İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, trafik kazasında ağır yaralanan sürücü ve yolcu için hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararının istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 30/07/2015 tarihli trafik kazası sonucu ağır yaralanan bir kişi ile diğer mağdurların açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunu konu almaktadır; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği yüklü tazminat miktarlarına karşı davacılar vekili, müvekkilinin zorunlu askerlik süresinin bilirkişi raporunda hatalı değerlendirildiği gerekçesiyle kararı temyiz ederek ek rapor alınması ve tazminat miktarının yeniden belirlenmesi talebinde bulunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: █████/2024NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ███████ E. SAYILI DOSYASIDAVANIN KONUSU: TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... plakalı aracı ile █████/2015 tarihinde seyir halinde iken davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonla çarpıştığını, kaza sonucu ağır şekilde yaralandığını ve tedavisinin devam ettiğini, davalı sürücünün meydana gelen kazada kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL manevi, 1.500 TL maddi tazminat talep etmiştir.Birleşen davada ise davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; aynı kazada araçta yolcu olarak bulunan ... ...'ın da yaralandığını, müvekkillerinin kaza nedeniyle uğradığı zararlara karşılık olmak üzere belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile davalılardan limitleri ve kusur oranına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkili ... ... için 100.000 TL, müvekkil anne ... için 25.000 TL, müvekkil baba ... için 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalılardan ... ve.... Ltd. Şti. ve kasko poliçesi şirketi olan... AŞ'den ihtiyari mali mesuliyet teminatı limitleri ve kusur oranına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili maddi tazminat talebini, █████/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile asıl dava yönünden; 4.510.231,25 TL'ye, birleşen dava yönünden; 601.144,95 TL'ye yükseltmiş, █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl dava yönünden; 9.697.507,82 TL, birleşen dava yönünden; 1.922.690,59 TL olarak ıslah etmiş, █████/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile de asıl dava yönünden; 16.048.482,29 TL'ye, birleşen dava yönünden; 2.977.020,47 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; "Asıl davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 9.697.507,82 TL maddi tazminatının davalılar ... ve ... İnşaat açısından olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı... Şirketi açısından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın manevi tazminat yönünden kabulü ile davacı ... için 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ...Birleşen (İstanbul Anadolu 4.ATM ███████ E.) davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; davacının 1.912.487,66 TL maddi tazminatının davalılar ... ve ... İnşaat açısından olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ’den █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketi 292.950,73 TL'sinden sorumlu), davalı... şirketi açısından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın manevi tazminat yönünden kabulü ile davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran asıl ve birleşen dosya davacılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin zorunlu askerlik süresinin raporda doğru olarak değerlendirilmediği göz önüne alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, ek rapordaki miktarlara göre dava değerinin artırılması üzerine bu son miktar üzerinden karar verilmesinin gerektiği, bu nedenle █████/2024 tarihli talep artırım dilekçesinin yok hükmünde kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ... AŞ yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, sigorta şirketinin yalnızca sakatlık teminatına yönelik olarak ibra edildiğini, yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı .... Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; dosyada kusur durumuna ilişkin tek raporun ATK’nin █████/2017 tarihli raporu olduğunu, deliller toplanmadan tanıklar dinlenmeden, olay yerinde keşif dahi yapılmadan █████/2017 tarihli rapora göre yapılan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili Şirketin ... ... ... AŞ'nin A1 kısmı otoyol güzergah yapımı işinde alt yüklenici olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde asıl sorumlu olan ve yol güvenliğiyle ilgili önlemleri almayan ihbar olunan ... ... isimli firma olduğunu, müvekkilin yapılan işle alakalı direkt bir sorumluluğu olmadığına, müvekkil şirketin aracını kiraya verdiği ... isimli firma ile İca İçtaş isimli firma arasındaki taşeronluk sözleşmesini ve araç kiralama sözleşmesinin dosyada mübrez olduğunu, müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın 2015 yılında meydana geldiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin 2017 yılında dolduğunu, davacı tarafın 2022 ve 2023 yıllarında yaptığı talep artırım dilekçelerinin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davasında artırımın ancak bir kez yapılabileceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceğini belirterek, asıl dava ve birleşen dava yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran ihbar olunan ... Başkanlığı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil kuruma yapılan ihbarın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğundan ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılarak kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; mahkemece olay yerine keşif yapılmadan, taraflarına usulüne uygun dava dilekçesi ve diğer evraklar tebliğ edilmeden, tanıklar dinlenmeden ve deliller toplanmadan kusur raporu alındığını, alınan kusur raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazadan dolayı kendilerinin sorumlu olmadığını, kazanın oluşunda asıl sorumlunun yol güvenliğiyle ilgili önlemleri almayan ... ... isimli firma olduğunu, kusur raporu alınırken idarenin de kusurunun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması gerektiği, kusura ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, maluliyete ilişkin raporların tarihlerin 2021 yılına ait olduğunu, aradan geçen sürede davacının maluliyetinde bir azalmanın olabileceğini, bu nedenle tekrar maluliyet raporu alınması gerektiğini, olayın gerçekleşmesinde işverenin sorumlu tutulması gerektiğini, ... AŞ'nin ödemiş olduğu 290.000 TL'nin rapor tarihi itibari ile değerinin bulunması ve bu şekilde mahsup işleminin yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın, ...'na ihbar edildiği, ancak ihbar olunan tarafından feri müdahale talebinde bulunulmadığı, bu nedenle ihbar olunan kurumun ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı, dolayısıyla karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla istinaf hakkı bulunmayan ihbar olunanın istinaf dilekçesinin HMK'nin 352. maddesi hükmü gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, █████████ E. ve ██████████ K. sayılı kararı). Dava açıldıktan sonra sonra davalı... AŞ ile davacılar arasında maddi tazminat kalemleri bakımından poliçe teminat limitinin tamamını kapsayacak şekilde ibraname düzenlendiği anlaşıldığından, davacılar bakımından hesaplanan maddi tazminat tutarlarından zorunlu trafik poliçesi maddi tazminat klozları kapsamındaki teminat limitleri dahilinde ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin güncelleştirilmeksizin (faiz eklenmeksizin) tenzili yönündeki mahkeme kararı yerindedir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nin 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nin 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Bu haliyle davacı vekilinin █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda belirlenen değer üzerinden verilen karar yerindedir.Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı sürücünün %80 oranında, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kazanın oluş şekli, dosya kapsamı, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumlarının dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusur raporunun hükme esas alınması doğrudur. Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulları tarafından düzenlenen davacıların maluliyetine ilişkin hükme esas alınan raporda ise; asıl dava davacısı ...'in geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının %92 olduğu, iyileşme süresinin de olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu, birleşen dosya davacısı ... ...'ın ise geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının %31 olduğu, iyileşme süresinin de olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin 2 ay bakımına muhtaç durumda olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu, uygun yönetmelik hükümlerine göre, yaralanan davacıların fiziki muayeneleri yapılarak, tıbbi belgeleri incelenerek düzenlenmiş olduğundan bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacıların tazminat taleplerinin yöneltildiği davalı araç malikinin sorumlu olmasının doğru olmasına, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlara, olayın meydana geliş biçimine, kusur oranlarına, meydana gelen zararın ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, TBK'nin 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İhbar olunan ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nin 352/1-ç maddesi gereğince reddine,2-Asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı .... Ltd. Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 855,20 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 123,20 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 810.156,29 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 202.539,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 607.617,22 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Adli yardım talebinin kabulüne karar verilen davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar ve ilam harcı yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-İhbar olunan ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-İstinaf başvurusu nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin yatıran tarafın üzerinde bırakılmasına,8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026