Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, soğuk hava deposunda zimmete geçirilen milyonlarca liralık gıda ürünlerinin sigorta şirketlerinden tazminatını talep eden dava.
Özet: Bir gıda ticareti şirketi, üçüncü kişilerle anlaşan soğuk hava deposu çalışanlarının bilgisi dışında ürünlerini düşük fiyata satarak bedellerini zimmetlerine geçirmesi sonucu ortaya çıkan milyonlarca liralık zararının, akdedilen "Sınai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi"ndeki "Kötü Niyetli Hareketler Klozu" veya "Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi" kapsamında sigorta şirketleri tarafından karşılanması talebiyle tazminat davası açmış; olay, nitelikli dolandırıcılık olarak ceza yargılamasına konu olurken, sigorta eksperi tarafından emniyeti suistimal olarak değerlendirilmesine rağmen, şirketin bu zararın poliçelerle teminat altında olduğu iddiasını ileri sürmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2011
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili Şirketin 1998 tarihinden bu yana süt ürünleri ve gıda alım satımı konusunda faaliyet gösterdiğini, bahse konu süt ürünlerini ve gıdaları (emtia) .... Mahalle .... Cad. No:18 Bayrampaşa- İstanbul adresinde bulunan ..... Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.’nin soğuk hava depolarında muhafaza ettiğini, müvekkili şirketin depolarda bulunan emtiayı her türlü rizikoya karşı sigortalatarak teminat altına aldığını ve ilgili primleri davalı Sigorta Şirketlerine ödediğini, sigorta sözleşmelerinin yürürlük kazanmış olduğu ve sigorta koruması sağladığı hususunda taraflar arasında bir uzlaşmazlığın bulunmadığını, müvekkilinin aynı davalı sigorta şirketlerinden binaları, demirbaşları, nakledilen paraları, sorumluluk sigortaları da dahil her türlü riskini sigortalattığını ve davalı sigorta şirketleri tarafından da her türlü rizikonun teminat altında olduğu şeklinde bilgilendirildiğini poliçelerde sadece riziko adresinde değil, ..... Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.’nin depolarında bulunan emtianın da teminata dahil olduğunun ayrıca belirtildiğini, 30.04.2008 tarihinde ..... Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.’nin müşterilerinden ...... adlı şahsın “peynirlerinin eksik olduğunu, depodan kendisine verilemediğini” bildirmesi üzerine konunun incelendiğini ve bir kısım şirket çalışanlarının, .... Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.'ye muhafaza edilmek üzere çeşitli üreticiler ve müvekkili şirket tarafından teslim edilen malları, üreticilerin ve müvekkili şirketin bilgi ve talimatı olmaksızın, anlaşma ve eylem birliği içinde oldukları 3. şahıslara piyasa rayicinin çok altında fiyatlarla satarak bedellerini zimmetlerine geçirdiklerinin saptandığını, bunun üzerine, poliçe kapsamında sayılması gereken bu olayın davalı sigorta şirketlerine ve ayrıca eylemin suç oluşturması sebebiyle de Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, bütün bu işlem ve eylemlerin ...... Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş. çalışanı sanık ......’ın bilgisi ve talimatı ile gerçekleştirildiğinin belirlendiğini ve sanığın eyleminin TCK’nın 148/h maddesinde düzenlenen “...şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunarak dava açıldığını, işbu davanın halen Bakırköy ...... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ..... esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, ayrıca müvekkili şirket aleyhine işbu eylemleri gerçekleştiren bir kısım üçüncü şahıslar hakkında da halen Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığınca ...... hazırlık nolu soruşturma yürütüldüğünü, müvekkili şirketin mevcut sigorta sözleşmeleri uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunan bu zararının ödenmesi talebiyle davalı sigorta şirketlerine başvurduğunu, ..... Sigorta Eksperliği Limited Şirketi tarafından düzenlenen 19.06.2009 tarih ve ..... sayılı Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi, Emniyeti Suistimal Hasarı Ekspertiz Raporu’nda; hasara neden olan eylem, yargı organlarınca eylemin nitelikli dolandırıcılık olduğu belirtilmesine rağmen emniyeti suistimal olarak kabul edilmiş ve söz konusu hasarın Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı belirtilerek, “...Yapılan inceleme değerlendirme sonucunda, sigortalı firma elemanı olarak çalışan ..... Gıda çalışanları ..... hakkında Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlamaları ile dava açıldığı, sanık ......’