Demans hastası kısıtlının fiil ehliyetsizliği sebebiyle yaptığı bağışın iptali ve bağışlanan paranın tahsili talebine ilişkin temyiz incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Demans hastası bir bireyin, yasal kısıtlılık kararı öncesinde, fiil ehliyetine sahip olmadığı tıbbi raporlarla belirlenmiş bir dönemde yaptığı 100.000 TLlik bağışın iptali ve mirasçılarına iadesi talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bağışçının işlem tarihinde akli melekelerinin yeterli olmaması nedeniyle bağışın geçersiz olduğuna ve paranın yasal faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir; davalının zamanaşımı, husumet ve bağış iradesi gibi tüm temyiz itirazları, bağışlamanın temel koşulu olan fiil ehliyetinin yokluğu esas alınarak reddedilmiş ve önceki kararların usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ...'e vesayeten ... vekili; kısıtlı ...'ün 2013 yılından bu yana demans hastası olduğunu, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan, 27.06.2019 tarihli ve 1097 sayılı Sağlık Kurulu raporu doğrultusunda Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile hastalığı sebebiyle kısıtlanmasına karar verildiğini, ...'in bu aşamada vesayeti altındaki babasının mal varlığında ciddi anlamda azalmalar olduğunu belirlediğini, kısıtlı ...'ün banka hesabını kullanan kişi/kişiler tarafından 12.02.2018 tarihinde ... Hesabından ...'ına 100.000,00 TL'nin bağış adıyla gönderildiğini, kısıtlının söz konusu bağışın yapıldığı dönemde fiil ehliyeti bulunmadığı gibi bağış yapma iradesinin de bulunmadığını ileri sürerek; 100.000,00 TL bağışın, bağış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı dernekten tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir. II. CEVAPDavalı vekili; yapılan bağışın usulüne uygun ve bağışçının kendi hür iradesiyle yapmış olduğu bir işlem olduğunu, davacının sunmuş olduğu belgelerin 2019 tarihli olup bağışlama ile arasında bir yıldan fazla bir zaman bulunduğunu, bağış yaptığı dönemde kısıtlının akli melekelerinin olmadığına dair herhangi bir delil ve belge bulunmadığını, yapılan bağış usulüne uygun olup herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça davacının yaptığı bağışlamanın koşulları ve şekli konusunda yazılı belge ibraz edilmediği, sadece bir hesaba para yatırılmasının bağış sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için yeterli olmayacağı gibi davacı kısıtlı ...’ün işlemin yapıldığı 12.02.2018 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığı, kısıtlının davaya konu işlemin yapıldığı tarihte Demans denilen bunama hastalığının bulunduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile de sabit olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 100.000,00 TL tutarlı bağışlama işleminin iptaline, 100.000,00 TL'nin 12.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı olan mirasçılara miras payları oranında ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her hukuki işlemde olduğu üzere, bağış işleminde de öncelikle bağışlayanın bağış iradesini ortaya koyarken fiil ehliyetini haiz olması gerekeceği, fiil ehliyetinin olmaması halinde bağışı düzenleyen yasa maddelerinin somut olaya uygulanamayacağı, dolayısı ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının dinlenemeyeceği, husumetin doğru şekilde davalıya yöneltilmiş olduğu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; husumetin müvekkilin derneğin genel başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davacı yanın bağışlamanın iptali için bir davası olmadığı gibi müvekkili dernekten de bir talepte bulunmadığını, hak düşürücü süre ile zamanaşımı itirazları olduğunu, bağışlama tarihinde kısıtlı ...'ün yaptığı işlemlerin hukuki mahiyetini kavrayabildiğini, kişinin arzusuna engel olmaya çalışır şekilde açılan işbu davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olan bağışlama işlemine konu paranın tahsili istemine ilişkindir.Bağışlama sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 286. maddede bağışlayan yönünden bağışlama ehliyetine özel olarak işaret edilmiş, fiil ehliyetine sahip olan herkesin, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere, bağışlama yapabileceği belirtilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, işlem tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetine sahip olmadığının belirlenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.