Sigortasız hizmet tespiti davasında, blok çalışma ve askerlik hizmeti iddialarıyla hak düşürücü süre engeline takılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 1999da sigortasız başladığı ve 2003te sigortalı olarak devam ettiği işyerindeki hizmet süresinin askerlik hariç kesintisiz sayılması, 1999 başlangıç tarihli sigortalı hizmet tespiti ve emeklilik maaşı talebinde bulunmuş; ancak mahkemeler, davacının beyanları ve hizmet dökümlerindeki kısa süreli başka işyerinde çalışma kaydı nedeniyle hizmetin kesintiye uğradığını, bu durumun hizmet tespiti davaları için öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin işlemesine yol açtığını ve davanın süresinden sonra açıldığını, ayrıca emeklilik maaşı talebinin ileriye dönük olması sebebiyle hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece ve istinaf aşamalarında talepleri reddetmiş, davacı ise hak düşürücü sürenin kısmi bildirim yapılan veya blok çalışma olan durumlarda işlemeyeceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.04.1999 tarihinde ... Peyzaj İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nde çalışmaya başladığını ancak ... Kurumuna bildirim yapılmadığını, müvekkilinin, 2002 yılının Aralık ayına kadar davalı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, 2003 yılında aynı iş yerinde tekrar çalışmaya başladığını ancak bu kez sigortasının ödendiğini, müvekkilinin daha sonra askerlik görevinin ifası için iş yerinden ayrıldığını ve askerlik vazifesini yerine getirdiğini, askerlik nedeniyle işe devam edememesinden dolayı 5 yıllık hak düşürücü süre engeline takılmaması gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, müvekkilinin hizmet dökümündeki başlangıç tarihi olan 2003 yılında değil, şahit ifadeleri ile sabit olacağı üzere 01.04.1999 tarihinde işe başladığını, bu hususun yargılamanın ileri aşamalarında ispat olunacağını belirterek, sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 01.04.1999 olduğunun ve askerlik hizmeti dışında kesintisiz olarak çalıştığının tespitini, müvekkilinin tespit olunan bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini, müvekkilinin emeklilik talep tarihi olacak olan 01.04.2024 tarihinden, hakkına kavuşup emeklilik aylığı almaya başladığı tarihe kadarki aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 01.04.19 99... .07.2003 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalışmadığını belirterek, davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışma eylemine ara verdiği dönemler bulunduğunun dikkate alınmasını gerektiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava dilekçesinde 01.04.1999 tarihinden 2002 yılının Aralık ayına kadar davalı iş yerinde çalıştığının, sonrasında ise davalı iş yerinde tekrar işe dönüldüğünün beyan edilişi, davacıya ait hizmet dökümünün incelenmesinde de davacının 27.12.20 02... .01.2003 tarihleri arasında dava dışı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. şirketinde çalışmasının olduğu, bu konuda davacı tarafça herhangi bir sahtelik iddiasında bulunulmadığı gibi dava dilekçesinde de davacı tarafından iş yerinde 2003 yılında tekrar işe başlandığının beyan edildiği de dikkate alındığında, somut olayda hizmet tespiti talep edilen 01.04.1999-27.12.2002 tarihlerinden sonra davacının dava dışı başka bir yerde çalışmakla çalışmalarının kesintiye uğradığı, böylece çalışmaların kesintiye uğramakla hizmet tespiti davalarında resen dikkate alınması gereken 5 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmakla, davacının hizmet tespiti talebi yönünden hak düşürücü süre yönünden, diğer talebi olan 01.04.2024 tarihinde emekli olduğunun tespiti ile emekli aylıklarının faiziyle ödenmesi istemi yönünden ise ileriye yönelik tespit talebinde bulunulmayacağından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilerek, kül halinde tüm talepler yönünden iş bu davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmediği" gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili özetle,1.Yerel Mahkemece ve İstinaf Dairesi tarafından hizmetin kesintiye uğradığı ve bu sebeple blok çalışmadan söz edilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen tarih aralıklarında davalı şirkette çalıştığını, Mahkemece davalı firmadan ve ...'dan işçi özlük dosyası talep edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve ███████-369 E, ████████ Karar sayılı kararında, sigortalı çalışmaların Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin belirtildiğini, yine HGK'nın kararlarında sık sık ifade edildiği üzere blok çalışma şeklinde yürütülen çalışmalardan bir kısmının ...'ya bildirilmiş olması halinde çalışma döneminin tamamı açısından süreye tabi olmaksızın dava açılmasının mümkün olduğunu, somut olayda müvekkilinin 13.06.2003-12.01.2004 tarihleri arasındaki çalışma süresinin ...'ya bildirimi yapılmış olup hizmet tespiti talep edilen 01.04.1999-27.12.2002 tarihleri arasında bildirim yapılmadığını, hâl böyle iken blok çalışma şeklinde yürütülen çalışmanın bir kısmının ...'ya bildirilmiş olması halinde çalışma döneminin tamamı açısından süreye tabi olmaksızın dava açılması mümkün olup yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.