Vefat eden işçinin gerçek prime esas kazanç tespiti, banka kayıtları ve ölüm tazminatı etkisi temyizde inceleniyor.
Özet: Bu hukuki metin, vefat eden bir işçinin 08.07.2017-04.08.2018 çalışma dönemindeki prime esas kazancının tespitine ilişkin bir davayı incelemektedir. Davacılar, murisin aylık net 3.000 TL ücret aldığını ve bu miktarın tüm çalışma süresi için esas alınmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi farklı dönemler için kısmi kabul kararı verirken, bölge adliye mahkemesi yüksek kazanç tespitini sadece banka kayıtlarıyla ispatlanan belirli aylarla sınırlamıştır. Davacılar temyiz başvurusunda, bu kararın ücret gerçeklerine, emsal araştırmalarına, tanık beyanlarına ve işveren kabulüne aykırı olduğunu, banka dekontlarının tüm dönemi kapsaması gerektiğini ve hatalı tespitin müteveffanın diğer tazminat davalarını olumsuz etkileyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...’ün davalı adına kayıtlı iş yerinde 08.07.2017-04.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, elden ödenen net ücretinin 3.000,00 TL olduğunu, yol ve yemek ücretlerinin işverence karşılandığını, işverenin iş yerinde olmadığı zamanlarda maaşının bankadan ödendiğini, 30.07.2018 tarihinde ödenen 4.000,00 TL'nin de maaş +önceki maaştan kalan bakiye ücret olarak ödendiğini beyan ederek, davacının 08.07.2017-04.08.2018 tarihleri arasında prime esas kazançlarının aylık net 3.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı asıl; müteveffanın aylık 3.000,00 TL ücret karşılığı çalıştığını, talebi üzerine prime esas kazancının asgari ücret üzerinde bildirildiğini beyan etmiştir. Davalı Kurum vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacıların murisinin ... sicil numaralı ... isimli işveren yanında Kuruma bildirilen hizmet süresi dahilinde; 08.07.2017-30.06.2018 tarihleri arasında günlük brüt 93,25 TL; 01.07.2018-04.08.2018 tarihleri arasında günlük brüt 139,88 TL prime esas kazanç karşılığı çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 19. İş Mahkemesinin 24.01.2025 tarihli, ████████ Esas-███████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,Davanın kısmen kabulüne, davacıların murisi ...'ün ... sicil numaralı ... ünvanlı iş yerinden Kuruma bildirilen hizmetlerinde, 20 17... . ay prime esas kazancının günlük brüt 93,25 TL; 20 18... . ay prime esas kazancının günlük brüt 139,88 TL olduğunun tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili özetle;1. İstinaf Mahkemesinin; yazılı delil niteliğindeki banka kayıtlarının ancak ait olduğu ay için prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınabileceği bu nedenle de sadece banka dekontlarının ait olduğu 2017 yılının Ağustos ayı ve 2018 yılının Temmuz ayları için banka dekontlarının delil kabul edilebileceği, bu dekontların ait olduğu aylardan önce ve sonrasına dair dekontlara dayalı tespit yapılamayacağı yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğunu, 2.İstinaf kararındaki kabule göre işçi işe başladığı; 2017 yılı Temmuz ayında asgari ücret alırken, işe başladığı 2. ay olan 2017 yılı Ağustos ayında maaşı bir anda 2.000 TL'ye çıkarılmış ertesi ay yeniden asgari ücrete indirilmiş ve aradan 10 ay geçtikten sonra bu kez █████ 18... .000,00 TL'ye çıkarılmış ve ███████ de yeniden indirilmiş olmakta, ancak hiçbir iş yerinde böyle bir maaş düzeni olamayacağı gibi yine ███████ tarihinde 3.000 TL ücret alan bir kişinin ███████ tarihinde maaşının düşürülmesini kabul etmeyeceğinin de aşikar olduğunu,3. Dosyaya celp edilen emsal ücret araştırmalarıyla ve TÜİK verilerine göre de müteveffanın niteliklerinde bir eczane teknikerinin asgari ücretle değil aylık en az NET 3.000 TL maaşla çalışacağının ortaya çıktığını, dinlenen davalı ve davacı tanık beyanlarıyla da müteveffanın asgari ücretin üzerinde ücret aldığının belli olduğunu, davalı işverenin de 17.09.2020 tarihli celsede müteveffanın aylık maaşının 3.000 TL olduğunu kabul ettiğini,4.Prime esas kazancın hatalı tespiti durumunda müteveffanın içinde bulunduğu araca çarparak vefatına neden olan aracın sürücüsüne ve sigorta şirketine karşı açılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında geride kalan eş ve çocuğa ödenecek tazminat tutarının hatalı olarak düşük belirlenmesine neden olacağını,5.Dosyadaki banka dekontları ve diğer deliller ile müteveffanın prime esas kazancının ███████ dönemi için de net 3.000 TL olduğunun sabit olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararının hukuka, dosya kapsamına ve olağan hayat deneyimlerine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle;1. Kurum kayıtlarının aksinin ve tanıkla ispat sınırı üzerindeki ücret alma iddialarının tanıkla ispatı mümkün olmayıp belge ile ispatı gerektiğini,2. Mevzuata göre işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi yükümlülüğünün işverene ait bir yükümlülük olup bildirilmeyen kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama giderleri ve vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.