Yurtdışında ikamet eden eski şirket ortağına usulsüz tebligatla gönderilen şirket prim borcu ödeme emirlerinin iptali ve malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılması talebi.
Özet: Yurt dışında yaşayan davacı, geçmişte hissedarı olduğu şirketlere ait prim borçları nedeniyle malvarlığına uygulanan hacizlerin kaldırılması ve adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebiyle dava açmış, hiçbir dönem yönetici sıfatıyla sorumlu olmadığını, yurtdışında yaşamasına rağmen kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, özellikle ilanen tebligatın şartlarının oluşmadığını, borcun şirket malvarlığından tahsil edilmeden kendisine yöneltildiğini ve zamanaşımına uğradığını iddia ederken, davalı kurum ortaklık ilişkisini ve kısmi tahsilat çabalarını ileri sürerek davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise davacının lehine hükmederek ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Avusturya'da yaşadığını, Türkiye'de kurulu "... Turizm Ticaret Limited Şirketi” ve “.... İşletmeciliği ve ... Şirketi” unvanlı iki Şirkette belli sürelerle hissedarlığı olduğunu, sonra ortaklıktan ayrıldığını, ancak, müvekkil bu Şirketlerde hiçbir dönem yönetici olmadığını, davacının bu Şirketlerden ... ...Limited Şirketi'nden 12.09.2011 tarihinde; ... İşletmeciliği ve ... Şirketi'nden 10.01.2012 tarihinde tüm hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacının söz konusu Şirketlerdeki hisselerini devrinden uzun zaman sonra, davacıya hiçbir tebligat yapılmamasına karşın, davacının taşınmazlarına haciz konulduğunu, hacizlerin öğrenilmesi üzerine, hacizlerin kaldırılması, hacizlere dayanak olan borç nedeninin, yapılan işlemlerin, hesaplamaların ve tebligat işlemleri gibi bilgi ve belgelerin öğrenilmesi amacıyla ... Kurumuna başvurulduğunu, davalı Kurumun cevabında borcun kaynağının davacının bir dönem ortağı olduğu ve yukarıda belirtilen iki şirkete ilişkin prim borcu gecikme zammı ve cezası olduğunun belirtildiği, ancak borç tutarının belirtilmediğini, yazı cevabı ekinde, ... Şirketi adına düzenlenen ödeme emirlerinin yer aldığını, ödeme emirleri davacıya tebliğ edilmediğinden davacının ödeme emirlerinin varlığından, ilgili yazının tarafımıza tebliğ tarihi olan 10.01.2022 tarihinde haberdar olduğunu, davacının tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını, davalı idarenin cevap yazısında19.09.2014 tarihli "... Mah. ... Sok. No. .../İZMİR" adresine yapılan bir tebligat zarfı gönderildiğini, bu tebligat ile müvekkiline tebligat yapılamadığından ilanen tebliğ cihetine gidildiğinin belirtildiğini, davacının hiçbir zaman böyle bir adresi olmadığını, yurtdışında yaşadığını, yurt dışı adresinin adres kayıt sisteminde kayıtlı olduğunu, bu nedenle ilgili tebligatın, 6183 sayılı Kanunu'n 8. maddesinin yollamasıyla Vergi Usul Kanun'un 97., 101. ve 103. maddelerinde yer alan usullere uygun olarak yapılması gerektiğini, ilanen tebligatı düzenleyen 213 sayılı VUK'nun 103. maddesinin ilanen tebligatın yapılabilmesini "Muhatabın bu Kanun'un 101. maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa" "muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa" şartlarına bağladığını, somut olayın bu şartları taşımadığını, ödeme emirlerinin ... İşletmeciliği ve ... Şirketi adına düzenlendiğini, ödeme emirlerinde ilgili olarak bu Şirketin belirtildiği ve Şirket adına düzenlenen bu ödeme emirlerinin üzerine el yazısıyla müvekkilin adı ve soyadı yazılarak gönderildiğini, borçlu Şirketlere usulüne uygun tebligat yapılmadığını, öte yandan yeterli araştırma yapılarak tüzel kişinin malvarlığından tahsil cihetine de gidilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının borcun tamamından değil yalnızca hissesi oranına düşen miktardan sorumlu olduğunu, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek; davacının malvarlığına uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılmasına, davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2012-14935, 2012-14990, 2012-15959, 2012-15960, 2012-30898, ... numaralı ödeme emirlerinin iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya muhteviyatı ve ... Sicil Gazeteleri kayıtları incelemesinde söz konusu iki Şirkette de davacının ortaklık ilişkisi tespit edildiğini, bunun yanında ... Turizm Tic. Ltd. Şti. ile kurduğu ortaklık ilişkisine istinaden ... Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin de ... İşletmeciliği ve ... Ltd. Şti. ile hisseli ortak olduğunu, bu sebeple de bu iki Şirket hissedarlarının da karşılıklı sorumlulukları oluştuğunu, davacı ...'e gönderilen bazı ödeme emirlerinin yerel ... Gazetesinde ilan edildiğini, ... Tur. ... İşl. Dan. Ltd. Şti.'nin iş yerlerine ilişkin icra takibi sonucunda borca yeter mal varlığı tespit edilememesi üzerine Şirketin diğer ortak ve müdürlerine icra takibi işlemleri başlatıldığını ve kısmi tahsilatlar yapılabildiğini, ancak bu tahsilatların borç dönemlerini kapatmaya yeterli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ takip no.lu ödeme emirlerinin iptaline, davacı adına kayıtlı Antalya ili, ... ilçesi, 6 27... parselde kayıtlı taşınmazına, Muğla ili, ... ilçesi ... Köyü 1 03... parselde kayıtlı taşınmazına, ... ili, ... ilçesi ... Köyü 1 03... parselde kayıtlı taşınmazına, yukarıda sayılan ödeme emirlerine istinaden davalı Kurum tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı, kendisine yapılan ödeme emirlerinin tebliğ edildiği "... Mah... Sokak No:... /İzmir" adresinin kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. ... Müdürlüğünden gönderilen belgelerin incelenmesinde; davacının adresinin ".../Avusturya" olduğu görülmektedir. Yine davacının .../İzmir adresinin davacı tarafından bildirilen ve/veya bu adresin davacının adres kayıt sistemindeki adresi olduğu hususunda da bir kayıt bulunmamaktadır. Söz konusu adresin nereden temin edildiği hususu da Kurum tarafından her hangi bir şekilde ortaya konulmamıştır.
Tüm bu değerlendirmeden; davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin davacıya hukuka uygun şekilde tebliğ edildiği kanıtlanamadığından, İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesi ile davanın bu nedenle kabulüne yönelik kararında her hangi bir hata görülmemiştir.
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, ... Tur.Otel İşl. Ltd. Şti.'ye ve Şirket ortağı ... Ticaret Limited Şirketi'ne yapılan takip işlemlerine ilişkin evrakın dosyada mevcut olduğunu, söz konusu iş yerlerine ilişkin icra takibi sonucunda borca yeter mal varlığı tespit edilememesi üzerine Şirketin diğer ortak ve müdürlerine icra takibi işlemleri başlatıldığını ve kısmi tahsilatlar yapılabildiğini, ancak borcu kapatmaya yeterli olmadığını, tüm bunlara rağmen davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada eksik inceleme yapıldığını ve hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, müvekkili Kurumun, davanın açılmasında kusur yahut ihmali bulunmadığını, Kurumca yapılan iş ve işlemlerin mevzuat gereği olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava dışı Şirketlerin prim borçlarından dolayı davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, davacının malvarlığına uygulanan haczin kaldırılmasına ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!