ın tutuklu olarak, diğer sanıkların tutuksuz olarak yargılanmasına devam ettiği, Muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede toplamda 11.471.767,13 TL değerinde müşterilere ait malın eksik olduğu bu bedelin 8.725.776,93 TL lik kısmının (...... Gıda ve ..... Gıdaya ödenmeyen ancak borç kaydedilen bedeller dahil) müşterilere ödendiğine dair sigortalı firmanın resmi kayıtlarında işlem yapılmış olduğu görülmüş, meydana gelen olayın elde bulunan belgelerde yapılan inceleme sonucu emniyeti suiistimal teminatında olduğu kanaatine varılmış, kesin kararın ancak Mahkeme kararı sonucunda sabit olacağı anlaşılmıştır..." şeklinde açıklandığını, oysa sözkonusu hasarın, müvekkili şirketler ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” kapsamında kalan ve bu poliçe ile teminat altına alınmış olan bir hasar olduğunu, zira davalı sigorta şirketi ile akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesinin” “Kötü Niyetli Hareketler Klozu” başlıklı bölümünde “...Yangın sigortası genel şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla; Grev, lokavt, halk hareketleri klozunda belirtilen olaylarla ilgili olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füruu dışındaki herhangi bir kimsenin kötü niyetli hareketleri ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç bütün zararlar teminata ilave edilmiştir...” denilmek suretiyle şirket çalışanı şahısların kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğu açıkça belirtildiğini, olayın “kötü niyetli hareketler” klozu kapsamında olduğunu, çünkü kötüniyetli hareket olduğu kuşkusuz olan eylemler sonucu müvekkilinin dolandırıldığını, eylemi yapanların sigortalının usul ve füruu (altsoy ve üstsoyu) olmadığını, Grev, lokavt, halk hareketleri, yangın veya infilak harici bir olay gerçekleştiğini, bir zarar oluştuğunun her türlü tartışmadan vareste olduğunu, eylemlerin müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareketler olduğu tartışmasız olmakla beraber, bir an için aksi düşünülse dahi, olayda sigortacının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11/4üncü maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğini, zira ilgili maddede “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır” denildiğini, gerek sözleşme içeriği, gerekse yasal mevzuat gereği müvekkili şirketin maruz kaldığı bu kötü niyetli hareketlerin kapsam dışında bırakılmamış olması sebebiyle müvekkili şirketin dolandırılmak suretiyle gördüğü zararın “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” kapsamında olduğundan davalı tarafça tazmini gerektiğini, beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2.745.990 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili dilekçesinde ÖZETLE; Poliçe üzerinde riziko adresi olarak Gemiç Köyü, Asil Çelik Faprikası Arkası Orhangazi -Bursa yazılı olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla davacı sözü edilen poliçe ile Bursada’ki işyerinde yaşanacak Emniyeti Suistimal hasarlarını teminat altına aldırdığını, ancak dava konusu hasarın, .... Mahalle ..... Cad. N:18 Bayrampaşa-İstanbul adresinde bulunan dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.’nin deposunda meydana geldiğini, bu durumda dava dışı ..... Soğuk hava deposunda gerçekleşen hasarlar nedeniyle, davacının kendi işyerine münhasır olan ..... nolu Para Paket Sigorta Poliçesine dayanılamayacağını,
Davacı ile müvekkili arasında imza altına alınan poliçeler incelendiğinde, Emniyeti Suistimal halleri neticesinde ortaya çıkan dava konusu zararların Kötü Niyetli Hareketler Klozu teminatı altında bulunmadığının görüleceğini, Yangın Sigorta Poliçesine ekli olarak verilen Kötü Niyetli Hareketler Klozu ile, bilerek ve istenerek yapılan eylemlerle sigortalı emtianın bizzat kendisinde meydana getirilen fiziki zararların teminat altına alındığını, Yani Kötü Niyetli Hareketler Klozu’nun konusunu TCK’da “Mala Zarar Verme” adıyla 151 ve devamı maddelerinde düzenlenen suç teşkil eden eylemler oluşturduğunu, Zira başkasının malvarlığına dahil bulunan taşınır veya taşınmaz malın herhangi bir şekilde yıkılması, tahrip edilmesi, bozulması veya kullanılamaz hale getirilmesi mala zarar verme suçunu oluşturduğunu, yoksa Kötü Niyetli Hareketler Klozun’da sigortalı mala sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce emniyeti suistimal, dolandırıcılık suretiyle yapılan hırsızlıklar ve tahribat şeklindeki rizikolar kastedilmediğini, “Kötü Niyetli Hareketler” kavramı; Mala Zarar Verme Suçundaki gibi sigortalı emtianın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi yok edilmesi bozulması ve kullanılamaz hale getirilmesini ifade ettiğini, bu bakımdan kötü niyetli hareketlerin amacının “mala zara verme” kastı olduğunu, bu klozun Yangın Sigortası Poliçesi Genel Şartlarına bağlı olarak, Yangın Poliçesine ekli bir kloz olarak verilebildiğini,
