Fiili daire numarası ile proje numarası uyuşmazlığının tapu kaydında düzeltilmesi talepli davanın, davacının kusuru bulunmadığı argümanıyla istinaf ret sonrası temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, satın aldığı dairenin fiili kullanım numarası (3) ile projedeki numarası (4) arasındaki farklılık nedeniyle tapu kaydında düzeltim yapılarak proje numarasının fiili kullanıma uygun hale getirilmesi talebiyle açtığı tapu iptali ve tescil davasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince reddedilen davanın, istinaf mahkemesince de davacı vekilinin başvurusu üzerine esastan reddedilmesi sonrasında, davacı vekilinin, tapu sicilinin aleniyetine rağmen bir alıcının projedeki aykırılığı satın alırken bilmesinin ve projenin kontrol edilmesinin beklenemeyeceği itirazlarıyla temyiz başvurusu sürecini anlatmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tapu kaydında düzeltim yapılması davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait olan fiili kullanıma göre 3 numara, plandaki bağımsız bölüm numarası ise 4 olan daireye ait proje numarasının fiili kullanıma uygun olarak projedeki numarasının da 3 olarak düzeltilmesine karar verilmesini, tapuya ve projeye de bu şekilde tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece ihtiyati tedbire ilişkin 23.02.2021 tarihli tensip tutanağındaki 10 numaralı ara karardan dönülmesini, tedbirin kaldırılmasını, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda dava konusu taşınmazdaki yanlışlıkta davalı müvekkil bankanın kusuru bulunmaması nedeni ile usul hukuku ve emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak müvekkil banka aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait olan daire fiili kullanıma göre 3 numaralı daire olduğunu, ancak fiili durumdaki daire numaraları ile taşınmaza ait olan projede bulunan daire numaraları birbirinden farklı olduğunu, bilirkişi raporunda da bu durumun açıkça ifade edildiğini, bu durumun tapu kayıtlarının beyanlar hanesine de şerh verildiğini, davacının daireyi satın almış olduğu zamandan bu tarafa daire numaralarının ve bu taşınmaza ait olan proje numaralarının farklı olduğununun kesinlikle bilmediğini, aynı taşınmaz üzerinde bulunan proje numarasına göre 3 numaralı fiili kullanıma göre 4 numaralı bağımsız bölümün eski malik ...'e ait olduğunu ancak daha sonra ...'in borcu nedeni ile icra marifeti ile satılarak davalı ... Bankası A.Ş. geçerek el değiştirdiğini, ... Bankasına geçen proje numarasına göre 3 numaralı fiili kullanıma göre 4 numaralı bağımsız bölüm için Banka tarafından davacıya karşı ... Genel İcra dairesi tarafından ██████████ Esas numaralı dosyası ile tahliye emri gönderildiğini, davacı müvekkil evi satın aldıktan sonra evinde bir sürü tadilat işlemi yaptırdığını, maddi olarak bir çok masrafa girdiğini, bu durumun dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, davalı bankaya ait olan bağımsız bölüm ise halen inşaat halinde olup çok fazla bakım ve masraf yapılacak durumda olduğunu, dolayısıyla mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafından dava konusu taşınmaz sonradan satın alınmış olduğundan belediye tarafından binaya oturum izni verilmiş ve bina kullanıma açılmış olduğunu, davacının bu durumda binanın giriş kapısının projeye aykırı olarak açılmış olduğunu ve numaralandırmaların yanlış olduğunu bilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağını ve bu durum hayatın olağan akışına da aykırı bir durum olduğunu, başkasının kusurunun davacıya yüklenmesinin de hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde bahsedilen tapu sicilinin aleni olup herkese açık olduğunu; ancak bina projeleri ve numaralandırma işlemlerinin herkese açık olmadığını, hayatın olağan akışı gereği herhangi bir vatandaşın bir ev alırken binaya ilişkin projeleri incelemesi, binanın projeye uygun olup olmadığını kontrol etmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, dolayısıyla davacı tapuyu devir alırken tapu kaydını incelemiş olsa bile binanın projeye aykırı olarak yapılmış olduğunun tapu kaydında o dönemde yazmadığını, bu durum tapuya da şerh verilmediğini, davacının bu nedenle bu durumu öğrenebilecek durumdada da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu sicilinin herkese açık olduğu, hiç kimsenin tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremeyeceği, bu nedenle davacının, satın almış olduğu 03 numaralı bağımsız bölümün, onaylı kat irtifakı projesinde gösterildiği gibi fiili olarak da mevcut olup olmadığını bilmesi gerektiği, projeye aykırılık teşkil eden fiili duruma hukuken değer verilemeyeceği, Yargıtay'ın emsal içtihatlarında belirtildiği gibi asıl olanın yapının tasdikli mimari projesindeki numaralandırması olduğu, dolayısıyla aynı gerekçelerle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ettiğini, istinaf taleplerinin incelenmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil talebi ile fiili duruma uygun tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinde; “…a)Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: 3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması. …” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre, mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
4. Somut olayda davacının maliki olduğu bağımsız bölümün tapu kaydındaki numarasının mimari projedeki numarası ile uyuşmadığını belirterek murazaanın giderilmesini talep ettiğinden incelemenin 634 sayılı Kanun kapsamında ana gayrimenkule ait mimari projeler; tapu kaydı ve yönetim planı çerçevesinde çözümlenmesi gerekecektir.
5. 634 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmış olup mahkemece, asıl görevli mahkeme olan sulh hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!