Tapusuz taşınmazın zilyetlikle tescili talepli davada, 20 yıllık kesintisiz malik sıfatıyla zilyetliğin ispatlanamaması sonucu davanın reddedilerek kararın temyizce onanması.
Özet: Davacının kadastro dışı bırakılan bir taşınmazın yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla davasız ve aralıksız zilyetlikle kullanıldığı iddiasıyla tapuya tescili talebi, taşınmazın uzun yıllar atıl kalması, tarımsal faaliyetin ve sonradan inşa edilen yapının fiilen kullanımının kanıtlanamaması nedeniyle ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bu ret kararı davacının istinaf başvurusunun esastan reddi ve temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tomarza Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2024/3 K.Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz kadastro tespitinde tescil harici bırakılmıştır.Davacı vekili; Kayseri ili, Tomarza ilçesi, ... Mahallesi 1 22... parsel ile 9 71... parsel arasında kalan alanın kadastro tespiti sırasında tespit dışı bırakıldığını, tapuda kayıtlı olmadığını, söz konusu taşınmazın davacı ve murisi dedesi tarafından malik sıfatıyla, davasız ve aralıksız olarak yirmi yılı aşkın süredir zilyetliklerinde bulundurularak kullanıldığını, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğünü ve sonrasında konut inşa edildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazineye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen Hazine tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dedesinin vefatından sonra dava konusu taşınmazın uzun süre kullanılmadığı, yalnızca son beş yıl içerisinde davacı tarafından taşınmaz üzerine bir yapı inşa edildiği ancak bu yapının fiilen kullanılmadığı, bilirkişi raporlarına göre yapının 2–5 yıllık olduğu, taşınmaz üzerinde uzun süreli ve kesintisiz zilyetlik bulunmadığı, tarımsal faaliyet yürütüldüğünün de ispatlanamadığı, bu nedenle davacının yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla davasız ve aralıksız zilyetlik iddiasını kanıtlayamadığı, TMK’nın 713. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ve mahalli bilirkişi ifadelerinde taşınmazın geçmişte davacının dedesi tarafından kullanıldığı ancak uzun yıllar atıl kaldığı, yaklaşık son beş yıl içerisinde davacı tarafından üzerine yapı yapıldığı ve bu yapının fiilen kullanılmadığı yönünde beyanlar bulunduğu, bilirkişi raporlarında da taşınmaz üzerindeki imalatın 2–5 yıllık olduğunun, taşınmazda tarımsal faaliyet yürütülmediğinin ve yerleşim yeri içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının kesintisiz ve malik sıfatıyla zilyetlik koşullarını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.