Diğer taraftan Sigortalı mala Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce emniyeti suistimal dolandırıcılık suretiyle verilen zararlar ise, Hırsızlık Sigortası Poliçesine eklenebilen “Emniyeti Suistimal Klozu” ile teminat altına alınabildiğini, Emniyeti Suistimal Klozu; Sigortalının nezdinde çalışan personelin işlerini görmeleri esnasında kasıt veya Kötü Niyetli bir hareketle sigortalının, para ve kıymetli evrakı ile para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmete geçirmek, hile dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacağı emniyeti suistimal halleri neticesinde, sigortalının uğrayacağı zararları teminat altına aldığını, sigorta poliçelerinin hepsinin, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi olarak imza altına alınmış bulunduğunu,
Davacının gerçek zararını ve bu gerçek zararının poliçe vade tarihleri arasında meydana gelen riziko sonucu doğduğunu ispat etmesinin gerektiğini, tazminat miktarının hesabında poliçede öngörülen Müşterek sigorta ve tenzili muafiyet oranlarının dikkate alınmasının zorunlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili Şirket nezdinde bulunan ...... numaralı Yangın sigorta poliçesinin, 24.01.2008- 24.01.2009 vadeli olduğunu, anılan poliçe ile davacı tarafa bina, demirbaş, makina-tesisat, emteası için yangın, deprem eşya/muhteviyatı, sel su baskını, grev, lokavt, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler, terör, cam kırılması ve hırsızlık rizikolarına karşı sigorta teminatı verildiğini, dava konusu zarar iddiasına ilişkin uyuşmazlığın bir dolandırıcılık veya emniyet-i suistimal suçu ile ilgili olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi zararın yukarıdaki poliçe ile ilgili bulunmadığını, çünkü, anılan poliçedeki teminatların davacı tarafın (yani sigortalının) işyerindeki bina, demirbaş ve emteaları için verilmiş olup, bina, demirbaş veya emtealara 3. kişilerin vereceği kötü hareketlerin teminat altına alındığını, ...... nolu Yangın poliçesi ile davacı taraf ile dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.’nin (ayrıca ..... Pazarlama A.Ş. ile ..... ve Tic. A.Ş.’nin) demirbaş, emtea ve makineleri de teminat altına alındığını, uyuşmazlık konusu emniyet-i susitimal veya dolandırıcılık fiilleri nedeni ile davacı tarafın uğrayacağı zararların teminat altına alınmadığını,
Davacı taraf sigortacılık Kanun'u m.11/f.4 uyarınca teminat dışı sayılmayan her türlü rizikonun teminata dahil olduğunu belirttiğini, Hazine Müsteşarlığı anılan maddeye bir açıklık getirmek amacı ile 09.10.2007 tarihli ███████ sayılı Genelge’yi yayınladığını, Dolayısıyla anılan madde bu şekilde ucu açık olarak yorumlanamayacağını, Genelge’de de Sigortacılık Kanun’u m.11/f.4’ün Sigorta Konusu İçinde Kalmak Kaydıyla teminat içinde sayılacağını belirttiğini, Genelge’de verilen örnekte yangın riskine karşı teminat veren bir polçenin hırsızlık veya dolu gibi yangınla ilgili olmayan riskleri teminat dışında bırıkıldığını belirtmeye gerek olmadığı belirtildiğini, Dolayısıyla davacı tarafın belirttiği gibi uyuşmazlık konusu dolandırıcılık fiilinin Yangın Poliçesinde ayrıca teminat dışı hallerden sayılmaması nedeni ile teminata dahil olduğu çıkarımına varılamayacağını, Yangın poliçesi, yangın nedeni ile Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Yangın Sigortası Genel Şartları çerçevesinde verilen başta yangın olmak üzere, sel/su baskını, hırsızlık, grev, lokavt, kötü niyetli hareketler gibi ek teminatları vermiş olup, bu poliçe ile teminat altına alınan asıl şeylerin emtialar olduğunu, Dolandırıcılık gibi filler nedeni ile meydana gelen zararların yangın poliçesinin konusunu oluşturmadığını, müvekkil Şirket nezideki diğer poliçe ise 24.01.2008-24.01.2009 vadeli ..... numaralı emniyet-i suistimal sigortası poliçesi olduğunu, Bu poliçe ile sigortalının emrinde hizmetinde çalıştırılan kişi veya kişilerin sigortalıya ait para ve kıymetli evrağın veya para ile ölçülebilen malların çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyet-i suistimal halleri sonucunda sigortalının uğrayacağı zararlar teminat altına alındığını, poliçede belirtildiği üzere emniyet-i suistimal fiilinin poliçe süresi içinde ve emniyet-i susitimal yapan kimsenin işyerinde aralıksz bir şekilde çalıştığı süre içinde yapılmış olması gerektiğini, poliçenin tanzim tarihi olan 25.01.2008 tarihinden önce gerçekleşmiş olan hasarlardan müvkkili Şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Poliçe çerçevesinde müvekkil Şirketin sorumlu olacağı şartların gerçekleşmesi halinde ise sigorta bedelinin 80.000.-TL olduğunu, anılan poliçede ayrıca her hasarda ödenecek tazminat tutarı üzerinden %10 muafiyet uygulanması gerektiğini, 05.02.2008 tarihinde yapılan zeyilname ile davacı Şirkette çalışan, ....., .....’in teminat kapsamına dahil edildiğini, uyuşmazlık konusu aynı olay nedeni ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyası ile de dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş. tarafından da müvekkili Şirket aleyhine dava ikame edildiğini, müvekkili Şirketin sorumluluğu tespit edilirken anılan davada da aynı hususların tespit edilmesi gerektiği ve her iki davanın da açılış nedeni aynı olup, iki davanın birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği için birleştirilmesini talep ettiklerini, Riziko eminiyet-i suistimal suçunun işlenmiş olması olup, rizikonun gerçekleştiğni belirleyen belge kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu, Bu nedenle kesinleşmiş bir bir mahkeme kararı olmadığı sürece müvekkili Şirketin sorumluluğu netleşemeyeceğini ve temerrüde düşmüş olduğu da iddia edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih, ..... esas ve ..... karar sayılı ilamı, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...... esas sayılı dosyası, ..... Sigorta ve ..... Sigorta'ya ait poliçeler ve hasar dosyaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
ÖNCEKİ İLAM VE İSTİNAF KALDIRMA İLAMI:
Mahkememizin █████/2020 tarihli, ...... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile; " ... davacının iddia ettiği zararın emniyeti suistimal sonucu gerçekleşmiş bir zarar olduğu, bu zararın Kötü Niyetli Hareketler riski kapsamında olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın davalılar tarafından tanzim edilen Sınai ve Ticari Yangın Sigortası Poliçesi kapsamında talepte bulunamayacağından bu poliçeler yönünden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı zararının riziko konusu bakımından emniyeti suistimali de içeren "Emniyeti Suistimal" poliçesi kapsamına girdiği, ancak bilirkişi tarafından rizikonun gerçekleştiği tarihte ..... Sigortaya ait poliçe süresinin bitmiş olduğundan sorumluluğuna gidilemeyeceği, ..... sigorta yönünden ise rizikonunu poliçe dönemini kapsadığından sorumluluğuna gidileceği görüşü bildirildiği, ancak mahkememizce .....sigortaya ilişkin görüş kabul görmemiştir. Şöyle ki; somut olayda ..... sayılı poliçenin koruma süresi 30.12.2007 tarihinde sona ermiş ve olayın ortaya çıkma tarihi 30.04.2008 olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu tarih tespit tarihi olup, ceza dosyasından anlaşıldığı üzere emniyeti suistimal eylemleri tespit tarihinden önce poliçe tarihini de kapsar şekilde belli periyotlarda gerçekleşmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; rizikonun gerçekleştiği tarihin davalı ..... ve ...... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Emniyeti Suistimal poliçelerinin kapsamında kaldığı, uğranılan zararın her iki poliçe limitlerini aştığı, poliçelerin 80.000 TL teminat limitli olduğu ve riziko gerçekleştiğinde %10 tenzili muafiyet kaydı içerdiği, dolayısıyla bu poliçeler kapsamında davacının davalı ..... Sigorta A.Ş ve .....Sigorta A.Ş.'den ayrı ayrı 72.000 TL sigorta tazminatı alacağının bulunduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin iş bu kararı yasal süresi içinde istinaf etmesi üzerine İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih, ..... esas ve ...... karar sayılı ilamı ile; dava konusu Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçelerinde kötü niyetli hareketler klozu düzenlenmiş ayrıca emniyeti suistimal sigortası ile birlikte para paket sigorta poliçesinde emniyeti suistimal klozuna da yer verilmiştir. Riziko tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK ‘nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinde ki maddi vakaların subutu hukuk mahkemesini bağlayacaktır. Dava dışı Soğuk Hava Deposu çalışanı .....'ın eyleminin sahtecilik ile birlikte emniyeti suistimal olduğu subuta ermiş ise de söz konusu eylemlerin, Emniyeti Suistimal Kloz'u kapsamında değerlendirilebilmesi için eylemi gerçekleştiren ......ın davacı sigortalı ...... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı sırada emniyeti suistimal halleri neticesinde gerçekleşmesi gerekmektedir.
