İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, buzlu yolda meydana gelen trafik kazası nedeniyle zarar gören emtianın taşıma sözleşmesinden kaynaklı sigorta halefiyet alacağı davasını değerlendiriyor.
Özet: Bir sigorta şirketi, yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigortası kapsamında sigortalısı tarafından taşınan boya ve tiner emtiasının buzlanma nedeniyle yoldan çıkarak devrilen bir kamyon kazasında hasar görmesi üzerine sigortalısına yaptığı ödemeyi, taşıma sözleşmesine istinaden alt taşıyıcı konumundaki sürücüden halefiyet ilkesi gereğince talep etmiş; davalı sürücü yetkisizlik, malın telef olmadığını, sigortalının kusurlu olduğunu savunurken, bilirkişi raporu kazanın poliçe teminatında olduğunu ancak poliçe koşulları ve istisnalar çerçevesinde birtakım ihlallerin bulunduğunu belirterek, mahkemenin ödemenin hatır ödemesi olup olmadığını değerlendirmesi halinde davalının TTK m.875 uyarınca sorumlu olabileceği görüşünü sunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafından sigortalanan ---- kendisine ait ve kiraladığı araçlarla taşımış olduğu belirtilen muhtelif emtianın taşınması sırasında meydana gelen zarar ve ziyanların taşıtan veya 3. kişiler tarafından sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplerin Yurt İçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, üretim fabrikalarının ---- bulunduğu belirtilen gönderen dava dışı --- Tarafından ---- mukim bulunan --- ait muhtelif boya ve tiner emtialarının satıldığını, bu emtiaların alıcıya teslim edilmek üzere --- nakliyesinin için anlaşma yapılan akdi taşıyıcı ----- alt taşıyıcı ----İle anlaşıldığını, alt taşıyıcının ise fiili taşıma işinin gerçekleşmesi için davalı ...'i atadığını, davalı sürücü ...--- plakalı kamyon ile ---- doğru yola çıktığını, sürücünün ------ karayolunda buzla kaplı zeminde kayarak yoldan çıkma/devrilme şeklinde gerçekleşen trafik kazasına karıştığını, kaza sonucunda emtiaların toprak zemine kayması sonucunda tamamen hasarlandığını, taşıtanların kaza neticesinde zayi olan emtialar için davacının sigortalısına talep faturası gönderdiğini, davacının bu faturalar nedeni İle ödeme yaptığını ve TTK'nın 1472 maddesi uyarınca hukuken davacının sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 113.720,10 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkili mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, olaydan sonra malzemenin büyük bir kısmını iade ettiğini, sigortalının bizzat bu malzemeleri olay yerinden götürdüğünü, davacının sanki malın telef olmuş gibi talepte bulunduğunu, kendisinin C3 belgesi olmadığını, sigorta ettirenin bu belgeyi sormaksızın malı kendisine teslim ettiğinden kusurlu olduğunu, bu kusurun davacıya da yansıyacağını, bu sebeple istenen tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından belirtilen bedeli kabul etmediğini beyan ederek bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez █████/2019 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Uyuşmazlığa konu hasarın TTK. Hükümlerine tabi olduğu, davacı ... şirketinin nezdinde düzenlemiş olduğ---- nolu, 09.03.2017-09.03.2018 vadeli yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile dava dışı ---- akdi taşıyıcı olarak üstlendiği sorumluluğu sigorta örtüsü altına almış olduğu, 23.12.2017 tarihinde gerçekleşen uyuşmazlığa konu trafik kazasının, poliçe geçerlilik döneminde meydana gelmiş olduğu, her ne kadar meydana gelen kazanın, Yurt İçi taşıyıcı sorumluluk sigortası Genel Şartları ve ek teminat olarak verilen klozlar dikkate alındığında, poliçe teminatı kapsamında olduğu anlaşılmakla birlikte, poliçede yer alan ve yukarıda poliçenin incelendiği maddede ayrıntıları ile tartışılan" "ZORUNLULUK" ve "İSTİSNALAR" dikkate alındığında; bilirkişi heyetimizce aşağıdaki ihlallerin saptandığı ve bu hususların tamamen Muhterem Mahkemenin DİKKATİNE