İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, geçerli araç ihale sözleşmesi sonrası ifa edilmeyen teslim borcu ve müspet zarar talebiyle açılan ticari komisyonculuk tazminat davasını inceliyor.
Özet: Ticari komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacı ihalede kazandığı aracın satışının yapılmaması ve davalı aracı firmanın diğer davalı satıcıya cezai şart uygulamayarak aracın üçüncü kişiye daha yüksek bedelle satılması iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı satıcı ihale bedelinin süresinde ödenmemesi ve belgelerin teslim edilmemesi nedeniyle ihalenin iptal edildiğini savunurken, bilirkişi raporu taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi kurulduğu, davalı satıcının teslim borcunu ifa etmeyerek borca aykırı davrandığı ve davacının müspet zarara uğradığı, bu zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varmıştır.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 01.08.2019KARAR TARİHİ : 18.06.2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketin işlettiği ... internet sitesi aracılığıyla diğer davalı .... A.Ş.'ye ait...plakalı 2016 model ... marka aracın ihalesine katıldığını ve █████/2018 tarihinde ihalenin kesinleştiğini, araç ihalesinin kendilerine kalmasına rağmen araç satışının yapılamadığını, bu hususa rağmen müvekkili şirket tarafından diğer davalı satıcı firmaya cezai şart uygulanmadığını, █████/2019 tarihinde bu durumun ... adlı internet sitesine bildirilmesini ve akabinde arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen konu ile ilgili bir aksiyon alınmadığını beyan ederek ihale konusu aracın davacı adına tescilini, aracın tesciline yer olmadığı takdirde 22.500,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu olarak talep edilen 42.500,00 TL tazminat tutarı için 40.000,00 TL'lik harç yatırıldığını eksik harcın tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceğini, dava konusu araca ilişkin ihalenin █████/2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olup en yüksek teklif olan 235.000,00 TL'nin davacı tarafça verilmesi neticesinde ilgili ihalenin davacı şirkete kaldığını, ancak ilgili sözleşmenin alıcının yükümlülükleri kısmında zikrolunan hususlar gereği 3 iş günü içerisinde ihale bedeli belirtilen banka hesabına yatırılmamış olduğunu, yine sözleşmede vazedilen form ve belgelerin 2 iş günü içerisinde imzalanmış olarak ...'ya iletilemediğini, bu cihetle dava konusu araca ilişkin ihalenin davacı alıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle █████/2018 tarihinde iptal edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalı ...'un tazminat talebinden sorumlu olacağı düşünülse bile davacı tarafın tazminat talepleri fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Şirketi taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafın 6100 S. HMK m. 128 kapsamında süresinde cevap vermemenin sonucu olarak iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER /Taraf vekillerinin belirttiği, ... sözleşmesi, Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, delil olarak değerlendirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davada ihtilafın, davacı şirketin davalı ... şirketi internet sitesi aracılığıyla diğer davalı ... A.Ş.’ ne ait ...plakalı 2016 model ...Marka aracın ihalesinin kendilerine kalmasına rağmen araç satışının yapılmadığı, davalı ... şirketi tarafından diğer davalı satıcı firmaya cezai şart uygulanmadığı, aracın dava dışı 3.kişiye ihale bedelinin üzerinde satışının yapıldığı iddiasıyla 22.500,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı ile davalıların kusuru ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda “normatif ve dogmatik çerçeve birlikte değerlendirildiğinde, açık artırma sonucu taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı bir satım sözleşmesinin kurulduğu; davalı satıcının bu sözleşmeden doğan teslim borcunu ifa etmeyerek ve ifayı imkânsız hale getirerek borca aykırı davrandığı; davacının karşı edimini ifadan kaçınmasının hukuka uygun olduğu; davacının sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle müspet zarar kapsamında zarara uğradığı ve bu zararın davalıların birlikte sorumluluğunu gerektirdiği sonucuna ulaşıldığı, Bu itibarla, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile uğranılan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, sözleşmenin kurduğu menfaat dengesinin yeniden tesis edilmesi ve borçlar hukuku sistematiğinin korunması bakımından zorunlu olduığu,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /Mahkememizin █████/2020 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı kararının, T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin; █████/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın Mahkememizin ████████ Esasına kaydının yapıldığı görüldü.Mahkememizin █████/2020 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı ; "...Davacı ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen açık artırma sözleşmesi kapsamında davacının, davalının platformu üzerinde açık artırmaya girdiği ve 20.12.2018 tarihli ihale ile diğer davalıya ait ... marka aracı aldığı anlaşılmıştır. Üyelik sözleşmesinin 4. maddesinde, açık artırma bedelinin kendisine bildirilmesinden itibaren ödeneceği ve üyeye faks veya e-posta yoluyla gönderilen belgelerin ıslak imzalı olarak ...'ya gönderileceği belirlenmiştir. Ancak sözleşme konusu aracın ihaleden bir gün sonra 21.12.2018 tarihinde ... 6.Noterliğinin satış işlemiyle dava dışı kişiye satıldığı açıktır. Bu nedenle davacı araç bedelini ödemediğini ileri sürmektedir. TBK'nın 97.maddesine göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin ifasını isteyen tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş yada ifasını önermiş olması gerekir. Ancak, dava konusu aracın satılmış olması nedeniyle artık ifanın mümkün olmaması dikkate alınarak araç bedelinin ödenmemiş olmasında davacıya yüklenecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacı, 24.12.2018 tarihli sözleşme ile bu aracı dava dışı bir kişiye 257.500 TL bedelle sattığını ileri sürerek, her iki satış arasındaki farkın tahsilini istemiştir. Adi yazılı bu sözleşmenin her zaman düzenlenmesi mümkündür. Mahkemece, davacının edimini yerine getirmediği ve aracın satışının 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılması ve TBK'nın 278. maddesi uyarınca ihale bedelinin peşin ödeneceği gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiştir. T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin; █████/2024 tarih,.. Esas ve .. Karar sayılı ilamı ile;... "TBK'nın 278.maddesinde artırma koşullarında aksi kararlaştırılmamışsa, ihale bedelinin peşin ödeneceği belirlenmiştir. Oysa üyelik sözleşmesinin 4. maddesinde, alıcının üç iş günü içerisinde satım bedelini ödeyebileceği kararlaştırılmıştır. Diğer yandan, somut uyuşmazlıkta TBK'nın 275. maddesinin değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesi artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur. Mahkemece bu maddenin değerlendirilerek ihale sözleşmesinin kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi gerekir. Yasanın 279. maddesi ise, sözleşmenin kurulmasından sonra mülkiyetin geçiş aşamasına ilişkindir. Yukarıda belirtilen sözleşmenin 4. maddesindeki para ödeme ve belgelerin verilmesine ilişkin süreye rağmen aracın satılması nedeniyle, davacının ödeme ve belge teslim etme yükümlülüğünün devam edip etmediğinin TBK'nın 275.maddesi de değerlendirilerek, gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılarak davacının gerçek bir zararının bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken olaya uygun olmayan gerekçe ve delille karar verilmesi hatalıdır.Diğer yandan TBK'nın 112.maddesi uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde, borçlunun, kendisine hiç bir kusur yüklenmeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür. TBK'nın satıcının temerrütüne ilişkin giderim borcunun düzenlendiği 213.maddesinde de satıcının borcunu ifa etmemesi halinde, alıcının bu yüzden uğrayacağı zararların giderilesi esasları düzenlenmiştir. Mahkemece, borçlu/satıcı temerrütüne ilişkin anılan hükümlerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile dosya içeriğindeki delillere aykırı karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek mahkememiz kararını kaldırdığı görülmüştür. Dava; davacı şirketin davalı ... şirketi internet sitesi aracılığıyla diğer davalı... A.Ş.’ ne ait ... plakalı 2016 model ... marka aracın ihalesinin kendilerine kalmasına rağmen araç satışının yapılmadığı, davalı ... şirketi tarafından diğer davalı satıcı firmaya cezai şart uygulanmadığı, aracın dava dışı 3.kişiye ihale bedelinin üzerinde satışının yapıldığı iddiasıyla 22.500,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı ile davalıların kusuru ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Davacı vekili, davalı ... şirketinin işlettiği ... internet sitesi aracılığıyla diğer davalı ...A.Ş.'ye ait ...plakalı 2016 model ... marka aracın ihalesine katıldığını ve █████/2018 tarihinde ihalenin kesinleştiğini, araç ihalesinin kendilerine kalmasına rağmen araç satışının yapılamadığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Taraflar arasında, davacı şirketin davalı ... şirketi internet sitesi aracılığıyla diğer davalı ... A.