6292 sayılı Kanun uyarınca Hazine tarafından trampayla satılan 2/b arazisinin, zilyetlik devir sözleşmesiyle talep edilen tapu iptali ve tescili davasında idari işlemin kesinliği.
Özet: Davacı, orman sınırları dışına çıkarılan ve 6292 sayılı kanun kapsamında hazine tarafından trampa yoluyla üçüncü şahıs adına tescil edilen bir taşınmazın tapusunun iptali ile kendi adına tescilini veya bedelin iadesini talep etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise, taşınmazın idari bir işlemle üçüncü şahıs adına tescil edilmesi nedeniyle, bu idari işlemin iptal edilmedikçe tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği, buna dayalı bedel talebinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin aktif husumet ehliyeti yönündeki red kararını kaldırarak davanın esastan reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 280 69... parsel sayılı 4.499,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve .. kızı ...'ın 1960 yılından beri kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı kanun) uyarınca ve ASAT Genel Müdürlüğü tarafından büyükşehir belediyesi su pompası sahası olarak kullanılması dolayısıyla işbu taşınmazın yerine davalıya trampa yoluyla .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 251 76... parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 251 76... parsel sayılı taşınmazın 2.258,00 metrekarelik ██████████ 00... .08.2023 tarihinde davalı ...'a eşdeğer taşınmaz satış işlemi yapılarak adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının, 280 69... parsel sayılı taşınmazın adına kullanıcı şerhi verilen ...'ın vefatı üzerine mirasçısı davalı ... ile aralarında yaptıkları 09.05.2019 tarihli taşınmaz zilyetlik devir sözleşmesine göre davacının bedelini nakden ödeyerek taşınmazın Milli Emlaktan satın alınması sonucunda müvekkiline devredilmesi konusunda anlaştıklarını ileri sürerek, 280 69... parsel sayılı taşınmazın 700 metrekarelik kısmının davacı adına tescilini, olmadığı takdirde bu kısım için ödenen bedelin iadesini, trampa yoluyla başka bir taşınmaz verilmiş ise, bu taşınmazın tapu kaydının iptalini ve davacı adına tescilini, talepleri kabul edilmezse, rayiç bedel üzerinden hesaplanan satış bedelinin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren hesaplanan faizi ile davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmasından sonra açıldığını, idari işlemin ayakta olduğunu, dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yerleşmiş yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere bu tür davalar Hazine tarafından satış gerçekleşmeden önceki tarihte ve Hazine hasım gösterilerek açılabileceğinden ve kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olduğundan, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifadeyle idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından, dolayısıyla kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/ taşınmazların 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemiyle Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın bu gerekçeyle; terditli bedel tazmini talebinin ise; hakkın özünün ileri sürülememesi sebebiyle buna dayanılarak ileri sürülen bedel isteğinin de dinlenemeyeceği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hükmedilen vekalet ücreti yönünden aleyhe istinaf yasağı ve kazanılmış usuli hak ilkesi gereğince hatalı olduğunu, davalı adına oluşturulan sicil kaydının yolsuz olduğunu, sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bedelin iadesinin gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili ve bu istemin kabul edilmemesi durumunda taşınmazın bedelinin tazmininin talep edilip edilmeyeceğine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.