sunularak, değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, heyetimiz, Muhterem Mahkemenin takdirinde olan hususlarda mütalaa veremeyeceğinden, verilen görev nedeniyle, davalıların sorumluluklarını belirtmesi gerekmiştir. TTK, Hükümlerine göre davalının TTK 'nın m.875 hükmünde akdi taşıyıcı sıfatıyla vaki zarardan sorumlu olduğu, Yukarıda Md.4.12 altında tek tek sayılan hususların Mahkemenin dikkatine arz edildiği, bilirkişi heyeti olarak, yukarıda tek tek sıralanan, Yurt İçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin, Genel Şartlan, özel şartları ve istisnalara aykırılık hallerinin varlığına rağmen, Muhterem Mahkemenin davacının dava dışı sigortalısı ----- yapmış olduğu ödemenin Ek-Gratia ( Hatır ödemesi) olmadığı kanaatine varması halini dikkate alarak görüşümüzü terditli olarak ortaya koymak adına aşağıda yine de hesaplama yaptık. TTK.m.882 hükümlerine göre sorumluluk üst sınırının 84.484,78 SDR(ÖÇH) ve TL karşılığının 455.217,79 TL olduğu; bilirkişi heyetimizce hesaplanan gerçek zarar olan 105.207,64 TL. Nin sorumluluk üst sınırının altında kalması nedeniyle, davalının sorumlu kabul edilmesi halinde bu miktardan sorumlu olduğu, sigorta kuruluşunun yukarıda (madde 4.12.) başlığı altında tek tek sayarak yine tek tek irdelediğimiz Yurt İçi Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ek klozlar, Poliçe özel şartları ve istisnalara aykırılıkların varlığı ve sunulmamış listelerin, eklerin varlığı nedeniyle TTK. nın m.1472 hükmünde halef sıfatı kazanıp kazanmadığının takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu Kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Heyetimiz Muhterem Mahkemenin vermiş olduğu ek inceleme görevi kapsamında: tarafların kök rapora yapmış olduğu itirazlar ve kök raporumuzdan sonra dosyaya sunulan belgeleri ve dosyanın tamamını tekrar okumak suretiyle ek inceleme yapmış ve kök raporumuzdaki tespitlerin çürütülmediği kanaatine varmış bulunmaktadır, kaldı ki kök raporumuzun sonuç maddesinin 6. fıkrasında yasal mevzuata göre belirlenmiş zarara de yer verilmiştir denilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sigortalanan ----- kendisine ait ve kiraladığı araçlarla taşımış olduğu belirtilen emtianın taşınması sırasında meydana gelen zararın taşıtan veya 3. Kişilere yönelik yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası kapsamına alındığı, gönderen dava dışı ---. İle ----. Tarafından ---mukim bulunan ----- ait muhtelif boya ve tiner emtiaların satıldığı bu emtiaların alıcıya teslim edilmek üzere ---- nakliyesinin sağlanması için anlaşma yapılan akdi taşıyıcı----- ile anlaştığı alt taşıyıcının ise fiili taşıma işini davalı tarafından atandığı, davalının ----- karayolunda buzla kaplı zeminde kayarak yoldan çıktığı ve emtiaların zarar gördüğü, zararın tespiti açısından dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, davacının zararının 105.207,64 TL olarak belirlendiği, raporun hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Davalının TTK m. 875. Hükmünde akdi taşıyıcı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, yine davalıların taşınan maddenin yanıcı madde olduğunu bilmiyordun iddiasının taşıma sırasında verilen sevk irsaliyesinde taşınan emtiaya ilişkin bilgilerin yer alması gerektiği dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne dair verilen mahkememizin ---- esas ,---- karar sayılı █████/2021 tarihli kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin █████/2025 ---- esas,----- karar sayılı ilamı ile "...Yapılan yargılama sırasında gerek davalı tarafından cevap dilekçesinde savunma olarak taşıma yönünden yeterli belgeye sahip olmadığı ve dava dışı sigortalının da kusurlu olduğunun ileri sürülmesi, gerekse bilirkişi raporunda meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda değerlendirmeler yapılmış olmasına rağmen Mahkemece karar yerinde; dava konusu hasarın davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi özel şartları incelenmek suretiyle poliçe teminatının kapsamında olup olmadığı, hasarın poliçe teminatının kapsamında olmaması halinde davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca poliçeye dayalı olarak davalıya rücu edip edemeyeceği değerlendirilmemiştir. Bundan sonra ise davacının, dava dışı sigortalı ile düzenlenen ibraname ve alacağın temliki hükümleri uyarınca sigortalının yerine geçtiği, sigortalının dava konusu taşımada akdi taşıyıcı olduğu, hasarın oluşumunda davalının kusur oranı ne ise ancak bu oranda davalıya rücu edebileceği, bir diğer anlatımla hasarın oluşumunda dava dışı sigortalıya atfı kabil bir kusur var ise sigortalı kendi kusurunu davalıya yansıtamayacağından, sigortalı yerine geçen davacının da aynı şekilde bu kusuru davalıya yansıtamayacağının kabulü ile sonucuna göre ibranameye ve alacağın temliki hükümlerine dayanan rücu talebi yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmamış, iddia ve savunmayı karşılamayan ve yetersiz gerekçe ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, bilirkişi heyetine ambalaj konusunda uzman bir bilirkişinin dahil edilmesi ile heyetten; taşınan emtianın niteliği, bu niteliğe uygun ambalajlama yapılıp yapılmadığı, dava dışı sigortalı ile davalının taşıma ilişkisindeki konumları ve yukarıda açıklanan yönetmelik ile Karayolları Trafik Kanunu, TTK'nın taşımaya ilişkin hükümleri ve tüm yasal mevzuat nazara alınarak dava dışı sigortalı, gönderici ve davalının kazanın ve meydana gelen hasarın oluşumundaki kusur durumunun tespiti konusunda rapor alınması, bundan sonra öncelikle hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığının ve davalıya poliçe uyarınca rücu edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sonucuna göre de, ibraname ve alacağın temliki hükümleri uyarınca davalıya rücu edilip edilemeyeceğin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir..." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. ---- BAM -----. Hukuk Dairesi'nin kararı uyarınca dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez █████/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu ile █████/2026 tarihli bilirkişi heyet 2. ek raporu tanzim ettirilmiştir.Bam kararı doğrultusunda kusur yönüyle heyetten rapor alınmıştır. Rapor hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Buna göre dava dışı sigortalı asıl taşıyıcı ve taşıma işinin organize eden ------ şirketinin tehlikeli madde taşımasını uygun araçla ve/veya uygun şekilde üstü açık araç ile yapılmasını sağlamayarak, araç ünün dava konusu taşıma için sahip olması gereken ---- belgesine sahip olup olmadığını araştırmayarak tehlikeli madde taşımacılığına ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı davranmak suretiyle dava konusu zararın oluşumuna etki etiği ve dava konusu zarardan yüzde elli oranında kusurlu olduğu, sigortalının akdi (TBK m.183) halefi olan davacı ... şirketinin de ödediği miktarın ancak yarısı için davalıya rücu edebileceği, gerçek zararın 105.207,64 TL olduğu nazara alınarak davacı ... şirketinin 52.603,82 TL rücu edebileceğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-52.603,82 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya dair talebin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.593,77 TL harçtan peşin alınan 1.942,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.651,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 1.942,06 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.977,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 19.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 345,00 TL olmak üzere toplam 19.345,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 8.948,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılmış 74,10 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 39,82 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!