Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve kesilen aylıkların tahsili istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve kesilen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının banka hesap hareketleri, seçmen kayıtları, medula ve abonelik adres bilgileri ile kamu tanığı beyanlarına dayanarak davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığını tespit ederek davayı reddetmiştir; davacı vekili ise temyizinde, denetim raporunun, tanık beyanlarının ve delillerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin boşandıktan sonra abisinin yanında ikamet ettiğini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden boşandıktan sonra babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığını, Kurum tarafından bilmedikleri bir sebepten dolayı aylığının kesildiğini, tahminen boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı yönünde asılsız ihbar ve bu nedenle yapılmış idari tahkikat neticesinde aylığın kesildiğini, müvekkilinin boşandıktan sonra eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını belirterek, davalı Kurum tarafından yeniden aylık bağlanmasını, kesilen aylıkların kesildikleri tarihten itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle; Kurum teftiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar yazılı delil niteliğinde olduğunu, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Bankasından celp edilen hesap hareketlerine göre maaşların Kurumca denetim yapılan 906. sokak adresine yakın 911. sokaktaki ATM'den çekildiği, seçmen kayıtlarına göre davacı ve boşandığı eşinin 2009 yılı mahalli seçimlerinde aynı adresten aynı sandıkta sıralı oy kullandıkları, gelen medula kayıtlarındaki adres bilgilerine göre davacının boşandığı eşinin adresinin ... Mah. ... Sok. No:... olduğu, celp edilen abonelik kayıtlarında da aynı adresin bildirildiği ve davacı adına bir abonelik kaydı mevcut olmadığı hususunun belirtildiği, ... Mah. ... Sokak No:... adresinde bulunan kamu tanıkları ... ve ...'un beyanlarında 2008-2011 yılları arasında davacı ve boşanmış olduğu eşi ...'ın söz konusu adreste birlikte oturduklarını beyan ettikleri, ... köyünden tespit edilen kamu tanıklarının da beyanlarında davacı ve boşanmış olduğu eşinin birlikte köye gelip gittiklerini, önceleri İstanbulda yaşadıklarını sonrasında birlikte köye taşındıklarını beyan ettikleri, dinlenen davacı tanık beyanlarının ise Kurum işleminin aksini ispatlayacak nitelikte olmadığı hususu göz önüne alındığında Kurum işleminin yerinde olduğu ve davacının boşandığı eşi ile fiilen bir arada yaşadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle;1.Küçükçekmece ... Merkezince düzenlenen 27.08.2012/HK-97 tarih ve sayılı ... Denetmen Raporunun tümüyle usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, söz konusu rapora istinaden gerçekleştirilen aylık kesme işleminin tümüyle hukuka aykırı olup aksinin kanıtlanamadığını,2.Aylık kesme işleminin gerçekleştirildiği döneme ilişkin net beyanlar içermeyen tanık beyanlarına ilk derece mahkemesince itibar edilerek hükme dayanak yapılması ve davanın reddine karar verilmesinin ve istinaf başvurusunun da esastan reddine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,3.İlk Derece Mahkemesince önceki ikametgah kayıtları ile bir kısım abonmanlık sözleşmeleri ve banka hesap hareketlerinin, tarafların fiilen birlikte yaşadığına dair delil olarak nitelendirilmesi ve ret kararına gerekçe yapılmasının ve bu hususa ilişkin istinaf itirazlarının reddedilmesinin tümüyle hukuka aykırı olduğunu, boşandıktan sonra abisinin yanında ikamet etmekte olan müvekkilin; elektrik, su, doğalgaz vb. abonmanlık sözleşmesi yapmamış olmasının, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığına delil teşkil edemeyeceğini, davacının ikamet kaydının, ihmali yahut bilgisizliği nedeniyle boşanmanın hemen ardından değil de bir süre sonra fiilen yaşadığı abisinin evine alınmış olmasının tarafların fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini göstermeyeceğini, red kararının tüm dosya kapsamı ile çelişki arz ettiğini, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.