Her ne kadar ceza yargılamasında davacı ile dava dışı ..... şirketinin bir aile şirketi olduğu tespit edilmiş ise de eylemi gerçekleştiren .....'ın davacı şirket çalışanı olmadığı, dava dışı .... Deposu çalışanı olduğu iddia edilmiş olmakla birlikte eyleme iştirak ettikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılan bir kısım davacı ile dava dışı .....a Deposu çalışanları hakkında verilen beraat kararının kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde eylemi gerçekleştiren .....'ın davacı sigortalı ......'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı tespit edilmeden hasarın emniyeti suiistimal klozu kapsamında değerlendirilmesi hatalı olmuştur.
O halde, mahkemece çalışan .....'ın sahtecilik ve emniyeti suistimal eylemi neticesinde gerçekleşen zararda, ....'ın davacı sigortalı .... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığının tespiti halinde hasarın emniyeti suistimal, aksi halde Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında kötü niyetli hareketler teminatı dahilinde davacının uğradığı zarar miktarı tespit edilerek poliçelerde karşılaştırılan teminat bedeli ile sınırlı olmak üzere karşılanması gerekirken hukuki yanılgı ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek iş bu esasa kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi ile ile Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçeleri kapsamında hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirket tarafından poliçe kapsamında not edilen dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş. deposunda bulunan ürünlerinin adı geçen şirket çalışanı olan .....'ın, adı geçen şirket deposunda muhafaza edilmek üzere bırakılan malları, üreticilerin ve davacı şirketin bilgi ve talimatı olmaksızın üçüncü şahıslara piyasa rayicinin çok altında fiyatlarla satarak bedellerini zimmetine geçirmek ve bu işler için sahte çek, fatura, senet vs. tanzim etmek suretiyle şirketi zarara uğrattığından bahisle zararlarının sigorta sözleşmeleri kapsamında davalı sigorta şirketlerinden tahsilini talep ettikleri, davalı sigorta şirketleri ise yapılan eylemlerin teminat kapsamında kalmadığından bahisle davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Somut olayda; dava dışı ..... Soğuk Hava Deposu'nun müşterilerinden ...... adlı şahsın, depoya bıraktığı peynirlerin eksik olduğu, kendisine verilmediği şeklindeki █████/2008 tarihli beyanı üzerine ilgili şirketin inceleme başlattığı ve inceleme neticesinde bir kısmı ..... Depo şirket çalışanları ile davacı şirket çalışanları hakkında şikayette bulunulduğu, dava dışı ..... Depo şirketi ve davacı şirket ile gerçek kişilerin katılan, dava dışı gerçek kişilerin sanık olarak yer aldığı ve Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... Esas, ..... Karar sayılı ve 16.04.2014 tarihli karar ile dolandırıcılık, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal “ suçları nedeniyle açılan kamu davası neticesinde; " ...Müştekilerin dava konusu olayda iki şirketlerin bulunduğu, bunlardan birisi .... Soğuk Hava Depoculuk Entrepoculuk Tic.A.Ş olduğu, diğerinin ise ..... Gıda ve San. Tic. A.Ş isim ve ünvanları ile faaliyet gösterdikleri, ..... Soğuk Hava Deposu müşterilerin teslim ettiği malları muhafaza etmek şeklinde faaliyet gösterdiği, özellikle mahkememizdeki olayda soğuk hava deposuna teslim edilen peynirler ile ilgili problem olduğu, diğer mallar ile ilgili herhangi bir dosyaya yansıtılmış bir olay bulunmadığı, .....Deposuna müşterilerin bıraktığı peynirlerin muhafaza edildiği, diğer .....Gıda adlı şirketin ise soğuk hava deposuna teslim edilen malların mal sahipleri tarafından istendiği takdirde ..... Gıda adına satın aldıkları veya depoda iken başka firmalara depodaki teslim edilen malların müşterilerin muvafakata alınarak başka firmalara satıldığı ve bu şekilde aracılık da yapıldığı ancak zaman zaman bu şekilde depoya müşteriler tarafından bırakılmış malların başka müşteriye satışında malların depodan fiilen çıkmadan malları satın alan firma adına peynirlerin muhafazasına devam edildiği, müşteri teslim almak istediğinde de müşterinin ihtiyacı olan miktardaki malların depodan çıkartıldığı yine kalan malların depoda muhafaza edilmesine devam edildiği, bu şekilde soğuk hava deposu ve ...... Gıda'nın faaliyetlerini sürdürdükleri, sanık ..... 