Trafik kazası kaynaklı iş kazasında oluşan tazminat davasında, iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karar.
Özet: Bu hukuki evrakta, bir çalışanın işverenin aracında mesai sırasında geçirdiği ve iş kazası olarak nitelenen trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açtığı davanın görevli mahkemesinin tespiti incelenmiş olup, ilk derece mahkemesinin işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan ve iş kanunu hükümlerine tabi olan bu uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı, davacının itirazlarına rağmen istinaf mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak, davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ (E) - ███████ (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı işveren ... ve ... Ltd. Şti. bünyesinde █████/2028 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığını, kaza tarihindeki maaşının 10.000 TL seviyesinde olduğunu, müvekkilinin █████/2020 tarihinde işverenin sağladığı ... plakalı aracında sürücü ... tarafından gerçekleştirilen seyahat sırasında meydana gelen tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası sonucu ciddi şekilde yaralandığını, kazanın iş kazası olarak değerlendirildiğini, kaza sonrası %24 oranında sürekli malul kaldığını, işverenin sorumluluğu kapsamında ...AŞ tarafından düzenlenen kasko ve işyeri sigorta poliçeleri olduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından gerekli ödemelerin yapılmadığını, ayrıca arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari avans ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince davanın, İstanbul İş Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in mesai saatleri içerisinde mesleğini ifa ederken gerçekleşmiş olan trafik kazası sonucunda uğramış olduğu bedensel zarar dolayısıyla maddi ve manevi açıdan tazminat davasını ... .... Şti. ve ...A.Ş' ye karşı █████/2025 tarihinde açtığını, aracın karışmış olduğu trafik kazası dolayısıyla, mali mesuliyet sigortacısı olan ...AŞ ve iş yeri olan ... .... Şti'ye doğrudan başvurulduğunu, zarar gören veya mirasçıları ile sigorta arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte bir uyuşmazlık olmasının nedeninin, zarar görenin, mali mesuliyet sigortacısına doğrudan başvuru hakkının, aralarındaki bir sözleşmeye değil, direkt olarak TTK hükümlerine dayandığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c maddesi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
4857 sayılı Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, trafik kazasının gerçekleştiği tarihte davacının davalı ... Ltd. Şti.'nin çalışanı yani işçisi olduğu ve davacının, davalı Ltd. Şti.'ye yani işverene ait araçta bulunduğu sırada gerçekleşen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, iş kazasından kaynaklı olarak davalı şirketin sorumlu olduğu ve bu dava ile iş kazasından doğan zararların tazminini talep ettiğinden, işçi ile işveren arasında oluşan bir ihtilaf bulunduğunun anlaşılması karşısında uyuşmazlığın çözümünde İş Kanunu hükümleri uygulanacağından davanın çözümlenmesinde İş Mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!