Danıştay Üçüncü Dairesi, pos cihazları kullanılarak gerçekleştirilen yasa dışı ikrazatçılık kaynaklı resen salınan vergi ve cezalarının kaldırılması kararının temyizini inceliyor.
Özet: Bu hukuki belge, bir vergi mükellefinin POS cihazları aracılığıyla yasa dışı ikrazatçılık faaliyeti yürüttüğü ve kazancını beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle adına resen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının bankalardan temin ettiği POS cihazlarıyla komisyon karşılığı kredi kartı borçlarını öteleyerek yasa dışı ikrazatçılık yaptığı yönündeki vergi tekniği raporu saptamalarının bu faaliyeti kesin olarak ispatlamadığı sonucuna vararak tarhiyatın ve cezaların kaldırılmasına karar vermişlerdir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı kullanmak suretiyle yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015 yılı için re‘sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Ocak ila Mart, Nisan ila Haziran ve Temmuz ila Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporundaki saptamalardan, ilgili dönemde POS cihazıyla yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağından yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının ilgili dönemde bankalardan almış olduğu pos cihazlarıyla ekonomik sıkıntı içerisindeki kredi kartı sahiplerine komisyon karşılığında kredi kartı borçlarının ödenmesi ve ötelenmesi imkânı sağlayarak yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyeti ile ilgili elde ettiği kazancını defter kayıtlarına ve beyanlarına yansıtmadığının tespit edilmesi üzerine yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY : Davacı adına düzenlenen ...tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; gıda maddelerinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar faaliyeti ile iştigâl etmek üzere █████/2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefiyetini █████/2015 tarihi itibarıyla sonlandırdığı, defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmediği, hakkında daha önceden tanzim edilen vergi tekniği raporunda, kuruluşundan itibaren düzenlediği tüm belgelerin komisyon karşılığı tanzim edilen sahte belgeler olduğunun tespit edildiği, 2015 yılına ait gelir vergisi beyannamesinde 237.989,68 TL zarar beyan edildiği, 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesinin verilmediği, aynı yılın Şubat ila Temmuz dönemlerinde beyan edilen katma değer vergisi matrah toplamının 14.842.015,00 TL olduğu, işletme defteri tutulması nedeniyle Ba ve Bs bildirimi verme yükümlülüğünün bulunmadığı, diğer mükellefler tarafından verilen bildirimlerin karşılaştırılması sonucunda, 859.750,00 TL mal sattığını bildiren ve 756.000,00 TL emtia aldığını bildiren iki mükellef hakkında da POS cihazlarını kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme faaliyeti nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu, iş emri ekinde yer alan ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlere göre, sözü edilen mükellefin 2015 yılına ait yasal defterlerinde davacıya ait katma değer vergisi hariç 7.013.000,00 TL tutarında satış faturasına rastlandığı, faturaların seri numaralarının davacının bastırdığı yasal faturaların seri numara aralıkları içerisinde yer aldığı, raporun sonuç kısmında değinilen mükellefin POS cihazlarını kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme faaliyetini yürüttüğü sonucuna ulaşıldığı, davacının farklı bankalardan üç adet POS cihazına sahip olduğu, 2015 yılında katma değer vergisi beyannamelerinde kredi kartıyla yapılan toplam satış tutarının 14.147.919,84 TL olarak beyan edildiği ancak bankalarla yapılan yazışmalarda tespit edilen tutarın 16.859.431,74 TL olduğu, pos cihazlarından 5.000,00 TL üstü işlem yapan yedi kişiden örnekleme usulü ile belirlenen kişilere bilgi isteme yazısı gönderildiği, beyanda bulunan altı kişinin tamamının ekonomik sıkıntılar nedeniyle kredi kartı borçlarını ödeyebilmek amacıyla %3 komisyon karşılığında POS cihazlarıyla çekim yapıldığını beyan ettiği, bir kişinin ise davacıyı tanımadığı, işlemin detayını hatırlamadığı, çekime ilişkin herhangi bir fiş veya faturasının bulunmadığı yönünde ifade verdiği, söz konusu çekim işlerinin Muğla, Kastamonu ve Ankara illerinde gerçekleştirildiği, iş yeri adresi olarak beyan edilen adresin apartman dairesi olduğu ve yapılan yoklamaların tamamında faaliyete rastlanılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan yazışmalarda iş yeri kaydının bulunmadığı tespitlerine yer verilerek adına kayıtlı POS cihazlarını kullanarak yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu sonuç ve kânaâtine varılmıştır.Sözü edilen vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde de gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir. Vergi tekniği raporundaki tespitlerin, davacının yasa dışı ikrazatçılık faaliyetini mutad meslek haline getirdiğini kanıtlamaya yeterli olması ve davacı tarafından dosyaya bu hususun aksini ispatlamaya yönelik herhangi bir delil de ibraz edilememesi karşısında ulaştığı aksi yöndeki yargıyı hükme esas alarak tarhiyatı kaldırmak suretiyle davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. Bozma üzerine verilecek kararda özel usulsüzlük cezası hakkında yeniden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği de açıktır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.