'ın soğuk hava deposu sorumlusu olduğu, sanık ...... 'ın sanık .....'ün eşi olduğu, diğer sanıklardan ......'ün esas itibari ile soğuk hava deposunda müşteri durumunda olduğu, diğer sanıkların ise ..... Gıda adına ve soğuk hava deposu adına çalışan elemanlar oldukları, esasen her iki şirketinde bir aile şirketi olup .....'ın ..... Hava Deposu ve .... Gıda adlı firmayı yönettiği, diğer müştekilerin de başka firmalarda görev aldıkları ancak müştekilerden birinin başka iş için ayrılması nedeniyle ..... zaman zaman başka şirketlerin işlerini de takip etmek üzere ..... Gıda ve Soğuk Hava Deposu şirketlerinin bulunduğu yerden ayrıldığı ve ..... Deposu ile ilgili işlemleri ......'ın yürüttüğü ayrıca depodaki malların satışında ve alınışında müşteriler arasında aracılık da yapmakta olduğu ifadelerden anlaşıldığı,
..... Deposuna peynir bırakan ......'nun mallarının eksik çıkması üzerine bu konunun araştırılması üzerine olayın ortaya çıktığı, .....'nun mallarının eksik olması nedeniyle şirket yöneticilerine başvurduğunda şirket yöneticilerinin bu eksik kalan malların karşılığını ...... ya ödedikleri, bu durumun .....'nun ifadesi ile açık bir şekilde ortaya çıktığı, önce tanık olarak dinlenen sonra hakkındaki iddianame ile sanık olarak yargılanan .....'ün peynir almak için müracaat ettiği, 125.000TL civarında bir peynir almak istediği ve bu sebeple ..... ile telefonda görüştükleri ve bu konuda anlaşma yapıldıktan sonra sanık ..... peynirlerin karşılığı olarak 5 adet boş çeki kendisinin başka yerde olması dolayısıyla .....'e göndermesini sağladığı, daha sonra bu çekler yüksek miktarda yazılarak kullanıldığı, ayrıca 290.000TL bedelli .....'ün babası .....'ün keşideci olarak gözüktüğü çekin tam olarak ele geçtiği, diğer çekler ise imza bölümü yırtılmış olarak ele geçtiği, bu çeklerdeki yani 5 adet çekteki imza ve yazıların sanık ......'ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu 5 adet çekten bir kısım çeklerdeki ciro imzasının ise ......'a ait olduğunun belirlendiği, polis kriminal laboratuvarı raporunun bu yönde olduğu ve .....'ün çeklerinin bu şekilde kullanıldığı ayrıca bilirkişi raporuna göre de 125.000TL bedelli peynirlerin ......'e gönderilmediğinin tespitinin yapıldığı, ....'i arayarak .... Marketlerin depoda peynirleri olduğunu, bu peynirleri satmak istediğini söylediği ve 60 ton peynir için 328.740TL tutarında çekler göndermesini istediği, ..... bu peynirleri .....'e ( .... Gıda ) teslim edildiği, ..... de ..... Marketlere verilmek üzere 7 adet çek keşide ettiği, ..... Gıda'nın peynirleri ucuz bulduğu için aldığı ve çeklerin karşılığı olarak 60 ton peyniri aldığı ancak ..... Gıda'nın herhangi bir şekilde zararı olmadığı, ..... Marketler Grubu yetkilisi ......'nın beyanına göre de herhangi bir şekilde depoda satılmak üzere peynir bırakmadıklarını, peynirlerinin olmadığını, ..... Gıda tarafından kesilmiş çeklerin arkasındaki ciro imzasının ise kendilerine ait olmadığı gibi ..... Marketler olarak basılmış kaşenin de kendilerine ait olmadığını bildirdiği, ..... Peynirleri adına hareket eden .....'a sanık ......'ın çağrı marketlerin peynirleri olduğunu ve 310.000TL ye satılacağını bildirerek bunu alıp almayacağını söylediği, .....'un da talip olduğu ve bu nedenle kendisinin 310.000TL lik fatura kestiğini, peynirlerinin teslim edilmediği gibi ayrıca duruşmada da ..... 