Tıbbi ürünlerin ambalajlanmasında yaşanan kusurlu ifa ve sözleşmeye aykırılık sonucu yurt dışına ihraç edilen malların reddinden kaynaklanan ticari alacak davası.
Özet: Bir ticari alacak davasında davacı, davalının medikal ürün ambalajlama sözleşmesini gecikmeli ve kusurlu ifa etmesi sonucu ihraç ettiği ürünlerin yurt dışındaki alıcı tarafından reddedilerek 13.076,43 usd tutarında zarara uğradığını iddia ederken, davalı ise yalnızca boş ambalaj malzemesi sattığını, asıl paketleme işleminin ve iddia edilen ayıpların davacının sorumluluğunda olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve davanın kötü niyetli olduğunu savunmaktadır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... .... .... .... .... ... .... Ticaret A.Ş. arasında medikal ürünlerin ambalajlanması konusunda █████/2025 tarihinde sözlü bir ticari anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre davalının █████/2025 tarihine kadar ambalajlama ve teslim yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekirken, edimini Mart ve Nisan aylarına sarkıtarak gecikmeli ve kusurlu olarak ifa ettiğini, müvekkilinin bu ürünleri Moldova'da yerleşik ... .... .... isimli firmaya ihraç ettiğini, ancak davalının ambalajlama yükümlülüğünü sözleşmeye aykırı şekilde yerine getirmesi neticesinde sevk edilen ürünlerin büyük bir kısmının ambalajlama hataları (steril olmamaları, paketlerin açık olması, kontaminasyon şüphesi) nedeniyle ithalatçı firma tarafından reddedildiğini, bu durumun ... .... .... tarafından düzenlenen ... ... ... sayılı uygunsuzluk tutanakları ile sabit olduğunu, bu kusurlu ifa nedeniyle müvekkilinin ithalatçı firmaya karşı 13.076,43 USD tutarında doğrudan zarara uğradığını ve ticari işlemden kâr elde edemediğini, davalının ayrıca bu durumun üzerine müvekkili aleyhine haksız olarak ... .... ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, TBK'nın 112. maddesi uyarınca davalının borca aykırı davranışından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.076,43 USD tutarındaki maddi zararın tazminini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, huzurdaki davanın müvekkilinin alacağını tahsil etmek için açtığı itirazın iptali davasına karşı açılmış kötü niyetli bir dava olduğunu, müvekkilinin iddia edildiği gibi "ambalajlama hizmeti" vermediğini, yalnızca "boş ambalaj üretimi ve satışı" yaptığını, nitekim düzenlenen faturalarda da hizmet açıklamasının "sterilizasyon zarfı" olarak belirtildiğini, boş ambalajlara ürünlerin paketlenmesi ve kapatılması işleminin bizzat davacı tarafından yapıldığını, davacının... .... .... Esas sayılı dosyasına kendi paketleme makinesine ait kalibrasyon belgesi sunmasının bu durumu ikrar ettiğini, iddia edilen ayıpların ambalaj malzemesinde değil, davacının sorumluluğundaki kapatma işleminde olduğunu, TTK'nın 23. maddesi uyarınca davacı tarafından yasal süresi içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, teslimatın geciktiği iddiasının asılsız olduğunu ve davacının delil olarak sunduğu WhatsApp yazışmalarının dava konusu siparişten bir yıl öncesine ait olduğunu, davacının ihracat sorununun kendi ürünlerinin CE belgesinin olmamasından kaynaklandığını, ayrıca █████/2025 tarihli WhatsApp yazışmasında davacı yetkilisinin ürün iadelerinin müvekkili ile ilgili olmadığını ikrar ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... tarafından düzenlenen uygunsuzluk tutanakları ve e-postalar, █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sözleşmeye aykırılık ve kusurlu ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasında davalı tarafından davacıya "sterilizasyon zarfı" satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, davacı vekilinin taraflar arasındaki anlaşmanın medikal ürünlerin ambalajlanması hizmetini de kapsadığını, davalının bu hizmeti gecikmeli ve kusurlu olarak ifa etmesi sonucu müvekkilinin ihraç ettiği ürünlerin bir kısmının yurt dışındaki alıcı tarafından reddedildiğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek bu davayı açtığı, davalı vekilinin müvekkilinin sadece boş ambalaj malzemesi sattığını, paketleme işleminin davacı tarafından yapıldığını, iddia edilen ayıpların davacının kendi paketleme hatasından kaynaklandığını ve davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde, açıkça belli değilse teslimden sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Aksi halde alıcı, ayıplı malı kabul etmiş sayılır. Aynı Kanun'un 18/3. maddesi gereğince, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması geçerlilik şartıdır.Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesinde, tarafların sübjektif adlandırmalarından ziyade borçlanılan edimin objektif mahiyeti esas alınır. Bir malın üretilip tesliminin taahhüt edildiği sözleşmeler ticari satım, belirli bir sonucun (eserin) meydana getirilmesinin taahhüt edildiği sözleşmeler ise eser sözleşmesi niteliğindedir. Davacı, iddiasını ispatla yükümlü olup, sözleşmenin kapsamının sadece mal satışı değil, aynı zamanda bir hizmet (ambalajlama) ifasını da içerdiğini, teslim edilen malın ayıplı olduğunu, bu ayıbı süresinde ve usulüne uygun olarak bildirdiğini ve iddia ettiği zararın bu ayıplı ifadan kaynaklandığını kanıtlamalıdır.Mali Müşavir ...ve Borçlar ve Ticaret Hukuku Bilirkişisi... .... .... 'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, fatura içeriklerinde "sterilizasyon zarfı" ibaresinin yer aldığı ve ambalajlama hizmetine ilişkin bir açıklama bulunmadığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin medikal ürünlerin ambalajlanması hizmetini kapsayan bir eser sözleşmesi değil, boş ambalaj malzemesi satışına ilişkin bir ticari satım sözleşmesi mahiyetinde olduğunun değerlendirildiği, davacı tarafından ihraç edilen nihai ürünlerdeki uygunsuzluğun davalının ürettiği ambalajdan mı yoksa davacının kendi bünyesinde yaptığı paketleme ve kapatma işleminden mi kaynaklandığının dosya kapsamındaki delillerle tespit edilemediği, bu konuda uzman bilirkişi incelemesi gerektiği, ancak ambalajların ağzının açık olması gibi ret nedenlerinin paketlemeden kaynaklanmış olabileceğinin düşünüldüğü, taraflar arasında belirli bir teslim tarihi kararlaştırıldığı ispatlanamadığından davalının edimini ifada temerrüde düşüp düşmediğinin değerlendirilemediği, davacı tarafından TTK'nın 18/3. maddesinde öngörülen usule uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse dahi, yurt dışındaki alıcı firmanın uygunsuzluk tutanaklarını düzenlediği Temmuz 2025 tarihinden arabuluculuğa başvurulan █████/2025 tarihine kadar geçen sürenin TBK'nın 223. maddesi anlamında "uygun bir süre" olarak kabul edilemeyeceği, davacının Moldova'daki firmadan kaynaklandığını iddia ettiği zararın, ilgili firmanın e-postalarında davalı tarafından üretilmeyen başka ürün gruplarının da yer alması ve belgelerdeki tutarsızlıklar nedeniyle net olarak tespit edilemediği ve davalının eylemleriyle illiyet bağının kurulamadığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde ise davacının davalıya 248.102,03 TL borcunun bulunduğunun görüldüğü belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların ticari defter ve belgeleri, davalı tarafından düzenlenen faturalar, ... .... .... tarafından düzenlenen uygunsuzluk tutanakları ve e-postalar, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Davanın sözleşmeye aykırılık ve kusurlu ifa nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sadece boş ambalaj malzemesi satışı olmayıp, medikal ürünlerin ambalajlanması hizmetini de kapsadığını iddia ettiği, ancak bu iddiasını yazılı bir sözleşme veya başkaca kesin bir delille ispatlayamadığı, davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafından ticari defterlere kaydedilen faturalarda mal/hizmet açıklamasının "sterilizasyon zarfı" olarak belirtildiği, bu duruda taraflar arasındaki ilişkinin ticari satım sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, davacının, teslim edilen ambalaj malzemelerinin ayıplı olduğu iddiasını da somut delillerle kanıtlayamadığı gibi, malların ayıplı olduğu kabul edilse dahi, TTK'nın 23/1-c maddesinde öngörülen sürelere ve aynı Kanun'un 18/3. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uygun bir ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği, bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere, ayıbın öğrenilmesinden sonra arabuluculuğa başvuruluncaya kadar geçen sürenin "uygun süre" olarak kabul edilemeyeceği, davacının Moldova'daki alıcı firmadan kaynaklandığını ileri sürdüğü 13.076,43 USD tutarındaki zararın varlığını ve bu zararın doğrudan davalının eyleminden kaynaklandığını gösteren yeterli, tutarlı ve denetime elverişli delil sunamadığı, bu hususun da bilirkişi kurulu raporuyla tespit edildiği, bu durumda davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 9.474,70 TL peşin harçtan düşümü ile artan 8.742,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 554.805,46 TL üzerinden takdir edilen 88.768,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır