Ankara 7. Ticaret Mahkemesinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı itirazının iptali davasında delil ibrazı ve ispat yüküne ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı banka genel kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken, davalı, kredi sözleşmesinin kefili olarak borcu kullanmadığını, kredi ödemelerinin hesaplarına gerçekleşmediğini, yetkilendirme sürecinin usulüne uygun olup olmadığının bilinmediğini ve icra inkar tazminatının reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir; mahkeme ise tarafların delil sunma ve ispat yükümlülüklerine dair Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerini incelemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
....
DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili banka ile davalı arasında akdedilen █████/2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan borç nedeniyle davalı borçlu aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere, davalı borçluların icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, .... arasında imzalandığı iddia edilen Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olarak gözüktüğünü,.... bahse konu krediyi kullanmadığı, ... hesaplarına kredi ödemesi gerçekleşmediği ve yine bahse konu krediye bağlı olarak herhangi bir borç/alacak ilişkisine girilmediğini, müvekkilinin, .... yönetim kayyımı tarafından idare edildiğini, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihteki yetkilisinin usulüne uygun olarak kefil olup olmadığının bilinmediğini, banka tarafından, ...Grup'un ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunduğu ve ...Grup'tan tahsil edilemediğine ilişkin belge sunulmadığını, icra inkar tazminatının reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında GKS ve teminat sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4.Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Ankara .... sayılı dosyası,
6. Genel Kredi Sözleşmesi,
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
7. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
8. Davacının ortaya koyduğu deliller ele alınarak ispat yükünün yerine getirilmiş olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Ancak öncelikle somut uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında değerlendirilmesi gereken delillerin ibrazı ile ilgili Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
9. 6100 sayılı HMK’nin delillerin ibrazıyla ilgili “Dava Dilekçesinin İçeriği” başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentleri uyarınca davacı, dava dilekçesinde, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini göstermek zorundadır.
10. Maddenin gerekçesinde bu gerekliliğin, 6100 sayılı HMK’da bir yenilik olarak düzenlendiği ifade edilmiş, delillerin bildirilmesine ilişkin bu düzenlemenin, somutlaştırma yükünün de bir gereği olarak davacının genel ifadelerle delillerini belirtmesi yeterli sayılmayıp hangi delillere dayandığı dilekçeden anlaşılması aranmıştır (...).
11. 6100 sayılı HMK’nin “Belgelerin Birlikte Verilmesi” başlıklı 121/1. maddesi uyarınca; dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. Aynı yöndeki zorunluluk “cevap dilekçesi” bakımından da aranmakta olup, davalı yanın savunmasının dayandığı vakıaların ve bu vakıaların dayandığı delillerin gösterilmesi zorunluluğuna ilişkin düzenlemeler HMK’nin “Cevap Dilekçesinin İçeriği” başlıklı 129. maddenin 1. fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yer almaktadır. (Pekcanıtez/ Atalay/Özekes, a.g.e., s. 306).
12. Görüldüğü gibi HMK’nin 121/1. maddesi uyarınca davacı dava dilekçesinde gösterdiği ve elinde bulunan delilleri dava dilekçesi ekinde sunması, başka yerden gelecek belge ve dosyalar için ise getirilmesini sağlayacak açıklamanın yine dava dilekçesi ile birlikte gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
13. 6100 sayılı HMK’nın “Ön İncelemenin Kapsamı” başlıklı 137/1. maddesine göre; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe (Ek ibare: █████/2012-6325 S.K./35.md) veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.
14. 6100 sayılı HMK’nın “Ön İnceleme Duruşmasına Davet” başlıklı 139/1. maddesine göre; ön inceleme için tespit edilmiş olan güne tarafları davet için çıkartılacak davetiyeye hangi hususların ihtar edileceği düzenlenmiş, bu kapsamda maddenin (ç) bendinde için verilecek iki haftalık kesin süre içerisinde taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacakları ihtar edilir. Aynı Kanunun 119 ve 121. maddelerinde delillerin gösterilmesinden bahsedilmesine rağmen, 137 ve 140. maddelerinde delillerin sunulmasından ve toplanmasından bahsedilmektedir. Burada vurgulanması gereken husus özellikle 140. maddede “dilekçelerinde gösterdikleri” ibaresinin kullanılmış olmasıdır.
