Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta kapsamında olması gereken kredi borcunu ödeyen kefilin bankadan istirdat talepli davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, vefat eden asıl borçlunun sigortalı kredi borcunu ödeyen müteselsil kefilin, bankanın sigorta şirketine başvurmadan kendisinden tahsilat yapması üzerine açtığı istirdat davasını ele almaktadır. Davacı kefil, borcun sigortalı olması nedeniyle bankanın öncelikle sigorta şirketinden alacağını talep etmesi gerektiğini, haksız yere 23.500 TL ödediğini iddia etmiştir. Davalı banka ise mirasçıların mirası reddetmesi ve kefilin ihtara rağmen ödeme yapmaması üzerine icra takibine başvurulduğunu, kefilin itiraz etmeyerek takibin kesinleştiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, kredi sözleşmesinde sigorta poliçesinde bankanın dain mürtehin olarak hak sahibi olduğu ve sigorta şirketinin davalı bankanın bir başvuru yapmadığını bildirmesi nedeniyle, bankanın sigorta şirketi nezdindeki hukuki yolları tüketmeden kefile yönelmesinin yerinde olmadığına hükmederek davacının ödediği 23.500 TLnin avans faiziyle birlikte bankadan tahsiline karar vermiştir.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas Esas █████████ KararDAVA : İstirdat (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasındaki istirdat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili ve ihbar olunan vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, müteveffa borçlu ...'ın davalı banka ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun sözleşmeye konu borcunun 55.000,00 TL'lik teminat bedeli ile davalı banka tarafından ... A.Ş.'de sigortalandığını, sigorta prim ücretinin müteveffa tarafından ödendiğini, borçlunun 2019 yılı içerisinde ve poliçe ile borcun sigortalandığı tarih içerisinde vefat ettiğini, vefatından önceki kredi borçlarının kendisi tarafından düzenli şekilde ödendiğini, vefattan sonra geriye kredi sözleşmesine ilişkin 7 aylık taksitle toplam 19.063,57 TL borç kaldığını, poliçeye dayanılarak bedelin ... A.Ş.'den talep edilmesi gerekirken müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinden hukuka aykırı olarak 23.500,00 TL tahsil edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.500,00 TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun █████/2018 tarihinde vefat etmesi üzerine taraflarınca alınan mirasçılık belgesi ile tespit edilen mirasçılarından kalan kredi borcunun ödenmesinin talep edildiğini, mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini, bunun üzerine müteselsil kefil sıfatıyla davacıya kalan kredi borcunun ödenmesi hususunda ihtar gönderildiğini, ihtarın usulüne uygun tebliğine rağmen ödeme yapılmayınca davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının takibe itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, davacının müteveffa ...'ın banka nezdinde mevcut borçlarından müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, müteveffa borçlu ...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu █████/2017 tarihli kredinin taksitlerinin vefattan dolayı vadesinde ödememesi nedeniyle davacı kefil aleyhine kredi borcundan kaynaklı icra takibinde bulunduğu, davacının 23.500,00 TL ödeme yaptığı, dosyanın haricen tahsille kapatıldığının görüldüğü, davacının ise ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsilini talep ettiği, müteveffa ... ile davalı arasında arasında aktedilen ve dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesinin finansör işletme uzun süreli grup hayat sigortası başvuru formu başlıklı ekinde "Sigortalının sigorta süresi içinde vefat etmesi halinde katılım sertifikasında belirtilen vefat teminat tutarı, vefat tazminatı olarak sigortalının daini mürtehine olan borçları nispetinde daini mürtehine ödenir." hükmünün düzenlendiği, hükmün müteveffa ... tarafından imzalandığı, bankanın dain mürtehin 1.dereceden hak sahibi olduğu müteveffa tarafından kabul edildiği, dosya kapsamında bulunan sigorta poliçesinde daini mürtehin olarak ... A.Ş'nin belirlendiği, dosya kapsamında ve dava dışı ihbar edilen sigorta şirketinin █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde davalı bankanın dava dışı sigorta şirketine başvurduğuna ilişkin bir beyan veya bilgi olmadığı, sigorta poliçelerinin üzerinde davacı bankanın adına dain ve mürtehin kaydı bulunacağı yazılı olup, sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yollar davalı banka tarafından tüketilmeden kefile karşı takip başlatılmasının yerinde olmadığı, kefil tarafından ödenen bedelin davalı bankadan istenmesinde hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.500,00 TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kefil ..., dava dışı asıl borçlu ... ile davalı müvekkils banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladığını, TBK'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde görüldüğü üzere, TBK'ya göre kefile başvurmanın koşulunun ihtarın sonuçsuz kalması ve alacağın menkul rehni ile teminat altına alınmamış olmasından ibaret olduğunu, somut olayda da, dava dışı asıl borçlu ...'ın mirasçılarına ihtarname çekildiğini, ihtarın sonuçsuz kaldığını, müvekkili bankanın alacağı rehinle teminat altına alınmadığını, dolayısıyla kefile başvurulması için TBK'nun aradığı şartların yerine getirildiğini, mahkemece gerekçeli kararda 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanun'a atıf yapılarak bu doğrultuda hüküm kurulduğunu, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanılan ve davacının müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin ticari kredi olduğunu, genel kredi sözleşmesinde de kefaletin türü açıkça 'müteselsil' olarak belirtildiğini, somut olayda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanma imkanı bulunmadığını, mahkemece TKHK'nın 4. maddesinin 6. fıkrasına atıf yapılmıştır ki bu madde tüketici ilişkilerinde alınan şahsi teminatların (bu kapsamda kefaletlerin) adi kefalet olduğunu düzenlediğini, ... müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak sorumlu olduğundan, dava dışı ...'