İşçinin yurt dışı çalışmasına ilişkin fazla çalışma ve tatil ücretleri ile bakiye süre alacağı taleplerinde, imzalanan ihtiyari arabuluculuk tutanağının bağlayıcılığı ve irade fesadı iddialarının değerlendirilmesi.
Özet: Yurt dışı şantiyede ustabaşı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi üzerine açtığı işçi alacakları davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf, davacının irade fesadı iddiasıyla geçersizliğini savunduğu ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının somut delillerle çürütülememesi nedeniyle fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram alacakları yönünden davanın usulden reddine karar vermiş; ancak belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle bakiye süre ücreti tazminatı talebini haklı bularak kabul etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 58. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Kazakistan'da bulunan şantiyesinde 24.03.2021-16.08.2021 tarihleri arasında nezaretçi ve ustabaşı (formen) olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 3.000,00 USD olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olmasına rağmen davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, ayda bir gün hariç hafta tatilleri ile dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştıklarını, işvereni ile aralarında 23.08.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağı imzalanmışsa da söz konusu tutanağın geçersiz olduğunu, Kazakistan çalışmalarına ilişkin olmadığını, taraflar arasında usule uygun bir arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, Şirket merkezine çağrılarak söz konusu belgenin imzalatıldığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile bakiye süre ücreti tutarında tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşaımı def'inde bulunduklarını, dava konusu tüm alacakların ihtiyari arabuluculuğa konu edilmesi nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.12.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, 23.08.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi içeriği dikkate alındığında, arabuluculuk tutanağı içeriğinde işçinin tüm çalıştığı dönemlere ilişkin anlaşma sağlandığının belirtildiği, irade fesadına yönelik iddiaların da somut tanık anlatımları ile doğrulanmadığı gibi bu hususta başkaca da delil sunulmadığı, arabuculu bilgilendirme tutanağı ve arabulucu belirleme tutanağı düzenlediği ve bilgilendirme tutanağının işçi tarafından itirazi kayıtsız imzalandığı ve davacının imzaya herhangi bir itirazının olmadığı, dolayısıyla fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşma sağlandığı görüldüğünden bu talepler yönünden davanın usulden reddi gerektiği; taraflar arasındaki yurt dışı iş sözleşmesinin 5. maddesi dikkate alındığında sözleşmenin belirli süreli olduğu, işverence iş sözleşmesinin süresinden önce haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanmadığı, davacının bakiye süre ücretine hak kazandığı, iş sözleşmesinin feshinden sonra davacının başkaca bir işte çalışmadığı, karar tarihi itibarıyla da sözleşme süresi dolmuş olup bilinmeyen dönem kalmadığından bakiye süre ücretinden varsayımsal indirim yapılması gerekliliğinin ortadan kalktığından bakiye süre ücretinden indirilmesi gereken bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle bakiye süre ücreti tutarında tazminat alacağının kabulüne diğer alacakların reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 23.08.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağı içeriğinde yer alan alacaklar yönünden davacının dava açmayacağının kararlaştırıldığı, arabuluculuk tutanaklarının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilâm niteliğindeki belgelerden olduğu, sahteliği konusunda bir iddia olmadığı gibi fiil ehliyetsizliği, kısıtlılık hâlleri iddiasında da bulunulmadığı, ihtiyari arabulucu tutanağının zorla, baskı ile ya da davacının irade fesadına uğratılarak imzalatıldığına dair somut bir delil ortaya konulmadığı dikkate alındığında söz konusu belge içeriğine değer verilmesinin yerinde olduğu; bakiye süre ücreti tutarında tazminat alacağının ihtiyari arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşılan konular içerisinde açıkça yer almadığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabulü ile bu alacağın hesaplanıp hüküm altına alınmasının ve belirtilen gerekçelerle bu alacak kalemininden indirim yapılmamasının yerinde olduğu; davacı tanık beyanları, davacının yaptığı iş, kıdemi, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları gözetilerek davacının aylık ücretinin 2.500,00 USD olduğu kabulü ile yapılan hesaplamada ve alacaklara işletilen faizin başlangıç tarihi ile davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacıya yurtdışındaki çalışmalarından önce görevli olduğu davalı ...'de bulunan şantiyesindeki çalışmalarından kaynaklı hak ve alacaklarının ödeneceği bildirilerek Şirket merkezinde arabuluculuk belgelerinin imzalatıldığını, son tutanağın usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, taraflar arasında herhangi bir arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığını, anlaşma belgesi dışında yapılan ödemelerin varlığı ile erkek olan müvekkili bakımından "doğum izni alacağı" gibi ibarelerin tutanakta yer almasının gerçek bir görüşmeyle değil ibra amacı ile düzenlenen belge olduğunu ispatladığını, alacakların usulden reddinin hatalı olduğunu,
b. Müvekkilinin ücretinin aylık 3.000,00 USD olduğunu, ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Alacağın USD üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
b. Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini,
c. Bakiye süre ücreti tutarında tazminat alacağı, geniş anlamda davacının ücret alacağı kapsamında yer almakta olup Arabuluculuk Anlaşma Belgesi kapsamında tarafların anlaştıkları hususlar arasında "ücret" alacak kalemi de yer aldığından söz konusu alacağın da reddi gerektiğini,
d. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunu,
e. Bakiye süre ücreti tutarında tazminat alacağından indirim yapılmamasının hatalı olduğunu,
f. Ücretin hatalı tespit edildiğini,
g. Alacağa yürütülen faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu,
h. Reddedilen alacak kalemleri dikkate alındığında müvekkili lehine hatalı vekâlet ücretine hükmedildiğini, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 23.08.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçerli olup olmadığı ve buna bağlı olarak fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine ilişkin kararın isabetli olup olmadığı hususu ile davacının bakiye süre ücrete tutarında tazminat alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacaktan indirim yapılmasının gerekli olup olmadığı, davacının aylık ücretinin miktarı, söz konusu alacağa yürütülen faizin başlangıç tarihi ile davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!