Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın etkin pişmanlık beyanlarından dönmesine rağmen soruşturma ve tanık beyanlarının örtüşmesiyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini onadı.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanığın, başlangıçta avukat huzurunda örgütsel eylemlerini kabul eden etkin pişmanlık beyanlarını kovuşturma aşamasında baskı altında verdiği iddiasıyla geri çekmesine rağmen, soruşturma beyanlarının tanık ifadeleriyle örtüştüğü ve tüm delillerin hukuka uygun yollarla elde edildiği tespit edilerek, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğu ve vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi ve istinaf kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilmiş ve temyiz başvurusu esastan reddedilerek mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2021/2 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Soruşturma beyanlarında avukatının katılımıyla etkin pişmanlıktan faydalanarak örgütsel eylemlerini kabul ederek bir takım bilgiler veren, sorgu hakimliği önünde de beyanlarını tekrar eden, kovuşturmada ise baskı altında ifade verdiğinden bahisle önceki tüm aşama beyanlarından dönen sanığın soruşturma beyanları ile tanığın 2015-2016 yıllarına ait örgütsel eylemlere yönelik olan beyanlarının örtüştüğü görüldüğünden sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.