'e ait olduğu bildirilen peynirleri aldığı ancak yine evrak üzerinde 30 ton kadar peyniri evrak üzerinde yine depoda sattığı ancak kendisinin depodan aldığı malların teslim edilmediği, 328.000TL miktarında çekleri ...... Marketin kaşesini taşıdığı için aldığı ancak mallarının karşılığını tam olarak almadığı, bu şekilde bu eyleminde sanık tarafından gerçekleştirildiği, tanığın bu şekilde verilen çeklerdeki .... Marketler ciro imzasının sanık ...... 'e ait olduğunun tespit edildiği polis kriminal laboratuvarının raporunun bu yönde olduğu anlaşıldığı, yine .......'e ait verilen bonoda ki imzanın .....'a ait olduğu, tanık .....'nun da beyan ettiği gibi esas itibari ile bu senedin ..... tarafından imzalanmış gibi gösterildiği ancak ..... imzalamadığı, bonoda ki imzanın sanık .....'e ait olduğunun tespit edildiği, sanık .....'ün her ne kadar çekleri ve bonoyu müştekilerin talimatı gereğince imzaladığını belirtmiş ise de tanık ....'nun beyanına göre müştekilerin bu bonoların imzalanmasından haberdar olmadıkları, haberdar olduklarına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, Tanık ......'ın belirttiği üzere yine .....'ın depoya bıraktığı 1.5 ton peynir'in kaybolduğu ve .....'ün bunu halledeceğim diyerek oyaladığı ve kendisinin herhangi bir şekilde malının depoda satışı için herhangi bir talimatı olmadığı bu şekilde depoya teslim edilen peynirlerin özellikle ......'a ait peynirler, ...... 'a ait peynir ve .....'a ait peynirlerin tam olarak teslim edilmediği ve bu peynirlerin muhafazasından sanık .....'ün sorumlu olduğu, bu malların nereye gittiğinin tespit edilemediği, ayrıca sanık .....'ün özellikle çağrı marketleri herhangi bir şekilde peynirleri olmadığı halde onun peynirleri varmış gibi ..... Gıda ya peynir satımı yapması ve ..... Gıda'nın düzenlediği çeklerin arka yüzünde ciro ..... Marketler adına sahte basılmış kaşe üzerine imza atması ve ayrıca bir çok bono da sanık .....'ün imzalarının bulunması, .....'in gönderdiği çekler üzerinde sanık ....'ün imzasının ve yazılarının bulunması gözönüne alındığında bu şekilde sanık ..... ‘ün hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği ayrıca bir çok bono ve çeklerde sanığın imza atarak ve çek ve bonoyu polis kriminal laboratuvarı raporuna göre düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediği ve sanık ..... ‘ün TCK ‘nın 155/2,43,62,53 maddeleri ayrıca sahtecilik suçundan TCK ‘nın 204/1,43,62 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, diğer sanıkların da suça iştirak ettikleri iddia edilerek dava açılmış ise de sanıkların bu suçu işleme kastı İle hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığı, esas itibariyle sanık ....’ün müşterilerin öteden beri güvendikleri ve ayrıca müşterilerin yanlarında aynı mahallede yetişmesi nedeniyle büyük güvenlerinin bulunması sebebiyle ..... ‘ün talimatlarına göre hareket ettikleri ve suç işleme kasıtlarının olduğuna dair delil olmadığı gerekçesi ile ayrı ayrı beraatlerine, sanık ..... ‘ün sahtecilik ve emniyeti suistimal suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına, dolandırıcılık suçundan dolayı beraatine karar verildiği" ve iş bu karar Yargıtay ..... Ceza Dairesi'nin .... E. ve .... K. Sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir.
Davacı ..... Gıda San. ve Tic Ltd. Şti. adına ..... Sigorta A.Ş. Ve ..... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen dava konusu poliçelerin kapsamına dahil olan emtia ve makinelerin sayılan diğer şirketler yanında ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.'ye de ait olabileceği de not edilmiştir. Dolayısıyla dava dışı şirkette meydana gelen eylemler söz konusu poliçeleri yer bakımından kapsamaktadır.
