Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın göl alanı olarak terkini davasında kapitalizasyon faiz oranı ile üretim masrafları hesaplama uyuşmazlıklarının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkini ve kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesinden itibaren süren yargılama sürecinde, bölge adliye mahkemesinin kamulaştırma bedeli hesaplamasına ilişkin kararları, özellikle tarımsal üretim masraflarının hatalı tespiti ve resmi verilerin kullanılmaması gerekçeleriyle Yargıtay tarafından defalarca bozulmuş, direnme kararı dahi Hukuk Genel Kurulunca kesin olarak kaldırılarak dosya yeniden bölge adliye mahkemesine gönderilmiş; bozmaya uyularak verilen son kararın davanın kabulü yönünde olmasına rağmen hem idare hem de davalılarca temyiz edilmesi üzerine, yargılamanın usul ve esas yönünden incelenerek gereği düşünülmektedir.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/7 Esas, ████████ Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Dairemiz bozma kararı uygun bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili, ..., ... tapuya kayıtlı 2 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tarım arazilerinin son derece kıymetli olduğu bir bölgede yer aldığını, davacı idarece satın alma için teklif edilen taşınmaz ve meyve ağaçlarına ilişkin bedellerin piyasa rayiç bedelinin çok altında olduğunu, dava konusu taşınmaz başında yapılacak keşif esnasında özellikle bölgedeki sulu tarım arazilerinden yılda iki kez ürün alındığının görüleceğini, gerçekçi olmaktan uzak veriler yerine uzman bilirkişinin arazinin yapısına, önemine, köyde yetiştirilen ürünlere ve bunlara ilişkin gerçek verim miktarları ile ürünlerin gerçek piyasa değerleri esas alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesini, yapı ve eserlerin de niteliklerine göre gerçek değer üzerinden hesaplanmasını talep ettiğini, ayrıca ekonomik anlamda çiftçinin tamamen toprağa bağlı oluşu, tarım arazilerinin azlığı ve nitelikleri dikkate alındığında yöreye uygun kapitalizasyon değerinin tespiti ile hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar
sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle davacı idare lehine tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın kapama bahçe niteliği taşıdığı, kapitalizasyon faiz oranı da %4 olarak uygulanmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak dava tarihi itibarıyla davaya konu taşınmazın sonuç metrekare birim değerinin 90,43 TL olarak tespit edilerek meyve ağaçlarına ait dosya arasında bulunan 2017 verim cetvelinde belirtilen maliyet miktarlarıyla bilirkişi raporunda belirtilen maliyet miktarları birbirine uyumlu olmadığı gerekçesiyle meyve ağaçlarına ilişkin bedele, fazla depo edilen bedelin iadesine ve tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasına ilişkin hükümler yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2017 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip, bilirkişi raporu denetlenerek ve Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirinin 1/3'ünden az olamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken daha yüksek oranında masraf düşülmek suretiyle hesap yapan bilirkişi kurulu raporuna göre fazlaya hükmedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yürürlükten kalkan tarifeye göre davalılar vekiline vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 11.03.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 04.12.2024 tarihli ve 2024/5-240 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan direnme kararının bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve 2025/7 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden itibaren 4 ay geçtiğinden kamulaştırma bedeline dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine rağmen, depo edilen kamulaştırma bedelinin işlemiş tüm nemasıyla birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken münavebe ürünlerinde vatandaşların kendi ihtiyaçları için yetiştirdikleri sebzelerin göz önüne alındığını, hesaplamaya dahil edilen biber bitkisinin veriminin yüksek alındığını, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın keşfi sırasında taşınmazda sebze ekili olmamasına rağmen sebze münavebesi uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olmadığını, dava konusu taşınmazın motopompla yapılan sulama masraflarının dikkate alınmadığını belirtmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelinin İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin bildirmiş olduğu bilimsel maliyet veriler esas alınmaksızın mahkemece resen brüt gelirin 1/3'ünün maliyet olarak kabul edildiğini, bu hesap yöntemiyle gerçek değerin altında kamulaştırma bedelinin tespit edildiğini, mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini, tarım arazilerinin kamulaştırma bedeli tespit edilirken taşınmazın bulunduğu yer İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin vermiş olduğu maliyet cetvellerindeki veriler üzerinden hesap yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz bulunduğu ... yoğun nüfus oranına göre az olan tarımsal alanlar, geçimin tamamen tarım ve hayvancılığa dayalı olması, dava konusu taşınmazın köy-mezra merkezinde olması gibi hususlar nazara alındığında objektif değer artışının hesaplanmamış olmasının doğru olmadığını, makul oranda objektif değer artışının uygulanması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu dosyada istinaf incelemesini duruşmalı olarak yaptığını, buna rağmen duruşma vekâlet ücretine hükmedilmediğini, ayrıca dosya 2017 yılında açılmış olup kamulaştırma bedeli de bu yıla göre hesaplandığını, her ne kadar 2942 Sayılı Kanun'a göre kamulaştırma bedeli dava tarihi itibarıyla hesaplanacak olsa da bu husus aradan geçen sürede yaşanan enflasyon karşısında müvekkillere ödenmesi gereken kamulaştırma bedelinin değerini yitirdiğini ve yasal faizin bu hususta yeterli olmadığı gözetilerek bu anlamda Bölge Adliye Mahkemesinin faiz yönünden Anayasa Mahkemesinin ██████████ Başvuru No ve 16.03.2023 tarihli kararı ve yine Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı doğrultusunda makul ve yaşanan enflasyona uygun bir oranda faize hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama nedeniyle duruşma açıldığından davalı lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi fazla depo edilen bedelin miktarının hatalı yazılması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi Kararı hüküm fıkrasının,
a) (6) numaralı bendindeki "12.914,34 TL'nin" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "14.491,66 TL' nin" ibaresinin yazılması,
b) (C) numaralı bendinin (1) nolu alt bendinin çıkarılarak yerine "İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından 16.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!