Ş.’ ne ait ... plakalı 2016 model ... marka aracın ihalesine katıldığı ve ihalenin davacı şirkete kaldığı, bu an itibarıyla TBK m. 275 gereğince taraflar arasında satış sözleşmesi kurulduğu, TBK 207 gereğince davacının satım bedelini ödeme, satış sözleşmesinin diğer tarafını oluşturduğu anlaşılan davalılardan Erkur ise zilyetliğini devretme ve mülkiyetin geçişini sağlama borcu altına girdiği, davalının sözleşme konusu aracı ihaleden bir gün sonra 21.12.2018 tarihinde ... 6. Noterliğinin satış işlemiyle dava dışı 3.kişiye sattığı, davacının, ihaleden bir gün sonra aracın üçüncü kişiye satıldığını öğrenmesi ve bedeli ödemekten kaçınması, karşı tarafın ifa olanağını ortadan kaldırmış olması karşısında, TBK m. 97'de düzenlenen “kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olma” koşulunun aranması artık ifa imkânsızlığı nedeniyle olanaksız hale geldiği, bu durumda alıcının ödeme borcunu ifadan kaçınması, bir temerrüt hali değil; sözleşmenin dengesini yeniden kurmaya yönelik meşru bir savunma mekanizmasıdır. Dava konusu olayda, davalı ..., ihale ile kurulan satış sözleşmesine aykırı olarak aracı üçüncü kişiye devretmiş; davalı ... ise sözleşmesel yükümlülüğü olan satıcıya cezai şart uygulama ve alıcının haklarını koruma yükümlülüğünü ihlâl etmiştir. Her iki davalının eylemleri, davacının sözleşmeden beklediği menfaatin tamamen ortadan kalkması sonucunu doğurmuştur.TBK m. 112 uyarınca borç, hiç veya gereği gibi ifa edilmediği takdirde borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, bundan doğan zararı gidermekle yükümlüdür. TBK m. 213 ise satıcının temerrüdü halinde alıcının uğrayacağı zararların tazminine ilişkin özel düzenlemeyi içermektedir. Davalı ...'nın aracı 24.12.2018 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye 257.500 TL bedelle sattığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacının mahrum kaldığı net kazanç 22.500 TL olduğundan TBK 50 ve 51 maddeleri gereğince davacının gerçek fiili zararı 22.500 TL olup davalılarca müteselsilen sorumluluk ilkesi gereğince sorumludurlar. Zira açık artırma platformu, salt teknik bir aracılık fonksiyonu icra etmekle kalmayıp, taraflar arasında güvene dayalı bir işlem ortamı kurarak sözleşmenin gerçekleşmesini mümkün kılan bir organizasyon üstlenmektedir. Bu sebeple davalılar davacının 22.500 TL gerçek zararından müteselselsilen sorumludurlar. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının 22.500 TL yoksun kalmış olduğu zararının davalılardan müteselsilen tazminine karar verilmiştir.Davalıların eylemleri, yalnızca maddi bir kayba yol açmayıp, aynı zamanda davacı şirketin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü platformdan dışlanması, arabuluculuk sürecine başvurmasının ardından üyeliğinin iptal edilmesi gibi fiillerle ticari itibarına da saldırı teşkil ettiğinden TBK m. 58 uyarınca, bir kimsenin kişilik hakkının zedelenmesi halinde manevi tazminata hükmedilebileceğinden maddi tazminat miktarı da gözetilerek davalının manevi tazminat talebinin somut olayın özellikleri de değerlendirilerek 10.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ve uyuşmazlık hakkında aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 22.500 TL nin dava tarihinden itibaren davalılardan davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL dava tarihinden itibaren davalılardan davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,3-Maddi tazminat istemi yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.536,98-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 683,10-TL'nin mahsubu ile kalan 853,88-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Manevi tazminat istemi yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 683,10-TL ile 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 727,5-TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.448,00 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 8.448,00 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre 6.460,18 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Maddi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 22.500-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Manevi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 10.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine9-Manevi tazminat istemi yönünden, davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320,00- TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) haklılık durumuna göre 1.009,40 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak, bakiye 310,6 TL sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,-Dair, taraf vekillerinin huzurunda HMK 341/2 uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*