15. 6100 sayılı HMK’nın 140. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere taraflar, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermek ya da başka yerden getirilecekse, bunu belirtmek zorundadırlar. Şayet taraflar, bu konuda yapmaları gereken işlemleri eksik bırakmışlarsa, tahkikata başlamadan önce, taraflara son kez kısa bir süre verilerek bu eksiklikleri tamamlamaları düşünülmüştür. Taraflar bu şanslarını da doğru kullanamazlarsa, artık tahkikat mevcut delillerle yürütülecek ve tarafların o delile dayanmaktan vazgeçtikleri kabul edilecektir.
16. Özetle; 6100 sayılı HMK’nın 119/1-f maddesine göre; dava dilekçesinde iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, 129/1-e maddesine göre de, cevap dilekçesinde; savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 137 ve 140. maddelerinde ise; 119 ve 129. maddelerdeki düzenlemenin aksine, delillerin belirtilmesinden değil, tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapmasından bahsedilmiştir. Buna göre; delillerin dava ve cevap dilekçelerinde belirtilmesi; dilekçelerinde belirtikleri delillerin en geç ön inceleme duruşmasında mahkemeye sunulması, başka bir yerden getirtilecek olması halinde delillerin toplanması için gerekli işlemlerin yapılması gerekir. Yani dava ve cevap dilekçelerinin verilmesinden sonra tarafların iddia ve savunmalarını kanıtlayıcı delil bildirmeleri mümkün değildir.
17. Dilekçelerin teatisi aşamaları bu şekilde net sürelere bağlı olarak düzenlendikten sonra yasa koyucu, “delil” bildirmenin “süreye” bağlı olduğunu tekrar vurgulayan 145. maddeye yer vermiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Sonradan Delil Gösterilmesi” başlıklı 145/1. maddesine göre; taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.
18. 6100 sayılı HMK’nın 145. maddesinin birinci cümlesinde de tarafların, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecekleri açıkça belirtilmiştir. 145. maddenin ikinci cümlesinde; birinci cümledeki tarafların Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerine ilişkin olarak getirilen istisnanın dava ve cevap dilekçelerinde hiç delil belirtmeyen, ön inceleme aşamasında da delillerini sunmayan veya toplanması için gerekli işlemleri yapmayan tarafların tahkikat aşamasında delil bildirme haklarının olduğu şeklinde anlaşılması mümkün değildir. 145. maddenin gerekçesinde, “uygulamada, davaların uzamasının temel sebeplerinden birinin de gereksiz yere yeni delil sunulması ve bu konuda taraflara verilen sürelere uyulmaması olduğunun bilindiği, maddenin ilk fıkrasıyla, Kanunda belirtilen sürelerden sonra, davada yeni delil sunulmasının yasak olduğunun kural olarak benimsendiği, fakat iki istisnanın kabul edildiği, bunun için; yeni delil sunulması talebinin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya delilin süresinde sunulmamasının ilgili tarafın kusuru dışında bir sebebe dayanması halinde, hâkimin gerekçesini de belirtmek şartıyla, yeni delil sunulmasına izin verebileceği, bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesinin hukuki dinlenme hakkının tabii bir sonucu olduğu” belirtilmiştir.
19. Tahkikatın amacı, kural olarak delil toplamak değil, delilleri incelemek ve değerlendirmektir; aksi halde tahkikat tamamlanamaz ve yargılama uzar. Bu sebeple 145. maddede belirtilen ve tarafın etki alanı dışında kalan çok özel durumlar dışında, sonradan delil sunulması halinde bu deliller dikkate alınmamalıdır. Keza, tarafların 145. madde şartları oluşmadan sonradan delil sunması ya da kanun yoluna başvururken bu şekilde delilleri dilekçesine ekleyip vermeleri kabul edilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 332-333).
20. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK’nın sistematiği içinde; tahkikat aşamasına geçilmezden evvel tarafların uyuşmazlıkların çözümü için ileri sürdükleri delillerin daha işin başında belirlenerek tahkikatın etkin bir şekilde yapılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın etkin ve makul bir süre içinde bitirilmesi için delil gösterilmesi, dilekçelerin teatisi (dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap) aşamasına hasredilmiştir. Buna göre, dilekçelerin teatisi aşamasında herhangi bir delil bildirmeyen davacı veya davalıya ön inceleme duruşmasında veya tahkikat aşamasında HMK’nin 145. maddesindeki istisna haricinde delillerini bildirmesi için yeni bir süre verilmesine veya delil bildirmesine imkân bulunmamaktadır.
21. Yukarıda sözüedilen ilkelere ....
22. Yapılan açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde, mahkememizce, tensip zaptında, dava konusu edilmiş olan kredinin dayanağı olan belgeleri sunmak üzere davacı yana süre verilmiştir.
23. Yine "Ön İnceleme Tutanağı" ile HMK m.139/ç uyarınca, iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği ihtar edilmiştir.
24. Davacı bankanın, tensip zaptında ve yine ön inceleme tensip zaptında HMK m. 139/ç hükmü uyarınca başka yerden getirtilecek delillerin bulunması halinde ilgili yerin açıklanması istenilmesine karşın, asıl borçluya kat ihtarının tebliğine ilişkin her hangi bir belge sunulmamıştır.
25. Müteselsil kefalet sözleşmesi TBK m. 586 hükmünde düzenlenmiş olup 1. fıkrası "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir" hükmünü içermektedir.
26. Müteselsil kefalet sözleşmesinin alacaklıya tanıdığı en önemli imkan alacaklının asıl borçluyu takip etmesine gerek olmadan müteselsil kefile başvurabilmesidir. Borçlunun borcunu ifa etmemesi durumunda alacaklı TBK m. 586 düzenlemesindeki koşulları sağladığında asıl borçluyu takip etmeden de kefili takip edebilir. Ancak 818 sayılı BK'da yer almayan 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesindeki bu düzenleme gereğince müteselsil kefile başvurabilmesi için öncelikle borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup bunun yanında alacaklının borçluya bir ihtar göndermesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması aranmaktadır. Buna karşın sözkonusu hükümde borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde ihtara gerek olmadan alacaklı kefili takip edebilecektir.
27. Bilindiği üzere kefalet sözleşmesi asıl alacağa bağlı fer'i bir borç ilişkisidir. Bu anlamda kefilin borcu geçerli bir asıl borcun varlığına bağlıdır. Bu fer'iliğe bağlanan sonuçlardan biri asıl borcun sona ermesi halinde kefalet sözleşmesinin de kendiliğinden sona ereceğidir. Kefalet sözleşmesinin en tipik özelliklerinden olan fer'iliğine bağlanan sonuçlardan biri de kefalet sözleşmesine konu alacak asıl borçluya karşı muaccel hale gelmediyse kefile karşı da muacceliyet kazanmaz.
28. Borcun muaccel olması borçluya yapılacak bir ihtara bağlı kılınmış olduğu hallerde TBK m. 590/3 hükmü uyarınca sözkonusu ihtarın müteselsil kefile de yapılması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Kefile ihtarın yapılmaması borcu kefil yönünden muaccel kılmayacaktır. Yine muacceliyet ihtarının yalnızca müteselsil kefile yapılması yeterli olmayıp borçluya bildirimde bulunulmadığı takdirde asıl borç ve buna bağlı kefalet borcu muaccel olmayacaktır (......).
29. Bu anlamda borcun muaccel olması borçluya yapılacak bir ihtara bağlı kılınmış olduğu durumda borçluya TBK m. 586 uyarınca gönderilen hesap kat ihtarnamesi, müteselsil kefillerin sorumluluğuna gidebilmek için yeterli olmayıp TBK m. 590/3 hükmü çerçevesinde kefillere de ihtarnameye ilişkin bir bildirimde bulunulmaması halinde kefiller bakımından asıl borç muaccel olmayacak ve kefillerin sorumluluğu da sözkonusu olmayacaktır.
30. Yapılan tüm açıklamalar neticesinde; davalının kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde TBK m. 590/3 hükmünün uygulanması sonucunu doğuracak biçimde bir hüküm bulunmadığı değerlendirilmiştir. Kredi hesabının kat edilmesi ile alacağın muaccel kılındığı hususunda da esasen bir çekişme bulunmamaktadır. Buna karşın yukarıda da özellikle belirtildiği üzere alacaklının 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesindeki bu düzenleme gereğince müteselsil kefile başvurabilmesi için öncelikle borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup bunun yanında alacaklının borçluya bir ihtar göndermesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması aranmaktadır. Ancak bu durumun ispatı halinde alacaklı borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilecektir.
31. Davacı genel kredi alacaklısı sunmuş olduğu belgeler ile bu durumu ortaya koyar kat ihtarnamesinin borçluya tebliğine ilişkin mazbataları sunmadığı gibi borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu ispatlar da her hangi bir delil sunmamış olduğu, bu bakımdan borçlu olduğu idida edilen davalı bakımından, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının varlığını, sunmuş olduğu tüm deliller kapsamında ispat edemediği değerlendirilmiş, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.-TL harcın, peşin alınan 72.195,98.-TL harçtan düşümü ile fazla alınan 71.580,58.-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE,
5-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
6-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 482.203,96.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
....
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!