İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı davasında sigorta şirketinin maluliyet oranı ve faiz hesaplaması itirazlarını incelediği kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan davacının, sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini içeren davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı sigorta şirketinin maluliyet oranı tespiti, hesaplama hataları, talep dışı kararlar ve faiz başlangıç tarihi gibi konulardaki istinaf itirazlarını değerlendiren istinaf mahkemesi, zararın kapsamı için maluliyetin varlığı ve oranının Borçlar Kanununun ilgili maddesi uyarınca üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarındaki uzman doktorlarca belirlenmesi gerektiği üzerinde durmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: ████████ KARAR NO : ████████ İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: █████/2021NUMARASI : ████████(E) - ████████ (K)DAVANIN KONUSU: TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2011 tarihinde seyir halindeki ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin tutanakta belirtilen kaza mevkiine gelindiğinde ...'un direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, ...'a ait evin bahçe duvarına çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkili...'ın ise ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan müvekkiline herhangi bir kusur atfında bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... Şirketi'nin ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı olan davalıya yapılan başvuru sonucunda davalı şirket tarafından müvekkili...'a 44.248 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketince ödenen meblağının zararı karşılamaya yetmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik (daimi sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ile kazanç kaybı ve müvekkilin uğradığı zararların tespitiyle talep edebilecek alacak miktarının tam olarak belirlenmesine, şimdilik 5.000 TL tutarındaki geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinin kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talebini 2.479,51 TL, sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden 34,351,42 TL, bakıcı gideri yönünden ise talebini 3.463,50 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; bakıcı giderine ilişkin açılan davanın HMK 150 . maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, 2.479,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 34.351,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı vekilinin kaza nedeniyle müvekkilinin %12 oranında özürlü kaldığını ve maluliyet oranına göre karar verilmesini talep ettiğini, ancak yerel mahkemenin hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının %13 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğini belirttiğini ve hükmünde bu doğrultuda kurulmasının hatalı olduğunu, rapordaki hesaplamaları ve kusuru kabul etmediklerini, davacıya müvekkili şirketin █████/2015 tarihinde 44.248,34 TL ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, ayrıca davacı tarafından geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının talep edilmediğini ancak mahkemece talebi aşar nitelikte karar verildiğini, tedavi gideri taleplerinin ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, aktüerya raporunu hazırlayan bilirkişinin alanında uzman olmadığını ve alanında uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınmasının Yargıtay içtihatları uyarınca bozma nedeni olduğunu, yerel mahkemece olayda hatır taşıması ve müterafik kusur iddialarının değerlendirilmediğini, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkil şirkete karşı tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken █████/2016 tarihinden itibaren hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.Söz konusu belirlemenin Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Bu haliyle davacı tarafça dosyaya sunulan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen █████/2015 tarihli ve davacının %12 oranında maluliyeti olduğunu belirten raporu hükme esas alınamayacağından, kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmiş raporun hükme esas alınması yerindedir.Yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (...) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde ... tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda ...'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemeyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/... Hesabı'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, alanında uzman bilirkişi tarafından hesaplanan maddi tazminat tutarının yerinde olmasına, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur ve herhangi bir çıkar karşılığı olmayan hatır taşıması açısından dosya kapsamında müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmamasına, dosya kapsamına göre dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin istinaf eden tarafın sıfatına istinaden lehine olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.515,92 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 629 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.886,92 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026