Hazine tarafından 6292 sayılı Kanuna göre satılan taşınmazda tapu iptali ve tescil talebi ile muhdesat iddiasının Bölge Adliye Mahkemesince reddi.
Özet: Davacı, 2/B vasfıyla hazineye ait olup 6292 sayılı kanun kapsamında dava dışı bir kişiye ve oradan davalıya satılan taşınmazın 204 metrekarelik kısmında uzun süredir kullandığı ve üzerinde yapısı bulunduğunu iddia ederek kendi adına tescilini ve muhdesat aidiyetini talep etmiş, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmişse de bölge adliye mahkemesi, hazine satışının ve buna bağlı devrin usule uygun olduğunu, davacının paydaş olmaması nedeniyle muhdesat iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiş ve uyuşmazlık, bu satışın iptal edilip edilemeyeceği ile muhdesat iddiasının hukuki geçerliliği etrafında odaklanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım Kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 94... parsel sayılı 2.115,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve .. 'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2014 yılında kamulaştırma nedeniyle taşınmaz 1 94... ve 38 parsellere ifraz edilmiş, yol için yapılan kamulaştırma nedeniyle ayrılan 1 94... parselin 61,94 metrekare yüzölçümü ile halen Hazine adına kayıtlı olup ve beyanlar hanesinde taşınmazın dava dışı .. .. kullanımında olduğuna yönelik şerh varlığını korunmuş, 2.053,71 metrekare yüzölçümündeki 1 94... parsel ise dava tarihinden önce 29.11.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında dava dışı ...'ya, 27.12.2017 tarihinde davalı ...'a satılarak tapuda kaydın intikal ettirilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 94... parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan yapının 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını, yapıya isabet eden 204 metrekarelik kısmın 17.07.2013 tarihli anlaşma senedi ile taşınmazın önceki maliki olan ... tarafından davacıya hibe edildiği iddiasına dayanarak, dava konusu taşınmazın 204 metrekarelik kısmının davacı adına tesciline ve üzerindeki yapının aidiyetinin davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı ...'dan tapuda resmi satış yoluyla satın aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 1 94... parseldeki 5,97 metrekareye ilişkin talebi yönünden; her ne kadar bu kısmın kamulaştırma sebebiyle ifrazından sonra halen Hazine üzerinde bırakıldığı anlaşılmakta ise de, davacının dava dilekçesinde davasını yalnızca ...'a yönelttiği, 38 parselin ise mülkiyetinin Hazine'ye zilyetliğinin de dava dışı gerçek kişiye ait olduğu ve davalı ... ile bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilerin davaya dahili yolu ile 38 parselin ilgili bölümünün davaya konu kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, hal böyle olunca davanın yöneltildiği hasım bakımından davacının davasının 1 94... parselden ifraz edilen 1 94... parsele yönelik kabul edilmesinin gerektiği, her ne kadar 1 94... parselin kullanım kadastro tutanağına dosya içinde rastlanmamış ise de tapu kayıtlarından 1 94... parselin dava tarihinden önce Hazine tarafından 6292 sayılı kanun uyarınca davacının bayii ...'ya, onun tarafından da kayden davalıya satıldığı, Hazine tarafından yapılan satışın ayakta olduğu ve bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle bundan sonra ... tarafından davalıya yapılan satışın da yolsuz tescil niteliğinde olamayacağı, davacı taşınmazda paydaş olmadığından muhdesat iddiasının da dinlenmeyeceği anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının hak sahipliğinin sunmuş olduğu yazılı belge, elektrik, su abonelikleri ve tanık anlatımları ile sabit olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceği, muhdesat iddiasının dinlenilip dinlenilemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!