdirde, ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına" tensiben karar verilmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyasına şikayette bulunulduğunu ve taraflar arasında yer alan Savcılık dosyasının celbini talep ettiklerini, mahkemeye dosyanın celbi sonucu Savcılık dosyasında senet üzerinde inceleme yapıldığını ve yazı, rakam ve imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, davalı yanın söz konusu Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas dosyasında haksız yere işlemlerine devam ettiğini, Mahkeme tarafından söz konusu icra dosyasından alacaklıya ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalının icra dosyasından kötüniyetli bir şekilde paralarını tahsil etme yoluna gideceğini, kaldı ki Finike Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve haksız yere taşınmaz satışı için davanın ikame edildiğini, bu şekilde mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, icra takibi haksız yere başlatıldığını, müvekkilinin davalı şahsa borcu olmadığını, dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız veyahut mağduriyetlerine yol açmayacak uygun görülecek teminat karşılığında; İİK 72.maddesi gereğince ilgili icra dosyasının alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davanın devamı süresince davalının, müvekkiline ait tüm malvarlığı üzerinde haciz tehditi ile işlemlerine devam etmesi halinde müvekkilinin olası hak kayıpları yaşamasının muhtemel olduğunu, davalı yanın müvekkiline zarar vermemesi adına teminatsız olarak aksi halde gerekli görülen teminat karşılığında malzemeler üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, müvekkili bakımından dava konusu bono sebebiyle haciz tehditi altında talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan bononun suç mahsulü olduğu dikkate alındığında İİK'nın 72/2. maddesi doğrultusunda öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde uygun görülecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen █████/2026 tarihli ara karar ile; "İİK 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin tedbiren hangi koşullarda durdurulabileceği İİK 72/2. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu durumda İİK 72/3. maddesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği sabit olmakla İİK uyarınca davacının talebinin reddi gerekmektedir.
HMK 33. Maddesi kapsamında davacının talebinin HMK 209 kapsamında kaldığı vasıflandırılmış olmakla; mahkememizce İİK 72/2 düzenlemesi ile HMK 209. Maddesi hükmünün bir arada uygulanmasının mümkün bulunduğu, İİK'nın 72. maddesinin, HMK'nın 209. maddesini yürürlükten kaldırmadığı görüşü benimsenmiş olsa da Antalya CBS ... soruşturma sayılı dosyada alınan bilirkişi raporundaki ...'nun mukayeseli belgelerdeki üç imzanın birbiri içinde farklılık arz ettiği, senet üzerindeki imzanın ...'na ait olmadığı yönündeki raporun "inceleme ve sonuç" kısmının 2 ve 3 numaralı bentlerinde açıklanan gerekçelerin sahteciliği somut hale getirmeye yeter olmadığı, Antalya CBS ... soruşturma sayılı dosyasında henüz iddianame de düzenlenmediği, tedbir kararı tarihinde sahteciliği gösterir takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporu haricinde delil ve emarelerin bulunmadığı, neticeten HMK'nın 209. maddesinin uygulanmasını gerektirir mahiyette sahteciliğin henüz somutlaşmadığı kanaati ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen █████/2026 tarihli ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyasında şikayette bulunulduğunu ve taraflar arasında yer alan Savcılık dosyasının celbini talep ettiklerini, Savcılık dosyasında senet üzerinde inceleme yapıldığını ve yazı, rakam ve imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, davalının, söz konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında haksız yere işlemlerine devam etmekte olduğunu, Mahkeme tarafından söz konusu icra dosyasından alacaklıya ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalının, icra dosyasından kötüniyetli bir şekilde paralarını tahsil etme yoluna gideceklerini, Finike Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve haksız yere taşınmaz satışı için davanın ikame edildiğini, ortaklığın giderilmesi davasında keşif yapıldığını, yakın zamanda dosyanın karara çıkacağını, müvekkilinin geri dönülemez şekilde zarara uğrayacağını, bu şekilde mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu icra takibinin haksız yere başlatılmış olduğunu, müvekkilinin davalı şahsa borcu olmadığının tespiti ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız veyahut mağduriyetlerine yol açmayacak uygun görülecek teminat karşılığında; İİK'nın 72. maddesi gereğince ilgili icra dosyasının alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin bulunduğunu, bu davanın devamı süresince davalının, müvekkiline ait tüm malvarlığı üzerinde haciz tehdidi ile işlemlerine devam etmesi halinde müvekkilinin olası hak kayıpları yaşamasının muhtemel olduğunu, davalının müvekkiline zarar vermemesi adına teminatsız olarak aksi halde gerekli görülen teminat karşılığında malzemeler üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, davacı müvekkili bakımından dava konusu bono sebebiyle haciz tehdidi altında talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan bononun suç mahsulü olduğu dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ancak tüm bu durumlara karşı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilmediğini beyanla hukuka aykırı olan ara kararın kaldırılması ve öncelikle teminatsız olarak aksi takdirde uygun görülecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” düzenlemesi yer almakta olup, ilgili anlatımdan da anlaşılacağı üzere, borçlunun icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde istemde bulunabileceği, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nın 72. maddesinin gerekçesinde de "Menfi tespit davası başlı başına takibin seyrine tesir etmez. Yalnız bunun zımmında borçlu alacaklıya paranın, ancak teminat mukabilinde ödenmesi hususunda, ihtiyati tedbir alabileceği gibi, alacaklı böyle bir teminat göstermeyeceğini beyan ederse, alacaklının hakkını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını temin etmek şartı ile borçlu paranın alacaklıya icra dairesinde ödenmemesi hususunda tedbir kararı almaya yetkili kılınmıştır. Alacaklının, maruz kalacağı tedbirlerin kendisine verebileceği zararlar bu babta tedbir isteyen borçlu tarafından gösterilecek teminatla karşılanmış olacağından bu tanzim tarzı karşılıklı menfaatleri telif etmiş olacaktır..." şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin hem dava dilekçesinde hem de ihtiyati tedbir talep dilekçesinde takibin durdurulması talebinin yanında ayrıca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talebinin de bulunduğu gözetilerek yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin KABULÜ ile İİK'nın 72/3. maddesinin son cümlesi gereğince, dava konusu 2.852.888,02 TL borcun %15'i oranına tekabül eden 427.933,20 TL teminat, nakdi veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında, icra veznesine girecek paranın alacaklıya tedbiren ÖDENMEMESİNE,
b-Ara karara ilişkin müteakip işlemlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!