Yargıtay, tapusuz taşınmazın zilyetlikle tescili davasında, kadastro tespit sebebi araştırılmaması, komşu parsel kararı çelişkisi ve taraf teşkili eksikliği nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, tapusuz taşınmazın zilyetlikle kazanımı ve tescili talepli davada, bölge adliye mahkemesince onanan ilk derece mahkemesi kararını, taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakılma nedeninin eksik araştırılması, bitişik parsele ilişkin çelişkili başka bir davanın sonuçlarının göz ardı edilmesi ve köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilmeyerek taraf teşkilinde eksiklik bulunması gibi usul ve esasa aykırılıklar sebebiyle bozarak dosyanın yeniden incelemesi için iade etmiştir.

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Tatvan 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre ve temyiz şartları yönünden yapılan inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Kadastro sonucu dava konusu taşınmazın 1977 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, daha sonra 26.06.2018 tarihinde Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili; Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 1 93... parsel sayılı taşınmazın otuz yılı aşkın süredir müvekkili tarafından malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın yoğun emek ve masrafla imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini ve fiilen kullanıldığını, buna rağmen herhangi bir yeterli araştırma yapılmaksızın Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, tarımsal kullanımın mümkün olmadığını, malik sıfatıyla zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, taşınmazın arsa niteliğinde bulunduğunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fen, ziraat ve fotogrametri bilirkişi raporlarına göre dava konusu (C) harfi ile gösterilen 1.660,12 m² yüz ölçümlü alanın kültür arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, üzerinde emek ve masraf sarf edilerek taşların temizlendiği, eğiminin uygun olduğu, tarım arazisi olarak kullanıldığı ve imar-ihyanın yaklaşık 25–30 yıl önce tamamlandığı, mahallî bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın tescil harici alan iken 2018 yılında Hazine adına tescil edildiği, davanın süresinde açıldığı, bilirkişi raporlarına göre imar ve ihyanın en geç 1994 yılında tamamlandığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakılma sebebi Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış, taşınmazın evveliyatı ve hukuki niteliği yeterince aydınlatılmamıştır. Ayrıca aynı taşınmazın bitişiğine ilişkin olarak açılan başka bir dosyada (Yargıtay █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilam, Tatvan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ilam) (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ret kararı verildiği halde Mahkemece bu husus dikkate alınmamıştır. Nitekim eldeki dosyada taşınmazın dere yatağından etkilenmediği belirtilirken, diğer dosyada dere yatağının aktif hale gelebildiği, taşkın ve benzeri jeolojik riskler oluşturduğu ve taşınmazın bu etkiler altında kaldığı yönünde tespitler yapılmış ve buna göre (A) harfiyle belirtilen kısım yönünden ret kararı verilmiştir. Öte yandan, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde Köy Tüzel Kişiliğinin (muhtarlığın) davaya dahil edilmediği anlaşılmış olup bu durum da taraf teşkili bakımından eksiklik oluşturmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümüne ait kadastro tespit tutanak ve dayanakları (komşu köyde olanlar dahil) ayrıca taşınmazın hangi sebeple tespit harici bırakıldığına ilişkin belgeler denetime imkan verecek şekilde ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyasına konulmalı; Tatvan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki jeoloji bilirkişi raporu da gözetilmeli; davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde köy tüzel kişiliği davaya dahil edilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece değinilen hususlar göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.Açıklanan nedenlerden ötürü davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.