Kadastro öncesi nedene ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteminin, kadastro kesinleşmesinden 10 yıl sonra açıldığı gerekçesiyle usulden reddi ve istinaf incelemesi.
Özet: Bu uyuşmazlık, davacının babasının evlatlık verilmesi nedeniyle büyükbabasının terekesine ait olması gereken taşınmazların akıbetinden haberdar olmadığını ileri sürerek, kadastro tespiti sırasında haksız yere davalılar adına tescil edildiği ve muris muvazaasıyla mal kaçırıldığı iddialarıyla açtığı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş olup, bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene ve muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davacının mirasbırakan babası ... 'ın baba adının ..., anne adının ... olduğu, 22.10.1995 tarihinde ölümü ile geriye davacı ile dava dışı üç çocuğunun kaldığı, davalıların murisi ...'ın baba adının ..., anne adının ... olduğu, 03.12.2005 tarihinde vefatı ile geriye davalıların kaldığı, ...'ın babası ... oğlu ...'in soyadının ve ölüm tarihinin nüfus kayıtlarında bulunmadığı, Tapu kayıtlarına göre; dava konusu Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi; - 3 16... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda 29.09.1952 tarih, cilt 28, sahife 56 ve sıra 11 numaralı tapu işlemine dayanılarak, - 3 25... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda 12.07.1972 tarih, cilt 37, sahife 56 ve sıra 11 numaralı tapu işlemine dayanılarak, - 3 16... parsel, 4 07... ve 87 parsel, 3 37... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda senetsizden,- 4 08... parsel, 4 18... ve 10 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda senetsizden 1/2 payla,- 4 07... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda senetsizden,- 4 07... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda senetsizden,- 4 07... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına 02.05.2006 tarihli tesis kadastrosunda senetsizden tespit ve tescil gördüğü,Eldeki davanın 14.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili; muris ... oğlu ...'in yıllar önce öldüğünü, davacının babası ... ve ...'ın muris ... Oğlu ...'in yasal mirasçıları olduğunu, ancak babası ... 'ın Muğla-Ula İlçesinde bir aileye evlatlık verildiğini, davacı ve babasının dava konusu taşınmazların akıbeti ile ilgili hiçbir şekilde haberlerinin olmadığını, davalı ...'a 02.05.2006 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla mülkiyeti geçen taşınmazların Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi 3 16... ve 63, 4 07... , 87, 25, 42... , 3 37... ve 3 25... parsel sayılı taşınmazlar, yine davalılar ... ve ...'a 02.05.2006 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla mülkiyeti geçen taşınmazların ise Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi 4 08... , 4 18... ve 1 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, dava konusu olan bu taşınmazların muris ... oğlu ... terekesine dahil olması gereken taşınmazlar olduğunu, dolayısı ile kadastro tespiti sırasında terekeye dahil olması gereken dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kendi adlarına tespit ve tescil ettirildiğini, yapılan tescillerin yolsuz olduğunu, yine muris muvazaasının söz konusu olduğunu ve murisin diğer hissedardan mal kaçırmak saikiyle taşınmazı davalı mirasçılara devrettiğini, asıl amacın satış değil bağış olduğunu, davalılardan ...'ın tapu bilgilerini bilmedikleri bir taşınmazın satışını yapmış olduğunu, dava dışı ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazı da davalıların babası ...'ın mal kaçırma amacıyla kendi mülkiyetine geçirerek bu taşınmazı davalılara miras yoluyla intikal ettirdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına miras payı oranında tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili; davalıların, dava konusu taşınmazlarda satış yolu ile hukuka uygun bir şekilde mülkiyet hakkını kazandıklarını, Medeni Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca, iddia eden tarafın iddiasını ispat etmek ile mükellef olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazların mülkiyetini muhtar satışı yolu ile kazandıklarını ve Medeni Kanun'un başlangıç hükümlerinde de yer aldığı üzere muhtar senedinin aksi ispat edilmediği sürece geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazlara ilişkin tesis kadastro çalışmasının 02.05.20 06... .09.2006 tarihinde itirazsız olarak kesinleştiği, taşınmazların itirazsız kesinleşen tespite binaen davalılar adına tapuya tescilinin yapıldığı, eldeki davanın ikame tarihinin 14.03.2024 tarihi olduğu, murisin kadastro tespitinden çok önce vefat ettiği, eldeki davanın da kadastro tespitinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro tespitinin 20 04... yıllarında yapıldığı, mirasbırakan ... oğlu ...'in ölüm tarihi nüfus kaydında belirtilmemiş ise de, murisin soyadı nüfusa işlenmediğinden Soyadı Kanunu'ndan önce vefat ettiğinin anlaşılmasına göre, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olacağı ve kadastro tutanaklarının kesinleştiği 02.05.2006 tarihinden davanın açıldığı 14.03.2024 tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açık olduğundan, Mahkemece davanın hakdüşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.