Tıbbi sekreterin kesintisiz çalışma iddiasıyla açtığı hizmet tespit davasında hak düşürücü süre ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi temyizen 10. Hukuk Dairesince incelendi.
Özet: Bir tıbbi sekreterin, işveren tarafından kesintili bildirilen ancak kendisinin 2004-2015 yılları arasında kesintisiz çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi 2010-2013 arasındaki belirli süreler için bildirilmeyen hizmet tespitine karar vermiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamıştır; bunun üzerine hem davacı, kesintisiz hizmetlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği ve tüm talep döneminin dikkate alınması gerektiğini savunarak, hem de davalı, tanık beyanlarındaki kesintilerin göz ardı edildiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette 01.07.20 04... .02.2015 tarihleri arasında daimi ve kesintisiz şekilde tıbbi sekreter olarak asgari ücretle çalıştığını, davacının davalı iş yeri tarafından davalı kuruma bir çok giriş çıkış yapılarak bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkete ait iş yerinde 01.07.20 04... .02.2015 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde çalışmasının iki dönem halinde gerçekleştiğini, ilk çalışmasının 2009-2010 yılları arasında olduğunu ve bu dönem sonunda davacının istifa ederek işten ayrıldığını, daha sonraki çalışma döneminin 26.10.2013 tarihinde başladığını ve 2015 yılının 2. dönemine kadar çalıştığını, davacının davalı iş yerindeki çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği kadar olduğunu, taraflar arasında davacının çalışması ile alakalı olarak Bakırköy 17. İş Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında görüleceği üzere, davacının 2 dönem halinde çalıştığı ve SSK'na bildirilmeyen süre olmadığı hususunda protokol imzalandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri Müdahil ... vekili davaya cevap vermemiş, duruşmalarda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ileDavacının davalı şirketçe ...'ya bildirilenler hizmetleri dışında,█████/2010-█████/2010 tarihleri arasında 126 gün, günlük 24,30 TL kazançla,█████/2010-█████/2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 25,35 TL kazançla,█████/2011-█████/2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük 26,55 TL kazançla,█████/2011-█████/2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük 27,90 TL kazançla,█████/2012-█████/2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük 29,55 TL kazançla,█████/2012-█████/2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük 31,35 TL kazançla,█████/2013-█████/2013 tarihleri arasında 180 gün, günlük 32,62 TL kazançla,█████/2013-█████/2013 tarihleri arasında 114 gün, günlük 34,05 TL kazançla daha 5510 sayılı yasa kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,Davacının diğer taleplerinin reddine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı şirket vekili ve feri müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a.Yargıtay HGK., E. ████████ K. ███████ T. 20.1.2022 içtihadı uyarınca; hizmetin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bildirimin sonradan yapılmış olması halinde dahi başlangıçta bildirim yapılmayan süreye ilişkin hak düşürücü sürenin işlemeyeceği açık olduğunu bu nedenle hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle 01.07.2004-06.02.2009 tarih aralığına ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, 07.02.2009-24.02.2010 tarihleri arası ve 26.10.2013-27.03.2015 tarihleri arası dönem açısından sigortaya bildirildiği gerekçesiyle hukuki yarar bulunmadığından bu dönem açısından talebin reddine karar verildiğini ancak taleplerinin kesintisiz çalışmaya ilişkin olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde;a. Mahal mahkemesinde bozmadan sonraki dinlenen tanıkları da davacının 2010-2013 arasındaki çalışmasıyla ilgili şüpheden uzak bir ifade vermediği halde mahkeme tarafından basit yorum ile hatalı karar verildiğini, tanıklar ..., ... ve ...’ın beyanında 2010 yılı sonrasında da davacının çalışmasında kesinti olduğu yönündeki beyanı gözetilmeksizin karar verildiğini kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 01.07.20 04... .02.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı şirket vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.