Danıştay Üçüncü Daire, indirimli oran KDV iadesi talebinin adi ortaklık temsil yetkisi gerekçesiyle reddini hukuka aykırı bularak, iadeye uygulanacak tecil faizinin VUK 112/5 uyarınca hesaplanmasını düzeltti.
Özet: Davacı şirketin indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklenip indirim yoluyla telafi edemediği Katma Değer Vergisi iadesi talebinin vergi dairesince reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin KDVnin iadesi yönündeki kararlarını hukuka uygun bulan Danıştay, temyiz başvurusunu reddederek, iade edilecek vergiye uygulanacak tecil faizinin hesaplanma başlangıcının ve yönteminin Vergi Usul Kanununun 112. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenlemeye göre yapılması gerektiğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını düzelterek onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yapı Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiİSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2021 yılının Ağustos döneminde indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklenip indirim yoluyla telafi edemediği 268.995,70-TL tutarında katma değer vergisinin iadesi talebinin reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve söz konusu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının iade talebi, yapı müteahhidi bölümünde adi ortaklık yer almasına rağmen sadece davacı tarafından istenildiğinden bahisle reddedilmiş ise de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi iş ortaklığı sözleşmesinde iş ortaklığının temsilinin iş bitene kadar davacının münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı hususu da dikkate alındığında, iade talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, haksız ve hukuka aykırı olarak davacıya iade edilmeyen verginin, davacının idareye başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'da belirlenen tecil faizi oranında faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, iade edilmeyen verginin, idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemekle birlikte sözü edilen maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonucunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağının hükme bağlandığı dikkate alındığında, istinafa konu edilen Vergi Mahkemesi kararının gerekçesinde ve hüküm fıkrasında yer alan " idareye başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'da belirlenen tecil faizi oranında faiziyle" ibaresinin ''213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrası gereğince vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiziyle" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.