Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ticari titanyum kaplama hizmetinden kaynaklanan alacak davasında e-fatura ve teslimat tutanaklarındaki kaşe eksikliği nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi kararını değerlendiriyor.
Özet: Davacı, müvekkili şirketin davalıya verdiği titanyum kaplama hizmetinden kaynaklanan 948.197,90 TLlik alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; talebini düzenlediği faturalara ve davalı çalışanlarınca imzalanmış ancak kaşesiz teslimat tutanaklarına dayandırmışken, ilk derece mahkemesi e-faturanın tek başına alacak varlığını ispatlamaya yetmediğini ve teslimat tutanaklarında davalı kaşesi bulunmadığından ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispatın yetersiz olduğuna hükmetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:█████/2026
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mobilya/metal aksamları titanyum kaplama işi ile ilgili ticari bir ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalının talebi üzerine davalı tarafından müvekkiline titanyum kaplama için teslim edilen ürünleri (minibar, dolap kapağı, kapı sacı, yatak başı sacı, ayna çerçevesi vb.) eksiksiz olarak imal ederek titanyum kaplama işini yapıp davalıya/davalının çalışanlarına teslim ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu hizmetin tam, zamanında ve eksiksiz yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı borçlunun işbu titanyum kaplama hizmeti işinin karşılığı olan para borcunu yerine getirmekten kaçındığını, ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı adına bir çok fatura düzenlendiğini, davalı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, en son 26.03.2025 tarihli, ... sıra numaralı ve 2.040.000,00 TL bedelli e-fatura düzenlendiğini, davalı tarafın söz konusu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediğini, davalı tarafından söz konusu fatura kapsamında da cari hesaba mahsuben bir kısım ödemeler yapıldığını ancak borcun tamamının ödenmediğini, davalı borçlu şirketin ödemediği cari hesap bakiyesinin söz konusu faturalardan kaynaklandığını, ödenmeyen bakiye için taraflarınca Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin davalının itirazı sonucu durdurulduğunu, yapılan bu itiraz üzerine taraflarınca TTK m. 5/A uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlu müvekkili şirkete borcu olmadığını beyan etmiş ise de bu borcun hesap ekstresi, faturalar, ticari defterlerden anlaşılacağını ve davalı şirket çalışanları/yetkilileri tarafından ıslak imza ile teslim alınan onlarca adet teslimat tutanağının hizmetin ve malların davalıya eksiksiz teslim edildiğinin delili sayıldığını, tutanaklarda titanyum kaplanmak sureti ile teslim edilen ürünler ile faturadaki/hesap dökümündeki kalemlerin birebir örtüştüğünü, davalı şirketin fatura ve cari hesap bakiyesinin bir kısmını çek ve nakit ödemelerle, bir kısmını müvekkilinin elektrik faturallarını ödeyerek yaptığını ancak geriye kalan 948.197,90 TL bakiyenin ödenmediğini, 948.197,90-TL asıl alacak yönünden kısmen itirazın iptali gerektiğini, davalının icra dosyasındaki "takip öncesi işlemiş faiz" alacağı yönünden yaptığı itiraza karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik itirazın iptali talep etmediklerini, müvekkilinin alacağının faturaya ve imzalı teslim tutanaklarına dayalı titanyum kaplama hizmetinin karşılığı olduğunu, İİK m. 257 anlamında rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir para borcu olduğunu, davalının mal kaçırma ve takibi sonuçsuz bırakma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve tüm ferilerini kapsayacak şekilde öncelikle teminatsız veya mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın, 948.197,90 TL asıl alacak miktarı yönünden iptaline, alacağın dayandığı belgelerin niteliği ve davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve tüm ferilerini kapsayacak şekilde öncelikle teminatsız veya Mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, takibin 948.197,90 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, alacağın likit olması ve borçlunun itirazında haksız/kötü niyetli olması sebebiyle, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... E-fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığına ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata yetmemesi, teslimat tutanak suretlerinde davalı şirketin kaşesinin bulunmaması ve böylelikle dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle, iddia edilen alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olması, alacağının varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun mobilya/metal aksamları titanyum kaplama işi ile ilgili ticari bir işten kaynaklanan bir para alacağı olduğunu, dava sonuçlanana kadar müvekkilinin alacak hakkının korunması adına taraflarınca davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıstaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasının talep edildiğini, ihtiyati haczin, tarafların veya taleplerin haklı/ haksız olduğundan bağımsız devam etmekte olan dava sonunda davacının alacağının tahsilini garanti altına almak için hak kayıplarını engellemek amacıyla davalının mallarına geçici olarak getirilen bir kısıtlama olduğunu, dava dilekçesinde de belirtilen teslim tutanaklarının varlığı, e-fatura varlığı, devam eden cari hesap ilişkisinin varlığı davacının yargılama sonucunda haklı çıkacağına dair yaklaşık ispatın gerçekleştiğini gösterdiğini, ticari ilişkinin vergi dairesi kayıtları ile de sabit olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haczin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258. maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olmasının arandığı, davacının talep ettiği alacak istemi ve miktarı ile dava konusu alacağın oluşup oluşmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, fatura tek taraflı düzenlenen bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı, faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunun delil ve belgeler ispat edilmesi gerektiği, talep eden vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan birden fazla teslim tutanağının teslim eden ve teslim alan isim ve imzalarını içerdiği ancak bu teslim tutanaklarının dava konusu faturalara ait olup olmadığının yine tutanakta adı geçen kişilerin tarafların yetkilisi/ çalışanları olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, dolayısı ile hizmetin yerine getirilip getirilmediği ve muaccel bir alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!