Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüsten beraat hükmüne yönelik vekalet ücreti temyizinin reddi ile resmi belgede sahtecilikte zamanaşımı düşmesi temyizinde hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle karşı oy içeren karar.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zaman aşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne karşı yapılan temyizi, derhal beraat kararı verilebilecek durumlar dışında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla reddetmiş; nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi nedeniyle vekalet ücreti ödenmemesini ise avukatlık hizmetinin bölünemezliği ve diğer suçun düşmesi dikkate alındığında isabetsiz bulunmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Beraat, düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik ise sanığın hükmü temyizde hukuki yararının bulunmadığı tespit edilmekle, gereği görüşüldü; A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz YönündenDerhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak Yargıtay Üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,B. Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Vekalet Ücretiyle Sınırlı Temyiz Yönünden Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının olağan dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmü nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.03.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OYSayın çoğunluğun sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyizinde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin CMK'nin 298 maddesi uyarınca reddine ilişkin düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır, zira; Sanık hakkında ilk derece mahkemesinde özel belgede sahtecilik suçundan zaman aşımı nedeniyle düşme hükmü kurulmuş kurulan hüküm sanık tarafından suçu işlemediğine yönelen temyiz nedeni ile temyiz edilmiştir. Yargıtayın yerleşik uygulama ve içtihatlarında beraat eden sanığın beraat gerekçesine yönelik olmayan temyizi ile sınırlı olarak temyizde hukuki yarar bulunmadığına ilişkin bir uygulama olup zaman aşımı nedeniyle düşme hükmüne göre daha lehe olan beraat hükmü kurulmasının teorik olarak mümkün bulunması ve bizzat Dairemiz uygulamalarınında düşme hükmüne yönelik sanık temyizlerinin esasına girilerek inceleniyor olması karşısında, sanığın temyizde hukuki yararı bulunduğundan, sanığın hükme yönelik temyizinin kabulü ile esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun temyiz isteminin reddine ilişkin düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır.