Petrol istasyonunda sigortasız çalıştırıldığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında, davalının hak düşürücü süre savunmasına rağmen ilk derece mahkemesi kararının istinaf ve temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı, davalıya ait akaryakıt istasyonunda çaycılık, temizlik, bahçe işleri ve hamur çörek yapımı gibi çeşitli işlerde 12.10.2014 ile 31.03.2021 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti davası açmış, davalı bu iddiaları reddedip davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu savunurken, feri müdahil kurum da benzer şekilde sürenin geçtiğini ve resmi kayıtların esas alınması gerektiğini belirtmiş; ilk derece mahkemesi davacının hizmet süresini tespit etmiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamış, davalı ise kararı eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayönü Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait petrol istasyonunda 12... tarihinde çay, temizlik, yemek, bahçe işleri gibi işlerde çalıştırılmak üzere işe alındığını, müvekkilinin mevcut işlerinin yanı sıra petrol istasyonunun sahasında bulunan bir çadırda yaklaşık 3 yıl boyunca hamur çörek işleri yaptığını, davalı işverenin müvekkilinin cehaletinden de yararlanarak bu zamana kadar kendisine sigorta yapmadığını, uzunca bir süre sonra kendisinin sigortalı olmadığını fark eden müvekkilinin bu durumu işverene ilettiğinde davalının bunu düzelteceğini söyleyerek davacıyı oyalamaya devam ettiğini, müvekkil kandırıldığını anladığından 31.03.2021 tarihinde işten ayrılmak zorunda kaldığını, çalıştığı süre boyunca müvekkiline maaşının elden ödendiğini ancak davacının iş yerinde çalışırken çekilmiş olduğu çok sayıda fotoğrafları ve tanıklarının olduğunu, davanın ...'ya ihbar edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı işveren yanında 12.10.2014 tarihi ile 31.03.2021 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu tarih aralığındaki ... kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini ve bu aralıkta yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerini kabul etmediklerini, hizmet tespiti davaları için 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirkette hiç çalışmadığını, bu hususun ... hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış bildirgeleri ile davacının iddia ettiği döneme ilişin bordro tanıkları ile ortaya çıkacağını, davacının sigortasız çalıştırıldığını öne sürdüğü yaklaşık 7 yıllık süreçte müvekkili şirketin sık sık ... müfettişleri tarafından denetlendiğini, denetimler yapıldığı ve hiçbir denetimde sigortasız işçinin tespit edilemediği gibi davacının da sigortasız çalıştığına ilişkin bir tespitin yapılmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği sürenin yaklaşık 7 yıllık bir süre olup bu kadar uzun süre bir kişinin sigortasız çalışmasının olamayacağını, davacının iddialarının soyut olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığı ve zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurumca yapılan araştırmada davacının davalı iş yerinden bildirilen 06.06.2012 - 18.10.2012 tarihleri arasında 133 gününün olduğu tespit edildiğini, davanın hizmet tespit davası olduğunu, hizmet tespitine yönelik bu tür davaların kamu düzenini ilişkin olduğunu, Kurum kayıtları resmi nitelikte olduğunu aksi sabit oluncaya kadar doğruluğunun asıl olduğunu, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davalı iş yerinin iş yeri kayıtlarının celp edilerek davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak ücret bordrolarından davacının imzası olanlar saptanarak davacının imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak isteminin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de bordrolarda adı geçen diğer çalışanların tespit edilerek bu kişilerin bilgilerini başvurulması gerektiğini, çalışma olgusunun saptanması halinde çalışmanın hizmet akdi niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma olup olmadığı konusunun da araştırılması gerektiğini beyanla; davanın reddini, ihbar edilen durumunda olduklarından haklarında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Açılan davanın kabulüne,2-Davacının, davalıya ait iş yerinde 12.10.2014 tarihinden 31.03.2021 tarihine kadar asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Eksik araştırma ile karar verildiğini, ..., ... ve ...'un davası olması nedeni ile husumetli olduklarını kararın bozulmasını talep etmektedir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde;a.Eksik araştırma ile karar verildiğini, tüm bordro tanıklarının dinlenilmediğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 12.10.2014 - 31.03.2021 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.