Davacı şirketin emtia ve makinalarının davalı .... Sigorta A.Ş.'nin ..... numaralı ve 30.12.2006-30.12.2007 yürürlük tarihli Sınai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ile ve .... numaralı ve 30.12.2006-30.12.2007 yürürlük tarihli 80.000 TL bedelli Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı; davalı ..... Sigorta A.Ş'nin .... numaralı ve 24.01.2008-24.01.2009 yürürlük tarihli Sınai ve Ticari Yangın Sigortası Poliçesi ve ..... numaralı ve 24.01.2008 -24.01.2009 yürürlük tarihli 80.000 TL bedelli Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, hasarın, Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında kötü niyetli hareketler teminatı dahilinde meydana geldiğini ileri sürmüştür. Poliçelerin özel şartlarındaki Kötü Niyetli Hareketler Kloz'unda "Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla Grev, Lokavt, Kargaşalık, Halk Hareketleri klozunda belirtilen olaylarla ilgili olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füru dışındaki her hangi bir kimsenin kötü niyetli hareketleri ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu sigortalı şeylerde meydana gelen zararlar teminata ilave edilmiştir" düzenlemesine, mahkemece hükme dayanak yapılan Para Paket Sigortası Poliçesi ile Emniyeti Suistimal Poliçesi'nin Emniyeti Suistimal Klozu'nda “ Sigortacı, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı adı ve soyadı poliçede yazılı kişi veya kişilerin sigortalıya ait para ve kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydı ile poliçede belirtilen azami bedeli geçmemek üzere temin eder” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce, dava konusu rizikonun Kötü Niyetli Hareketler klozu kapsamında mı yoksa Emniyeti Suistimal klozuna girip girmediği noktasında teknik bilirkişiler eliyle incelemeler yaptırılmış ve hazırlanan kök ve ek raporlar uyarınca; ..... isimli kişinin davacı sigortalı ..... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalışmıyor olduğu varsayımında dahi Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçelerinde yer alan kötü niyetli hareketler klozu kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşü bildirilmiştir. Dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş. Tarafından aynı olaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketlerine karşı Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dosyada yapılan yargılama neticesinde 23.01.2020 tarihli ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilam ile bahse konu eylemler kötü niyetli hareketler klozu kapsamında değerlendirilmemiş ve bu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin istinaf incelemesi(█████████ E., ████████ K.) ve Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden ( █████████ E., ██████████ K.) geçerek kesinleşmiştir.
İş bu deliller ışığında; davacının iddia ettiği eylem ve zararların dava konusu Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçelerinde yer alan kötü niyetli hareketler klozu kapsamında olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın davalılar tarafından tanzim edilen Sınai ve Ticari Yangın Sigortası Poliçesi kapsamında talepte bulunamayacağından bu poliçeler yönünden davacı tarafın talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu rizikonun konusu bakımından emniyeti suistimali de içeren "Emniyeti Suistimal" poliçesi kapsamına girip girmediğine ilişkin yapılan incelemede; dava dışı ..... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş. çalışanı .....'ın eyleminin sahtecilik ile birlikte emniyeti suistimal olduğu subuta ermiş ise de söz konusu eylemlerin, Emniyeti Suistimal Kloz'u kapsamında değerlendirilebilmesi için eylemi gerçekleştiren .....ın davacı sigortalı ..... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı sırada emniyeti suistimal halleri neticesinde gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosyada mübrez SGK kayıtları uyarınca .....’ın dava dışı ...... Soğuk Hava Depoculuk Antrepoculuk A.Ş.'nde 01.03.1996 tarihinden 02.05.2008 tarihleri arasında çalıştığı, bu şirket ile davacı ..... şirketinin ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişilerden oluştuğu, dolayısıyla farklı tüzel kişilikler olmakla beraber aynı grup içerisinde yer aldıkları dolayısıyla ......'ın davacı sigortalı ..... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı kabul edilmiş ve davacı zararının riziko konusu bakımından Emniyeti Suistimal Poliçesi kapsamında oluşan hasar poliçe limitleri içerisinde ödenmesi gerektiği takdir ve sonucuna varılmıştır. Alınan bilirkişi kök raporunda rizikonun gerçekleştiği tarihte ..... Sigortaya ait poliçe süresinin bitmiş olduğundan sorumluluğuna gidilemeyeceği, ..... sigorta yönünden ise rizikonunu poliçe dönemini kapsadığından sorumluluğuna gidileceği görüşü bildirildiği, ancak mahkememizce ..... sigortaya ilişkin görüş kabul görmemiştir. Şöyle ki; somut olayda ..... sayılı poliçenin koruma süresi 30.12.2007 tarihinde sona ermiş ve olayın ortaya çıkma tarihi 30.04.2008 olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu tarih tespit tarihi olup, ceza dosyasından anlaşıldığı üzere emniyeti suistimal eylemleri tespit tarihinden önce poliçe tarihini de kapsar şekilde belli periyotlarda gerçekleşmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; rizikonun gerçekleştiği tarihin davalı ..... ve ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Emniyeti Suistimal poliçelerinin kapsamında kaldığı, uğranılan zararın her iki poliçe limitlerini aştığı, poliçelerin 80.000 TL teminat limitli olduğu ve riziko gerçekleştiğinde %10 tenzili muafiyet kaydı içerdiği, dolayısıyla bu poliçeler kapsamında davacının davalı .....Sigorta A.Ş ve ..... Sigorta A.Ş.'den ayrı ayrı 72.000 TL sigorta tazminatı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Davalılar yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.836,64-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 37.070,90-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 27.234,26TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine
3-Davacı tarafça yatırılan 9.836,64 TL peşin harç ve 15,60TL başvurma harcının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 15.365,00TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 8,00TL'sının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ......
e-imzalı
Üye ......
e-imzalı
Üye .....
e-imzalı
Katip .....
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!