ın vefat etmediğini, banka nezdindeki riskleri devam etmiş olsaydı dahi, kefaletin niteliği gereği müvekkili bankanın alacağını hem asıl borçlu hem de kefilden talep etme hak ve yetkisinin mevcut olduğunu, davacı kefilin de kefalet kapsamında ödeme yaptığı tutar kadar alacaklının haklarına halef olarak rücu hakkına sahip bulunduğunu, TBK doğrultusunda müteselsil kefil aleyhinde takibe girişilebilmesi için asıl borçluya ihtar çekilmiş olmasını ve bunun da sonuçsuz kalmasını yeterli gördüğünü belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İhbar olunan vekili █████/2024 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlunun vefatı üzerine bankanın hayat sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketine başvurmadan, müteselsil kefil hakkında icra takibi yapması sonucu müteselsil kefil tarafından ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava Ankara Batı 1. Tüketici Mahkemesinde açılmış olup, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle ███████ Esas ███████ Karar sayılı karar ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Anılan kararın kesinleşmesi ve davacı vekilinin yasal süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine dosya Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Davacı yan davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun vefat ettiğini, asıl borçlunun hayat sigorta poliçesi bulunduğunu, sigorta primlerinin ödendiğini, davalı bankanın sigorta şirketine başvurmadan müteselsil kefilden bakiye alacağın tahsilini talep edemeyeceğini, davalı bankanın ise kendisi hakkında icra takibi başlattığını, takip nedeniyle borcu ödediğini, ödenen miktarın istirdatı gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise davacının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun vefat ettiğini, mirasçılarının mirası reddettiğini, davacının müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davalı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, bu sözleşme kapsamında davalı bankadan kredi kullanıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, asıl borçlunun vefat ettiği, mirasçılarının mirası reddettiği, asıl borçlunun vefat tarihini kapsayacak şekilde hayat sigorta poliçesi bulunduğu, poliçede davalının daini mürtehin hakkı sahibi olarak yer aldığı, davalı bankanın kredi alacağının tahsili talebiyle davacı hakkında icra takibi başlattığı, davacının müteselsil kefil sıfatıyla icra dosyasına 23.500,00 TL ödeme yaptığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının asıl borçlunun vefatı üzerine, vefat tarihini kapsayan hayat sigorta poliçesi bulunmasına rağmen sigorta şirketine başvurmadan davacı müteselsil kefile başvurup başvuramayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. İhbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu incelendiğinde; bir davada karara karşı istinaf yoluna başvurma hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Mahkemece ihbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. aleyhine bir hüküm kurulmadığı gibi, ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. davanın tarafı olmayıp, davaya müdahil sıfatıyla da katılmamıştır. Hal böyle olunca, ihbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı gözetilerek, istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı banka ile dava dışı müteveffa ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davacı sözleşmede 120.000,00 TL limit ile müteselsil kefildir. Kredi borcunun ödenmediğine dayanarak davalı banka tarafından kredi hesabının kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin davacı kefile tebliğ edildiği hususu ihtilafsızdır. Davalı banka tarafından davacı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ████████ sayılı icra takibi başlatılmış olup, davacı tarafından anılan icra dosyası ödemesi açıklamasıyla █████/2019 tarihinde 23.500,00 TL ödenmiştir. Asıl borçlu ... █████/2018 tarihinde vefat etmiş olup, dosya içerisinde yer alan veraset ilamı kapsamında mirasçısı olduğu anlaşılan ..., ... ve ... açtıkları mirasın reddi davası sonucu Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesince ████████ Esas ███████ Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, murisin vefatıyla geride kalan anılan mirasçıların mirası red taleplerinin tesciline karar verilmiştir. İhbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. tarafından düzenlenen finansör işletme uzun süreli grup hayat sigortası poliçesinden, poliçenin █████/2017-█████/2019 süreli olduğu, sigortalının ..., sigorta ettirenin ... A.Ş., vefat teminatının 55.000,00 TL, daini mürtehinin ... A.Ş. olduğu anlaşılmıştır. Asıl borçlunun vefat ettiği █████/2018 tarihi anılan hayat sigorta poliçesinin teminat süresi içerisinde kaldığı gibi, hesap kat ihtarnamesi ile tahsili talep edilen 19.239,95 TL alacak miktarının da poliçenin vefat teminat limiti dahilindedir. Bu durumda mahkemece asıl borçlunun vefat ettiği tarihi kapsayan hayat sigorta poliçesi bulunduğu, poliçenin vefat teminatını içerdiği, davalı bankanın talep ettiği alacak miktarının poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, davalı bankanın poliçede daini mürtehin olarak yer aldığı, davalı bankanın bu kapsamda alacağını teminat altına alan hayat sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketine başvurmadan davacı kefile başvuramayacağı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihadı gerekçesi gözetildiğinde hayat sigortası hükümleri uygulanacağından kredinin ticari olmasının sonucu değiştirmeyeceği, hayat sigorta poliçesinin düzenlenmesiyle sigortalının hukuki niteliği gereği önce sigorta poliçecisine başvurulması gereğini yerine getirmelidir. Davalı bankanın ise, sigorta şirketine başvuru yaptığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacının icra takibi sonucu ödediği bedelin istirdatını davalıdan talep edebileceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-İhbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. vekilinin istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE 2-İhbar olunan ... Sigorta ve Emeklilik A.Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcı, 1,169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ihbar olunana iadesine, B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.605,28 TL istinaf karar harcından peşin alınan 401,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.203,96 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.